banner446
banner421

Protem firma sahibi Güner Çiçekli; 'Sektörde en büyük sıkıntı ithal malzeme'

banner418

Türkiye’de her yıl on binlerce kişi iş kazası geçiriyor, binlerce çalışan ise iş kazalarında hayatını kaybediyor.

Protem firma sahibi Güner Çiçekli;  'Sektörde en büyük sıkıntı ithal malzeme'
26 Temmuz 2019 Cuma 10:04

banner32

Türkiye’de her yıl on binlerce kişi iş kazası geçiriyor, binlerce çalışan ise iş kazalarında hayatını kaybediyor. İş sağlığı ve güvenliğinin önemi kadar kullanılan ekipmanlar da bir o kadar önem taşıyor. Ancak sanayide kullanılan bu ekipmanların yüzde 80'i  yurt dışından ithal ediliyor. Hal böyle olunca da sektörde sıkıntı bitmiyor. Konuya ilişkin detayları Protem İş Güvenliği Ekipmanları firma sahibi Güner Çiçekli'den dinledik. Bakalım sektör hangi noktada..

Bu sektöre giriş nedeninizi anlatır mısınız? Neydi size bu işi yapmalıyım dedirten?

İş hayatımın büyük bir kısmını Sabancı Holding Kordsa’da devam ettirdim. Orada da belirli bölümlerde çalışıp daha sonra iş güvenliğine geçtim. Ben bu işi seviyordum zaten. Dolayısıyla çok ilgiliydim. Kordsa da bu anlamda bir okul gerçekten. Ve iş güvenliği olarak ayrı bir ilgi duymaya başladım. Sonra üniversiteye  girdik okulunu bitirdik. Türkiye’de gerçek anlamda bu işi yapabilen profesyonel anlamda hizmet verebilen çok az firma var. Kordsa’da tecrübe edinip işi iyice öğrendikten sonra kendi işimle ilgili ne yapabilirimi düşünmeye başladık. Ve böyle bir iş yeri açmaya karar verdik.

'ÇOK GENİŞ BİR YELPAZE'

Tabi ki zor oldu, çünkü biz sermayeli bir şirket de değildik. İşi biliyoruz, tecrübemiz var ama sermaye tarafı nasıl olacak diye düşünmedik değil. Dolayısıyla başlarken büyük bir risk aldık. İş güvenliği malzemeleri dendiğinde toplum tarafından çok karıştırılıyor. Aslında iş güvenliği yelpazesi çok geniş bir alan. Özellikle kişisel koruyucu donanımlarda bu yönetmelikler kanunlar falan değişince, bazı şeyler daha zorunlu hale geldi. Kişisel koruyucu donanım dediğiniz zaman baş korumadan ayak koruma, vücut korumaya kadar çok geniş bir yelpaze. Biz de bu sektörde 2013'de Protem İş Güvenliği Ekipmanları firmamızı kurup, özel sektörlerde kişisel koruyucu donanım sağlıyoruz.

'MALZEME YURT DIŞINDAN GELİYOR'

Bu ürünlerin temini yurt dışından mı sağlanıyor yoksa burada çok kolay üretim yapılabilecek malzemeler mi?

İyi bir soru, bu konuya değinmek isterim elbette çünkü son dönemde çok sık karşılaşılan bir sorun bu. Türkiye’de kişisel koruyucu donanım anlamında standartların karşılana bilirliği ile ilgili bir üretim çok fazla yok. Yani şunu söyleyebilirim; sanayide kullanılan malzemenin yüzde 70’i - 80’i yurt dışından geliyor. Bunun büyük bir çoğunluğu da Uzakdoğu menşeli. Böyle olunca da Türkiye'nin özel koruyucu donanımlarla ilgili çok ciddi sıkıntısı var. Yerli üretimden istenilen performansı yakalayamıyorlar. Bunun en büyük sebebi biraz teknoloji ile alakalı biraz da hammaddeyle. Hammaddenin tamamı yurt dışı kaynaklı olunca ister istemez oradan ithal ettiğiniz için birçok sorunla karşılaşıyorsunuz.

'TÜRKİYE İTHAL ELDİVENLERE ALIŞIK'

Burada dokuma teknolojisiyle özel üreteceğiniz eldivenlerle ilgili o standarttı yakalamak da zorlanıyor yerli üretici. Son zamanlarda ciddi anlamda birkaç tane yatırım var bu anlamda. Türkiye’de sanayide kullanılan eldivenlerin yüzde 90’ı yurt dışından ithal ediliyor. Hammadde yurt dışından geldiği gibi özel iplikler de yurt dışından sağlanıyor. Tabi öyle olunca da çok uzun yıllardır Türkiye ithal eldivenlere alışmış durumda özellikle markalı eldivenlere. Flex eldivenler yani, elinize giydiğinizde oturan rahat hareket kabiliyeti sağlayan ve teknolojisi son derece iyi eldivenler. Türkiye bu işte yol alacaktır diye düşünüyorum ama şu aşamada Türkiye’de kullanılan eldiven mantığı o hırdavatçılarda gördüğünüz sarı nitril eldiven. Ancak Avrupa standartları artık bunu istemiyor. Şu anda sanayide eldivenle ilgili çok ciddi sıkıntı var.

'SANAYİDE TÜRKİYE'NİN LOKOMOTİFİYİZ'

İş güvenliği konusunda sanayi kenti Kocaeli’yi nerede görüyorsunuz? Gereken önem veriliyor mu sizce?

Aslında bölgesel anlamda bakarsanız sanayi anlamında Türkiye’deki en iyi bölgelerden bir tanesiyiz. Türkiye’nin lokomotifi olan bir il burası. Gebze, Kocaeli, Sakarya, Bursa, Yalova ve İstanbul gibi iller Türkiye sanayisinin büyük bir kesimini karşılıyor. Dolayısıyla buradaki firmaların da iş güvenliğine bakışı ve verdiği önem hemen hemen standartları sağlıyor. Sanayi anlamında baktığınızda yüz ve üzeri çalışanı olan firmalarda evet çok önemseniyor ancak daha düşük çalışana sahip kobi tarzı işletmelerin de aynı hassasiyeti göstermesi gerekiyor. Sıkıntı aslında buralarda. Buraları biraz daha bilinçlendirmek lazım. Bu biraz devlet politikasıyla da alakalı bir durum.

'İŞVERENİ TEŞVİK ETMENİZ LAZIM'

Şimdi siz hem orta ölçekli firmalarda çalışanların güvenliğini sağlayacaksanız kullanılan ekipmanlarla ilgili bir şekilde işvereni teşvik etmeniz lazım. Çünkü zaten ekonomi sıkıntılı, işveren bunu hesaplarken iş güvenliği açısından baktığı zaman işçinin maliyetine kişisel koruyucu donanım malzemelerinin de maliyetini katıyor. Ve ister istemez tasarruf edilecek kalemlerden birisi olarak burayı görüyor. Standartları karşılayan çok basitinden bir ayakkabıyı daha önce 10 liraya alırken şimdi 2-3 liraya almaya çalışıyor. Tabi bu da çalışanın konforunu engellediği gibi güvenliğini de engelliyor. İşverenin de haklı olduğu taraflar var burada ama iş güvenliği birilerinin haklılığına dayandırılacak bir konu olamaz. Aslında baktığınız zaman burada yapılacak bir tasarruf olası kötü bir olayda size daha fazla ekstra bir maliyet getirebilir.

'NANOTEKNOLOJİ KULLANILAN İŞ ELBİSELERİ VAR'

Bu sektörde yaşanan en büyük sıkıntı nedir?

Türkiye son 10 yıldır iş güvenliği sektöründe çok ciddi bir yol aldı bunu kabul etmek lazım. Sektörün en fazla lokomotifi olduğu ürün eldiven. Ancak tek sıkıntı eldiven üretememek değil, biz ayakkabıyı da gözlüğü de ithal ediyoruz. Yerli gözlük üretimimiz bizim çok az. Dünyada bu işte marka olmuş ürünler var. Baret, alev almaz ürünler, tekstilde de dizaynı, modeli, kullanılan kumaşı çok kaliteli iş elbiseleri var. Artık iş kıyafetleri üretimini denemeye başladık, taktik ürünler diyoruz biz. Çünkü bol cepli rahat dizlikleri olan, dizinizi katladığınızda sizi sıkmayan yağ kir tutmayan nanoteknoloji kullanılan iş kıyafetleri var artık.

'TEKNİK ELEMAN BULMAKTA ZORLANIYORUZ'

Öyle ki yurt dışında iş kıyafeti yıkayan firmalar Türkiye’ye yatırım yapmaya başladı. Burada değinmek istediğim nokta şu;  hırdavat sektörü ile iş güvenliği sektörü çok ayrı sektörler. Bu konuda bilinçli olmak şart. Benim bu işe başlamamın temel sebeplerinden biri de buydu. Biz Kocaeli’de kurulduğumuzda bizim vizyonumuzla işe bakan firma pek yoktu diyebilirim. Mesela müşteriye teknik olarak hizmet verecek eleman bulmakta zorlanıyoruz. Çünkü satış gurubunda çalışacak arkadaşların iş güvenliği uzmanı olmasını tercih ediyoruz. Sektöre hakim olan bu konuda bilgili uzman bir ekiple çalışmak doğru iş yapmak için elzemdir.

'BİZDE HEDEF BİTMEZ'

Önümüzdeki süreçte firma olarak hedefleriniz neler?

Biz çok küçük bir yerde başladık bu işe ve birkaç çift eldivenle başladık. Ama ben şuna güveniyordum. Benim bu konuyla ilgili tecrübem var, bu piyasayı biliyorum ve başarılı olacağım diye düşünüyordum. Bir yıl küçük bir yerde mahalle arasında hizmet verdim. Sonra bilinirliğimiz arttı buraya geldik. Sonra hacmi büyüttük ama bunu çok karlı olduğundan değil sektöre hizmet edebilmek ve  taleplere cevap verebilmek için risk almak gerektiğinden yaptık. Ancak bu dönemde biraz daha durağan ve temkinli gitmeye çalışıyoruz. Çünkü malzeme satmak eşittir kar etmek değil bu dönemde. Bizde hedefler bitmez. Yani siz sisteme ayak uydurup önünüzdeki 5 yılın planını yapmazsanız bu sektörde kaybolur gidersiniz. Bu sektör sadece malzeme satmaktan ibaret değil. Biraz daha yeni teknolojiyi takip etmek, ben neler üretiyorum demek, sahada nasıl çalışabilirim demektir.

'DEVİR ONLİNE DEVRİ'

Sıcak satıştan ziyade e-ticareti benimsediğinizi gördük. Online satışlara ilgi nasıl peki?

Gittiğim görüşmelerde de söylüyorum. Biz sadece malzeme vermiyoruz hizmet de veriyoruz. Ürünü satmakla kalmıyoruz bir sıkıntı olduğunda müdahale edip takibini de yapıyoruz. Öneri de bulunuyoruz rapor hazırlıyoruz, nerelerde ne kullanılır bilgi veriyoruz, dolayısıyla bu biraz komplike bir iş. Yeniçağı yeni trendleri yeni malzemeleri takip etmeniz, bunları bulmanız getirtmeniz önemli. Artık  kapı kapı dolaşıp ürün tanıtma satma devri kalmadı. Sıcak satıştan ziyade online olarak e-ticaret olarak yol almaya karar verdik. Çünkü bu sektörde ciddi bir boşluk olduğunu gördük. Artık insanlar oturdukları yerden alışveriş yapıyor.

‘GÜNLÜK 5 BİN ZİYARETÇİMİZ VAR’

Biz de bu sisteme inandığımız için bu alana ciddi bir yatırım yapıyoruz.  www.isbu.com.tr olarak 1 yıldır online hizmet veriyoruz ve bu konuda çok iddialıyız. Günlük ziyaretçi sayımız ortalama 5 bin civarında. Şu anda e-ticarette iyi bir alt yapımız var. Ziyaretçilerimiz güven duyarak alışveriş yapıyorlar ve bu bizim için çok önemli. Stoklu ürünlerde aynı gün Türkiye’nin her yerine kargo yapıyoruz. Çok yakında sanayiye yönelik ürün gamımızı çoğaltıp müşteri siparişlerini bir sonraki gün adreslerine kendi araçlarımızla teslim etmeyi hedefliyoruz. Tabi ki bu teslimat Kocaeli, İstanbul ve Sakarya için geçerli olacak. 

'BİZ KOCAELİ MERKEZLİ BİR FİRMAYIZ'

Dolayısıyla e-ticaret konusunda iyi bir yatırım yaptık ve son bir yıldır iyi de dönüşler almaya başladık. Tabi tüm bunlarla beraber marka bilinirliliğimizi arttırmaya çalışıyoruz. Bunun yanında kendi markamızı ürettik. Bir takım özel sektörde görev yapan çalışanlar var. Mesela elektrikçiler var, rüzgar güllerinde çalışanlar var, teknik hizmet verenler var. Onların daha rahat giyebileceği daha donanımlı lepus markası adı altında bir marka oluşturduk. En önemlisi de biz Kocaeli merkezli bir firmayız. Ben bunu her yerde vurguluyorum. Çünkü insanlar iş güvenliği deyince önce İstanbul akıllarına geliyor. O yüzden Kocaelili bir firma olmamız bu anlamda önemli diye düşünüyorum.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet CANDEMİR - 4 ay önce
Bölge e-ticareti için Sn. Güner Bey'in organizasyonu önder niteliğindedir.
Başarılarının devamını dilerim.