banner521
banner493


Cihat Yaycı eniştesine rağmen…


Gökhan Karabulut

Gökhan Karabulut

19 Mayıs 2020, 09:03

Belki ilk kez duyacak ve okuyacaksınız yazdıklarımı.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından Gölcük Donanma Komutanlığına operasyon yapılmış ve darbeci askerler derdest edilmişti. Tutuklanan isimler arasında Tümamiral Cihat Yaycı’nın kız kardeşi A.Y.Ü.in eşi Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Hakan Üstem’de bulunuyordu.

FETÖ üst çatı davasında yargılanan Sahil Güvenlik eski komutanı Hakan Üstem darbeci askerlerle tutuklanarak Kandıra F tipi cezaevine gönderilmişti. Kocaeli adliyesinde hazırlanan iddianame ile hâkim karşısına çıkan Üstem mahkeme heyetine verdiği ifadesinde,’’ darbeyi eğer ben yapmış olsaydım kendimi oramiral yapardım’’ sözlerini kullandı ve ifadesine şöyle devam etti, ’’ Demek ki darbeyi planlayanlar, beni beğenen insanlar değilmiş. Ben hiçbir zaman Tezcan Kızılelma ile görüşmedim. Burada bulunan tutuklular içerisinde en yüksek rütbeli kişi benim. Eğer ben darbeci olsaydım, sıkıyönetim planlarında benim rütbemi terfi ettirirlerdi. Eğer darbeyi ben planlamış olsaydım, kendimi oramiral yapardım. Demek ki darbeyi planlayanlar, beni beğenen insanlar değilmiş. Ben pilotum. Meslek hayatım hep havacılık faaliyetlerinde geçti’’ ifadesini kullandı.

Üstem Kocaeli 5.ağır ceza mahkemesinde verdiği ifadesini şu cümlelerle sürdürdü,’’ 15 Temmuz gecesi Cengiz Topel’den önce Ankara’ya sonra da Atatürk Havaalanı’na gidecek olan uçağın uçuş planlaması önceden yapılmıştı. O uçak, arama kurtarma çalışmaları faaliyetlerinde kazazedelerin yerinin belirlenmesi için gelen cihazları almak için havalandı. Uçağın Ankara’ya gitmesinde benim bir yönlendirmem yoktu. Daha sonra uçak Cengiz Topel’den İzmir’e gidiyor. Uçağın Cengiz Topel’den kalkmasında Genelkurmaylığın izni vardı. Eğer Genelkurmaylık’tan izin verildiyse, Cengiz Topel yönetiminin bunu engellemek gibi bir yetkisi yoktur. Ayrıca kalkan uçak, hiçbir suça karışmamıştır. 15 Temmuz günü Genelkurmay Başkanı’na izne çıkacağımı bildirdim’’ dedi.

15 Temmuz’da odasının yakınlarında da silah ve bomba sesleri duyduğunu anlatan Üstem ifadesini şu sözlerle tamamladı, "Biz de sık sık yere yatmak zorunda kalıyorduk. Gölcük’ten kalkan botu Mahmut Albay’ın emrine vermedim. Fakat faaliyetleri ’Mahmut Albay yönetsin’ demiş olabilirim. Çünkü o bottaki en yetkili kişiydi. Ben botun Gölcük’e gitmesi için yönlendirme yapmadım. Personelimle bölgemde hiçbir olaya karışmadım. Hayrettin İmren’i 15 Temmuz gecesi hiç aramadım. 15 Temmuz gecesi öncelikle neler olup bittiğini anlamaya çalıştım. Genelkurmay Başkanını ve İçişleri Bakanını aradım ama ulaşamadım. Benim FETÖ ile ilgili hiçbir ilgim yok. 15 Temmuz günü Genelkurmay Başkanı’na izne çıkacağımı bildirdim. Darbenin ne öncesinde ne de planlamasında bir bilgim yok. 15 Temmuz gecesi öncelikle personelimin güvenliğini sağladım. İddianamede yer alan Sahil Güvenlik Komutanlığı’nı tehlikeye düşürecek hiçbir emir vermedim. Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bağlı botla ilgili benim hiçbir yönlendirmem olmadı. 15 Temmuz akşamı Sahil Güvenlik Komutanlığı karargahına almadığım tek bir kişi vardı. O da FETÖ ile bağlantısı olan bir şahıstı. Ben Bylock’u hiç kullanmadım. Görevimi kötüye kullanacak hiçbir eylemde bulunmadım. Kimseye zarar gelmeden o geceyi atlatmak için gayret gösterdim" şeklinde konuştu.

Mahkeme heyetine bu ifadeleri veren Yaycı’nın darbeci enişte Tümamiral Üstem hakkında mahkeme heyeti müebbet hapis cezası verdi. 92 sanığın yargılandığı davada darbeci Üstem’in de içerisinde bulunduğu 25 kişi eski Cari Harekat ve Arama Kurtarma Daire Başkanı yarbay Mustafa Şaban Gümüşiğne, emir subayı binbaşı Burhan Gülnar, Sahil Güvenlik Komutanlığı Genel Sekteri yarbay İsa Aydın, Personel Başkanlığı Atama Daire Başkanlığı Subay Atama Danışma Subayı yüzbaşı Temur Yılmaz, Personel Başkanlığı Personel Tevil Şube Müdürü binbaşı Mehmet Yılmaz, Personel Başkanlığı Atama Daire Başkanlığında görevli binbaşı Güray Demir, Strateji ve Prensip Subayı binbaşı Muammer Köse, Personel Plan Şube Müdürü Vekili binbaşı Erkan Şirin, Tatbikat Şube Müdürü binbaşı Ferhat Erel, Sahil Güvenlik Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı KOM Daire Başkanlığında görevli binbaşı Emir Nazlı, İlk İstihbarata Karşı Koyma Şubesinde görevli yüzbaşı Abdullah Karaca, Personel Planlama Şube Müdürü yüzbaşı Hakan Dişli, Plan ve Prensipler Başkanlığı Kuvvet Plan Daire Başkanı Vekili kurmay binbaşı Fatih Şahin, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanı Sezgin Şakrucu, Harekat Merkezi Vardiya Subayı yüzbaşı Ahmet Küçüktamer, Onarım Şube Müdürü binbaşı Mehmet Gümüşay, Harekat Başkanlığında görevli astsubay Hakan Mercan, Harekat ve Arama Kurtarma Merkezinde vardiya astsubayı Mustafa Özek, Personel Başkanlığında görevli astsubay Şahin Zengin, Personel Başkanlığı Atama Daire Başkanlığı Devlet Memuru İşlem astsubayı Mustafa Özdemir, Personel Başkanlığı Disiplin Moral astsubayı Samet Sorkulu ile Sicil ve Kıdem İşlem astsubayı Fehmi Tırpancı'nın ise yine aynı suçtan müebbet hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi.

Cihat Yaycı aynı zamanda, 1995 yılında il olan Yalova’nın son kaymakamı ve daha sonra ilk valisi olan Yaşar Yaycı’nın oğlu.

Neden Yaycı’nın eniştesini anlattım size?

Tümamiral Yaycı, barodan atılan kız kardeşi avukat A.Y.Ü. ve darbeci eniştesi Hakan Üstem’e rağmen örgütle mücadele etmekten bir an olsun geri durmadı.

Yaycı, TSK içerisinde FETÖ’ye mensup kişilerin ortaya çıkartılması amacıyla "Fetömetre" adı verilen uygulamayı geliştiren ve Libya ile Aralık ayında Münhasır Ekonomik Bölgelerin belirlenmesine yönelik imzalanan anlaşmanın fikir babasıydı.

Tümamiral Yaycı bu hizmetlerinin karşılığında ne yapıldı? Gece yarısı Genelkurmay Başkanlığı emrine alındı ve daha sonra görevinden istifa etti.

Şimdi soruyorum;

Peki, siz kız kardeşiniz ve eniştenize rağmen örgütle bu denli ciddi mücadele etme cesaretini gösterebilir miydiniz? 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ersoy Kandemir - 2 hafta önce
Bu işin içinde olup hala ortaya çıkmayanlar 1mm kıpırdasınlar isterse en yetkili makamlar olsun gereğini yapmaktan bir adım geri durmam,fetöyle mücadele bana göre sıka sıka yapılmalıdır bundan sonraki en ufak kıpraşımlarında,en baştan beri bunu savunan biri olarak tümevarım yöntemiyle hareket edenler dediğim tarzda gelişme olduğunda tümden gelim yöntemine geçeceklerdir diye düşünüyorum!Velivki geçmediler biz Türkler tarih boyunca Devletimiz için boynumuzu vermekten zerre geri durmadık,son cümlemi biraz daha açacak olursam Türkler Devleti için yaşar,herhangi bir makam ya da çıkar için değil,bir Türk’ün neler yapabiliceğini en iyi bilenler de bunu bildiği için fetö gibi bir dansözü tabiki bırakmak istemeyecektir!
Avatar
Hasan Ağır - 2 hafta önce
Aynı Zekai Aksakalı paşa ve Metin paşanın başına gelenler gibi.Demekki kripto fetöcüler hala sinsi sinsi görevlerini yapıyorlar.