banner140
banner127

banner113

“CHP’nin benim partim olarak kalacağını nereden bileceğim?” 


Hüseyin DAVUTOĞLU

Hüseyin DAVUTOĞLU

02 Şubat 2018, 16:57

Kocaeli’de gazetecilik mesleği içinde bulunan isimlerden sevdiğim, saydığım biridir Mevlut Soysal. Kendisi ile hiç mesai harcamadım, öyle sık sohbetlerimiz de pek yok ama fikren pek uzak olmadığım bir isim olduğunu biliyorum.

Sosyal medya CHP ile ilgili beyan ettiği bir fikri oldukça ilgi çekiciydi. Soysal şöyle diyor; “CHP’de kim genel başkan olmalı?” diye soruyorlar. Soruya soruyla yanıt veriyorum: “Hangi CHP?” Bakıyorlar boş boş…”

Çok mu kafa karıştırıcı bir cümle, hayır hiçte bile. Bu cümle müthiş derecede açık ve aydınlatıcı… Kesinlikle önce “Hangi CHP?” sorusunda cevap bulmak lazım…

Benim CHP ile ilgili düşüncelim herkesin malumu. Benim gözümde CHP ruhunu ve kimliğini kaybetmiş bir parti. Zaten kayıp olan o parçalar Kılıçdaroğlu ve avenesinin yönetiminde iyiden iyiye yok oldu.

Sol değerlere sahip çıkan, altı oku şiar eden ve Mustafa Kemal Atatürk ideallerine bağlı olan koskoca CHP bugün liberallerin, kuyrukçu solcuların ve daha bir sürü yapının kontrolü altında.  
Öyle çok uzaklara gitmeyelim, CHP’deki liberal kafanın en öneli temsilcilerinde biri olan Selin Sayek Böke çıktığı bir televizyon programında PYD ile ilgili soruya bakın ne cevap veriyor; “Şimdi ne ben ne arkadaşlarım bir yapının terör örgütü olarak değerlendirme yapacak istihbari bilgiye ve yapıya sahip değiliz”

Bu ne şimdi? Bir dönemde CHP’de yöneticilik yapmış, hali hazırda Atatürk’ün partisinde milletvekili olan bu hanımefendinin sözleri bu…

Bu ve benzer o kadar çok yanlış yapıldı ki bu CHP’yi işgal eden grupların sözcüleri tarafından. PKK olsun, FETÖ olsun, öyle güzellemeler yapıldık akıl alır gibi değil. 

Haziran 2015 seçimleri öncesinde bu partinin ağır toplarının Amerika ziyareti bugünlerin habercisiydi. CHP ve HDP’li ünlü kişiler ABD’li dostları ile birlikte basına gururla bir fotoğraf karesini servis ettiler. Masanın başında Sezgin Tanrıkulu, Selahattin Demirtaş da dâhil yedi kişi arz-ı endam ediyordu! Masanın arkasında iri puntolu yazıların bulunduğu mavi bir pankart vardı. Pankarttaki, “The New Kurdish Reality in the Middle East (Ortadoğu’da Yeni Kürt Realitesi)” ibaresi ziyaretin hedefini de gösteriyordu.

Pankartın sağ tarafında Amerikan bayrağı, sol tarafında ise HDP’nin logosu yer alıyordu. CHP ortada yetim gibi kalmıştı! Onları temsil eden hiçbir sembol yoktu! Herhalde altı oktan utanıyorlardı. 

İşte Mevlut Soysal’ın sorunu bu noktada anlam kazanıyor; “Hangi CHP?”

Atatürk idealleri ile örülü CHP’mi, yoksa liboş takımının, ABD, AB sevdalısı grubun Yeni CHP’si mi?

Hafta sonu CHP kongre yapacak ve belki de bu soruya cevap bulacak. 

“Muharrem İnce mi yoksa bu CHP’yi tekrar rayına sokacak isim” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. İnce maalesef bu kafalardan çok uzak bir isim değil. Hatta daha da ileri gideyim, Muharrem İnce, sırf Kemal Kılıçdaroğlu kongreyi kazasın diye ortaya çıkan tavşan bir adaydan başka bir şey değil. 

120 imza meselesi var biliyorsunuz, kongrede genel başkanlığa aday olabilmek için. CHP’de Kılıçdaroğlu tek aday olmasın, “AKP değil biz çok demokratız” havası verilmesi için Muharrem İnce çıkartılıyor Kılıçdaroğlu’nun karşısına. Peki bu durumda ne olacak, Ümit Kocasakal ve Ömer Faruk Eminağaoğlu gibi isimlerin önü kesilecek. Al sana iki adaylı bol demokrat kongre, daha ne istiyorsunuz CHP delegeleri…

Mustafa Kemal Atatürk’ün önemli bir sözü ile noktalamak lazım bu tartışmayı, “CHP’nin benim partim olarak kalacağını nereden bileceğim?” diyen Ulu Önderimiz, herhalde bu kadarını da tahmin etmemişti!

Çözüm aslında o kadar net ki; Atatürk'te birleşip Kemalist Devrimin karargahında toplanılır ve büyük kuvvet yaratılır. Bu merkez önderliğinde CHP de, Türkiye de kurtulur.


 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.