banner421

Erdoğan: “Artık söz bitti harekat başlıyor”

banner418

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Fırat’ın doğusuna yapılacak harekata ilişkin, ‘Hazırlıklarımızı yaptık. Kararı verilen ve süreci başlamış olan barış pınarlarının önünü açma vakti belki bugün, belki yarın denebilecek kadar yakındır. Hem karadan hem havadan bu harekatı yürüteceğiz’ ifadelerini kullandı

Erdoğan: “Artık söz bitti harekat başlıyor”
06 Ekim 2019 Pazar 09:05

banner32

Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan partisinin Kızılcahamam’daki 29. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda konuştu. Türkiye’nin dış politikada geniş bir ilgi alanına sahip olduğunu, bu durumun, medeniyet ve tarihi geçmişinin zenginliğinden kaynaklandığını belirten Erdoğan, BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmanın, bu zenginliğin bir ifadesi olduğuna dikkati çekti. Türkiye’nin dış politika önceliklerini eleştirirken aslında cehaletlerini ve sığlıklarını gösterdiklerini ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:

“Hatta bunların arasında bekamızla doğrudan ilgili en kritik noktada dahi ülkemizin cari politikalarının tam zıttı yönünde girişimde bulunanlar çıkabiliyor. Türkiye, kendi iddiasıyla bu ülkenin en eski partisinin, siyaset üretemediği için iradesini terör örgütlerinin güdümündeki yapılara teslim edişinin trajik hikayesini seyrediyor. Bu parti, ülkemize sığınan Suriyeli mültecilere karşı bir nefret politikasının en başta gelen aktörlerindendir. Üstelik bunların terör örgütünün işgal ettiği yerlerdeki demografiyi değiştirme başta olmak üzere insanlık suçlarına karşı hiçbir itirazlarını da duymadık. Buna karşılık Türkiye’nin, Suriyelileri evlerine kavuşturmayı amaçlayan adımlarına da şiddetle karşı çıkarak, rejimle ve terör örgütleriyle aynı çizgiye gelmekten çekinmiyorlar. Lafa gelince Suriye’nin toprak bütünlüğünden ve siyasi birliğinden söz edenlerin, fiiliyatta ise tek dertleri zalim rejimin ve bölücü terör örgütünün borazanlığını yapmaktan ibarettir. İşte böyle sorunlu bir zihniyetle karşı karşıyayız.”

Türkiye’nin güvenli bölge politikasının, Suriye halkının kendi evlerine dönüşü konusundaki en makul ve insani yol olduğunu ileri süren Erdoğan, bu gerçeği Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatı bölgelerinde bizzat yaşayarak gördüklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, oldukça küçük sayılabilecek bu bölgelere bile 360 bin Suriyeli’nin geri dönerek yerleştiğini belirterek, “Amacımız, Fırat’ın doğusunu da altını çiziyorum barış pınarlarıyla sulamaktır. Bu bölgede, 1 milyonu yeni inşa edeceğimiz yerlerde, 1 milyonu da mevcut yerleşimlerde olmak üzere 2 milyon kişiyi iskan etmeyi planlıyoruz. Planlarımız hazır, projelerimiz hazır” dedi.

‘DEVRİYEYMİŞ BUNLAR HİKAYE’

Türkiye’nin, sınırları dibindeki terör oluşumlarına asla göz yummayacağını sayısız defa müttefikleri başta olmak üzere tüm dünyaya ilan ettiğini ancak sürekli oyalanmaya çalışıldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Biz de kendi göbeğimizi kendimiz kesmeye karar verdik. İki ayrı harekatla toplam 4 bin kilometrekarelik bir alanı terör örgütlerinden temizledik. Fırat’ın doğusuyla ilgili de muhataplarımıza her türlü ikazı yaptık. Yeteri kadar da sabırla davrandık. Kara devriyesiymiş, hava devriyesiymiş bütün bunların hikaye olduğunu görüyoruz. Müttefiklerimize sorumuz gayet açıktır, siz SDG adıyla gözlerden kaçırmaya çalıştığınız PKK/YPG’yi terör örgütü olarak tanıyor musunuz, tanımıyor musunuz? Bunu açıklayın. Bu yönde bir beyan duymadığımız gibi bazı Amerikalı yetkililer alenen PKK, YPG’nin birlikte çalıştıkları bir yapı olduğunu da söylüyorlar. Öyleyse sözün bittiği yerdeyiz. Evet ülkemizi terör örgütünden uzak tutmak için sürekli yüzümüze gülen, sürekli diplomatik söz oyunlarıyla kendilerince oyalayanlara diyoruz ki ‘artık söz bitti.’ Bir taraftan Irak tarafından 30 bin civarında tırı Suriye’ye sokacaksınız; silah, mühimmat, araç gereç yüklü ve bunları bu terör örgütlerine teslim edeceksiniz ondan sonra da ‘biz sizinle stratejik ortağız diyeceksiniz.’ Kusura bakmayın bunu yutmayız.

Hazırlıklarımızı yaptık, harekat planlarımızı tamamladık. Gereken talimatları verdirttim. Kararı verilen ve süreci başlamış olan barış pınarlarının önünü açma vakti belki bugün, belki yarın denebilecek kadar yakındır. Hem karadan hem havadan bu harekatı yürüteceğiz. Suriye tarafındaki kardeşlerimizin de tüm güçleriyle bizim yanımızda yer alacağından şüphemiz yoktur. Hem kendi güvenliğimiz hem ülkemizdeki Suriyeli kardeşlerimizin bir an önce evlerine dönebilmeleri için bu harekatı yapmaya ve başarıya ulaştırmaya mecburuz. Şayet bugün bu adımı atmazsak yarın karşımıza çok daha büyük sıkıntıların çıkacağı gün gibi aşikardır. Tehlikenin kapımıza dayanmasını beklemeyecek, sorunu kaynağında çözeceğiz. Hiç kimsenin bunun için Türkiye’yi suçlamaya hakkı yoktur. Avrupa ve Arap ülkeleri başta olmak üzere tüm dünyayı bu ulvi mücadelesinde Türkiye’ye destek olmaya davet ediyorum.”

DOĞU AKDENİZ’DEKİ SONDAJ ÇALIŞMALARI

Doğu Akdeniz’deki sondaj çalışmalarının aralıksız sürdürüldüğünü vurgulayan Erdoğan, “Fatih sondaj gemisi yürüttüğü çalışmalarda 4 bin metrenin altına indi. Biraz daha inmesi gerekiyor, bu da olacak. Bu yıl envanterimize eklediğimiz Yavuz sondaj gemisini de Karpaz’daki görevinin ardından Güzelyurt-1 kuyusuna uğurladık. MTA Oruç Reis gemisi, Antalya açıklarında yaptığı sismik faaliyetlerin yüzde 30’luk kısmını tamamladı” diye konuştu. Erdoğan, karada da petrol ve doğal gaz çalışmalarının yoğun şekilde devam ettiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Biliyorsunuz artık bizim bu sismik araştırmada 2 gemimiz var. 2 tane de sondaj gemimiz var. Bu sondaja belki 1 tane de bu ara ilave olacak ve kendimize ait 3 sondaj gemimizle artık dünyadan kiralama gibi bir sıkıntıya girmeyeceğiz. Türkiye Petrolleri, yurt içi petrol üretiminde 50 bin varili geçerek son 20 yılın rekorunu kırdı. Diyarbakır’da ilk defa hidrolik çatlatma yöntemiyle ticari petrol üretimine başladık. Bu tekniği daha da yaygınlaştırarak yeni kuyular açmaya devam edeceğiz.”

'SEÇİLME ORANINI DÜŞÜRME ÇABAMIZ YOK'

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diğer konulardaki açıklamaları özetle şöyle:

Ak Parti’nin kendisine sağladığı gücü millete tepeden bakmak, milleti hiçe saymak, sadece şahsi çıkarlarını korumak için kullanan zihniyetin partimizin çatısı altında yeri yoktur. Hiç kimsenin, üstlendiği sorumluluğun gereğini yerine getirmeyip her şeyi bir üste, özellikle şahsıma havale etme kolaycılığına kaçma hakkı yok. Bizim de kimliksiz, kişiliksiz, köksüz, hazan yaprakları gibi rüzgarın önünde sürüklenmemizi bekliyorlar ama buna fırsat vermeyeceğiz. Şu an itibarıyla 10 milyon 500 bine varan üye sayısına sahibiz. Bu hiçbir partide yok. Bu, partimize olan sevdanın, partimize olan mensubiyet duygusunun ne denli ileride olduğunu gösteriyor.”

YARGI PAKETİ

-Yeni yasama döneminde Meclisimizden en büyük beklentimizden biri, yargı reformu çerçevesinde hazırlanan kanun tekliflerini sonuçlandırmaktır.

-Amacımız böylesine önemli bir konunun komisyonlardan ve Genel Kurul’dan mümkün olan en geniş uzlaşmayla geçmesidir.

-Çocukların anne babaya tesliminin icra ve iflas sisteminin dışına çıkartılması konusu da ikinci pakette yer alıyor.

-Yoksulluk nafakası ile ilgili tartışmaları sona erdirmeye yönelik düzenleme de ikinci pakette yer alacak başlıklardan biri.

-Şimdi reform belgesi çerçevesindeki ikinci paketin hazırlıkları yapılıyor. Bu kapsamda idarelerin taraf olduğu bazı uyuşmazlıklarla ilgili zorunlu sulh yolu için müstakil bir düzenleme öngörülüyor.

HÜKÜMET SİSTEMİ

-Cumhurbaşkanının seçilme oranının yüzde 50’den yüzde 40’a düşürülmesiyle ilgili ne düşüncemiz ne niyetimiz ne planımız ne de çabamız söz konusudur.

-Yüzde 50 seçilme yeterliliği yeni sistemin adeta omurgasıdır.

-Türkiye’de bir daha hiç kimsenin küçük bir azınlığa veya vesayete dayanarak millete zulüm etmemesi için bu oranı korumanın gerekli olduğuna inanıyoruz.

 
-Yeni sistemin ilk bir yıllık uygulamaları ışığında eksikliklerin ve aksaklıkların belirlenmesine yönelik kapsamlı çalışma yapıldı. Bu çalışma yaşanan sorunların tamamının sistemden değil uygulamadan kaynaklandığını gösteriyor. Eğer eleştirileriniz varsa, bazı eksiklikler tespit ediyorsanız bunu bizim ilgili mercilerimize Parlamentoda grubumuza, Cumhurbaşkanlığında Cumhurbaşkanı Yardımcılığına bildirirsiniz. Ve biz de bunun değerlendirmesini yapar, bunlardan kaçınmayız ve bu tür eksikliklerini de gideririz. Olay bu kadar basittir.

EKONOMİ

-Kaynakların verimli kullanımı ve tasarruf temelli bütçe yönetiminde kararlıyız.

-Seçimsiz geçecek önümüzdeki 4 yılda ekonomideki yol haritamızı hassasiyetle takip edecek ve 2023 hedeflerimize ulaşacağız.

n Bekamızla doğrudan ilgili en kritik noktada dahi ülkemizin cari politikalarının tam zıddı yönünde girişimde bulunanlar çıkabiliyor. Türkiye, kendi iddiasıyla bu ülkenin en eski partisinin, siyaset üretemediği için iradesini terör örgütünün güdümündeki yapılara teslim edişinin trajik hikayesini seyrediyor.

-Merkez Bankasının yerinde ve doğru müdahaleleriyle faiz oranları makul seviyelere gerilemiştir, daha da gerileyecektir.”

-Yüksek katma değerlerin üretimini tüm gücümüzle teşvik edeceğiz, KOBİ’leri finanstan pazarlara erişime kadar her alanda güçlü şekilde destekleyeceğiz.

-Vatandaşlarımızdan, birikimlerini yabancı para yerine Türk Lirası bazlı finansal ürünlerde değerlendirmelerini özellikle istirham ediyorum.

-Hedefimiz önümüzdeki yıllarda büyümeyi yüzde 5 ve daha üzerine çıkarmaktır.

-(Yeni ekonomi programı) Program dönemi sonunda enflasyonu yüzde 5’in, işsizliği de yüzde 10’un altına indirmiş olacağız.

-Diyarbakır’da ilk defa hidrolik çatlatma yöntemiyle ticari petrol üretimine başladık. Bu tekniği daha da yaygınlaştırarak yeni kuyular açmaya devam edeceğiz. Trakya’da bu yılın başlarında toplam doğalgaz rezervimizi iki katına çıkaran yeni sahalar keşfettik, yaklaşık 3 milyar metreküp rezerve sahip bu sahalar 300 bin hanenin 10 yıllık gaz ihtiyacını karşılayacaktır.

-Taktik araçlar, helikopterler, uçaklar, hafif zırhlı araçlar ve personel koruyucu yeleklerde kullanılan bor karbürünü Türkiye’de üreteceğiz.
 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.