banner368
banner373


Basın günü ve siyaset!


Gökhan Karabulut

Gökhan Karabulut

10 Ocak 2019, 17:13

21 yıldır Gazetecilik mesleğinin içerisindeyim. 15-16 yılım sokaklarda muhabirlik yaparak geçti. Şimdi masa başında haber üretmeye çalışıyorum.

Türkiye son 20 yıldır çok değişti. Eleştirinin hakaret, karikatürün suç sayıldığı döneme bu zamana kadar şahit olmadım.

Meslek büyüklerim 1980 darbesini yaşadılar, askerin onayı olmadan gazete sayfalarına tek bir haber yayınlanamazdı.

O günleri şükür yaşım itibariyle görmedim.

1990 yıllarında gazetecilik çok daha zevkliydi, o dönem bir gazeteci olarak değil okuyucu olarak takip ederdim gazeteleri.

Fakat o dönemler gazete manşetleriyle hükümetler indirilip yeni hükümetler kurulurdu!

Lakin bir o kadar da özgürdü yayın kuruluşları. Bu özgürlük maalesef istismarı da beraberinde getiriyordu. Gazete patronları kendilerini toplumdan üstün görme, hükümetleri dizayn edebilme cesaretini de gösteriyorlardı.

Kastetmek istediğim basın özgürlüğü değildi bu yöntem ve metot.

Hayatım boyunca düşünen, yazan ve konuşan insandan korkmadım.

Şiddete başvurmuyorsa, eline silah almıyorsa, insanların konuşmasından, yazmasından, okumasından hiç rahatsızlık duymadım.

Lakin bugün kitap silahtan daha tehlikeli olarak görülüyorsa, makaleler, haberler bomba gibi algılanıyorsa!!!

Gazeteciler başta olmak üzere düşünen, yazan insanlardan korkulmaması gerektiğine inanıyorum.

Toplumlar konuştukça, okudukça, yazdıkça gelişir, özgürlüklerin temelinde bu olgu vardır.

Gelişen dünyada bilgi teknolojisi aldı başını gidiyor. Toplum ve birey artık bilgiye çok rahat ulaşabiliyor. Bilgi artık insanların sadece parmağının ucunda.

Bilginin bu denli hızlı bir şekilde yaygın olduğu dünyada, özgürlüğün temeli olan bilgiden korkulmamalıdır.

İnsanlar sosyal medya adreslerinde yazdıkları tek cümle nedeniyle hapse girmemeli. Gazeteciler yazdıklarından dolayı hor görülerek, aşağılanarak mahkeme koridorlarında derdest edilmemeli.

Dünya değişiyor, bilim de gelişiyor ve buna paralel olarak teknolojinin insanoğluna sunduğu bilgi havuzu da büyüyor.

İktidarlar toplumun her ferdini aykırı düşünüyor diye dışlamamalı. Ülkeleri zengin kılan farklı düşünceler ve fikirlerdir.

İktidar gücünü elinde bulunduranlar, bu zenginliğe leke sürmemeli. Aykırı düşüncelere de saygı duymalı.

Türkiye’de maalesef medya siyaset ilişkisi her dönem vıcık vıcık olmuştur. Medya ve siyaset ilişkisinin tekrar yorumlanmasının yolu, bilgiden, gelişimden, üretimden geçmektedir.

Bilgi gelişimi, gelişim ise üretimi tetikler. Üreten toplumlar demokrasiye, özgürlüklere sahip çıkar ve yaşadığı toprakların geleneklerine bağlı nesiller yetiştirirler.

Biz gazetecilerin, siyasetçilerin, sendikacıların, sivil toplum kuruluşlarının ve toplumun her katmanının özgürlüklere ve demokrasiye geçmesinin tek yolu bilgiye dayalı gelişim ve üretimden geçmektedir.  

Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi, ‘Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır’

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.