banner451
banner421


Eğer idam olsaydı...


Mustafa BAĞDİKEN

Mustafa BAĞDİKEN

04 Temmuz 2018, 13:40

Türkiye’nin hızla değişen gündemini biraz yakından takip etmek insanı sarhoş edecek cinsten. Öyle baş döndürüyor ki, yeni gündem bir gün öncesini akıllardan uçurup unutturuveriyor.  

Bazen hayret, bazen şaşkınlık, bazen “idam geri gelsin” dedirtecek derecede insanı çileden çıkaracak olaylar rüzgarı arasında sürüklenip gidiyoruz. 


Bakın kısa bir özet yapalım:
Daha dün denilebilecek yakın tarihte Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik art arda yapılan operasyonlar. Ergenekon, Balyoz, Kafes, Casusluk ve birçok benzer düzmece isimler konulmuş  kumpaslar. Aralarında eski genelkurmay başkanının da bulunduğu orgeneraller, korgeneraller, tümgeneraller, kurmay albay, yarbaylar, hatta yüzbaşıların cezaevlerine doldurulması.  
Bölgemizdeki denizlerin hakimi Deniz Kuvvetleri’nin komuta kademesinin tamamen dağıtılması...  Tek suçları vatanı milleti ve bu cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü sevmek olan bu subayların en düşük 15 yıldan başlayan ağır hapis cezaları verilmesi.
Sonra onların suçsuz ve kumpas mağduru olduğunun anlaşılması. Fetullahçı Terör Örgütü’nün kumpas kurduğunun ortaya çıkması ve serbest bırakılmaları. 


O arada 17-25 Aralık olayları. Bu kez o kumpası kuranların asıl kirli amaçlarının ortaya çıkması. 15 Temmuz darbe girişimi ve daha önce cezaevlerine doldurduklarının yerine kendilerinin girmeleri.
Yine mahkemelerden bu kez kısaca fetö diye adlandırdığımız örgüt mensuplarının birkaç kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmaları. 

Bugünlerde tüm ülkeyi ayağa kaldıran, Türkiye’nin ne yazık ki hem baş belası, hem yüzkarası çocuk tacizi ve tecavüzü olaylarının gündemin bir numarasına oturması.  O masum kayıp çocukların cesetlerinin bulunmasıyla, “idam geri gelsin” taleplerinin art arda gelmesi.


Aslında günlerdir medyada ilk sırada yer alan o masum çocukların yüzlerini gördükçe, o vahşeti yapanların en ağır şekilde cezalandırılmalarını istiyoruz da, acaba “İdam cezası” yürürlükte olsaydı bu kadın ve çocuk katilleri mi asılırdı? Yoksaaa... 
İşte onun cevabını bir başka yerde buldum.
İdam konusunda görüşünü en çok merak ettiğim, son zamanlarda sesi çıkmayan Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu idi. Onun bu konudaki görüşünü de onun sosyal paylaşım sitesinde gördüm. Bakın ne diyor:
İdam istemeyin, eğitim isteyin. Herkesin herkesi hain diye suçladığı bir ülkede idam, gücü eline geçirenin diğerini asması demektir. Kadın erkek  ayırımcılığının bitmesini isteyiniz. Kutsal dinimizi bel altı konularına indirip kadınları aşağılayanlara yeter deyiniz


Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünde, idam cezasıyla ilgili olarak idamı simgeleyen ilmekli urgan iplerinin atıldığı dönemlerde o ceza geri gelmiş ve yürürlükte olmuş olsaydı,  o suçsuz yere Ergenekon, Balyoz gibi kumpaslarla cezaevlerinde doldurulan çok değerli Türk subaylarının birçoğu belki apar topar asılacaktı...
Onları geri getirmeye, Fetö’nün hain planı ortaya çıktıktan sonra “Pardon” demek de geri getirmeyecekti...
Onun için, gündemi çok değişken, vatanını seven kadar haini de, kumpasçısı da çok olan bu ülkede karar alırken çok dikkatli olmak, iyi düşünmek lazım... 
Merak etmeyin, kadın ve çocuk katilleri cezaevlerinde ekmek elden su gölden tatlı hayat yaşamıyor, cezalarını da belalarını da sizin içinizden geçtiği gibi misliyle buluyor. 

 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.