banner280
banner282

İşte gerçek işsiz sayısı…

banner284

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR) Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 15 Mart 2019 günü açıkladığı Aralık 2018 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarını açıkladı.

İşte gerçek işsiz sayısı…
16 Mart 2019 Cumartesi 08:57

banner274

“Ekonomik krizin istihdamda yarattığı tahribat giderek çok daha net biçimde görülüyor. İşsizlikte adeta bir deprem yaşanıyor. Son bir yılda işsiz sayısı 1 milyondan fazla artarken, istihdam 633 bin kişi azaldı. Sanayi üretiminde ve büyümede yaşanan gerilemenin sonucu olarak işsizlikte sert bir tırmanış yaşanıyor” ifadelerinin yer aldığı raporda öne çıkan başlıklar şöyle:

“Dar tanımlı işsiz sayısı 4 milyon 302 bin, geniş tanımlı işsiz sayısı 7 milyon 153 bin”
“Dar tanımlı işsiz sayısı Aralık 2017 ile Aralık 2018 arasında 1 milyon 11 bin kişi artarak 3 milyon 291 binden 4 milyon 301 bine yükseldi. Böylece dar tanımlı işsiz sayısı 4 milyon sınırını aşmış oldu.

Aralık 2017’de 6 milyon 190 bin olan geniş tanımlı işsiz sayısı ise 963 bin artarak 7 milyon 153 bine ulaşmış oldu.

Aralık 2017’de 6 milyon 193 bin olan geniş tanımlı işsiz sayısı bir yılda 963 bin kişi artarak 7 milyon 153 bine ulaştı. Geniş tanımlı işsizlerin 598 bini ümidini kaybetmiş işsizlerden, 1 milyon 710 bini iş aramayıp çalışmaya hazır olanlardan oluşuyor. İş aramayıp çalışmaya hazır olanların 1 milyon 148 bini kadınlardan oluşuyor. Zamana bağlı eksik istihdam edilenler 401 bin kişi iken, mevsimlik çalışanlar ise 142 bin.”


 

“İSTİHDAMDA 4 AYDA 1 MİLYON 663 BİN AZALMA”
“Aralık 2017’de 28 milyon 288 bin olan toplam istihdam krizin etkisiyle bir yıl sonra Aralık 2018’de 27 milyon 655 bine geriledi. Ağustos ayında 29 milyon 318 bine yükselen toplam istihdam eylül ayından itibaren krizin artan etkisiyle daralmaya başladı ve Ağustos 2018 ile Aralık 2018 arasında istihdamda toplam olarak 1 milyon 663 bin kişilik daralma yaşandı.

Rapora göre, mevsim etkilerinden arındırılmamış tarım dışı işsizlik de hızla artıyor. Aralık  2017’de 12,3 olan tarım dışı işsizlik 3,3 puan artarak Aralık 2018’de 15,6 oldu. 2018’in Nisan ayından itibaren düzenli olarak artış gösteren tarım dışı işsizlik yaz aylarında tırmanarak eylül ayında 13,5’e, ekim ayında ise yüzde 13,6’ya, kasım ayında 14,3’e yükseldi.”

İŞSİZLİK ORANI TARİHİ ZİRVEYE YAKLAŞIYOR
Raporda işsizlik oranlarına dair de şu değerlendirmeler yer aldı:

“Aralık 2018’de yüzde 13,5 olan işsizlik oranları son 30 yılın en yüksek düzeyine doğru yaklaşıyor. 1988-2018 arası en yüksek işsizlik 2009 yılında yüzde 14 olarak gerçekleşmişti. Böylece AKP döneminde işsizlik oranları, kendinden önceki döneme göre ciddi bir yükseliş gösterdi.  TÜİK’in detaylı işgücü serilerine ulaşılabilen 1988 ile 2002 arasında yıllık ortalama işsizlik oranı yüzde 8 olarak gerçekleşirken, AKP hükümetleri dönemi olan 2003-2018 arasında yıllık ortalama işsizlik oranı yüzde 10,85 oldu. 1988-2002 döneminde bir ara yüzde 6,5’e inen işsizlik 2001-2002 krizinin etkisiyle 2002’de dönem içi en yüksek düzey olarak yüzde 10,3’ü gördü.

AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılı sonunda yüzde 10,3 olan işsizlik oranı 2008 krizi sonrasında yüzde 14’e yükseldi.  Böylece AKP, büyük bölümünde koalisyon hükümetleri olan 1988-2002 dönemine göre işsizliği yaklaşık 3 puan yükseltmiş oldu. Devasa teşviklere ve iddialı istihdam seferberliği söylem ve girişimlerine rağmen AKP hükümetleri işsizlikle mücadelede başarısızdır.”

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
DİSK-Ar raporunda işsizlik krizinin çözümüne dair şu önerilerde bulundu:

"İşsizlikteki tırmanışın devam edeceği görülmektedir. İşsizliğin yaratacağı toplumsal tahribatı önlemek için güçlü sosyal politikalara ihtiyaç vardır.

“Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması” ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.

İstihdam artışlarında kamunun payı dikkate değerdir. Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.

İş başında eğitim adı altında çırak, stajyer, kursiyerlerin ve bursiyerlerin ucuz iş gücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.

Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.

Güvencesiz çalışma biçimlerine son verilmeli, tüm taşeron işçilere kadro verilmelidir. Kamu taşeron işçileri kamu işçisi olarak kadroya alınmalıdır.

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) “insana yaraşır iş” yaklaşımı temelinde herkese güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır.

Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

Toplum yararına çalışma programları kapsamında çalıştırılanlar daimî işçi statüsüne geçirilmelidir.

İşsizlik Sigortası Fonu'nun amaç dışı kullanımına son verilmelidir.

İşsizlik sigortasından yararlanma koşulları iyileştirilmelidir. Son üç yılda 600 gün çalışma koşulu kriz döneminde 180 güne indirilmelidir.

Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için iş gücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır."
 

banner31

İlgili Galeriler
banner29
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.