banner601
banner559

Cem Gürdeniz; “Kocaeli, doğalgazla beraber denizcilik endüstrisinin merkezi olacak”

banner418

Türkiye’nin bugün uygulamakta olduğu Mavi Vatan doktrininin mucidi olan emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, İMEAK DTO Kocaeli Şubesi’nin meclis toplantısında dikkat çekici ifadeler kullandı. Gürdeniz, “İzmit Körfezi, Tuzla Bölgesi, doğal gazla beraber denizcilik endüstrisinin merkezi olacak. Buna şimdiden hazır olunması gerek” dedi

banner482
Cem Gürdeniz; “Kocaeli, doğalgazla beraber denizcilik endüstrisinin merkezi olacak”
27 Ağustos 2020 Perşembe 10:15

banner603
banner535

İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Kocaeli Şubesi Meclis Başkanı Dr.Kürşat Bal başkanlığında gerçekleştirilen meclis toplantısına Türkiye’nin bugün uygulamakta olduğu “Mavi Vatan” doktrininin mucidi olan Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz katıldı. Video konferans sistemiyle yapılan toplantıda İMEAK DTO Kocaeli Şube Başkanı Vedat Doğusel’in konuşmasının ardından söz alan Gürdeniz, “Bundan bir buçuk yıl önce ‘Mavi Vatan Akdeniz’in önemini görüp bizleri bir panele davet etmiştiniz. İMEAK Deniz Ticaret Odası Kocaeli Şubesinde düzenlenen programda bu konuyu detaylıca ele almış, tartışmıştık” dedi.
 

TÜRKİYE DOĞAL GAZ ÜRETEN ÜLKE KONUMUNA GİRECEK
Gürdeniz, Türkiye tarihinin en önemli doğal gaz keşfi ve bunun olası sonuçları ile ilgili şu ifadeleri kullandı: “Karadeniz'de geçtiğimiz hafta bulunan rezerv çok önemli. Ben bunun daha da büyüyeceğini tahmin ediyorum. Çünkü önümüzdeki dönemde açılacak yeni kuyularla bu rezervin daha büyük miktarlara erişebileceği söyleniyor. Bu, Türkiye’nin eline deniz yetki alanları ve enerji bağımsızlığı açısından büyük bir kaldıraç verecek. Bu gazın sokaktaki vatandaşla buluşması, tahminim 2025'i bulur. Yakındaki rezervler de bulunduğu takdirde Türkiye ciddi bir doğal gaz üreten ve ihraç eden ülke konumuna girecek. Bunun Türkiye politikası ve jeopolitiği açısından çok iyi irdelenmesi lazım.”
 

TÜRK-RUS İLİŞKİLERİ
“Mesela ‘Mavi Akım ve Türk Akımı’na uzun dönemde Türkiye'nin belki ihtiyacı kalmayacak. Bu Türkiye-Rusya ilişkilerini daha sağlıklı bir ortama getirecek. Çünkü Türkiye-Rusya ilişkilerinde eskiden endişemiz neydi, ya Rusya'yla ilişkiler kötü bir seyre girerse, ya gaz akışında bir aksama olursa… Aynı şey İran için de geçerliydi. Ama Türkiye biliyorsunuz, son yıllarda enerji temin ettiği alanları çeşitlendirerek bu bağımlılığı azalttı. Türkiye Petrol Kanunu’nu bence yeniden gözden geçirmeli.
 

“DENİZCİLİĞE ETKİSİ
“Diğer taraftan bu gelişme dolaylı olarak denizciliği ve ticareti de yakından ilgilendiriyor. Önümüzdeki dönemde çok büyük bir Offshore Endüstrisi çıkacak. Yani nasıl Rotterdam, Kuzey Denizi'nde bulunan doğal gaz ve petrol rezervlerinin Offshore endüstrisinin merkezi olduysa, İzmit Körfezi, Tuzla Bölgesi, Karadeniz'de önümüzdeki dönemde kurulacak sanayi sistemlerinin merkezi olacak. Buna hazırlık yapmak lazım. Mersin Offshore endüstrisinin merkezi olmalı. Bunu Doğu Akdeniz'de diyordum, şimdi de diyorum. Kocaeli Bölgesi artık olmalı değil, olacak. Yani tersaneciler buna göre hazırlık yapmalı. Bu yepyeni bir endüstri Türkiye için. Yani oradaki Offshoringler nasıl kurulacak? Bu sanayiyi, Offshore endüstrisini kurmamız, altyapısını oluşturmamız gerekir. Artık sırf bu alana kendini adamış tersanelere, Karadeniz Bölgesi'nde Sakarya sahasına yakın endüstri bölgelerine ihtiyaç olacak. Bunu baştan söyleyelim. Diğer taraftan Karadeniz'deki bu buluş tabi ki boru hatlarıyla Türkiye'ye getirilecek. Türkiye gelecekte, bundan 10 yıl, 20 yıl sonra ihracatçı olursa zaten altyapısı hazır.
 

“DOĞU AKDENİZ”
Bana en çok sorulan sorulardan biri de ‘Bunların Doğu Akdeniz’e etkisi olacak mı?’ Her zaman şunu diyorum: Karadeniz’deki bu keşif, Doğu Akdeniz’i etkilememeli. Çünkü Doğu Akdeniz’deki olay, sadece enerji olayı değil. Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin Anadolu’ya sıkıştırılması olayı var. Bunu başından beri söylüyoruz. O meşhur Sevr Haritası Türkiye’yi Anadolu’ya iten, İskenderun Körfezi’ne ve Antalya Körfezi’ne hapseden bir alan. Orada da diyelim ki, Sakarya sahası gibi zengin sahalarımız var. Bu sahalar tabiki önemli ama bundan yüz yıl sonra belki hidrokarbon enerjisi olmayacak. Yani enerjinin geçici olduğunu söyleyebiliriz, kalıcı olan jeopolitik konumdur. Sizi eğer Anadolu’ya sıkıştırmaya kalkarlarsa, Türkiye’nin şu an yaptığı gibi “hayır” dememiz gerekir. Bu bakımdan Doğu Akdeniz’e hiçbir etkisi olmamalı, bir rehavete de sebep olmamalı. Çünkü oradaki mücadele, bizim Akdeniz’den koparılma mücadelemiz. Biliyorsunuz biz Akdeniz’den 1500’lü yılların sonundan itibaren koparılmaya başladık. Karlofça ile gerileme başladı. Akdeniz’den soyutlana soyutlana Gelibolu’ya kadar geldik. Denizlerden o kadar soyutlandık ki bir ay içinde bütün Ege Adalarını kaybettik. Bu dersleri almış bir milletin evlatlarıyız biz. O yüzden Doğu Akdeniz’de “Mavi Vatan” olarak çizdiğimiz sınırlara sadık kalacağız. Bu sınırları koruyacağız. Bunu yaparken uluslararası hukuku, diplomasiyi de kullanacağız. Kaba güçle hiçbir şeyin olmayacağını en iyi bilen milletlerden biriyiz biz. Ama Yunanistan’ı da ikna etmemiz lazım. Yunanistan da Pontus hayaliyle, Konstantinapol hayaliyle, İyonya, Bizans hayaliyle bir yere varamaz. Her ülke haddini bilecek, gücüyle doğru orantılı düşünecek ve hayal kuracak. Kemal Reis, Oruç Reis’i korurken Limnos Gemisi ile hafif bir çarpışma oluyor. Düşünebiliyor musunuz, o ülkenin Savunma Bakanlığı kalkıyor, komutanı tebrik ediyor böyle bir ülke olabilir mi? Yani o ülkenin bakanı resmen taciz ediyor, adam gemiye çarpıyor ve bunu kahramanlık olarak görüyor.
 

“MAVİ VATAN MÜCADELESİ DEVAM EDECEK”
Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikası doğrudur. Libya’daki varlığımız doğrudur. Türkiye’nin Kıbrıs’ta üs kurması çok geç kalınmış bir karardır. Bunu bir an evvel bitirmemiz gerekir. Gazimağusa yakınlarında İskele bölgesinde. Misrata’da Libya’da üs alınması hayati derecede önemlidir, büyük başarıdır. İnşallah devam ettiririz. Önümüzdeki kabaca on-on beş yıl Doğu Akdeniz’le geçecek bunu buradan söyleyebilirim. Biz Karadeniz’de çok büyük rezervler bulsak da, oradan ihracatçı pozisyona geçsek de Doğu Akdeniz’deki “Mavi Vatan” mücadelesi devam edecektir. Kıbrıs’taki mücadele de devam edecektir. Hegemonya el değiştirirken, hegemonya sonrası düzeni el değiştirmeye çalışıyorlar. Orada da Türkiye’ye biçilen bir rol var. Türkiye o role şuan direniyor. İşin özü budur. “Mavi Vatan” da o direnişin merkezlerinden biridir.
 

“TÜRKİYE’Yİ DÜNYANIN MERKEZİNE OTURTACAK BİR ADIM”
Meclis toplantısında konuşan İMEAK DTO Kocaeli Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Doğusel de Karadeniz’de doğal gaz keşfi ile ilgili düşüncelerini aktardı:“Türkiye gündeminin en önemli konusu, Karadeniz’deki doğal gaz keşfi. Kamuoyuna da açıkladığımız gibi, bize ait olan sondaj gemileri ile Akdeniz ve Karadeniz’de olmamız ve daha sonra yaptığımız keşif tarihin akışını değiştiren büyük bir adımdır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Karadeniz’de 320 milyar metreküp doğal gaz rezervi bulduğumuzu açıklaması ve 2023 yılı itibariyle bu doğal gazın kullanılacağını kamuoyuna duyurması, Türkiye’nin enerji alanındaki makûs talihini değiştirecek bir gelişmedir. Bu keşif, Türkiye’yi sadece jeopolitik olarak değil, aynı zamanda ekonomik olarak da dünyanın merkezine oturtacak bir adımdır” dedi. Oldukça verimli geçen toplantıda meclis üyelerinin sektörel sorunları da yanıtlandı. Dilek ve temennilerle son buldu.
 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ersoy Kandemir - 3 hafta önce
Denizin içinde yaşarken denizin vapur haricinde hiçbir nimetin yararlanamıyoruz demiyorda deniz endüstrisisin gelişiminden bahsediyor sayın general,DOĞAYA getireceği yük ne,Kocaeli Denizleri yıllardır niye kirletiliyor,sanayinin katkısı bu ile ne ,doğaya götürüsü ne bunları sayın general ya görmüyor ya bilmiyor ya da işine gelmiyor olsa ki bir kere bahsettiğini duymuyoruz o STK’nın.Ben Kocaeli’nin doğasını savunmayan hiçkimseye itibar etmem,itibar edilmesini tavsiye de etmem,heh,Dursun amca sen de oku.