banner642
banner613
banner559

Beklenen deprem öncesi korkutan açıklama; “Yürüyüş yolundaki bütün binalar yıkılabilir”

banner418

Ülkemizde ve Kocaeli’de etkisini göstermesi beklenen Marmara Depremi konusunu Kocaeli İnşaat Mühendisleri Odası’yla bir araya gelerek değerlendirdik. İMO Başkanı Kahraman Bulut ve Yönetim Kurulu üyeleri Ünal Ekşi ve Murat Karadeniz sorularımızı cevaplarken aynı zamanda önemli açıklamalarda bulundu.

banner482
Beklenen deprem öncesi korkutan açıklama; “Yürüyüş yolundaki bütün binalar yıkılabilir”
21 Kasım 2020 Cumartesi 13:41

banner535

1999 depreminde büyük acılar yaşayan Kocaeli, beklenen büyük Marmara Depremi’nden de etkilenmesi bekleniyor. Kocaeli İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Kahraman Bulut, Yönetim Kurulu üyeleri Kentsel Dönüşüm Uzmanı Ünal Ekşi ve Kocaeli Üniversitesi Öğretim Görevlisi Murat Karadeniz sorularımızı yanıtladı. Kocaeli’nin deprem bölgesi olması nedeniyle büyük Marmara Depremi öncesi birçok önlemin alınmasını söyleyen İMO yetkilileri aynı zamanda önemli açıklamalara değindi.
 

“DEPREM TÜRKİYE’DE KENDİSİNİ UNUTTURMUYOR”

İzmir’de meydana gelen depremden ne gibi dersler çıkarmalıyız?

"Kocaeli depreminin üstünden 21 yıl geçti. Depremde doğanların birçoğu da 21 yaşında şu an. Genç nüfusun birçoğu depremi yaşamadı genellikle orta yaş grubu ve üst yaş grubu depremi yaşadı. Biz Kocaelililer olarak İzmir’de meydana gelen depremi daha iyi anlıyoruz.  Deprem, ne yazık ki Türkiye’de kendisini unutturmuyor. Elazığ’da ve İzmir’de büyük, yıkıcı depremler yaşadık. Dersler çıkarmak için gözümüzün önünde bir sürü örnek var. Depremi hiçbir şekilde unutturmamalıyız. Her zaman bu depremi yaşama ihtimalimizi unutmamalıyız. Yıkıcı depremler meydana geldiği zaman hemen Kocaeli’deki vatandaşlarımızda kendi binalarının depreme dayanıklı olup olmadığını öğrenmek için tespitler yaptırıyorlar. Depremlerden sonra 20-25 gün çok fazla talep gelir zaman geçtikçe insanlar malesef unutur. Depremin tesirlerini ve olumsuz etkilerini sürekli anlatırsak insanlar sadece yıkıcı depremlerden sonra değil, her zaman kendi binalarıyla ilgili tespitler yaptıracaktır." 

“1999 DEPRE SONRASI TÜRKİYE’DE İNŞAAT SEKTÖRÜNDE BİR MİLAT OLDU”


Kocaeli’de 1999 sonrası binalara riskli yapı tespiti yapılması gerekiyor mu? Hangi binalara bu tespit yapılmalıdır?


"1999 depremi sonrası Türkiye’de inşaat sektöründe bir milat oldu. Yönetmeliklerde radikal kararlar alınarak önemli değişiklikler oldu. Hazır beton kullanımı ve nervürlü demir kullanımı zorunlu hale geldi. Türkiye’de yapı denetim dediğimiz bir denetleme mekanizması açıldı. Yeni deprem yönetmeliği yürürlüğe girdi. Bu önemli faaliyetlerden dolayı 1999 depremi sonrasında başlanan ve yapılan binaları sağlam olarak kabul ediyoruz. Bizim riskli olarak kabul ettiğimiz binalar 1999 yılında ve öncesi yapılan binalardır. Yapı denetimle yapılan binalarda taşıyıcı sistemde hiç hasar yok. İzmirde Önemsenmeyecek miktarda taşıyıcı olmayan duvarlarda çatlaklar gözlemledik." 
 

“İKİ ELİN PARMAĞINI GEÇMEZ”
1999 Depremi sonrasında Kocaeli’de kentleşme nasıl bir yol izledi? 

"1999 depreminden sonra ilk refleks yüksek katlı olan binalarımızın kat yüksekliği imar olarak düşürüldü. Kent merkezinde bulunan 6-7 katlı binalarımız var. Depremden sonra radikal bir kararla o kat yükseklikleri azaltıldı. Onun akabinde binaların sağlamlığıyla alakalı hükümet tarafından kararlar da alınınca hayati tehlike arz eden durumlarda kaldırılmış oldu. Depremden sonra yapılan çoğu konutlarda sağlam zeminlere yapıldı. 1999 depremi sonrası çimentolara su katılıyordu. Artık hazır betonlara insan eli değmediği için yüksek kaliteli betonlar kullanılıyor. Aynı zamanda deprem sonrası denetim mekanizması oldukça geliştiği için inşaatlara çok dikkat ediliyor. 1999 depreminden sonra daha öncesinde kullandığımız yönetmelik kullanılan demir ve beton kalitesi düşüktü. Usta bir binayı yaparken denetleme mekanizması yoktu. 1999’dan sonra İşin içine zemin etütü olayı girdi. Zemin değerlerine göre bina yapılmaya başlandı. Hazır betona döndü kalite. Betondan numune alınmaya başlandı. Nervürlü demir zorunlu hale geldi ve uygulama yapı denetimler tarafından denetlendi. Denetimler oldukça sıklaştırıldı. Böyle olunca da 2018’de yönetmelikler daha da sıkılaştırıldı. 1999’dan sonra yapılan bütün binalar güvenlidir diyemeyiz ama çoğu bina güvenlidir. Depremde yıkılsa dahi yönetmeliğe göre yapılan binalar kat kat olarak ölüm sayısı çok az olacak belki de hiç olmayacaktır. 2000 yılından sonra Türkiye’de yapılan binalar hakkında konuşuyorum. Yıkılan bina sayısı iki elin parmağını geçmez. Depremden sonra yapı denetimin gelmesi işçilik hatalarını en aza indirdi." 


“YÜRÜYÜŞ YOLUNDAKİ BÜTÜN BİNALAR YIKILABİLİR”
Kocaeli’de risk bölgesi olarak gördüğünüz neresi var? Yıkılmasını bekleyeceğiniz binalar var mıdır? 

"Yürüyüş yolundaki bütün binalar yıkılabilir. Zemin taşıma kapasitesi düşük olan bölgelerde bulunan ve 1999 depremi öncesi inşa edilmiş 4 kat ve üzerindeki bütün binalara her an yıkılacak gözüyle bakıyorum. Başiskele, Gölcük ve Karamürsel aksında Bursa yoluyla deniz arasında kalan bölge riskli bölgedir. İzmit’te de Plaj yoluyla başlayıp Yahya Kaptan’a kadar kalan bölge, E-5 karayolunu çevreleyen  bölge, İzmit kent merkezinde Körfez mahallesi, Karabaş mahallesi, Ömerağa Mahallesi riskli bölgedir. Turan Güneş Bulvarı’yla deniz arasında kalan bütün bölge riskli bölgedir. 1999 depreminden sonra ruhsat alınıp başlanan binalar sağlamdır ancak 1999 depremi öncesi ruhsatı alınan binaların hepsi eski yönetmeliğe göre yapılmış binalardır. Bu binalara dikkat edilmesi gerekiyor." 

28 AĞIR HASARLI BİNA
Kocaeli’de kaç adet hasarlı ve ağır hasarlı bina var?

"Yapılan tespitler doğrultusunda Kocaeli’de 28 hasarlı bina var. Bu ağır hasarlı binaların kanunen geri dönüşü yok. Bu binaların kesinlikle yıkılması gerekiyor. 1500 e yakın orta hasarlı binamız var. Orta hasarlı binalarla alakalı da 2020 yılı Eylül ayında güçlendirme yönetmeliği çıktı. Kanunen artık ruhsat alarak binalarına güçlendirme yapabiliyorlar. Kendi can güvenliği sebebiyle de güçlendirme yapmaları gerekiyor . Ağır hasarlıların ancak geri dönüşü yok. Kesinlikle yıkılmalıdır. Onun haricinde Kocaeli’deki yapı envanterinin çıkartılıp bütün binalarla alakalı tespit çalışması yapılması gerekiyor. Bir planlama dahilinde bir sürü faktörü bir araya getirerek artık şehirlerimizi güvenli bir hale getirmeliyiz. Kentsel dönüşümle alakalı da bir master deprem planı yapılması gerekiyor. Türkiye İstatistik Kurumu’na göre Kocaeli’de şu an 300 bin bina bulunuyor bunların 140 bini 1999 depremi öncesi inşaa edilen binalardır. Yapılması gereken çok iş var bu yapıları Dönüştürmek için herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor, Özellikle bu binalarda Yaşayan vatandaşlarımızın daha da duyarlı davranması gerekiyor. 1999 depreminde yaklaşık 35 bin 500 daire 6 bine yakında iş yeri yıkılmış ya da ağır hasar görmüş. Çok korkunç rakamlar. Tabii depremin şiddeti ve süresi çok önemli yıkımlarda."


“YEREL YÖNETİM BU ŞEHİRDEKİ MÜTEŞEBBİSE RAKİP OLMAMALI”
Kocaeli’de İstanbul Büyükşehir Belediyesi şirketlerinden olan KİPTAŞ Kocaeli’de konut projesi yapacaklarını açıkladı. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

"Şahsi kanaatim olarak, ben kamu marufiyetiyle toplu konut üretilmesini doğru bulmuyorum. Böyle bir toplu konut projesinde bizim kentimizin ne malzemecisi, ne ustası ne de mühendisi ekonomik olarak istifade edemiyor. Böyle projeler o kente maddi olarak katma değer sunmuyor. Zaten aynı imkanlar buradaki müteahhitlere verilmiş olsa buradaki müteahhitler de o konutları yaparlar. Bizim mimarlarımız, müteahhitlerimiz ve mühendislerimiz burada bunları yapmaya zaten hazırlar. İstanbul’dan gelip yapılmasını doğru bulmuyorum. Ben Kent Konutunda lüks konut üretmesini doğru bulmuyorum. Sosyal konut dışında lüks konut üretmesini doğru bulmuyorum. Yerel yönetim bu şehirdeki müteşebbise rakip olmamalı . İnşaat yapmakta en büyük sorun arsa oluşturmaktadır. Bu şehrin müteahhitlerine arsa oluşturulduğu takdirde müteahhitler o binaları layıkiyle yapacaktır."


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ersoy Kandemir - 2 hafta önce
Şu hale bak!Allah yardımcımız olsun.
Avatar
Asuman - 1 hafta önce
YU vam Akarca Konutların deprem riski nedir