banner341

Artık onlar trafikte su satmıyor, cam silmiyor…

banner301

Artık onlar trafikte su satmıyor, cam silmiyor. Yaşıtları gibi okula gidiyor. Müzik ve resim dersleri alıyor. Onlar Kocaeli’de sokaktan alınıp yeni hayat sunulan çocuklar…

Artık onlar trafikte su satmıyor, cam silmiyor…
17 Aralık 2018 Pazartesi 09:20

banner313

Benim Evim Gençlik ve Çocuk Merkezi projesiyle, mendil ve su satan, cam silen, sanayide çalıştırılan ya da dilendirilen 400 çocuk, eğitim hayatına başladı. Bunların 275’i bir daha sokakta çalışmadı

İzmit Belediyesi, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve UNICEF ile birlikte Mayıs 2017’de “Benim Evim Çocuk ve Gençlik Merkezi” projesini hayata geçirdi. İzmit sokaklarında gezen mobil ekipler, su ve mendil satan, cam silen ve dilendirilen çocukları projeye dahil etti. Sokakta ve sanayide ağır koşullarda çalıştırılan 400 çocuğa merkezde eğitim verilmeye başlandı. Müzik, resim dersi verilen çocuklar, İngilizce öğrenip, masa tenisi gibi spor dallarında yeteneklerini keşfetme imkânı da buldu. Çocukların aileleri için de iş imkânları yaratan projeye dahil edilen çocuklar, okuldan merkeze, merkezden de evlerine servislerle götürülüyor.

Çocuk işçiliğini önleme adına 2010’dan bugüne aktif rol aldıklarını söyleyen İzmit Belediyesi Çocuk Çalışma Koordinatörü Zeynep Akı da, Benim Evim Çocuk ve Gençlik Merkezi’ni şöyle anlattı:

“2010’dan beri sokakta mobil ekiplerimiz çocukları tespit ediyordu ve ailelerine teslim ediyorduk. 2016’ya kadar böyle çalıştık. Kalıcı çözüm için bir merkeze ihtiyaç duyduk. Çünkü bizim sahip çıkmadığımız çocuklara başka zararlı oluşumlar sahip çıkabiliyordu. Eğitimlerine katıldığımız UNICEF, çalışmalarımızı biliyordu. Bize hibe desteği vereceklerini söylediler. Böylelikle 2017’nin mayıs ayında bakanlığın da katılımıyla merkezimizi açtık. Merkezin adını da çocuklarımız koydu.”

Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı Sosyal Hizmetler Merkezi Müdürü Erol Uzun ise, bir sosyolog iki zabıtadan oluşan mobil ekiplerin vardiyalı olarak kesintisiz olarak sokaklarda devriye gezdiğini belirterek, sahadaki çalışmalarla ilgili şu bilgileri verdi:

 “2017’de sokakta resmi olarak 391 çocuk tespit edildi. Bu çocuklar ve aileleri sürekli denetimimiz ve gözetimimiz altında. Bu çocukların 285’ü Türk vatandaşı, 105’i Suriye vatandaşı 1’i de Afganistan vatandaşıydı. Ailelere yaptığımız ilk uyarı sonunda 275’ini bir daha sokağa inmedi. İlk tespitte çocuğu sokağa iten nedenleri ortadan kaldırmaya yöneldik. İkinci kez aynı çocuğu gördüğümüz de ise bu kez aileye idari para cezası uyguluyoruz. Üçüncüde ise aile hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuyoruz. Bütün bunlara rağmen çocuk hâlâ sokakta çalışıyorsa Çocuk Koruma Kanunu gereği aileden alıp devlet korumasına veriyoruz.”

Gelen ihbarla çocuklarla ilk diyaloğu sağlayan mobil ekipten İzmit Belediyesi’nin zabıta memuru Volkan Torun, çocukları almaya gittiklerinde öncelikle abla ve ağabeyle diyalog kurduklarını belirterek, şunları söyledi:  

“Korkutmadan çocukları yanımızda getirdiğimiz gofret ve kekleri veriyoruz. Çocukların çoğu okuma yazma bilmiyor. Biz çocuk diye haber alıyoruz. Çocuğu almaya gittiğimizde ise dini nikâhlı hamile olduğunu görüyoruz. Yüzde 80’ni öyle. Resmi nikâhları olmadığı için sosyal yardımlardan da yararlanamıyorlar.”

Mobil ekip çalışanı sosyolog Merve Burhanoğlu da, “Ailelerde, okul kültürü yok. ‘Çocuğunuzu neden sokağa gönderiyorsunuz’ sorumuza ‘Eve kim ekmek getirecek’ yanıtı alıyoruz. Anne-baba çalışsa da onlara yeterli gelmiyor. Çocuk kavramları yok” diyor.  
Benim Evim Çocuk ve Gençlik Merkezi’ndeki çocuklardan biri 10 yaşındaki İ. Galatasaraylı olan ve 3’üncü sınıfa okuyan İ., en çok matematik dersini sevdiğini söylüyor. Anne ve babasının hurdacılık yaptığını anlatan İ., “Küçük kardeşim vardı ona araba çarptı öldü. 5 kardeşiz. Mendil satıyordum. Ekmek parası topluyordum. Biz kendimiz çıkıyorduk. Ekmek alıyorduk. Köfte ekmek alırdık. Büyüyünce doktor olmak istiyorum. Herkese ücretsiz bakmak istiyorum” derken merkezdeki 9 yaşındaki M.’nin kimliği olmadığı için okula gidemediğini öğreniyoruz. Suriye’den Türkiye’ye ailesiyle gelen M.’nin en büyük hayali asker olmak. M., “Buraya gelmeyi çok seviyorum. Masa tenisi oynamayı çok seviyorum. 5 kardeşiz. Suriye’den geldim. Ülkemi çok özledim. Ama dönemiyoruz” diyor.

Milliyet
 


Etiketler; #kocaeli #izmit

İlgili Galeriler
banner29
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.