banner613
banner559

“Bu sistem çocuklarımızın hayatlarını olumsuz etkileyecek”

banner418

Eğitim Sen Şube Başkanı Hicran Turan eğitim sisteminde yapılmak istenen değişiklikler ile ilgili, “Bakan Yılmaz’ın ‘Hiçbir öğrencimizi, velimizi istemediği bir liseye, bölüme yönlendirme yok’ açıklaması fiili zorlamayla anlamını yitirmiş olacak” dedi

banner482
“Bu sistem çocuklarımızın hayatlarını olumsuz etkileyecek”
18 Nisan 2018 Çarşamba 14:09

banner535

Eğitim Sen Kocaeli Şubesi, Öğrenci Veli Derneği, Laik ve Bilimsel Eğitim Hareketi, eğitim sisteminde yapılan değişikliklere tepki göstermek amacıyla Yahya Kaptan Anadolu Lisesi önünde toplanarak değişikleri protesto etti. Açıklamada CHP İzmit İlçe Başkanı Mehmet Ümit Küçükkaya, İl Kadın Kolları Başkanı Songül Kaya, öğrenci velileri ve sendika üyeleri yer aldı. Açıklamayı Eğitim Sen Şube Başkanı Hicran Turan gerçekleştirdi. Turan açıklamasında, “Aylardır, çocuklarımızın ve öğrencilerimizin geleceğini geri alınamayacak şekilde olumsuz etkileyecek bir konuya dair, TEOG sonrası getirilecek yeni sisteme karşı kamuoyunu bilgilendirme faaliyetleri yürütüyor ve mücadele ediyoruz. Ancak gerek yetkililerin gerekse Mili Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'ın yaptığı açıklamalardan, yeni sistemde bakanlığın ısrarcı olduğunu, uyarılarımızın ve itirazlarımızın gerektiği biçimde ele alınmadığını görüyoruz. Bugün burada bulunan tüm kurumlar olarak her fırsatta TEOG yerine getirilen sistemin, üniversiteye giriş sınavı gibi olmadığını, dolayısıyla öğrencilerimizin ikinci bir şansının bulunmadığını, bu nedenle de öğrencilerimizin telafisinin mümkün olmayan bir sisteme mahkum edildiğini belirtiyoruz” sözlerini kullandı. 
 

DİNSELLEŞTİRME, ÖZELLEŞTİRME VE İŞÇİLEŞTİRME
Açıklamasını sürdüren Turan, “Bu mahkumiyeti özetlemek gerekirse; MEB tarafından dün gece yarısı yapılan açıklamaya göre, sınava girecek 1 milyon 200 bin öğrencinin sadece yüzde 10’u, yani 126 bin 536 öğrenci, Bakan Yılmaz'ın nitelikli olarak tarif ettiği bin 367 okula yerleşecek. Bu okulların neredeyse yarısı imam hatip ve meslek liselerinden oluşacak. Bugüne kadar işaret ettiğimiz sorunu doğrulayan bu açıklamaya daha yakından bakıldığında, bin 367 okuldan 747 okulun imam hatip ve meslek liselerinden oluştuğu görülmektedir. Dolayısıyla AKP, 4+4+4 sisteminden bu yana eğitimde izlediği dinselleştirme, özelleştirme ve işçileştirme politikasındaki ısrarını sürdürmekte, sınavda başarılı olmuş çocuklarımızı ve öğrencilerimizi, imam hatip ve meslek liselerine yönlendirmektedir” şeklinde konuştu. 
 

NEDEN VE HANGİ AMAÇLA ARTTIRILDI
Turan sözlerini, “Ayrıca daha önce sayısı 600 olarak açıklanan ve daha sonra sayısı bin 367 olarak belirtilen okulların sayısının neden ve hangi amaçla artırıldığı sorusu karşımızda durmakta, MEB'in kervanı yolda dizme mantığı tüm gerçekliğiyle gün yüzüne çıkmaktadır. Yüzde 10’luk dilimden öğrenci alacak okullara ilimiz özelinde daha yakından bakıldığında; 8 Fen Lisesinin kontenjanı bin 50, 2 Sosyal Bilimler Lisesi kontenjanı 240, 1 Anadolu Lisesi kontenjanı 120, 7 Anadolu İmam Hatip Lisesi kontenjanı 630, 17 MTAL kontenjanı 780 olarak belirtiliyor” ifadeleriyle sürdürdü. 
 

İSTENMEYEN OKULLARDA TERCİH ZORUNLULUĞU
Turan açıklamasının devamında, “Ülkemizde geriye kalan 1 milyonun üzerindeki öğrenci ise 3 Anadolu, 3 Meslek ve 3 İmam Hatip Lisesi olmak üzere toplam 9 lise içerisinden 5 liseyi tercih sisteminde belirtmek zorunda bırakılacak. Yani Anadolu Lisesine gitmek isteyen bir öğrenci, 3 liseyi yazdıktan sonra mutlaka iki farklı lise türünden tercih yapmak zorunda kalacak. Bu nedenle Bakan Yılmaz’ın "Hiçbir öğrencimizi, velimizi istemediği bir liseye, bölüme yönlendirme yok” açıklaması fiili zorlamayla anlamını yitirmiş olacak” dedi.  
 

FARKLI UYGULAMALARLA KARŞILAŞILACAK
Sözlerini sürdüren Turan, “Aynı liseyi tercih eden ve puanları aynı olan öğrencilerle karşılaşıldığında ise öğrencilerin ortaöğretim başarı puanları, yıl sonu başarı puanları, okula devam ettiği gün sayıları ve son olarak yaşları da kimin o okula yerleşeceğini belirlemek için temel kriter olarak kullanılacak. Ancak, MEB'in yayınladığı yönetmelikte ve yönergede bu kriterlerin hangi sıraya göre sorgulanacağı açıkça ifade edilmediği için farklı uygulamalarla da karşılaşılacak” diye konuştu. 

ÖZEL LİSELERE ERKEN TERCİH İMKANI
“Son olarak söz konusu 5 tercihinden herhangi birine yerleşememe kaygısı güden öğrenciler için de pansiyonlu liselerden 5 tercih yapılabilmesi sağlanacaktır” diyen Turan, “Ancak resmi rakamlara göre söz konusu pansiyonlu, yatılı liselerin yarısı İmam Hatip Lisesidir. MEB’in ortaöğretime geçiş sistemini yeniden yapılandırmasındaki temel amaç, resmi istatistiklerle de kanıtlanmış olan ve öğrencilerin tercih etmek istemediği, imam hatip ve meslek liselerine öğrencilerin gitmek zorunda bırakılmasıdır. Haliyle velilere bu sistemden çıkış yolu olarak da özel liseler işaret edilmekte ve bu nedenle de özel liselere erken tercih imkanı tanınmaktadır” şeklinde konuştu. 
 

ÇOCUKLARIMIZIN HAYATLARI OLUMSUZ ETKİLENECEK
Turan açıklamasını, “Yeni sistemin özellikle Büyükşehirlerde ve içerisinde 9 lise bulunmayan ilçelerde neden olacağı sorunların boyutları dahi tahmin edilememektedir. Bakanlığın bu soruna bulduğu tek çözüm İl, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve okulun bağlı olduğu Genel Müdürlük tarafından yerleştirmenin yapılmasıdır. Yani, öğrencinin ve velinin iradesi, eninde sonunda Bakanlığın vereceği kararlara teslim edilmektedir. Bizler, eğitim emekçileri ve veliler olarak çocuklarımızın ve öğrencilerimizin geri dönülemeyecek bir yola sokulmasını kabul etmiyoruz. Her çocuğun, hükümetin siyasi arzularının ötesinde bir önemi, değeri olduğunu düşünüyoruz. Öğrencilerimizin ve çocuklarımızın hayatlarını böylesine olumsuz etkileyecek bir sisteme karşı çıkıyoruz” şeklinde sürdürdü. 
 

BU HAKKI KORUMAK HEPİMİZİN SORUMLULUĞU
Turan sözlerinin sonunda şunları söyledi: “Bu kapsamda;  MEB’in ilgili yönetmelik ve yönergesine karşı 12 Nisan tarihinde ayrı ayrı yargıya başvurduk. Bugüne kadar yürüttüğümüz çalışmaların ötesine geçerek, konunun sadece 8’inci sınıf öğrenci velilerinin değil, tüm toplumun sorunu olduğunu daha güçlü örgütleyebilmek için eylem ve etkinlikler düzenleyeceğimizi ifade ediyoruz. Yeni sınav sisteminin yıkıcı sonuçlarından çocuklarımızı, öğrencilerimizi kurtarabilmek için bu sistemin bu yıl uygulanmamasını talep ediyor, Bakanlığı eğitim emekçilerinin, velilerin ve öğrencilerin sesine kulak vermeye davet ediyoruz. Eğitim sosyal bir haktır. Herkesin istediği okula gitme hakkı vardır. Herkese eşit, parasız, laik, demokratik eğitim olanağı sağlamak devletin görevidir. Eşit, laik ve bilimsel bir eğitime parasız olarak erişebilmek her çocuğun hakkıdır. Bu hakkı korumak hepimizin sorumluluğudur.” 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ersoy Kandemitoğulları - 3 yıl önce
Cemaatçilerin eğitim sisteminin üzerinden ellerini tez çektirilmesi gerekliliğine inanırım.Sokağa çıkın on iki on üç yaşında bebeler müdürün kralı,sigaranın kralını içmekten kendine gelemiyorlar,daha çocukluklarını bile yaşamıyorlar,lütfen gençliğe dikkat edelim dedikçe,bu konunun üzerine geceli gündüzlü uğraşırken fal kupırdamıyor,milli eğitim,RTÜK ve diyanet işleri ve ailelerin üzerine çok iş düşüyor,herkes sadece kendi evladına değil yetişebildiği kadar herkesin evladının üzerine düşecek!İnanın yoksası yok!