banner369
banner377

Mahkeme hastaneyi mahkum etti, hastane ise tazminatı personelden istedi!

Türk Sağlık Sen Şube Başkanı Ömer Çeker Gebze Fatih Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde bir hastaya yapılan enjeksiyon sonrası hastanın sol bacağında meydana gelen hasar nedeniyle hasta Türkiye Kamu Hastaneler Kurumu aleyhine açtığı dava ve sonrasında hastane yönetiminin enjeksiyonun yapıldığı gün acilde görevli 12 kişinin ortaklaşa ödemesi kararına tepki gösterdi

Mahkeme hastaneyi mahkum etti, hastane ise tazminatı personelden istedi!
10 Temmuz 2019 Çarşamba 12:17

banner313

Türk Sağlık Sen Şube Başkanı Türkiye Kamu Sen Denetleme Kurulu üyesi Ömer Çeker sendika binasında düzenlediği basın açıklamasında Gebze Fatih Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde bir hastaya yapılan enjeksiyon sonrası hastanın sol bacağında meydana gelen hasar nedeniyle hasta Türkiye Kamu Hastaneler Kurumu aleyhine açtığı dava ve sonrasında hastane yönetiminin enjeksiyonun yapıldığı gün acilde görevli 12 kişinin ortaklaşa ödemesi kararına tepki gösterdi. Çeker açıklamasında, “Suç ve Ceza birbirinden ayrı iki kavram değildir. Suçu işleyen başkası cezayı çekenler başkası olunca orda adalet olmaz. Orada hakkaniyet, adalet ve hukuk denilen bir şeyde kalmaz. Gebze Fatih Devlet hastanesinde öyle bir durum yaşanmıştır ki akıl alır gibi değildir. Suç ve ceza birbirine karışmıştır. Nasrettin hoca fıkralarını aratmayacak derecede komik, komik olduğu kadarda düşündürücü” ifadelerini kullandı. 

MAHKEME 36 BİN TL TAZMİNATA HÜKMETTİ
Çeker konuşmasının devamında, “21 Eylül 2011 tarihinde Gebze Fatih Devlet Hastanesi Acil Servisinde bir hastaya yapılan enjeksiyon sonrası hastanın sol bacağında meydana gelen hasar nedeniyle hasta Türkiye Kamu Hastaneler Kurumu aleyhine dava açmıştır. Bir kamu görevlisi tarafından yapılan enjeksiyon sonrası bir hastanın açtığı dava sonuçlanmış ve mahkeme 36 Bin TL’lik bir tazminata hükmetmiştir. Fakat iş bu tazminatın tahsiline gelince hatlar karışmış ve enjeksiyonun yapıldığı gün acilde görevli 12 kişinin ortaklaşa ödemesi gibi bir durum ortaya çıkmıştır” diye konuştu.

OLAYI KİMİN YAPTIĞI AÇIKÇA BELLİDİR
“Bu durum kabul edilebilir değildir” diyen Çeker, “Tazminata mahkum edilen olayı kimin yaptığı açıkça bellidir. Çünkü kamu görevlisi bu işlemi yaptığı ve yaptığı işlemden dolayı da performans ücreti aldığı devletin resmi kayıtlarında ayan beyan ortadadır. Buna rağmen olayın olduğu yerde nöbetçi olmak dışında olayla hiçbir alakası olmayan çalışanlar arasında cezanın bölüştürülmesi de anlamsızdır. Hukuksuzdur. Ayrıca o gün acilde görevli kamu görevlisinin zorunlu mesleki sorumluluk sigortası varken diğer arkadaşlarımızın böyle bir koruması da olmaması durumuna baktığımızda cezanın asıl kime verildiği daha iyi görülmektedir.  Yapılan bu hukuksuz ve usulsüz uygulamayı vicdan sahibi hiçbir kimse kabul etmez” şeklinde konuştu.

ADLİ TIP RAPORU AÇIKLANDI
Çeker sözlerinin devamında, “Söz konusu davanın incelenmesi sırasında, olayın yaşanmasında hizmet kusuru olup olmadığının tespiti adına Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun 16 Eylül 2015 tarih ve 5744 sayılı raporunda özetle; tüm bulgular bir bütün olarak değerlendirildiğinde, enjeksiyon uygulayan sağlık personeline ve enjeksiyon yapılma talimatı veren ilgili hekime herhangi bir kusur izafe edilemeyeceği görüş ve kanaatine yer verildiği görülmektedir” açıklamasında bulundu.

ÇALIŞANLARININ YIPRATILMASI MANİDAR
Çeker konuşmasını, “Acil Servis de nöbetçi olan sağlık çalışanlarının somut bir şekilde kamu zararına neden olacak sorumlulukları ve hizmete ilişkin kusurları tespit edilemediği halde Hastaya ödenen tazminatın çalışanlardan talep edilmesi hukuka aykırıdır. Kurum amiri Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun 16 Eylül 2015 tarih ve 5744 sayılı raporuna göre karar vermesi gerekirken raporu yok sayarak, görmezden gelerek hastaya ödenen tazminatı sağlık çalışanlarından tanzim edebilme adına sağlık çalışanlarını mahkemelere taşımak suretiyle kurumun ve çalışanların yıpratılması manidardır. Bir o kadarda düşündürücü ve komiktir” şeklinde sürdürdü.

HUKUKUN TEMEL İLKELERİNE AYKIRIDIR
Çeker sözlerinin devamında şunları söyledi: “Sağlık çalışanlarının yaşadıkları mağduriyet göstermiştir ki yaşanan adli vakalar ile ilgili zanlılar tespit edilemediği zaman suçun karşılığı olan cezanın o bölgede yaşayan tüm vatandaşlara eşit paylaştırılması gereği ortaya çıkmaktadır. Buda hukukun temel ilkelerine aykırıdır. Yaşanan olay bir kez daha göstermiştir ki sapla samanı birbirinden ayırt edemeyen, birbirine karıştıran, personeli mağdur eden kurum amiri sağlık hizmetini planlaması personeli sevk ve idare etmesi mümkün gözükmemektedir.

SENDİKA OLARAK KONUNUN TAKİPÇİSİYİZ
Vatandaşımızın sağlığı önemli olduğu kadar sağlık çalışanında huzur içerisinde hizmet vermesi de önemlidir. Cumhur İttifakının ortakları siyasi iradeyi göreve davet ediyoruz. Bu nedenle bu durumu sonlandırmak adına mağdur arkadaşlarımız için hukuki destek vermekteyiz. Umut ediyoruz ki bu yanlışlık adaletin terazisinden geri döner.  Nöbet tuttuğu için ceza verilen arkadaşlarımızın bu sıkıntısı son bulur. Sendika olarak konunun takipçisiyiz.”
 

banner31

İlgili Galeriler
banner29
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Orta - 2 hafta önce
Yine mi ömer çeker sen sendikacımısın