banner421


Aygün yanlış tercihti


Gökhan Karabulut

Gökhan Karabulut

17 Eylül 2019, 16:53

AK Parti 31 Mart tarihinde yapılan yerel seçimler öncesinde Belediye Başkanlarını belirleme sürecinde çok yanlış kriterlerle seçmenin karşısına çıktı.

Halkta karşılığı olmayan, siyaseten emekliğe sevk edilmesi gereken politikacıları seçmenin karşısına diktiler.

AK Parti rüzgârıyla birçok aday sandıktan belediye başkanı olarak çıktı. Bu isimlerden biri de Derince Belediye Başkanı Zeki Aygün.

İlimizde üç dönem milletvekilliği yapan Aygün’ü sokakta kimse tanımaz. Görev yaptığı dönem zarfı içerisinde kentimizin hangi sorununu çözdüğünü kimse bilmez.

Pasif, etkisiz bir milletvekilliği dönemi geçirdi. AK Parti içerisinde ağabey olarak görülse de kentimizde ki karşılığı yok hükmünde olduğu bir gerçek.

Geçtiğimiz gün Derince ilçesinde tatsız olaylar yaşandı. Pazarcılara tezgâh açma izni verilmedi.

Ekmeklerini pazarcılık yaparak kazanan esnafımız haklı olarak Derince Belediyesini bastı. Haklarını aradılar, karşılarında muhatap alınacak birini aradılar…

Ve hak arama mücadelelerinin karşılığını da biber gazı yiyerek aldılar.

Hiç unutmuyorum, Zeki Aygün’ün Derince Belediye Başkanı adayı gösterileceğini aylar önce kaleme aldığımda Aygün yakın çevresine,’’ bana orayı mı uygun görüyorsunuz’’ diyerek çıkışmıştı.

Yerel yöneticilik zor bir iş, her kişinin yapabileceği bir iş değil.

İşte Aygün’ün yönetimsizlik anlayışı 5 ayda Derince ilçesini bu noktaya getirdi.

AK Parti Genel Merkezi Allah’tan bir hata yapıp Aygün’ü Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak çıkarmadı.

İkinci bir İbrahim Karaosmanoğlu vakasını bu kent kaldıramazdı.

TANZER ÜNAL’IN YAZISI DİZİSİ BUGÜNLERDE ÇOK ÖNEMLİ

1980 darbesi olduğunda henüz 1 yaşındaydım. Okuma çağına gelince 1980 darbesiyle ilgili onlarca kitap okudum. Okuduğum kitapların tamamı politik kitaplardı.

Ülkücü ve sol görüşe sahip çok sayıda yazarın anılarını okudum.

O gün ve sonrası yaşananlar, idamlar, işkenceler, baskılar…

Darbeyle ilgili yeterince bilgi sahibi olmuştum okuduğum kitaplardan.

Fakat bir gazetecinin 1980 darbesinde yaşadıklarını, gazetesini nasıl bastığını birinci ağızdan okuma fırsatım olmamıştı.

Okuduğum politik kitaplarda ise bilindik bilgiler vardı, gazeteler basılmadan önce askeriyeye gider asker onay verirse gazete basılırdı.

1980 darbesini anlatan politik kitapları okurken hep ‘o dönem gazeteci olsaydım ne yapardım?’ diye kendi kendime sormuşumdur.

Cevabını sanırım birinci ağızdan kaleme alınan Kocaeli Gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Tanzer Ünal’ın makalelerinde buldum.

Ünal’ın 1980 anılarına dair başlattığı yazı dizisi çok ilgimi çekti.

Bir gazeteci gözüyle 1980 darbesinde yaşananları özetleyerek makalesine taşıması biz genç gazetecilerin ufkunu açtığını söyleyebilirim.

Bugün gazeteciliğin bitme evresine geldiği bir dönemde Tanzer Ünal’ın başlattığı yazı dizisiyle tekrar habercilik heyecanım arttı.

Araştırma haberciliğinin yok olduğu günümüzde meslek büyüklerimizin kaleme aldığı makaleler bugünlerde çok kıymetli.

Gelişen teknolojiyle birlikte kopyala yapıştır haberciliğinin yaygınlaşması, sorgulayan değil ezberci haberciliğin revaçta olduğu bugünlerde bu tür makaleleri, anıları önemsiyorum.

Gazetecilik mesleğine yeni başlayan genç gazeteci adayı arkadaşlarıma tavsiyem Ünal’ın yazı dizisini takip etsinler, dün ile bugünü kıyas etsinler.

Gazeteciliğin nasıl yok edildiğini, katledildiğini bu yazı dizisinde mutlaka bulacaklardır.

Ve yarınlarına ışık olacaktır. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ks - 1 ay önce
Fetoculara saygı duymuyor vatandaş ama birileri ısrarla bu benim adayım saygı duyun dedi, zeki Aygün Feto neferi gibi dolaştı unutmayalım
Avatar
Hasan Ağır - 1 ay önce
Zeki büyükşehiri istiyordu karadeniz lobisi ona kapasitesi olmadığı için Derinceyi verdi.5 Yıl kayıp.Zaten onun ve çoğu tahsili olmayan meclis üyelerinin kınamak için değil belediyeciliğ çözmelerine ömürleri yetmez 5 yıl kayıp.Keşke şu yazdığın liman tanklarınıda sorsaydın.Pazarcılar bas bas bağırdılar bu işlerle ilgili vatandaşın kafası almadığı için pazar meselesi patladı.Bunu yapan zatta herşeyi kendi bildiği için kimseyi dinlemeden burayı ben yaptım oldu mantığı ile yaptı.Aynı Çınarlı mah.kapalı pazar yeri yapacaktı oda patlamıştı haydarın elinde.Derince 5 yıl ne hizmet alır nede var olanı korur geriye gider.Gönül belediyeciliği buymuş.