banner373


Bizim işçilerin Güney Koreli kadar değeri yok mu?


Hüseyin DAVUTOĞLU

Hüseyin DAVUTOĞLU

29 Temmuz 2020, 16:37

Sendika, sendika, sendika…

Her zaman üzerine basa basa tekrarlamakta yarar var. Eğer bir iş yerinde, işçi hakkını arayacaksa bunun tek yolu sendikadan geçer. Sendikasız ve örgütsüz işçinin, patronun iki dudağının arasında

yaşamaktan başka bir çaresi yok.  
 

Sendikanın ne kadar önemli bir şey olduğunu ben daha çocuk yaşlarda öğrendim. Daha önce yazmıştım büyük madenci grevini, orada çocukken nasıl büyüdüğümü, Şemsi Denizer gibi bir sendikacının ve örgütlü işçinin neler kazanabileceğini.
 

Türkiye’de sanayinin en yoğun olduğu kentlerden biri olan Kocaeli ise sendika ihtiyacı ekmek kadar su kadar önemli. 
 

Burada sendikaların yeterliliği, neler yaptıkları, gerçekten işçilerin çıkarlarını mı düşündüğü konusuna girmeyeceğim. O başka bir tartışma konusu. En kötü sendika, sendikasızlıktan yine de iyidir.
 

Binlerce fabrikanın bulunduğu Kocaeli’de özellikle limanlar ve büyük fabrikalarda olmayan sendikanın sıkıntısını işçiler çekiyor.
 

Bırakın örgütlenmeyi, sendikanın “s” sini bile ağzınıza aldığınız anda kovulacağınız Kocaeli’de bulunan bir limanda işçiler çalışırken, aynı şirketin başka bir ülkesine ise işçiler hakları için grev yapabiliyor. İşin daha enteresan tarafı, onlar grev yaparken işlerini ise bizim sendikasız çalışanlar yapmak zorunda kalıyor.
 

Sendikasızlığın en fazla sıkıntılarını çeken işçilerden biri de Hyundai Assan çalışanları. Güney Korelilerde ve onun ülkemizdeki ortaklarında ilginç bir biçimde sendika alerjisi var. Hyundai kuruldu kurulalı hiçbir sendika fabrikanın kapısından içeri giremedi. Düşünün, koskoca fabrikada ne kadar insan çalışıyor ama bir sendika bile yok.
 

Hyundai çalışanları gazetemize bir mektup gönderdi, okudunuz. Hyundai Assan Fabrika Müdürü Wongyun Park’ın adeta işçiler üzerinde eziyetlerini tek tek kaleme almış işçiler. 
 

Wongyun Park’ın işçiler üzerinde kurduğu baskı sonucunda, fabrika içinde iş barışının nasıl bozulduğunu belirtti işçiler. Tuvalete giderken bile gözlem alanında olduklarını ifade eden işçiler, yaratılan ortam sebebiyle, Koreli çalışanlar ile Türk çalışanlar arasında gerginlik çıkmasından endişe ediyor.
 

Aslında buna pek şaşırmıyorum, işte kapitalizm böyle bir şey. Emekçi artı değer üretir patron sefasının sürer, arada işçi ise hep ezilir.
 

Şimdi burada işçilere akıl verip, “haydi sendikada örgütlenin” diyemem, doğru olan bu ama bu vebalin altına giremem. Çünkü biliyorum ki hepsi işten atılacak. 
 

Güya işten atma yasağı var, atamazlar değil mi? Onun da koskoca bir yalan olduğu ortaya çıktı. İşte, Dilovası'nda bulunan Özer Elektrik’te 10 işçi işten atma yasağına rağmen işten atıldı. Patron ne yasak dinledi ne de başka bir şey. Kılıfına uyduruldu, 10 işçi kapını önüne konuldu.
 

Bu Güney Koreli arkadaşa bir sorun bakalım, kendi ülkesindeki çalışanlara aynı muamele yapılabiliyor mu? Hyundai grubunun Türkiye dışında sendikasız işçi çalıştırdığı bir başka fabrikası var mı? 
 

Aslında temel sorun burada yine iktidarda. Patronları seven AKP, biraz da işçiyi sevse aslında bütün sorun kökünde çözülecek ama işte olmuyor. 
Son sözü ben değil de Hyundai Assan çalışanları söylesin o zaman;

 

“Bütün işçilerin beklentisi değneksiz köy bulmuş gibi davranan bu kişinin derhal iç huzuru sağlamaya çalışması ve işçiyi ezen tavrına son vermesi gerekmektedir.”
 

FARUKCUĞUM NE OLDU SUÇ DUYURUSU
Konuyla alakası yok ama bir şeyi de söylemden geçemeyeceğim. Faruk diye biri vardı, bir önceki yazıma vermişte veriştirmişti. Birde hakkımda suç duyurusunda bulunacağını ifade etmişti. Sahi Faruk ne oldu o iş, suç duyurusunda bulundun mu?  
Yoksa daha öncede beni bol bol tehdit eden ağabeylerin gibi sen de mi tırstın? 
Bilmiyorsan adliyenin yerini ben sana tarif ederim hiç üzülme sen…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Alikahyali - 1 hafta önce
"En kötü sendika, sendikasızlıktan yine de iyidir."
Ben bu soylediginizi yillarca soyluyorum.
Biz posco da ceremesini cektik. Biz sendika derken iscilerin yarisi patroncu oldu ama sonuna kadar hakkim haram olsun .
Sonumuzu suan ki hükümet ve patroncu isciler getirdi. Siz hatirlarsiniz olahi belki.
Ya sendikali olacaksin ya da yalaka yalama olup surekli seref yoksunu olup ezilceksin bu kadar.
Az uyanik olun iscilerin birligi patronlari da yener sendikaya dusman patron yanlisi hukumetide yener. Ya da sonsuza dek ezilmeye mahkumsun.
Bir söz duymustum cok hak verdim;
" Bize şükretmeyi öğrettiler zenginlerin duzenleri bozulmasin" diye...
Cok haklilar...
InsAllah bir gun isciler kazanir ve rahat ferah bir Türkiye'de yasariz...
Avatar
İzmit’in çocuğu herkese yeter - 1 hafta önce
Sabır deriz önümüze bakarız sabrımız taşarsa taşıranı baştan ederiz.Böyle devam edin el mi yaman bey mi yaman göreceksiniz.Hadi bakalım Hodrimeydan
Avatar
Samimiyetsizler - 1 hafta önce
Geçen yapılan haberden sonra bugün çıkmışlar paydos vakti bayramlaşma merasimi yapıyorlar..yermi arkadaş işçi sizin bu oyununuzu..samimiyestsizler çıkmışlar oraya bayram kutluyorlar..nekadar komik duruma düştüklerini onlarda biliyor aslında.milletin artık sabrı taştı..bakalım neler olacak hep beraber göreceğiz...