banner521
banner493


 EVDE KAL 


Kenan SEYREK

Kenan SEYREK

02 Mayıs 2020, 15:13

‘Severler’’ demişti yetimhanede ki sözde anne, ‘‘git severler seni,sen sevilmeyecek çocuk musun’’ (!)  ?O sabah süslenmişti, saçını kesmişler, dünden kalan haşarılığın izlerini iki yurt annesi iyice yıkayarak gidermişlerdi. Dolaptan yasakları çıkarmışlardı güzel ve yeni elbiseler yasaktı, ta ki büyükler gelince...  Büyük dedikleri de Vali Bey ve diğerleriydi. Bir keresinde Milletvekili dedikleri göbekli '' valla bizim mahallenin çocukları bile bu kadar yeni giymiyor ve bu kadar sağlıklı yemiyor'' demişti. Tembihlenmişlerdi içi gitse de balın kıyısından, muzun ucundan devam ediyordu hele ki pastırma dediklerine elini bile uzatmamıştı daha gecen sefer ki kulağının şamarlanması geçmemişti... 
 

Onların bayramı öyle bildiğiniz bayramlardan değildi bayramlarını bayram yapan büyükler ve ''dur çocuğum senide çekeyim'' diyen gazeteci ablalardı. Müdürün bakışları altında hemen gülüverirdi kameraya sonrasında ağlamamak için... Onların ki deneme yanılma değil, dayak yeme aklı başına gelmeydi...

O sabah süslenince de Vali Bey varken ki gibi hissetti sonrası için korku ve panik dolaştı kanında...
 

Sonrası hiç de öyle olmadı, daha kötü, daha korkunçtu... Anne dediği kadın onu sevmişti en az o kadını sevdiği kadar adam ise bir başka idi. Gözleri siyahî bile korkutan bir kara idi.  Karısının yanında o anlamasın diye sacını okşadığında ruhu denizin sahili dövdüğü gibi adamın ellerinde hırpalanıyordu... Ona siyah diyordu, siyah geldi. Onun karanlığı, güneş batınca değil karısının yanında oğlum diyen o canavar gelince çöküyordu.  Allah'ı var döverken hiç iz bırakmıyordu. Kadın ne kadar şefkat ve candan ise adam o kadar can alan ve öfke dağı idi. Çok kaçmayı düşündü ama onun hiç annesi olmamıştı ve hiç kimse bu kadın kadar ona içten oğlum dememişti. Kadın öldükten sonra adam eve kadınlar getiriyordu, içiyor, yatıyor ve yatakta çişi geldiğinde ayakyoluna çağırıp dövüyor. Getirdiği kadınlara da eve girerken ve çıkarken tokat attırıyordu. O yüzden atmayıp evi terk eden çok kadın olmuştu ve sonrasında çok dayak yemişti, tokadı özlediği. Atmazlar korkusu ile hemen yanağını uzatıyordu..Bizim evin adeti bu derdi siyah. Her şeye rağmen yine kaçamadı, annem dediği kadının kokusu vardı ve kaçarsa her şey de kaçacaktı. O gün adam rutinini yine yapmış ve sızmıştı. Şişmiş gözler ve patlamış dudakla yatağa yaklaştı.  Kurbanda seni mi kessek diye ona salladığı bıçağı boğazına yaklaştırdı. Yarı uykulu kendinde olmadan kendinde iken yaptığı hakaretlerine devam etti ve tokadı da suratında patladı. 15 yaşındaydı, annesinin hatırına tam vazgeçmişti ki patlayan tokat ile birlikte hırlama ve kanın sıcaklığını hissetti. Sonrasında polisleri ve küçük ellerindeki kelepçeyi hatırlıyordu. Aradan gecen 10 yıl sonra mahpusun demirliğine yapışmış ve televizyonda yetkilinin yalvarır gibi ''evde kalın'' diye serzenişini dinledi. ''Evde kal''  hiç kalamadığı yere davetiye idi,corona virüsü keşke o çocukken olsa idi. Ayyaş adamın bütün gün evde annesinin ise işte olduğu zamanlarda olsa idi. Şimdi evde kalmıştı annesinin sıcaklığı ile...Koğuşta biri öksürdü ,diğeri ateşim var dedi gardiyana duyurasıya... Hepsinin amacı acaba sıvışır mıyız idi.. Onun ise coronadan başka gidecek kimsesi yoktu......
   

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hamide Aydın - 4 hafta önce
Yüreğine sağlık ????evde kal
Avatar
yasin - 1 hafta önce
güzel özetlemiş...yürek yansıması bir yazı...