banner218
banner125

Maki denilen alan ormanlık çıktı!

banner65

Büyükşehir Belediyesi tarafından Umuttepe’de bulunan İzmit Orman Depo Alanı’na yapılması planlanan Evsel Katı Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisi’nin yapılacağı alanını inceleyen KAOB üyeleri maki bitki örtüsü olarak adlandırılan bölgenin öyle olmadığını tamamen ormanlık alan olduğunu vurguladı 

banner57
Maki denilen alan ormanlık çıktı!
07 Nisan 2018 Cumartesi 16:11

banner32
banner15

Büyükşehir Belediyesi tarafından Umuttepe’de bulunan İzmit Orman Depo Alanı’na yapılması planlanan Evsel Katı Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisi’nin geçtiğimiz haftaki ÇED toplantısı gergin geçmişti. Muhaliflerin itirazlarına rağmen raporu sunmaya gelen heyet masadan kalkmış tesis hakkında bilgilendirme yapıldığını saymıştı. Ardından Kocaeli Akademik Odalar Birliği(KAOB) üyeleri Perşembe Pazarı alanında toplanarak tesisin yapılması  planlanan alana giderek bölgeyi inceledi. Üçgaziler köyüne yakın olan mevkide yapılan incelemede KYÖD Başkanı Mehmet Toker, Çevre Mühendisleri Odası Şube Başkanı Sait Ağdacı, Orman Yüksek Mühendisi Mustafa Zengin, Makine Mühendisleri Odası Şube Başkanı Murat Kürekci, TMMOB İKK Sekreteri Ünal Özmural, Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı Ahmet Sözen katılım gösterdi.
 

BURASI YAPRAKLI KARIŞIK BİR ORMAN
İnceleme sırasında konuşan Orman Yüksek Mühendisi Mustafa Zengin, “Taş Köprü İşletme Şefliği’nin olduğu bölgedeyiz. Biz ormanları planlı olarak işletiyoruz. Ve bu planlarda burada var olan ormanın yaşı, serveti, bakım şekilleri vs. bu planlara dahildir. ÇED raporunu hazırlayan arkadaşlar plandan örnekler almışlar resimlerini koymuşlar. Burada gördüğünüz gibi alçak boylu görünen ağaçlar sahil çamı, diğer tarafta meşe karışık olan ağaçlar bulunuyor. Daha ileride karaçam ormanı bulunuyor. Ama burasının genel olarak vejetasyon türü yapraklı karışık ormandır. Bu rakımda bu yörede ibreli bir şekil bulamazsınız” ifadelerini kullandı.
 

YÖNETİCİLERİMİZ BURAYA MAKİ DİYOR 
“Buraya değerli yöneticilerimiz maki diyorlar” diyen Zengin, “Maki Akdeniz bitki örtüsüdür. Boysuz bir şekilde daha kurak alanlarda ortaya çıkar. Çalı formundaki ağaçlardır. Elbette onunda fonksiyonu vardır erozyonu önler. Ancak burası maki değildir. Bizim yerli türlerimiz bir hektarlık alanda 2 metreküp yıllık artış yapıyor. O yüzden hızlı yetişen ağaçlar tercih ediliyor. Burada gürgen, meşe karışık türler var. Rahat bırakırsanız daha da çoğalır” şeklinde konuştu. 
 

BU ORMAN SU FABRİKASIDIR
Zengin sözlerinin devamında, “Burada hesap ederken fabrikanın toplam kullanacağı alanı 20.42 hektar, 1 hektar 10 bin metre ediyor. Bunu hesaplarken en az 10 bin tane ağaç kesilecek. O kadar alanda etmez ama bir ağaca 20 metrekare bir alan düşecekmiş gibi düşünelim. Burada gördüğümüz gibi bir ağaca 5 metrekare ancak alan kalıyor. Yani bu demektir ki kesilecek ağaç sayısı çok daha fazla olacak. Biz sadece iyimserliğimizi gösterdik. Burası çok verimli bir topraktır. Siz burayı yok sayıyorsunuz. Bu orman su fabrikasıdır. İçtiğimiz suyun fabrikası ormandır” dedi.
 

BURADA TÜM ÜLKENİN HAKKI VAR 
Zengin sözlerinin sonunda şunları söyledi: “Ormanın olmadığı yerden temiz ve kaliteli su sağlayamazsınız. Türkiye orman bakımından zengin bir ülke değil. Ama Kocaeli bu açıdan şanslı bir şehirdir. Tüm dünya da kişi başına düşen orman alanı 0.6 hektar bizde 0.3 yarısı kadar. Ülkemizin doğusu orman açısından çok fakir bir durumda yer alıyor. Ve orada yaşayan insanların bile bu orman üzerinde hakkı var. Bu orman sadece Kocaeli için değil, Urfa’da, Ağrı’da yaşayan insanların da hakkı var.”  
 

BURADA İLAVETEN SU HAVZALARI VAR
Zengin’in ardından konuşan Çevre Mühendisleri Odası Şube Başkanı Sait Ağdacı, ”Evsel Atık Yakma Tesisi'nin yapılacağı alan burası. İşaretlemişler zaten gördüğünüz gibi. Düzenli depolama alanıyla birlikte toplamda ayrılan alan 20.5 hektar yani 205 dönüm. Yine yetkililerin söylediğine göre bu görmüş olduğumuz alan dağ başıymış, makilikmiş yani ağaç ve orman yokmuş burada ama görüyorsunuz olan ağaçları. Sedir ağaçları var, Karaçamlar var. İlaveten burada su havzaları var. Çene suyunun su havzası var, İSU'nun su havzaları var. Yani şimdi buraya tesisi yaptınız, düzenli depolama alanını yaptınız malumunuz depolanan atıktan bir sızıntı suyu çıkacak” ifadelerini kullandı.  
 

KAYNAĞINDA AYRIŞTIRMA YAPILMALI
Sözlerini sürdüren Ağdacı, “O sızıntı suyunu ne kadar engellerseniz engelleyin, bir şekilde yine su havzalarına karışacak. Onun haricinde burada fabrikanın yapılabilmesi için, biz diyoruz ki buranın Atık Yakma Tesisi olabilmesi için veya çöpün bertaraf edilebilmesi için ilk başta kaynağında ayrıştırmanın yapılması lazım. Çöpün üretildiği yerde, evlerde, fabrikalarda, tesislerde ambalaj atığı, geri dönüşüm malzemesi vesaire ayrıştırılması lazım. Siz eğer enerji üretmeyi düşünüyorsanız ve verim almak istiyorsanız, kalorifik değeri yüksek, yani yanma değeri yüksek yakıtların gelmesi lazım” diye konuştu.
 

YAKMA EN SON YAPILACAK İŞTİR
“Ama diyorlar ki biz her şeyi yakacağız” diyen Ağdacı, “Ama verim alamazsınız. İllaki yapılacak, o zaman tesisin önüne ayrıştırma ünitesi olması lazım verim alabilmesi için. Olmadığı takdirde yine verim alamazsınız. Cumhurbaşkanın direktifiyle sıfır atık projesi başlatıldı. Onları yaptığı o kadar yanlış ki. ÇED toplantısı, bilgilendirme toplantısı  dedikleri ama yapamadıkları toplantıda çayır çimen görüntüsü dediler, ormanlık alan böyle değil dediler. Kriterlerde su havzaları yapılmaz dediler su havzaları var.  Yazmışlar, slaytlarda gördünüz. Atık yok hayat yok. O zaman  sıfır atık projesi nedir? İnsanları öldürmeye mi çalışıyorsunuz? Bizim atık yönetimine atık önleme, azaltma vardır, yeniden kullanım vardır. Bertarafa en son gelir. Yakma en son yapılacak iştir” dedi.
 

HERKES İTİRAZ ETTİ BURAYA GELDİLER
“Yakınında Üniversite yerleşkesi, köyler, üniversite hastaneleri var” diyen Ağdacı, “Zaten kriterlerde derler ki; Eğer başka atık yakma tesisi varsa onun yanında yapılmalı, Alt yapısı hazır olacak hazırlıkları olacak. Sanayi tesislerin yanına yapılacak. Tesis için gerekli olan suyu nehirden alınıyor Burada içme suyu kullanacaklar. Bizi zaten suyumuz yok diyoruz. Yuvacık Barajından halka verilecek suyu burada kullanacağını söylüyorlar. Toplantı yapıldıktan sonra da ki bize göre yapılmadı da zaten. Bize göre yapılmadı. Yapıldıysa ise  halkın görüşleri alınması gerekiyor. Valilik duyuru yapması gerekiyor. Kriterlerde birinci öncelik çevre, ikinci öncelik ekonomi, üçüncüsü ise bölgede yaşayan insanların memnuiyeti, memnuniyetsizliği baz alınması lazım. 7 tane yer belirlemişlerdi. Bu yerden Dilovası itiraz etti. Dilovası’nda  yapılmadı. Körfez itiraz etti. Sonra buraya gelindi. Bu tesisin yapılması için ayrıştırmanın olması lazım. Kaynağında ayrıştırma için zamana ihtiyaç var. Bunu yapmadılar. Geç kaldılar” diyerek sözlerini sonlandırdı.
 

HİÇBİR ZAMAN TAHMİN EDEMEZSİNİZ
Sonrasında konuşan Elektrik Mühendisleri Odası Şube Başkanı Ahmet Sözen,  “Evsel çöplerin kalorisi çok düşüktür. Bunu ayrıştırma dediğimiz yöntemle, içinde ekonomiye kazandırılacak kağıt, plastik gibi hammaddeyi kullanacaklar, ekstra bir yakıt kullanmaları lazım, orada bir yanma olsun. Ben onun dışında emisyondan bahsedeceğim. Bir çok emisyon ortaya çıkacak. Doğalgazı biliyoruz. Karbonmonoksit ve azotoksitler ortaya çıkar. Evsel atıkta neler çıkacağını, hiçbir zaman tahmin edemezsiniz. Bu tepenin arkasında su havzaları var deniyor ama o bacadan atılan emisyonlar yağmur ve rüzgarla toprağa inecek, ondan sonrasını burada uzman arkadaşlarımız konuşacak" dedi.
 

İZMİT’İN AKCİĞERLERİ ZARAR GÖRECEK
Ardından konuşan Kimya Mühendisleri Odası Şube Başkanı Halim Karabekir, “Yapılan yerin yanlışlığı altı çizilerek anlatırdı.  İşin teknik kısmına gelip yanmaya geçersek, yanma temelde oksijenle karbon bileşiklerinin  reaksiyonu sonucu oluşur. İyi bir yanma yapılırsa karbondioksit ve su çıkar. İlk etapta batığımızda su çıkması güzel bir şey ancak karbondioksit çıkması istenmeyen bir şey. Şimdi karbondioksit biz üretiyoruz oysa karbondioksiti biliyorsunuz ormanlarda zaten olur. Bunun dışındaki sanayiden kaynaklanan karbondioksiti dünya üzerinde kendi bünyesine alıp dünya üzerinde kendi bünyesine alıp  dönüştüren  tek bir organizma var, yeşil yapraklı ağaçlar. Dolayısıyla burası az önce arkadaşlarımızın belirttiği gibi bir yakma tesisi ile orman niteliğinden çıkarılıp, buradaki en az 10 bin ağaç kesilirse, İzmit'in akciğerlerini taşıyan bu yere zarar verilmiş olunacak” şeklinde konuştu. 
 

MEVZUATA VE BİLİME AYKIRI BİR KARAR
“Yakma ile ek karbondioksit çıkması sağlanacak” diyen Karabekir, “Evsel atıkların içinde bulunacak plastik gibi, belediyenin kendi yaptığı araştırmaya göre kalorifik değeri oluşturmak adına, kullanmayı planlamışlar bu zaten temelde yanlış bir tutumunun yapılması durumunda bacadan azotoksit  diğer metal türü malzemeler havaya salınacak. Dolayısıyla bu kentte sorumluluk taşıyan bir belediye başkanı kendi kentini şöyle savunmalıydı; "Bizim kentimizin zaten Türkiye'ye örnek İZAYDAŞ gibi tehlikeli atık yakma tesisi kullanan bir tesisimiz zaten var. Çöp sorununu bertaraf etmek için, 500 ton çöpü. Yerel yönetime düşen bizim 400 tona yakın çöpümüz var. Sizinkilerle birleştirelim bir yaklaşımı içine girilmelidir. Buraya bir yakma tesisi yapılması yanlış bir tercihtir. Mevzuata ve bilime aykırı bir karar verilmiştir. Bilimin veklın ışığında bu yanlışın karşısında duruyoruz. Haklımızda bunun karşısında durmalı” ifadelerini kullandı.
 

YÖNETME ZAAFİYETİNİN OLDUĞU GÖRÜLÜYOR
Ardından konuşan Makine Mühendisleri Odası Şube Başkanı Murat Kürekci, “Enerji üretim tesis diye kuruluyor. Doğada bu kadar yenilebilir enerji olduğu yerde bir fanteziyle çöpten enerji üretmeye kalkan bir belediye var. Öncelikli görevleri enerjiyi üretmek değil insanların sağlığını düşünerek hayat kalitesini yükseltmektir. Yapılan depone alanlarının hepsi yapılırken bir ömürleri var. Buradaki depone alanını ne zaman biteceği belliydi. Maalesef ön görülemiyor. Burada aslında bakarsanız yönetme zafiyetinin olduğu da görülüyor. Halk sağlığının göz önünde tutulmadığının sorgulanması gerekiyor” sözlerini kullandı. 
 

BURADA ISRARCI OLMALARINI ANLAMAK GÜÇ
“Burada yapılması gerek çöpten enerji üretme projesinden vazgeçmek” diyen Kürekci, “Enerji üretimiyle ilgili odalarla yeniden oturup toplantı yapılması gerekiliyor. Belediyelerin burada neden ısrarcı olduklarını anlamak güç. 350 milyon dolar gibi rakamlardan bahsediliyor. Bu rakamların kimin sırtından çıkacağı belirtilmedi. Açık ve net ifade etmek gerekiyor ki Osmangazi Köprüsündeki anlayışla karşı karşıya kaldığını açıkça belli etmek gerekiyor. Başka bir yeri tahsis etmeye kalktıklarında bu iş uzayıp gidecek” ifadelerini kullandı.
 

BÜTÜN ODALARIN ORTAK KARARIDIR
TMMOB İKK Genel Sekreteri Ünal Özmural, “Buraya gelen herkes şunun farkına varmıştır. Geldiğiniz andan itibaren bir temiz hava bir oksijen hissediyorsunuz. İnsana bu kadar yaşam sevinci veren bir alana, ismi kamufle edilmiş olan ' Atık Yakma Tesisi'' adı altında Enerji Üretim Tesisi olarak topluma lanse edilmeye çalışılmıştır. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim bütün odaların ortak kararının burasının doğru yer olmadığı kanısıdır, yöntem yanlıştır” diye konuştu.
 

BU MALİYETİ KİM KARŞILAYACAK
Özmural, “1 kg çöpün kaleografik değeri ne? Bize  bu alanda şu kadar  miktarda elektrik üreteceğiz. Bizde diyoruz ki yüzde 51'i ıslak çöp olan ne kadar enerji çıkaracaksınız? Bu hesaplamaları yaptık diyoruz ki bu çöpten nasıl bu enerjiyi elde edeceksiniz? Bu çöpün ne kadar kalori vereceği ortada, elde edeceğinizi düşündüğünüz enerji hayal ürünü. Bu tesiste bu çöpü yakmak için enerjiye ihtiyacınız var ve bunun için telaffuz edilen enerji doğalgazdır. Doğalgazın buraya gelmesi için hat çekilmesi lazım. Sonrasında bu doğalgazı yaktınız, bunun için ciddi bir maliyetiniz olacaktır. Enerji üretim tesisi dediğiniz yerde yakacağınız doğalgazın parasını kim karşılayacak? Nereden bakarsanız bakın bu projenin baştan aşağı elle tutulur yanı yok . Kim bu şehre çöp atık yakma tesisi kuruyorsa, bu şehre ihanet ediyordur” dedi.
 

BİLİMSEL RAPORLARIMIZ YOK SAYILDI
KYÖD Başkanı Mehmet Toker, “Hiç bir şey bitmedi ÇED süreci yeni başlıyor. Evsel katı atık bertaraf ve enerji üretim tesisi, Umuttepe orman alanına yapılmamalıdır. Biz kentin temel sorunlarından biri olan Atık bertarafı, çöp sorunu konusunun kentin gereksinimleri ve çıkarları temelinde çözümü için işbirliği beklerken, sürdürdüğümüz 7 ayı aşkın etkin bir diyalog süreci ve yaklaşık 50 sayfayı aşan bilimsel raporlarımız, görüşlerimiz adeta yok sayılarak 8 Mart’ta ÇED süreci başvurusu yapılmış ve tesisin hiç yapılmaması gereken yere yapılması için atılan adımla karşılaştık. Siyasi partileri, muhtarları, sivil toplum örgütlerini bilgilendiren çalışmalar yaptık. Apar topar, ÇED Halkı Bilgilendirme Toplantısı öne alındı. Yanlış ve yanıltıcı bilgilerin yer aldığı rapor sunulmaya çalışıldı” dedi.
 

PEK ÇOK NOKTA KARANLIKTA KALMIŞTIR
ÇED Halkı Bilgilendirme Toplantısı’nı 500 bin civarında insanın yaşadığı İzmit halkını bilgilendirmek için 300 kişilik bir salonda yapmaya kalktıklarını söyleyen Toker, “Yetmedi salona toplantı saatinden 1 buçuk 2 saat önce, eğitim semineri var diyerek belediye çalışanlarının doldurulmasıyla, salon çevre köy sakinlerine adeta kapatılarak bilgilendirme toplantısı, bilgilendirmeme toplantısına dönmüştür. Rapor anlaşılmayan bir atmosferde okunmaya çalışılmış, pek çok nokta karanlıkta kalmıştır. Bu durum duyarlı insanlarca tutanak altına alınmıştır” diye konuştu.
 

BURAYA YAPILAMAZ DİYE HAYKIRACAĞIZ
Yer konusundaki yanlışlık dikkat çekicidir diyen Toker, “ÇED raporunun 6’ncı sayfası, 3’ncü satırında belirtildiği gibi “Ormanlık alanda yapımı planlanan” cümlesinde de vurgulandığı gibi bu nokta ağaçsız, kıraç veya makilik bir alan değil verimli sağlıklı orman alanıdır. Burada yapılacak yakma tesisi İzmit’in havasını kirletecek, kokutacak, doğaya zarar verecek. Bu yer içme suyu kaynaklarına, yerleşim yerlerine ve su havzalarına da çok yakın bölgedir. Büyükşehir yetkilileri ÇED süreci bitmiştir diyor. Bu tesis Umuttepe’ye, bu ormanlık alana yapılamaz diye haykırmaya devam edeceğiz. Havamızı, suyumuza, ormanlarımızı korumak için bu tesis bu noktaya yapılmamalıdır” şeklinde konuştu.
 

GELECEK NESİLLERE SAĞLIK BORCUDUR 
Kepekli köyünden orman alanının eski bekçilerinden olan Yusuf Taradula’nın torunu Cihan Yıldız, “Bu bölgede Üçgaziler, Sepetçi, Doğancılar. Pamuklar, Kepekli, İshakçılar, Koçoğlu köyü var.  Ben de Kepekli köyündenim. Bu mesele ne siyasi partinin oy deposu ne de belediyenin çöp deposu. Bu ormanlar bizim can damarımız. ÇED toplantısı yapıldı. Biz şimdi 15 Nisan Pazar günü burada bölgedeki yerel halk, stklar ile birlikte burada piknik yapacağız. Gelsinler burada ÇED toplantısını yapsınlar. Burada köylü Mehmet amcam, köylü Hatice teyzem konuşacak. Ama doğaçlama konuşacaklar. Onlar da gelsinler burada kayıtsız, belgesiz konuşsunlar. İnsanlar buraya altın takma borcu olarak değil, gelecek nesillerine sağlık borcu olarak gelsinler. Bu altın borcu değil, gelecek nesillere sağlık borcudur” sözlerini kullandı.
 

15 NİSAN’DA PİKNİK YAPILACAK
Konuşmasına devam eden Cihan Yıldız, “ÇED toplantısını yapan akademisyenler yarın öbür gün bu iş bittikten sonra, memleketlerine çekip giderler. Bizim evlatlarımız burada yaşamaya devam edecek. Bu sağlıksız ortamı, bizler, sizler, hepimiz çekeceğiz. Bunu çekmemek için, 15 Nisan Pazar günü İzmit'e gönül vermiş, kendini İzmitli gibi hisseden herkes davetlidir. Pikniğimiz saat 14.00'te başlayacak. Burada mangalımızı hazırlayacağız, insanlar ne yemek istiyorsa onu getirsinler” açıklamasında bulundu. 

banner31

İlgili Galeriler
banner29
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ersoy halkısavunur - 6 ay önce
ÇED RAPORLARI dikkate alınmadığında herkes bilsinki milletin geleceğinden çalmaya hazırlanılır.