banner446
banner421


Bilim insanı; Toplum insanı olursa…


Kenan SEYREK

Kenan SEYREK

10 Temmuz 2019, 15:51

Yıllarca uzak kaldık. Ya ulaşılmaz olmak için ya ulaşamadığımız için. Bazen de sistem ayırdı, yakınlaşmak isteyenleri de aykırılıkla itham edip, ayakaltı etti. 

Askerimiz, kışladan kükredi, polisimiz, karakolda ayna var şarkısı ile titretti, doktorumuz, hastayı tedavi etmeden iyi etti.

Ya bilim insanlarımız, diline 29 harfin dışında öyle harfler yapıştırdı ki sakız gibi yıllardır çıkaramıyoruz…

Üniversitelerin korunaklı duvarlarında, bedeni yükselten soğuk yapılarında kendilerine ayrı bir dünya kurup, dünyayı kendi dünyalarından yönetme ve yönlendirme sevdasına düştükleri için bilim insanları toplumdan çok uzaklar ve uzakta tutmak içinde ellerinden geleni yapıyorlar...  

Mesleki anlamda duayen olan bu insanların dili kitabın dili olunca duygudan ve mimikten yoksun, sokağın sesine yaban ve gönüllerde soğukluktan başka yer edinemiyorlar.

 Sizi dışlayan, size sözleri ile kapılar ören hangi makam olursa olsun gönlünüzde kutuplardan öte bir yer edinemezler. 

Toplum ile barışık ve topluma dönük yaklaşımları daha da sosyalleştiren yaklaşım içinde olan ilim insanlarına karşı toplumda da farklı bir karşılık oluşmaya başladı.

Biz, bir ve birlikte güçlüyüz sözünü son dönemde tüm kurum ve kuruluşlar kendilerini topluma açarak göstermektedirler. Üniversitelerde toplum üstü değil toplum ile daha da büyük olacaklarını çünkü sermayelerinin bu toplum olduğunu algılamış ve ona yönelik çalışmalar yapmaya başlamış durumdalar.

İlimizde bunun birçok öncüsü bilim adamı bulunmakta. Ben size iki isimden bahsedeceğim.  Doç.Dr. Hasan Hüseyin Taylan ve  Doc. Dr. Kadir Gömbeyaz hocalarımız.  

İnsanın olduğu her alanda ve insanı noktada olan ve sohbet ortamı oluşturan, kahve de, dernekte, çay ocağında ortamda bulunanlarla sohbet eden, onların gönül dünyasına dokunan, elde ettikleri birikim ve bilgileri aynı dili kullanarak yansıtan iki gönül dostu. Ben bilirim dilinden sakınan, bizi güçlü kılma sevdasında olan, bir çocuktan bile öğrenilecek birçok şey var anlayışı ile yaklaşan iki güzel toplum adamı. 

Hasan hoca Sosyolog ve Sakarya üniversitesinde görevli, ilimizde birçok söyleşide, panelde, Yeni Cuma çay ocağında, otobüs durağında onu sohbet içinde bulursunuz. Sizin ile sohbet eder iken  sizi kendisine o kadar yakın hissettiriyor ki o yapaylaşmış sınırlar kalkıyor ve o zaman işte sizin ile dertleşen ve yoldaş olan bilim ortaya çıkıyor. Halkın gündeminde, gencin dilinde ne var ise toplumun değerleri ve kültürünü koruma adına o gündemi işleyen cabası ile kentin takdir ettiği bir yaklaşımı var.

Kadir hoca, Kocaeli üniversitesinde ilahiyat hocası, dini yaşanır ve yaşatılır kılmak gibi bir sevdası var. Din adamlarının zorlaştırdığı, insanı uzak tutan, dinin üstünü kabuk gibi ören anlayışı yıkmak için uğraşıyor. Dini asıl zorlaştıranların din tüccarları olduğunu ve buna da din adamlarının kullandıkları dil ile çanak tuttuğunu söylüyor. Sokağın dilini kullanmayan din adamının dilinden düşenlerin milletin kalbinde din sevgisi oluşmasını bırakın soğumasına neden oluyor yaklaşımı var.

O yüzden yetiştirdiği öğrencileri önemsiyor ve toplum ile onları sık sık bir araya getiriyor.  
İşte bu iki örnekte olduğu gibi bilim adamları kalelerini yıkar, toplumun değerleri ölçüsünde gönül dünyalarını açarlar ise toplum gerçek aydınlanmayı yaşar. O zaman bilim ve toplum yarınlar adına kucaklaşır ve bilimin getirdikleri yaban kalmaz insanımıza. 

Beni ümutvar kılan bu hocalarıma toplum adına teşekkürü borç biliyorum… 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.