banner451
banner421

Kocaeli’deki bu tepenin altı zehir dolu!

banner418

Dilovası’nda iki dönümlük bir arazide, 1980’lerden itibaren gömüldüğü sanılan endüstriyel atıklar bulundu. Laboratuvarında yapılan analize göre atıklarda asbest bulunuyor.

Kocaeli’deki bu tepenin altı zehir dolu!
14 Ekim 2019 Pazartesi 10:02

banner32
banner457

Dilovası, Orhangazi ve Turgut Özal Mahalleleri arasında kalan vadide, su kaynakları yakınındaki bir yamaca gömülmüş endüstriyel atıkları ortaya çıkardı. Resmen belirlenmiş çöp döküm alanları arasında bulunmayan bölgede gömülü atıklar yaklaşık iki dönümü kaplayan alana dağılmış cam yünü, atermit parçaları ve asbestle kaplı cisimlerden oluşuyor. Bir çevre laboratuvarının yaptığı analiz, cam yünleri arasına kanserojen özelliğiyle bilinen asbest karıştığını, atermit (çatı kaplaması) parçalarında asbest tespit edildiğini, hatta atıkların gömüldüğü bölgede asbestli pek çok cismin serbest halde bulunduğunu ifade ediniliyor.

Bu alanın ise, İzocam fabrikasının atıklarının döküldüğü iddia edildi. 1980’lerden 2000’lere dek çeşitli zamanlarda İzocam fabrikasında çalışmış işçiler, hatalı ve kirli cam yünlerinin fabrikadan kamyonlarla götürüldüğünü iddia edildi.. İzocam fabrikası için taşeron şoförlük yapan Dilovası sakini İsmail Kaya ise fabrika atıklarının 1980’lerden itibaren bölgeye boşaltıldığını, 2007’deyse itirazlara karşın dönemin belediyesinin atıkların üzerini toprakla örtüp çevresini ağaçlandırdığını söyledi.

Atıkların gömüldüğü bölgede hayvanlarını otlatan Dilovası sakinleri hem atık sahası yakınındaki derenin hem de atık sahasının kendisinin koyunları sıkça hasta ettiğini anlattı. Bölgede yaşayan köpeklerse cam yününü kazıp oluşturdukları kovuklarda soğuktan korunmaya çalışıyor. Cam yünü içinde yatan köpekler sürekli kaşınıyor ve tüy döküyor.

Atıkların gömüldüğü sanılan 1980’lerde Türkiye’deki tek cam yünü üreticisi İzocam’dı ve firmanın Dilovası’nda 1967’de üretime başlamış fabrikası o dönemde faaldi. Atıkların ise hatalı üretimden kaynaklı olabileceği tahmin ediliyor. 
Dilovası sakinlerinin Saka Boğazı olarak adlandırdığı vadinin tabanında akan dere ile atıkların gömüldüğü alan arasındaki uzaklık, farklı noktalarda 80 ile 120 metre arasında değişiyor. Atıkların gömülü olduğu bölgeyi geçtikten sonra binlerce kişinin yaşadığı mahallelerin arasından geçen derenin atıklardan ötürü kirlenip kirlenmediğini belirlemek ancak detaylı çalışmalardan sonra mümkün olacak.

TANIKLAR ANLATIYOR: “ATIKLARI BURAYA DAĞ GİBİ YIĞIP TEPEYE DÖNÜŞTÜRDÜLER”

1980’lerde belediye işçiliği yapmış, aynı zamanda İzocam fabrikası için taşeron şoför olarak da çalışmış Dilovası sakini İsmail Kaya, bugün İzocam Tepesi adıyla anılan bölgenin oluşum sürecini şöyle anlatıyor: “Defolu mallar olurdu ve İzocam bunları hemen fabrika dışında bir yere atardı. Fabrikanın bunları kolayca atabileceği bir yer lazım oldu. Derenin yakınındaki yer bomboştu, evler yoktu o zaman. Kamyonlarla bu atıkları buraya dağ gibi yığdılar, tepeye dönüştürdüler.”

Kaya, atık sahasında istiflenen cam yünlerinin tekrar piyasaya sürüldüğünü ya da bölge halkı tarafından kullanıldığını da ekliyor: “Civardaki halk gelip bunları (atık sahasına dökülen cam yünlerini) evlerinde izolasyon malzemesi yapmak için toplardı. Hatta bazı kişiler bunları toplayıp kamyonlarla götürüp ucuza satardı. İzocam’ın gerçek müşterileri buna itiraz ederdi.”

İsmail Kaya’nın bu ifadelerini atık sahası yakınında bugün yaşayanlar da doğruluyor. Orhangazi ve Turgut Özal Mahallelerinde yaşayan ve atıkların bölgeye getirildiği dönemi hatırlayanlarla yaptığımız görüşmeler, araziye boşaltılan cam yününün konut izolasyonu dışında da kullanıldığını işaret ediyor. Bölge sakinlerine göre, civarda çok kullanılan tandır fırınlarında da bölgeye dökülen cam yünlerinden istifade ediliyordu. Atık sahasından toplanan cam yünlerinden, yemek pişirilen fırınların kimi bölümlerinde izolasyon malzemesi olarak yararlanılıyordu.

İsmail Kaya 2000’li yıllarda atıkların üzerinin toprakla örtüldüğünü, yaptıkları itirazlarınsa dönemin yerel yönetimi tarafından dikkate alınmadığını belirtiyor: “2007 civarıydı, belediye bu tepenin üstünü toprakla örttü ve ağaç dikmeye başladı. Biz de o zamanlarda kurduğumuz çevre platformu olarak buna itiraz ettik. Orası delil olarak duruyordu, ‘Bunun üstünü örtüyorsunuz’ dedik. Sanayiyi korudular. Kaymakamlıktan bize kızdılar, ‘Ağaç dikmeye engel oluyorsunuz’ dediler.”

Kaynak: Medyascope
 

banner31

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
serkan - 2 ay önce
burası türkiye malesef...