banner451
banner421

O, zincir marketlerin en büyük tedarikçisi; ‘Bu kriz aşılmalı, önümüzü görmek istiyoruz’

banner418

Güç Plastik’in sahibi Ahmet Emre Aydın ile içinde bulunduğumuz ekonomik daralmanın sektöre yansımalarını konuştuk.

O, zincir marketlerin en büyük tedarikçisi; ‘Bu kriz aşılmalı, önümüzü görmek istiyoruz’
04 Temmuz 2019 Perşembe 09:40

banner32

Türkiye sanayisinin sürekli gelişen, yenilenen ve ilerleyen sektörleri arasında ilk sıralarda yer alan plastik sektörü, çöp torbası pazarında da ilerleme kaydediyor. Kendi ürün gamıyla sektörün markalaşmış ismi Güç Plastik’in sahibi Ahmet Emre Aydın ile içinde bulunduğumuz ekonomik daralmanın sektöre yansımalarını konuştuk.

Bize Güç Plastik’in kuruluş hikayesini anlatır mısınız?

Güç Plastik olarak 1974’te kesekağıdı üreterek başladık işe, 1980’de ise kesekağıdından çıkıp poşet imalatına geçtik. 1992 yılına kadar sadece plastik poşet ürettik. 1992’den sonra ise çöp torbası çeşitleri ve buzdolabı poşeti ve rulo torba üretimiyle devam ettik. Kendi ürün gamımızda Türkiye lideriyiz demekten mutluluk duyuyorum. Fabrikamız 3 bin 500 kapalı alan olmak üzere 6 bin 500 metrekare toplam alana sahip. Şu anda 100 kişiye istihdam sağlıyoruz.

‘REKABET SAYIMIZI MİNİMUMA İNDİRİYORUZ’

Aylık üretim kapasiteniz nedir?

Türkiye’deki büyük zincir marketlerinin tedarikçisiyiz. Son 3 yıldır yönümüzü kurumsallara çevirdik. Piyasaya mal vermektense kurumsallarla çalışmak daha güvenli. Çünkü şu anda tahsilat en büyük sıkıntı. Dolayısıyla kurumsal yerlerle çalışarak bu riski minimuma indirmeye çalışıyoruz. Şu anda aylık 320 ton üretiyoruz. Aslında buranın kapasitesi 600 ton. Biz ince mikron ürün ürettiğimiz için bu rakamlara düşüyor üretimimiz. Yoksa kapasite kullanımımız yüzde 100. Kalın ürünlerde pazarda rekabet çok olduğundan biz de ince ürün yapıyoruz. İnce ürünlerde de o tonajın farkını bu şekilde tolere ediyoruz ve bu sayede de rakip sayısını minimuma indiriyoruz.

‘ÇİN İLE REKABET ZOR’

Bir çok sektöre tehdit oluşturan Çin sizin sektörde de en büyük rakibiniz. Çin tehdidiyle nasıl başa çıkıyorsunuz?

Çin’in el atmadığı sektör yok maalesef. Bizim sektörün de en büyük rakibi. Mesela 5 yıl öncesine kadar ihracat da yapıyorduk ancak Çin ve Vietnam ile rekabet etmek çok zor olduğu için şimdilik ihracatımızı durdurduk.  Biz özel ürün yapıyoruz. Yani en ince mikronları üretmeye çalışıyoruz. 6 mikron ile 10 mikron arasında üretim yapıyoruz. Marketlerin bunları Çin’den de getirme şansları var ama buradaki zincir marketler bunu tercih etmiyorlar. Ayrıca devlet de Çin’den gelen bu ürünler için yüzde 20 vergi uyguladığından onlar da pek tercih etmiyor artık.

‘YÜZDE 70’İ GIDA İLE TEMAS EDİYOR’

Zaten Çin malıyla bizim ürünlerimizi bir tutamazlar. Bizim bu fabrikamız çalıştığımız marketler tarafından yılda 4 defa denetleniyor. Ayrıca Çin’den gelen ürünle bizim ürün arasında kalite farkı olduğu için insan sağlığı açısından bizler tercih ediliyoruz. Çünkü ürünlerimizin yüzde 70’i direk gıda ile temas ediyor. Bu yüzden de ekstra dikkat etmek gerekiyor. Mesela poşet kalitesinde şunlara dikkat etmek lazım; Birincisi hışırdaması lazım poşetlerin, eğer hışırdamıyorsa içinde mutlaka bir katkı vardır. Bulanık bir renkte olması, beyaz renk olmaması lazım. Çünkü bu madde plastik, bunu içine aklınıza gelebilecek plastikten her şeyi katabiliyorsunuz. Biz bunu yapmıyoruz. Kendi geri dönüşüm tesisimiz var, dolayısıyla kendi üretimimizdeki fireleri katabiliyoruz sadece. Bu konuya da ayrıca dikkat etmek gerekiyor.

‘KRİZ 2 YILDIR SİNYAL VERİYORDU’

İçinde bulunduğumuz ekonomik dar boğazın sektöre yansımaları nasıl oldu?

İçinde bulunduğumuz ekonomik dar boğaz bizi de etkiledi elbette. Ancak bu kriz 2 yıldır var olan sinyallerini veren bir krizdi, dolayısıyla temkinli olmaya özen gösterdik. Bütün sektörleri etkilediği gibi faizlerin aşırı yükselmesi bizim de frene basmamıza neden oldu. Normalde ben yaza stoklu giren bir firmaydım bu sene hiç stok yapmadık. Belli bir üretim kapasitem var bütün müşterilerime söyledim bunun üstüne bir tane mal yok, kim ilk davranırsa o alacak ürünü dedim. Sonuçta üretim için parayı bankadan alıyorsunuz çünkü ülkedeki bütün firmaların neredeyse öz sermayesi yok. Bundan dolayı da yüksek faizlerle bankadan kredi çekmek zorundasınız. Üreticinin belini büken de bu maalesef. Ve bizler de bütün her şeyi minimuma çektik artık. Çünkü biz dünyada piyasası belli olan bir ürün yapıyoruz.

‘ÖNÜMÜZÜ GÖRMEK İSTİYORUZ’

Kurun yükselmesi imalatçının üretim yapmak için ithal ettiği hammadde ve yarı mamül temininde düşüş yarattı. Bu durum sizin üretim kapasitenizi nasıl etkiledi?

Üretimde düşüş yaşamadık ama bazı yerlere üretim yapmamayı tercih ettik. Yani kar edemediğimiz ürünleri üretmek yerine, bizim için daha karlı olan ürünlerin üretimini arttırdık. En ufak şeyin bile hesabını yapar olduk. Önümüzdeki süreçte başka bir ilde de fabrika kurmayı hedefliyorduk. Ancak içinde bulunduğumuz ekonomik durum biraz daha bu projemizi askıya almamızı gerektirdi. Ülkenin ekonomik anlamda yaşadığı sıkıntılar maalesef biz üreticiyi de yatırımcıyı da işadamlarını da olumsuz etkiliyor. Yeni bir yatırım yapmayı bir kenara bırakın, üretim yapacak gücünüz kalmıyor. Önümüzü göremiyoruz.

‘STABİL DEVAM EDECEĞİZ’

Dolayısıyla devletin sanayiye ve sanayiciye destek çıkmasını teşvikler oluşturmasını bekliyoruz. Bu ülke sanayisiyle ayakta duruyor dolayısıyla sahip çıkılmalı diye düşünüyorum. Firma olarak bir sene daha mevcut kapasitenin dışına çıkmadan stabil devam edeceğiz. Yeni bir yatırım yapma gücümüz yok. Mevcut durumu koruyabilirsek ne mutlu bize. 2019’u daha Ocak ayında kapattı bir çok üretici ve sanıyorum 2020 Haziran ayına kadar da ekonomide düzelme olmayacak. Diğer sektörden arkadaşlara da bakıyorum insanlar gerçekten zor durumda. İşçi çıkarmamak, kepenk kapatmamak için direniyor insanlar.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.