banner478
banner502

Cep telefonu almak istedi cinsel içerikli solüsyon gönderdiler!

banner418

Derince’de yaşayan Elif Soylu, babasının telefonuna gönderilen link üzerinden verdiği cep telefonu siparişi yerine cinsel içerikli solüsyon gönderilince soluğu poliste aldı.

banner482
Cep telefonu almak istedi cinsel içerikli solüsyon gönderdiler!
19 Şubat 2020 Çarşamba 15:08

banner501

Elif Soylu, babasının telefonuna mesaj yoluyla gönderilen linki açtığında, piyasa değeri yaklaşık 4 bin TL olan cep telefonunun 199 TL’ye satıldığını gösteren reklamla karşılaştı. “Sipariş vermek için tıklayın” yazısı da bulunan link üzerinden telefon satın almak için başvuru formu doldurdu. Daha sonra Soylu’yu arayan kimliği belirsiz bir kişi, adres bilgisini aldı, siparişin onayladığını söyledi. 3 gün sonra ise evine kargo ile paket geldi. Ancak paketten cep telefonu yerine cinsel içerikli solüsyon çıktı. Elif Soylu, hemen polis merkezine giderek, başından geçenleri anlattı. Buradan Tüketici Hakem Heyeti’ne yönlendirilen Soylu'ya, faturası olmadığı için işlem yapılamayacağı söylendi.

'YASAL BİR FİRMA OLDUKLARINI SÖYLEDİLER'
Elif Soylu, “Babamın cep telefonuna gelen mesajda, 199 liraya akıllı telefon verdikleri yazıyordu. Ben de form doldurdum. Telefonla beni arayıp, ‘Akıllı telefonu 199 liraya veriyoruz. Siparişinizi onaylıyor musunuz?’ dediler. Ben de onayladığımı söyledim. Sonrasında ise telefon yerine solüsyon gönderdiler. 199 lira cazip geldi, telefona da ihtiyacımız olduğu için sipariş verdik. Telefondaki kişiye ‘Dolandırıcılık falan olmasın?’ diye sordum. Bana yasal bir firma olduklarını, kendilerine her şekilde ulaşabileceğimi söylediler” dedi.

'AĞABEYİM DOLANDIRICI OLDUKLARINDAN ŞÜPHELENİNCE VAZGEÇTİ'
Dolandırıcılardan şikayetçi olmak istediğini ancak kimsenin kendisine yardımcı olmadığını öne süren Elif Soylu, şunları kaydetti: “Karakola gittim. Oradaki yetkililer bana, Tüketici Mahkemesi’ne gitmem gerektiğini söylediler. Derince Kaymakamlığı Tüketici Mahkemesi’ne başvurdum. Onlar da fatura olmadığı için işlem gerçekleştiremeyeceklerini söylediler. Ben mağdur oldum başka insanlar da mağdur olmasın. Ben ağabeyime de söylemiştim. Ağabeyim ‘Ben de sipariş veririm’ dedi. Sonra dolandırıcı olmalarından şüphelenip, vazgeçti” şeklinde konuştu.
 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Selo - 2 ay önce
4000 TL lik telefonu 199 TL ye almak istemiş bence satanlar kadar alandan da aynı zihniyet ikisinede çeza verilmeli
Avatar
melek - 2 ay önce
Yani akıl var mantık yok 4000 tl lik telefonu kim 199 tl verir ki? insan bi düşünür bunlardan çokca örnek varken insan hala neden inanır böyle şeylere. Bana bu msjdan nerdeyse hergün geliyor dönp bakmıyorum bile.
Avatar
Eski hümanist - 2 ay önce
Eskiden hümanisttim insanlar için üzülürdüm böyle insanları gördükçe soğudum.4bin liralık telefonu 199tlye almaya çalışan kendine göre uyanık kardeşim beynin yok 200tl'de olmasın cebinde sorun olacağını sanmıyorum :)
Avatar
İzmi̇tli̇ - 2 ay önce
199 tlye kim kime telefon veriri...akıl be kardeşim...
Avatar
Yorumsuz - 2 ay önce
Sülün Osman, 1970’li yıllarda, TRT’de, Cenk Koray ve Güneş Tecelli’nin hazırlayıp sundukları bir “Telespor” programının konuğu olmuş ve bazı maceralarını anlatmıştır. Orada anlattıklarına göre, Sülün Osman, müşterilerine, İzmir Saat Kulesi’ni, İstanbul Üniversitesi’nin bahçesini, hatta bir hacıya cennetten yer satmıştır. Kendisine, yaptığı işlerden pişman olup olmadığı, tövbe edip etmediği sorulduğunda, o: “Tövbe ettim. Fakat bazılarının yüzüne bakınca, alınlarındaki yazıyı görünce tövbemi bozdum. Çünkü onların alınlarında, ben enayiyim, gel beni kazıkla, yazıyor” demiştir. Programı sunanlardan biri: “Biz o yazıları neden göremiyoruz?” diye sorunca da Sülün Osman şu karşılığı vermişti: “Okumasını bilecen kardeşim!”