- 18 Nis 2018 - 11:21 G: 01 Ara 2020 - 17:50

Kitap okumaya vakit bulamayanlar için 10 kısa kitap önerisi

"Oğullarının şaşkın bakışları altında, Nina Simone'un "Mr Bojangles" şarkısını çalıp sürekli dans eden ve bundan asla bıkmayan

mask

"Oğullarının şaşkın bakışları altında, Nina Simone'un "Mr Bojangles" şarkısını çalıp sürekli dans eden ve bundan asla bıkmayan

"Oğullarının şaşkın bakışları altında, Nina Simone'un "Mr Bojangles" şarkısını çalıp sürekli dans eden ve bundan asla bıkmayan bir çift. Daima şölen havasında yaşanan uçarı bir aşk. Karısına sınırsız bir sevgiyle bağlı olan bir adam. Evde beslenen devasa bir kuş. Salonun siyah-beyaz zemininde dev dama taşları ve bize tüm bunları anlatan bir çocuk… Sadece eğlenceye, havailiğe ve arkadaşlara adanmış bu taşkın hayatın tek orkestra şefiyse, sağı solu belli olmayan, çılgın bir kadın olan anne. Evlerinde paytak paytak dolaşan koskoca egzotik kuş Matmazel Fuzuli'yi uzak diyarlarda evlat edinip ailelerinin değişmez bir üyesi olarak yuvalarına dahil eden de o… Dizginsiz bir eğlence, hayal ve oyun dünyasının girdabını tüm aile üyeleri için hiç sıkılmadan karıştıran da… Ne var ki bir gün biraz fazla ileri gidiyor. Ve bunun üzerine babayla oğlu, kaçınılmaz olanın önüne geçmek için ellerinden geleni yapmaya girişiyor. Çünkü parti devam etmeli, çünkü her ne pahasına olursa olsun eğlence sürüp gitmeli!"
(Tanıtım Bülteninden)
153 sayfa

2/10
mask

"Küçük Kara Balık, çocuklar için yazılan bir masal kitabı olmanın ötesinde, 7'den 70'e herkesin okuması gereken adalet, eşitlik ve özgürlük üzerine yazılmış bir başyapıttır.

Küçük Kara Balık çevresinin tüm baskılarına karşın, yaşadığı derenin sonunu, denizi bulmak üzere yola çıkar. Bu dünyada başka türlü yaşamak mümkün mü, onu bilmek istiyordur…"
34 sayfa

3/10
mask

"İlhami Algör, acayip aşkların ve oyunbazlığın, hüzünlü dolambaçların yazarı. Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, İtalyan Yokuşu'ndan aşağı, rüzgâra asılıp Tophane'ye inen roman. Avaramu! "
65 sayfa

4/10
mask

" “Ne olması gerekirdi ki, diye düşündüm, beni, vücudumu böyle alev alev yakacak, sesimi ağzımdan kendi iradem dışında fırlatacak bir ateş seviyesine yükseltecek kadar heyecanlandırsın?” Hâli vakti yerinde, kendi küçük zevklerini zorlanmadan elde eden bir adamın ruhunun ölmeye başladığını dehşet içinde fark etmesi, onu insanlığını yeniden keşfedeceği olayların içine itiyor. Daha önce küçümsediği duygulara kendisinin de kapılmasını tetikleyen küçücük bir hâdise yaşaması gerekiyor. "
(Tanıtım Bülteninden)
96 sayfa

5/10
mask

"Ünlü romancı kırk birinci doğum gününde bir mektup alır. kimin gönderdiğini bilmese de, mektup hemen ilgisini çeker. “dün evladım öldü” cümlesiyle başlayan mektup bir kadının, bir annenin, bir âşığın hazin hikâyesini anlatır. stefan zweıg, karşılıksız aşkın ne kadar can yakıcı olabileceğini ve nasıl takıntıya dönüşebileceğini gözler önüne serer.

bilinmeyen bir kadının mektubu, psikolojik derinliği ve üslubuyla, hâlâ dünya edebiyatını etkilemekte; büyük budapeşte oteli gibi filmlere ilham kaynağı olmaktadır."
64 sayfa

6/10
mask

"Meydandaki çay bahçelerinden birine oturmak geldi içimden sonra.
Çünkü Erdek bir kitap olsaydı, bu çay bahçeleri ilk cümlesi olurdu onun. Gelindi mi oturulmalıydı. Bir çay, birkaç sigarayla, kıyıda kayığında ağ onaran, çapari kösteği hazırlayan balıkçıları seyretmek, bir tost isteyip, bacaklarıma sırnaşan kedilere atmak, yakın masalarda konuşulanları dinlemek, birini bekliyormuş gibi ikide bir saate bakmak iyi gelebilirdi. Gelmeliydi en azından. Yine yaz akşamları. Yaralı tekneler, küflü sesler. Erdek'te çay bahçeleri, bıkkın orkestra, tatsız garsonlar. Ezine, Susurluk, Bandırma, burası Ankara, orası Samsun! Yalandan bayılanlar, bilmezden gelinenler, kaybolan dayılar… Uykusunda ağlayan adamlar, pişmanlar, yorgunlar. Para için mırın kırın, laf dokunduran konuşmalar. Nerede bu Türkan Şoray?

Mahir Ünsal Eriş, sokaktan gelen gürültüyü, bangır bangır Yıldız Tilbe dinleyen evleri resmediyor. Bi gevezeleşip bi susanları, "iyi olalım be ne olur" diyenleri, helallik isteyenleri anlatıyor. Olduğu Kadar Güzeldik, gazoza doğru çocuklaşan hikâyelerle çağlıyor, zamana dokunuyor. Eriş, hüzünlü mağlupların iyimser yazarı olmaya devam ediyor."
128 sayfa

7/10
mask

"Farklı coğrafyalardan, ahir zamanlardan, yakın geçmişten, her yaştan, her sınıftan kadınlar…

Kimi büyük kimi küçük eylemlerle, kimi konuşarak kimi yalnızca susarak, yaparak ya da yapmayarak tarihin akışını değiştirmiş kadınlar… Engizisyona, senatoya, kiliseye, sömürgecilere, faşizme direnen kadınlar… Dans eden, seven, sevişen, ağlayan ve gülen kadınlar…

Eduardo Galeano yine dünyanın bütün köşelerini dolaşarak, kadınlar şahsında bir insanlık tarihine davet ediyor okuru. Yalnızca tekerrürden ibaret olmayan, çomak da sokulabilen bir insanlık tarihine…

Her satırıyla etkileyen, öfkelendiren ve umut veren bir derleme. Galeano ölümünden sonra da "dünyanın vicdanı" olmaya devam ediyor."
(Tanıtım Bülteninden)
197 sayfa ve her sayfasında farklı bir hikaye...

8/10
mask

"
Zweig bu novellası'nda bir kadının yaşamını bütünüyle değiştiren yirmi dört saatlik deneyimini anlatırken, insanda içkin saplantıların ve dayanılmaz arzuların sınırlarında gezinir. Özgürce ve tutkuyla içgüdülerinin peşine takılan bir kadının bu kısa ve yoğun hikâyesi, kadın kalbinin sırlarına ermiş ustanın kaleminde olağanüstü bir anlatıya dönüşür. Yapıtı için mekân olarak muhteşem atmosferiyle Fransız Riviera'sını seçen Zweig, 1920'li yılların sonlarında Avrupa'nın "kibar" tabakasının ikiyüzlü ahlak anlayışına yönelik eleştirel tavrıyla dikkat çeker. "
(Tanıtım Bülteninden)
80 sayfa

9/10
mask

"Yaza Yolculuk'ta öğretilen basmakalıp değer yargılarının yeniden gözden geçirilmesi, kişinin kendine ve yaşadığı yere dönüş yolculukları yaz mevsiminin aracılığıyla anlatılıyor.
1987 Sait Faik Öykü Ödülü'nü kazanan kitap, yazarın iç yolculuğunun, iç hesaplaşmalarının en güzel örneklerinden biri olma özelliğini de taşıyor."
88 sayfa

10/10
mask

"Bulgakov Köpek Kalbi'nde sokak köpeği Şarik'in öyküsünü anlatır. Dünya çapında bir bilim insanı olan Profesör Filipoviç, evine götürüp beslediği Şarik'i ameliyat ederek, er bezlerini ve hipofiz bezini adi bir suçlununkilerle değiştirir. Köpek arsız, yüzsüz, şehvet düşkünü ve kaba saba bir insana dönüşür. Şarik insan haliyle profesörün hayatını cehenneme çevirse de, Sovyet bürokrasisinde kendine bir konum edinebilecektir.

Komünistlerin küçük burjuva değerlerinin üstünde yeni bir Sovyet insanı yaratma ideallerini hicveden Köpek Kalbi, Bulgakov'un en çok tartışılan yapıtıdır. "
(Tanıtım Bülteninden)
136 sayfa

18 Nis 2018 - 11:21 - Güncel


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Koz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Koz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Koz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Koz değil haberi geçen ajanstır.




Kocaeli Markaları

Kocaeli Koz, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 332 00 52
Reklam bilgi