banner521


Bülent Arınç'ın adalet terazisi


Gökhan Karabulut

Gökhan Karabulut

16 Mayıs 2020, 17:52

PKK Terör örgütünün yıllar boyu sürdürdüğü siyasi propaganda dilidir. ‘DAĞA MI ÇIKSINLAR’’

Arınç’ta, TV 5 kanalında Muhammed Vefa ve Bünyamin Güler’in konuğu olduğu programda tekrarladı o cümleleri. KHK’lılar ile ilgili, “Beraat etmiş, hakkında takipsizlik kararı verilmiş veya hakkında hiçbir dava açılmamış insanlar sadece ihraç edilmekle kalmadı. Yurtdışına yasağı var, pasaportlarına el kondu vs. şimdi böyle bir adamı düşünün iş arıyor ve iş bulamıyor. Kimse buna iş vermiyor. Ben de isyan ediyorum; Bu adam dağa mı çıksın?”

Haksız mı Arınç? Yerden göğe kadar haklı. Hakkında beraat kararı verilen KHK’lıların işsiz kalması, önlerindeki setlerin hala duruyor olması vicdanları kanattığı bir gerçek. Neresi yanlış? ‘’Dağa mı çıksınlar’’… Kirli, tehditkâr, terör örgütlerinin anarşist sözcüğü, temelsiz piç bir kelime…

Arınç’ın gafları sadece bununla mı sınırlı? Hayır. Son olarak camilerden okunan dualardan rahatsız olmuş ve beylik sözlerle camilerden yapılan duaların insanları bıktırabileceğini dile getirmiş. İlim insanı, akil isim Arınç tepkiler üzerine de, ‘’hiçbir kurum, hiçbir makam, hiçbir unvan baki değildir. Hepsi gelip geçicidir. Bunlar için insanın haysiyetini, onurunu, kişiliğini, ilkelerini çiğnemesi zavallılıktır. İnandığın değerler, ilkeler ve onurumla doğruya doğru, yanlışa yanlış demeyi sürdüreceğim’’ ifadesini kullanmış.  

Unutulmamalı ki; Hakikatte insan Hakk’ın sıfatlarının ve zatının aynası olmalı, ne demiş Mevlana, cahil ne gelirse söyler diline…

Neyse asıl konumuza geleyim, girişi oldukça uzun tuttum. Sizleri 2003 tarihine götüreyim, Bülent Arınç’ın meclis başkanı, Erdal Sarızeybek’in de Manisa İl Jandarma Komutanı ve  Orgeneral Şener Eruygur’un da Jandarma Genel Komutanı olduğu yıllara.

Manisa İl Jandarma Komutanlığı bir ihbar geldi, ‘Nurcuların okuyucu grubu’ olarak bilinen yapıya operasyon için düğmeye bastı. Yapılacak operasyonda basılacak evlerden birinin dönemin TBMM Meclis Başkanı Bülent Arınç’ın Alanya’lı olan annesi Sevdiye Arınç’a aitti. Operasyondan haberi olan Arınç, Sarızeybek’e ‘’annemin evinde arama yapacakmışsınız, aramada dikkat edin olur mu, annemin alt katta bulunan eşyalarına askerler zarar vermesin’’ ricasında bulunmuştu. Ne kadar naif, akılcı ve şefkat dolu bir talep değil mi? Devam edin okumaya o zaman…

Arınç ailesine ait eve operasyon yapılacağı sene Cumhurbaşkanı Necdet Sezer görevini Abdullah Gül’e devredeceği dönemdi. Hata Arınç Portekiz’a uçarken gazetecilerin yapılacak operasyon ile ilgili gelen soruya verdiği cevap çok manidardı,’’ evet operasyon doğru 16 Mayıs’tan sonra geniş bir açıklama yaparız. Sayın Eruygur ve Albayımıza söyleyecek çok sözüm var onun için 16 Mayıs tarihini bekleyelim’’ olmuştu.

Daha sonra ne oldu? Manisa İl Jandarma Komutanı Erdal Sarızeybek’in Şanlıurfa’ya tayini çıktı. İş bununla da kalmadı, Sarızeybek Yurtdışına gönderilerek Fransa’da yapılan uluslararası tatbikatta komutan olarak görevlendirildi.

Sarızeybek’in Urfa’ya tayin olmadan önceye dönelim… Urfa’ya neden tayin olduğunu daha iyi anlamamız bakımından! Operasyon için düğmeye basıldı, Arınç’ın annesinin de içerisinde olduğu beş ayrı adreste arama kararı almak için harekete geçildi. Adreslerin ikisi polis mıntıkasında üçü ise jandarma mıntıkasındaydı.

Evlerden biri Arınç’a ait çıkmasının ardından operasyon yetkisini verecek olan savcı telaşa kapıldı. Savcı ne yapsın, eve girin dese olmaz, girmeyin dese olmaz…Affedersiniz iki ucu b..k..u değnek. Arınç’ın evi nasıl aranacak? Fakat deliller yeterli görülmüş, o evler aranacak! Askeri, polisi, savcıyı aldı bir telaş, çoluk çocuk var, emeklilik var, var da var…

Asker ve polis operasyonun yapılacağı gün savcıdan yazılı emir alamadı ve operasyon geçici süre askıya alındı.

Arınç ailesinin evinin de içerisinde olduğu beş eve operasyon yapılamamıştı. Erdal Sarızeybek, sigarasını yakmış dertli dertli düşünürken Ankara’dan telefon geldi. Telefonun ucundaki ses Jandarma Genel Komutanı Şerner Eruygur paşaydı.

Ve iki asker arasında şu telefon trafiği yaşanır

Albay Sarızeybek, Manisa İl Jandarma Komutanı, emret komutanım.

Nasılsın evladım. Sağ ol komutanım

Anlat bakayım bu Arınç meselesi nedir? Şimdi olay ne safhada?

Komutanım, savcılık kanalıyla mahkemeye başvurduk arama kararının genişletilmesi için. Yarın cevap verecekler. Biz gerekli tedbirleri aldık, bekliyoruz komutanım.

Peki, evin etrafında tedbir aldınız mı, filme çektiniz mi? Evet komutanım.

Şimdi o tüm dokümanlardan, CD’lerden birer kopya çıkar, hemen bu gece bir kuryeyle bana gönder.

Emredersin komutanım.

Erdal Sarızeybek’in bu telefon görüşmesinin ardından gözüne uyku girmedi.

Nasıl girsin?

Jandarma, Meclis başkanının annesinin evinde arama yapacak ve gerekçe ise, Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet yerine şeriatı getirmeyi hedefleyen bir tarikat ya da cemaatin yaptığı izinsiz dini eğitimin önlenmesi ve faaliyetlerinin açığa çıkarılması!!!

Tüm bu yaşananların ardından bakın olay nasıl devam etti.

Savcı topu mahkemeye atınca, asker ve poliste mahkemenin vereceği kararı beklemeye başladı.

Sabahın ilk ışıklarıyla beraber gözler mahkemenin vereceği karara kilitlenmişti. Ve beklenen karar geldi, mahkeme yeterli delil olmadığından arama yetkisini reddetmişti.

Yargıya müdahale mi edildi? Der gibisiniz, olur mu öyle şey yargıya müdahale edilir mi hiç…

Fakat soruşturmayı yürüten asker evlerde arama yapmak istiyordu, hemen üst mahkemeye itiraz edildi. Asker başladı üst mahkemenin vereceği kararı…

Erdal Sarızeybek komutanlığa geçtiğinde tekrar telefonu çaldı, telefonun ucundaki ses yine aynı sesti, Jandarma Genel Komutanı Eruygur Paşa.

Görüşmeyi dinleyelim;

Manisa İl Jandarma Komutanı, emret komutanım.

Evladım, neo ldu? Gelişmeler nasıl?

Komutanım, mahkeme talebimizi reddetti. Bir üst mahkemeye başvuruldu. Kararı bekliyoruz. Bütün yasal yolları kullanıyoruz komutanım.

Evde tedbirler devam ediyor mu?

Ediyor komutanım, 24 saat esasına göre tedbir aldık. Komutanım ayrıca Meclis Başkanı Sayın Arınç aradı. Eşyalara zarar verilmemesini istedi. Bilgilerinize arz ederim.

Başka bir şey dedi mi?

Demedi komutanım. Bizimle çok nazik konuştu. Görevimize müdahale olacak bir şey demedi komutanım.

Son alınan dokümanları da hemen bu gece kuryeye ver, doğrudan bana getirsin.

Emredersiniz komutanım. Başka bir emriniz var mı komutanım.

Sağ olun.

Sıkıldığınızın farkındayım, tamam sonuca geliyorum.

Üst mahkemede gelen talebi reddetti.

Soruşturması genişlemesi beklenen operasyon üst mahkemeden de gelen ret yanıtıyla çöpe gitti.

Sonra!

Erdal Sarızeybek Urfa’ya, Orgeneral Şener Eruygur Ergenekon kumpasıyla cezaevine. (cezaevinde felç geçirdi)

Arınç, Portekiz’e uçarken gazetecilere yaptığı açıklamaların arkasında durmuştu.

Şimdi kalkmış, haktan hukuktan, dağa çıkmaktan, yargı kararlarına olan saygıdan, duanın insanları rahatsız ettiğinden dem vuruyor. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ersoy Kandemir - 2 hafta önce
VAllahi ben kendisinden fikirlerinden pek hazetmem,bunca yıl bu memlekete ne başarısı olmuş onu da anlamadım,rahmetli Erbakan hocayı severim,Bülent Arınçta ne buldu bilmiyorum,ılımlı konuşan biri,Kocaeli’den sevdiğim bir tanıdığımızın iyi de ahbabı,kendisine fettullahdan öncede güvenmeyen biriydim,hala da güvenmediğim gibi kendisinin Deniz Baykal’la akraba olduğundan tutun Menemen olayına kadar türlü söylemler var,kendisinin dediklerine itibar etmiyorum,özellikle Melih Gökçekin yüzündeki gülümseme ile kendisinin gülümsemesini birbirine çok benzetir,ikisindende zerre kadar hazetmem!
Avatar
Hasan Ağır - 2 hafta önce
Ne söylenirki.İşine geldiği gibi konuşuyor.Ne özelliği var kendi danışman oğlu vekil.Daha öncede apoya övgüler dizip pkkyada aynı sözleri söyleyip açılım saçılm zamanında bende dağa çıkardım.