banner368
banner377


AKP’de yeniden o kafa hortladı!


Hüseyin DAVUTOĞLU

Hüseyin DAVUTOĞLU

24 Haziran 2019, 17:42

YSK’nın “seçim iptal” dediği o saniyeden itibaren aslında sonuç belliydi. AKP’nin İstanbul seçimini kazanmasının imkanı yoktu. Beklenen de oldu. Ama doğruya doğru, kimse bu kadar farkın olacağını beklemiyordu.
 

İstanbul seçimi sadece basit bir seçim değil. Bunu uzun uzun anlatmaya gerek yok. Herkesin kabul edebileceği gibi, “İstanbul demek, Türkiye demek…”
 

Basit bir analiz yapmak gerekirse AKP çok ciddi bir tokat yedi İstanbul’da. Hele hele bazı ilçeler var ki, CHP’nin oyunun birinci çıkmasını rüyanızda bile göremezsiniz. Şimdi AKP’nin tek tesellisi ilçe belediye seçimlerinin de iptal edilmemiş olması sanırım. Yoksa kayıp inanılamaz olacaktı.
 

İstanbul seçimine katılan veya katılmayan tüm partiler, tüm siyasi oluşumlar için şimdi çok ciddi bir sınav başlıyor. 
 

AKP açısında 31 Mart’ta verilen mesajın hiç işe yaramadığını 23 Haziran’da görüldü. AKP hala bir şeyleri anlayamadı. Bunun da tek bir sebebi var, eski hastalıklar. AKP hala FETÖ ile el bebek gül bebek olduğu dönemlerde yakalandığı hastalıktan bir türlü kurtulamamış.
 

Çok bariz bir biçimde ortada ki, Erdoğan’ın etrafını saran çok ciddi bir topluluk, AKP seçimde fark yesin diye elinde geleni yaptı. Bu grup önce 31 Mart’tan sonra ortaya çıktı. Hatırlayın o günleri. Erdoğan 31 Mart sonrası yenilgiyi kabul etmişti. Kafasında sürecin böyle gitmesi için hiçbir şey yoktu. Ama o grup ortaya çıktı, Erdoğan’ı etkisi altına aldı. “Biz bu seçimi kazanırız” diye ortaya çıkan o grup süreci bu noktaya kadar getirdi. 
 

Önce şunu kavramalı AKP. Eskiden işe yarayan ve toplum etkileyen sert söylemler, tartışmalar, kavgalar artık geride kaldı. Toplum bundan çok sıkıldı. 
 

Rakibinin politik eleştiriler sunmak veya projeleri ile ilgili söylemler yerinde onun memleketi ile ilgili saçma sapan sözler edersen bunun elbette bir karşılığa olacak. Veya damadı Büyükşehir Belediyesi’nde iş alan bir tarikat şeyhinin “haram” fetvasının da bir karşılı olacaktı, oldu da. 
 

AKP’nin en bariz hatası ise vatandaşın oylarını, “Kürt”, “Türk” diye ayırmak. İşte size buyurun aynı kafa. Seçime kalmış birkaç gün, hangi akıl size yeniden teröristbaşını sahneye sürmeyi söyledi?

Hangi akıl size kırmızı bültenle aranan bir kişiye devletin ajansında, devletin kanalında konuşturmayı sağladı.
 

Kimse kusura bakmayacak ama bu akıl FETÖ aklı. 
 

Yıllarca şunu demekten dilimizde tüy bitti. “Neden FETÖ’nün siyasi kanadına operasyon yapılmıyor?”
 

Eğer sen operasyon yapmazsan işte sana böyle operasyon çekerler. AKP, FETÖ’yü sandık başında arakken içlerinde olduğunu bir türlü kavrayamadı. 
 

En az AKP kadar bir tokatta gözde basın kuruluşları ve sözde gazeteciler de yedi. Bu seçim bize şunu gösterdi ki, iktidar yanlısı medyanın toplumda hiçbir karşılığı yok. Sadece etkisiz elemanlar.

Gazetecilik, parti bülteni çıkarmaya benzemez. Gerçeğe sadakat ister, iktidara değil... Onlar da geçte olsa bunu anlayacaklar. 
 

AKP’de ileriki süreçte çok ciddi değişimler olacak elbet, değişmek zorunda. Yoksa 2023’te iktidarı da kaybeder. 
 

AKP eğer kendini yeniden dizayn edecekse önündeki birinci görev önce Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde acilen vazgeçmeli. Ülkeye hiçbir şey kazandırmadığı bal gibi ortada. Bariz bir biçimde AKP’nin kendisine de çok büyük zararlar verdiği aşikar.
 

İkincisi, çok ciddi bir FETÖ temizliği. Öyle yok ben “17-25 Aralık’tan sonra değiştim” yok, “Benim artık hiçbir bağım yok” demeden, ucunda kıyısından kim bulaşmış, kim çıkar ve menfaat sağlamışsa kesmekten başka çareleri yok.
 

Ve üçüncüsü. Türkiye’nin çok büyük dertleri var. Türkiye’nin önünde çok ciddi sorunlar var. Ekonomi ve güvenlikte sorunlar giderek büyüyor.
 

Dışardan gelen tehditler nasıl göğüslenecek, Suriye’de ABD ve Atlantik kampının baskısını ve kışkırtmalarını bertaraf edecek, Rusya, Çin ve İran ile ilişkileri sağlamlaştıracak doğru politika nasıl uygulanacak?
 

ABD’nin İsrail destekli olarak yürüttüğü Doğu Akdeniz’deki atağı bertaraf etmek için cephe gerisini sağlamlaştırmak için iç ve dış cephede kurulması gereken ittifaklar nasıl sağlanacak?
 

Ekonomik krize karşı üretim eksenli politikalar nasıl hayata geçirilecek?
 

En önemlisi, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu dış tehdit ve risklere karşı, milletin birliği nasıl sağlanacak?
 

Türkiye’nin önündeki yakıcı sorunlar bunlar. 
 

Çözüm belli, “Türkiye İttifakı”. 
 

19 Mayıs'taki Samsun Buluşması böyle bir iktidar için önemli bir zemin oluşturdu.  “Dışarda muhalefet bırakmayan” bir hükümet modeli Türkiye'nin kilit meselesi. 
 

Ortak değerimiz Türkiye. Ülkemiz birliği için bizimde birlik olmaktan başka şansımız yok.
 

Peki ya CHP. Onunda yarın yazalım. Zafer sarhoşluklarını bir atsınlar bakalım üzerlerinden…


 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
akp üyesi derince - 4 hafta önce
sizler teşkilatlarımızın değerlerini hiçe alırsanız büyük kırılmalar böyle başlar her zaman biz değil bizler demeyi unutuyorsunuz