banner369
banner373


Bu fotoğraftaki genç kızın İzmit’e uzanan yolculuğu…


Hüseyin DAVUTOĞLU

Hüseyin DAVUTOĞLU

25 Mart 2019, 16:13

Mustafa Kemal Atatürk, bildiğiniz gibi pek çocuğu manevi evlat edinmiş. Hepsi ile yakında ilgilenen Atatürk, onların önemli birer kişilik olması için yoğun çaba sarf etmişti.

Sabiha Gökçen, Ülkü Adatepe, Afet İnan gibi isimler en çok bildiklerimiz. Ama bir kişi daha var ki, ona İzmitli desek hiçte yanlış olmaz. Adı Nebile İrdelp…

1910 yılında İstanbul’da dünyaya geldi Nebile İrdelp. Beylerbeyi Tekkesi şeyhi Mehmed Nesib Sayıt’ın kızıydı. Mehmed Nesib Sayıt’in Kocaeli ile bir ilgisi olup olmadığını bilmiyoruz ama Nebile İrdelp amcasını, Kocaeli için çok önemli biriydi.  Nebile İrdelp, zamanın Kocaeli Valisi olan Eşref Sait’in yeğeniydi.
 

Eşref Sait, 1927-1934 yılları arasında Kocaeli’de valilik yapmıştı. Atatürk’ün silah arkadaşı olan Eşref bey, İzmit’te kalıcı eserler bırakan önemli bir isimdi. İzmit Atatürk anıtı onun döneminde yapılmıştı. 
 

Kocaeli’de pek çok okulun yapıma ön ayak olan isimlerden olan Eşref Sait, ilimizin önemli okullarından Ulugazi İlkokulu ve Necati’ye İlkokulu gibi önemli okulların yapımı sağlamıştı.
 

O yıllarda İzmit’in en büyük sorularına biri olan bataklıkların kurutulması çalışması yine Eşref Bey zamanında başlamıştı. 
 

Nebile İrdelp, Atatürk tarafından 18 yaşında evlat edilmişti. Çok neşeli, konuşkan ve güzel bir kız olduğu bilinen Nebile Hanım’ın tatlı ve gür sesinden şarkılar dinlemeyi Atatürk çok severdi. 
 

Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun eşi Leyla Karaosmanoğlu'nun 1985'te Hürriyet'ten Emin Çölaşan'a verdiği mülakata göre geliş hikâyesi şöyle:
 

“Nebile, çok iyi bir ailenin çocuğu. Ama deli bir çocuk. Bu Nebile, Atatürk'ü çok merak ediyor ve evinden kaçıp Dolmabahçe Sarayı'na giriyor gizlice... Yakalıyorlar, ama kovmasınlar diye yalvarıyor. Neyse, hizmetçi olarak alıkoyuyorlar orada bunu. Bir gün üst kata, Atatürk'ün yanına çıkıveriyor ve diyor ki, 'Paşam, ben alt katın hizmetçisiyim...' Bu sırada da ailesi fellik fellik kızı arıyor. Ve böylece Paşa Hazretleri'nin yanında, orada kalıyor Nebile..."
 

1928 yılında 18 yaşında Çankaya'ya gelen Nebile Hanım orada sadece bir yıl kalır. Bir yıl sonra Atatürk tarafından Ankara Palas'taki o düğünle Viyana Büyükelçiliği Başkâtibi Çerkes Tahsin Bey evlendirilir.

Atatürk’ün meşhur bir fotoğrafı vardır. Bir düğünde gelinle vals yapan o fotoğraf. İşte o fotoğrafın çekildiği düğün Nebile hanımın düğünüydü…
 

Nebile Hanımın evliliği ise pek uzun sürmez. 1929 yılında Dışişleri Bakanlığı mensubu Tahsin Bey ile evlenen Nebile Hanım 1931 yılında boşanır.
 

Tekrar Atatürk’ün yanına dönen Nebile Hanım, 1934, 1935 yıllarında Ankara Palas'taki 29 Ekim balolarında Atatürk'ün yanı başında görülür.
 

Nebile hanım bu kez 15 Ağustos 1937 tarihli Cumhuriyet gazetesinde çıkan küçük bir habere konu olur. “Mesud bir evlenme” başlığıyla çıkan o haber ise şöyleydi;
 

“Sabık Darülfünun müderrislerinden Mehmed Nesib Sayıt'ın kızı Bayan Nebile ile değerli gençlerimizden Sabahaddin İrdelp'in evlenmeleri dün Dolmabahçe Sarayı'nda Atatürk'ün huzuru ile ve çok güzide bir kütlenin iştirakiyle tezid olunmuştur. Cumhuriyet, genç çifte saadetler temenni eder.”
 

Nebile hanımın ikinci evliliğini yaptığı Sabahaddin İrdelp, İzmit SEKA Kağıt Fabrikası’nda görevli mühendislerden biriydi. 
 

Sabahaddin İrdelp, tıpkı yeni eşini Nebile hanım gibi amcası oldukça tanınan bir isimdi. Sabahaddin İrdelp, Atatürk’ün özel doktoru Ömer İrdelp’in yeğeniydi. Atatürk’ün ölmeden önce son sözü olan “Vealeykümüsselam”ı duyan kişi de Ömer İrdelp’di…
 

Tesadüfe bakın ki, bir zamanlar amcasının sayısız hizmetleri bulunduğu İzmit’e gelin gelmişti Nebile Hanım. 

Sabahattin İrdelp ile ikinci evliliğini yapan Nebile Hanım 1942 yılında eşinden ayrılmıştı. 

Atatürk'ün hastalandığı günlerde Nebile de hastalanmıştı. Menenjit ve tüberküloz hastalığına yakalanan Nebile İrdelp, değişik hastanelerde tedavi görür ve en sonunda İstanbul Fransız La Paix Hastanesi'nde 1943 yılında hayatını kaybetmişti.

Nebile hanımın İzmit’te neler yaptığı, nasıl bir hayat yaşadığı ile ilgili pek bir bilgimiz yok. Hastalığı sebebiyle İzmit’teki yaşamının pek uzun olmadığını söylemek mümkün.

Not: Yazıya ilham kaynağı olan Feyzullah Yavuz Ulugün’e teşekkürler…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.