banner559

“İzmit’te yaşayan bir kişinin kanser olma riski 5 kat daha fazla”

banner418

Kocaeli Demokrasi Girişimi öncülüğünde ‘Kocaeli’de Sanayinin Gıda, Hayvan ve Su Kirliliği Ekseninde Kanser Gerçeği’ isimli panelde konuşan Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, “İzmit’te yaşayanların akciğer kanseri riski, 5 kat daha fazla” dedi.

banner482
“İzmit’te yaşayan bir kişinin kanser olma riski 5 kat daha fazla”
11 Ocak 2020 Cumartesi 16:44

banner535

‘Kocaeli’de Sanayinin Gıda, Hayvan ve Su Kirliliği Ekseninde Kanser Gerçeği’ isimli panel Kocaeli Yüksek Öğrenim Derneği (KYÖD) Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Panelin moderatörlüğünü Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan üstlenirken panelde Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu ve Gıda Mühendisi Yrd. Doç. Dr. Bülent Şık kanser gerçeğini Kocaelililer’e anlattı. 
 

“BİZE IŞIK TUTAN İNSANLAR VAR” 
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan panelde yaptığı konuşmada, “ÇED yasal sürecin tamamlanması şeklinde algılanır. Çevreye ve insan sağlığına olan etkiler göz ardı ediliyor. Yaşadığımız bu süreçte çevre konusundaki bu yetersizlikler, bilgiye ulaşmamızdaki yetersizlikler, bizim aslında var olanı anlama konusunda da yetersizliğe itiyor. Bu sürece gerçekten bilgiyi bize taşıyan bilim insanları da var. Her türlü veri karartmaya, ortamın karanlığına rağmen bize ışık tutan insanlar var” ifadelerinde bulundu.
 

“KÖMÜRCÜLER OSB KANSER YAYMASI İÇİN TAŞINDI”
Dilovası ve bölgedeki kanser vakaları ile ilgili önemli araştırmalar yapan Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu “Bu kentin bitmeyen hikayesi Dilovası. Kocaeli 60’lı yıllar itibariyle kamu tarafından bir sanayi havzası olarak tanımlanan ve inşa edilen bir kent. Kandıra eski haliyle de olsa orada fabrika yok. Kıyısı olanlar işgal altında. Eski dönemde yapılan araştırmalarda kirliliğin ana kaynağının otoyol ve karayolu olduğu yönündeydi. Sonrasında yeni köprü neden yapıldı? Ne kastınız var canımıza? O köprünün ayaklarında ithal kömürlerin işlendiği yerler vardı nereye taşındı? Dilovası Devlet Hastanesi’nin hemen yanıbaşına taşındı. Kömürcüler OSB kanser yayması için taşındı. 27 Ocak 2013’te tüm parti üyelerinin katıldığı bir eylem yapıldı. Ertesi gün basında ‘Eylem olaysız bitti’ diye manşetler çıktı. Neden olay çıksın? Yaklaşık 6 yıl sonra hatalarını anladılar. O kadar insanın sağlığını bozmak, o kadar parayı çarçur etmek pahasına. Şimdi bakanlık o bölgenin değiştirileceğini ifade ediyor” dedi.


“NEDEN KANSER OLUYORUZ?”
Kanser verilerini paylaşan Hamzaoğlu, “Neden kanser oluyoruz? Yüksek oranda çevresel faktörlere bağlı. Sağlık Bakanlığı kanserojen olduğu bilinen sigara için neler yapmış? 1 milyon kişiye 532 poliklinikte yaklaşık 70 milyon TL harcayarak ‘Sigarayı bırakın’ diyor. Dünya Sağlık Örgütü hava kirliliği kanserojendir diyor. Bunlar için ne yapıyor? Bugüne kadar yapılmış herhangi bir çalışmaya tanık olmadık. Halen bekliyoruz. En bilinen hava kirleticileri tozlar ve gazlar.  Hava kirliliğini yaratan ana kaynaklar: Sanayi, termik santraller, enerji verimsiz ulaşım sistemleri. Türkiye’de yayınlanan hava kirliliği değerleriyle dünyadaki arasında 6 kat fark var. AKP’nin verdiği değere var. Bu bir kasıttır. 10 yıl içinde yıllık ortalamada 2 katı fark var ama günlük olarak normale geldi” ifadelerinde bulundu.


“EN ETKİLİ KANSEROJENLER DİLOVASI’NDA”
Kocaeli’deki fabrikaların kanserojen madde yaydığını ifade eden Hamzaoğlu, “Kocaeli Halk Sağlığı Anabilim Dalı olarak Kocaeli’de sağlık sorunu yaratan sanayi yapıları nelerdir, Türkiye için ve Kocaeli için olumsuz katkıları oluyor bunları değerlendirdik. Çimento Fabrikası. Limanı Hereke’nin içine kadar girdi; normal planlaması değiştirilerek yapıldı. Bunun bacasından çıkan tozda farklı maddeler var. Tümü kanserojen. 2005 yılında hükümet çimento fabrikalarını katı atık yakma yerleri olarak bir yönetmelik çıkardı. Para karşılığı çimento fabrikaları bunları yakıyorlar. Dilovası’nın göbeğinde, bir de tepede fabrikalar var. Dünyada bilinen en etkili kanserojenler oralardan çıkıyor. Hepsi bunların baca gazında mevcut. Bebeklerin kakalarındaki maddeler ile hava kirliliğini ilişkilendirmiş, sonra da kamuoyuyla paylaşmıştık. Sonra yasaklandık” dedi.

“BU KENT YAŞAYANLARDA RİSK ÇOK FAZLA”
Dilovası ve İzmit’te kanser oranlarını anlatan Hamzaoğlu, “Dilovası OSB’nin kendisine ait, bakanlığın da paylaştığı verileri aldık. 2008-2018 yılları arasındaki saatlik toz ölçümler kaydediliyordu; bunlar üzerinden değerlendirmeler yaptık. Günlük saat başı 24 ölçüm yapılması gerekiyor ve ortalaması alınıyor. Dilovası’nda 2008 yılında yapacağımız bir değerlendirme yok, ölçümler eksik alınmış. 2010’a kadar 3 katından daha fazla, diğer yıllarda normalin üzerinde. Akciğer kanseri bu kentte yaşamak ne kadar risk oluşturuyor? Hava kirliliği olmayan bir kente göre Dilovası’nda yaşayanlarda akciğer kanserine yakalanma riski 2009’da 6 kat, 2013 8, 2017 yılında ise 4 buçuk kat daha fazla. İzmit ilçemizde 2009 yılında 3 katından daha fazla kirlilik var, 2013 yılında aynı şekilde, 2017 yılında 3 katı, 2018 yılında yine sınırın üstünde. İzmit’te yaşayan kişilerin akciğer kanseri riski, hava kirliliği olmayan bir kente göre 2009’da 5 kat, 2017’de de 5 kat daha fazla. Bu kent yaşayanlarda risk çok fazla. Bu trajikomik bir durum” şeklinde konuştu.

“VAR OLAN KOŞULLARI ISLAH ETMEK LAZIM”
Çözüm yollarından bahseden Hamzaoğlu, “Yıllarca OSB içinde yönetime ait ölçüm istasyonu bakanlık tarafından akredite edilmiş ama ne hikmetse yıllarca hep iyi sonuçlar çıkmış. Ne güzel. Umarım gerçektir. Yıllar içinde yeterli ölçüm sayısı yok. Özellikle kış aylarında, havanın durgun olduğu zamanlarda bu istasyondan ölçüm alınmıyor. 2018 yılında bakanlık ilk defa ‘Orası özel mülkiyet, verilerini artık vermiyoruz’ dedi. Biz Dilovası’nda yaşayan vatandaşlara ‘OSB’de yaşayın’ diyeceğiz. Bu veriler onu söylüyor. Mevzuattaki sınır değerler insan sağlığı için doğruyu söylemiyor. Sanayi kaldırmak lazım gibi bir şey hem mümkün değil hem de gerekli değil. Var olan koşulları ıslah etmek, hem doğaya hem de insana olan zararlarını olabildiğince azaltmak mümkün. 4 aşamada çözülebilir: planlama, hammadde, teknoloji, zararsızlandırma. Tesisin doğaya zarar vermediğini kanıtlamaya çalışmak gerekir” dedi.

“SU FAKİRİ BİR ÜLKE”
Yrd. Doç. Dr. Bülent Şık ise ‘Kocaeli İlindeki Sularda Ve Bazı Gıdalarda Toksik Kimyasal Madde Kalıntıları isimli sunum yaptı. Şık şunları söyledi;  “O suça ortak olmadık. Yargılandığım bir süreç oldu. Yargıladığım mahkemeye Kocaeli Barosu da müdahil oldu, teşekkür ediyorum. ‘Elde edilen kötü sonuçlara ne yaptınız’ sorusuna cevap halen alınmadı. Meclis’te de gündeme geldi fakat cevap alınamadı. Türkiye’deki mevcut su varlıkları baz alındığında su fakiri bir ülke olarak nitelenebiliriz. İklim krizi nedeniyle önümüzdeki 10 yıllar içerisinde su varlıklarında ciddi bir azalma yaşanacağı öngörülüyor. Fakat bir su kıtlığını daha çok fiziki miktardaki azalma olarak algılanıyor. Herhangi bir su varlığı kimyasal maddelerle öyle kirletilmiş oluyor ki biz onu kullanamayız. Bunun da bir kıtlık olarak algılanması gerekiyor.
 

“KOCAELİ’DEN ALINAN SULARIN YÜZDE 16’SINDA KURŞUN VAR”
Sulara kimyasal madde bulaşıyor mu? Mevsimlere göre azalma ya da artma söz konusu mu? Bu soruların cevaplarının aranması gerekiyor. Türkiye’de 249 kimyasaldan 3’te 2’sinin suya ne gibi etki ettiği hakkında bir bilgi bulunmuyor. Bu çalışmaların Sağlık Bakanlığı, Çevre Bakanlığı tarafından yapılması gerekiyor. Kocaeli’de çok kapsamlı bir çalışma sonrası Dilovası Bölgesi’nde yaşayan insanlardan alınan kan, idrar gibi testlerle, soyağacına da bakılarak kanser görülüyor mu sorularına cevap arandı. Bunun dışında ağır metallerin sulara ve toprağa geçişi söz konusu mu gibi hemen hemen dış çevreyi oluşturan tüm kısımlarda bakanlık araştırması yapıldı. Ardından bakanlık bu işi açıklamadı ve gömdü. Bunun üzerine bende Cumhuriyet Gazetesi’nde yazdığım yazılarla bu durumlara ortaya sermeye çalıştım” açıklamasında bulundu. Kocaeli’de elde ettiğimiz sularda limit aşımları var. Kocaeli’den alınan suların yüzde 16’sında kurşun elde edildi. Kocaeli’de alüminyum kirliliği, hem limit aşımı hem de yaygınlık açısından ciddi bir problem”
 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.