banner244

Hala yakınlarını arayan yüzlerce acılı insan var!

Resmi rakamlara göre 17 bin kişinin hayatını kaybettiği 1999 Gölcük depreminin üzerinden tam 19 yıl geçmesine rağmen halen yakınlarını arayan yüzlerce acılı insan var. Acıları ilk günkü gibi taze olan bu insanların tek isteği yakınlarının kemiklerini bulmak...

banner57
Hala yakınlarını arayan yüzlerce acılı insan var!
17 Ağustos 2018 Cuma 09:24

banner232
banner15

Büyük Marmara depreminin ardından yakınlarından 19 yıldır haber alamayan aileler, Gölcük’teki kimsesizler mezarlığının açılmasını istiyor. 

17 Ağustos 1999’daki Gölcük merkezli büyük depremin üzerinden 19 yıl geçti. Resmi rakamlara göre 17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, 23 bin 781 kişi yaralandı, 505 kişi de sakat kaldı. 285 bin 211 konutta ağır, orta ve hafif seviyede hasar oluştu. 500 bin kişi evinden oldu. Net bir rakam olmasa da, yüzlerce kişiden de depremden sonra bir daha haber alınmadı. Depremin ardından onca yıl geçmesine rağmen, hâlâ yakınlarını arayanların acıları ilk günkü gibi taze...

O ailelerden biri Aktürk ailesi. Gamze Aktürk, Marmara depremine altı kişilik ailesiyle birlikte Gölcük’teki evlerinde yakalandı. Enkaz altından 17 saat sonra kız kardeşi ile birlikte çıkarılan Aktürk; annesini, babasını ve babaannesini depremde kaybetti. Fakat 22 yaşındaki erkek kardeşi Zafer Kutluer’in ne dirisi ne de ölüsü bulundu. 19 yıldır kardeşinin aradığını söyleyen Aktürk, yaşadıklarını  şöyle anlattı:

“Yıllardır elimden geldiğince kardeşimi aradım fakat sonuç alamadım. Kayıpları bulmaya çalışan bir TV programına katıldım ve o program sayesinde 30 kimsesizler mezarı olduğu tespit edildi. Bu program aracılığıyla devlet de kimsesizler mezarlığının açılmasına izin verdi. Mahkemeye başvurduk. Tüm aileler adına bu başvurular benim üzerimden yapıldı. Açılan mezarlarla, yakınlarını kaybeden ailelerin DNA’ları eşleşecekti fakat öyle olmadı. Başvurudan 8 ay sonra 15 mezar açıldı ve sadece benim DNA’m eşleştirildi ve açılan bu 15 kişinin DNA’sı da benimle uyumlu çıkmadı. Açılan mezarlardan birinde bir askerin yaka kartı duruyordu ve bu yaka numarasında bu askerin o dönem Gölcük’te askerlik yapan Recep Şipal olduğu tespit edildi. TV programına bu askerin ailesi de çağırıldı. Programa çıkan baba, ‘Ben oğlumu 16 yıl önce gömdüm’ dedi. Program sunucu adama, oğlunun cenazesini görüp görmediğini ve üzerinde ne olduğunu sorunca, adam gördüğünü ve üzerinde iç çamaşırı olduğunu söyledi. Fakat bu asker hazır kıta askermiş. Ben de çok net hatırlıyorum, o gece benim kardeşim iç çamaşırlarıyla uyuyordu. Programa telefonla bağlandım. Kardeşimin ve bu askerin fotoğrafları yan yana konuldu. Yaşları zaten birbirine yakındı ve yüzleri birbirine çok benziyordu. Belki de hastanede cenazeler karıştı. Fakat askerin babası bu duruma hiç sıcak bakmadı ve programa bir daha da katılmadı. Bu cenazenin benim kardeşime ait olduğunu düşünüyorum fakat diğer 15 mezar açılmadan da net bir şey diyemiyorum. İki yıldır da diğer 15 mezarın açılmasını bekliyorum. Sürekli erteleniyor ve bir şey çıkıyor. Benim tek isteğim bir mezar taşı. Bunu da bize çok görmesinler, ben kardeşimin kemiklerini istiyorum.”


‘5 YIL GELECEK DİYE BEKLEDİM’
Depreme anne ve babasıyla yakalanan Fatih Aktaş da 19 yıldır babasından gelecek bir haberi bekliyor. Depreme anne ve babasıyla yakalanan Aktaş enkaz altından 9 saat, babası 7 saat, annesi ise 2 gün sonra çıkartıldı. Tüm aile fertleri belli aralıklarla enkazdan sağlam çıksa da baba Recep Aktaş’tan 17 Ağustos’tan sonra bir daha haber alınamadı. Babası enkazdan çıktığında şuurunun açık olduğunu ve fiziksel olarak herhangi bir sıkıntısının olmadığı belirten Aktaş, şunları anlattı:

“Boş bir alan vardı, tüm çıkarılanları orada toplamışlar ve babamın herhangi bir şeyi yokmuş. Sadece saatlerce göçük altında kaldığında ayaklarında bir uyuşma varmış ve biri alıp babamı Gölcük Devlet Hastanesi’ne götürmüş. Ayakta tedavi uygulanmış. Hastaneye götüren kişi, babamın iyi olduğunu görünce yakınlarının yanına gitmiş. Annem enkazdan sağ çıkınca babamı bulmak için hastaneye gittim. Fakat babam yoktu, hasta kaydı da yoktu. Mudanya üzerinden İstanbul’a da çok fazla hasta gönderilmiş, onların hiçbirinde de babama dair bir ize rastlamadık. Olaydan iki hafta sonra hasta kayıtları açıklandı ve Gölcük Devlet Hastanesi’nde babamın eğer isim benzerliği değilse ayakta tedavi edildiği bilgisi vardı. Sağlık Bakanlığı’na bildirdik, çeşitli hastanelere faks çektik ama yok. Başta aklıma acaba yaşadığı şoktan dolayı hayatını mı kaybetti düşüncesi geldi. Çünkü babamın yaşı 60’ın üzerindeydi ve kalp hastasıydı. Bundan başka bir şey gelmedi. Ama ölüsüne dair de bir şey yoktu. İlk beş yıl hep babamı gelecek diye bekledim. Beş yılın ardında da umudum artık azaldı. 19 yıl oldu, hala bir haber bekliyoruz. Kimsesizler mezarlığı var ve burada 30 kişi yatıyor, belki de onlardan biri babam. Bu mezarlar açılsın.”

‘DNA TESPİTİ YAPILSIN’
Arzu Tuzla depremde ağabeyinin eşini ve 15 ile 16 yaşındaki iki erkek yeğenini kaybetti. Ağabeyi Mesut Ayıkol’dan da yıllardır haber bekliyor. Tuzla, “Enkazdan yengem ve yeğenlerim çıktı. Sonra yüzüne darbe almış biri enkazdan çıkarıldı. Hamile olduğumdan yüzünü bana göstermediler. Giydiği şorttan teşhis etmemi söylediler. Ben de ‘öyle nasıl teşhis edebilirdim ki’ dedim. Sonra belediye aracı cenazeyi alıp gitti. Ağabeyimin enkaz altında çıkmasını bekliyorduk fakat çıkmadı. ‘Belediyenin götürdüğü cenaze acaba bizim mi’ diye götüren adamı bulduk ama o hengâmede mezarlıkta cenazeyi nereye gömdüğünü hatırlamıyor. Kimsesizler mezarlığında 15 mezar açıldı ama bizimkine bakılmadı. Birilerinin bizim sesimizi duyması lazım. 19 yıldır istediğim sadece bir kemik, bu kemiklerin DNA’sının tespitine izin verilsin” çağrısı yaptı.
 


İlgili Galeriler
banner29
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.