banner140
banner127

banner113

Deprem ve Gaiplik


A. Serdar Önür

A. Serdar Önür

28 Şubat 2018, 09:07

Yıl 1999 ... Günlerden 17 Ağustos... Saatler sabaha karşı 03.02...

     Yeni güne, yeni umutlar ve yeni solukla başlayacaklarla dolu bir gece...

     O zamana kadar Türkiye'de yaşayanların, hafızalarından silinmiş bir gerçek yeryüzüne çıkıyor...

     Deprem oluyor... Sallanıyor yeryüzü yutarcasına...

     Yakalananlar, bir an önce bu sallantının bitmesini bekliyor... 

     Sallantının başlarında kimse bir anlam veremiyor... Dedim ya "hafızalardan silinmiş bir gerçek" yeryüzüne çıkıyor...

     Yaklaşık 45 saniye sürüyor... Sallantı bitiyor... Her yer toz - duman ....

     Havada farklı bir sıcaklık var...

     Bu sıcaklık bilinen Ağustos sıcaklığı değil... Bu sıcaklık başka bir sıcaklık...

     Sıcaklık yerini seslere bırakıyor... Yardım edin haykırışları yükselmeye başlıyor... 
     Daha birkaç önce yaşanılan sarsıntı yerini artçılarak bıraksada herkes en yakınına, sesin geldiği yere, görse de görmese de, bir umutla, azimle gidiyor, elini uzatıyor... Bu eller bazılarını yaşama tutunduruyor bazılarını ise...

     İşte tüm bu durum içinde yaşıyor mu yaşamıyor mu diye sorular sorduğum vatandaşlarımız oluyor ... bu sorulara cevap bulamıyoruz... Bu isimler gün geçtikçe çoğalıyor...

     Ve 20. senesi geliyor bu büyük fekaletin... Halen döneceği, bir yerden çıkıp geleceği, bulunacağı umutları ile yaşayan ailelerin umutları azalıyor...

     Bu noktada hayat devam ediyor... Bu durumun hukuken de sona ermesi gerekiyor...

     İşte bu noktada Hukuk karşımıza "GAİPLİK" müessesini çıkarıyor...

     Medeni kanunumuz diyor ki :"Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir. "

     Yetkili mahkeme, kişinin Türkiye’deki son yerleşim yeri; eğer Türkiye’ de hiç yerleşmemişse nüfus siciline kayıtlı olduğu yer; böyle bir kayıtta yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesidir. 

KISACASI ,

     Doğumla başlayan kişilik ölümle son bulması gerekli. Bu, kişiliğin doğal olarak son bulma şeklidir. 
     
     Öyle bir durum vardır ki bu durumun gerçekleşmesi halinde kişinin ölüp ölmediği konusunda tam olarak emin olmadığımız halde ölümü lehine kuvvetli şüphenin bulunması ayrıca bazı şartlarında varlığı koşuluyla kişinin ölümüne mahkeme kararıyla hüküm olunur. Bu da kişiliğin hukuki yolla sona erdirilmesidir.

     Örneğin geminin okyanusta batmış olması, uçağın düşmesi sonucu yüzerek bazı yolcuların kurtulmuş olması ancak bazılarının ise kurtulup kurtulamadığının bilinememesi olaylarında olduğu gibi, gaiplik kararı; yukarıdaki örnek olayımızda belirtilen şekilde kaybolan bir kişinin ölüp ölmediğini tam olarak bilemediğimiz hallerde ortaya çıkmaktadır...

     Gaiplik Kararının Koşulları

1.Ölüm tehlikesi içinde kaybolma
2.Uzun süreden beri kendisinden haber alınamaması
3.Kişiden en son haber alınan tarihten sonra en az 5 yıldır hiçbir haber alınamamış olması gerekir. 

     Sonuçları :

     Gaiplik kararı kişinin ölüm siciline işlenir ve bu karar verildiği tarihten itibaren değil, geriye etkili olarak ölüm tehlikesinin Gerçekleştiği ya da son haberin alındığı günden itibaren hüküm ifade eder. Gaiplik kararıyla kişi hukuken ölmüş sayılır. Ancak bu ölüm doğal bir ölüm olmadığından yani kişinin biyolojik ölümü gibi kesin bir ölüm olmadığından bunun sonuçları da doğal ölümün sonuçlarından biraz farklı düzenlenmiştir. 

     Gaip evli ise bu kişi hakkında verilen gaiplik kararı doğal ölüm olayındaki gibi evliliğini sona erdirmez. Yani gaiplik kararı evliliği kendiliğinden sona erdirmez. Gaibin eşi medeni durum itibariyle evli gözükmekte ve ayrıca bu evliliğin mahkeme kararıyla feshi gerekmektedir. Yoksa gaibin eşi evlenemeyecektir. 

     Gaiplik kararı üzerine veraset ilamı çıkartılarak, tapu müdürlüklerinde miras intikali yapılabilir, satış gerçekleşebilir.

Allah bizi ve güzel Ülkemizi, felaketlerden uzak tutması dileği ile...

Her zaman dediğim gibi hukuki sorunlarınızı hukukçular ile çözünüz...

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mehmet erdem - 4 ay önce
Yazı Hikaye gibi başlamış hukuki olarak sona ermiş. Yazarın anlatım tarzını çok beğendim. Örnek bir yazı olmuş. Hukuk dili ancak bu kadar güzel anlatılabilir. Giriş kısımdaki anlatım beni o günlere tekrar götürdü. teşekkürler a. serdar önür teşekkürler kocaeli koz.