banner161
banner125


AK Parti neden işçiyi sevmiyor?


Hüseyin DAVUTOĞLU

Hüseyin DAVUTOĞLU

15 Eylül 2018, 17:01

“Nereden çıkarttın şimdi bunu” diye soracaktır eminim birçoğunuz ama birkaç haber okuyup şöyle bir etrafınıza bakınca AK Parti’nin işçilerle arasının pek iyi olmadığı hemen anlaşılıyor.

AK Parti, patron işçi tercihinde her zaman patronun tarafında yer aldı, bu tartışmasız bir gerçek. Taşeron işçinin kadrolu olması meselesi dışında işçi hakları, iş güvencesi gibi konularda AK Parti iktidarının sicili oldukça kötü.

Özelleştirmeler sonucu işsiz kalanlar, esnek çalışma, istihdam büroları gibi köle düzeni, arabuluculuk gibi işçi hakanlarından feragat edilmesine kadar o kadar çok örnek var önümüzde. 

Bunun yanında patronlar canını istediğini kovar hale geldi. Çünkü hiç kimse, “dur” demiyor. Patron kovuyor, işçi isyan ediyor ama iktidar seyretmekle yetiniyor.
Çok uzaklara gitmeyelim, Kocaeli’den bakalım. 

Geçen yıl POSCO Assan işçilerinin yaşadıkları daha dün gibi aklımızda. Tek suçları sendika üyesi olmaktı, hop kapının önüne konuldular. Bir iki siyasetçi geldi gitti sözler verildi. Sonuç, işçi işsiz kaldı, patron ellerini ovuşturdu, siyasetçi yavaş yavaş kaçtı gitti.

Bakın Flormar işçilerine, neredeyse 140 gündür fabrika önünde direniyor bu insanlar. Kolay değil, siz işsizlik nedir bilir misiniz, ben çok iyi bilirim…

Bu insanlar işlerini kaybetti, emekleri heba edildi. Pek çoğunun oğlu kızı okul başlayacak. Peki sordun mu ey işçi düşmanı patron, bu insanlar nasıl geçinecek, nasıl kira, fatura ödenecek. Bu çocukların defteri kalemi nasıl alınacak? Sormazsın tabi, sende ne onu soracak surat, ne de insanlık var. Olsaydı bugün o işçiler kapın diğer tarafında olurdu. 

Sadece Flormar değil, sadece 1 haftada Kocaeli’de pek çok fabrikada bir sürü işçi işsiz kaldı. BBS Metal'de çalışan ve Birleşik Metal-İş Sendikası'na üye olan 11 işçi işten atıldı. Körfez'de faaliyet gösteren Simge-Mat A.Ş.'nin Yukarı Hereke şantiyesinde çalışan 30 kişi aynı anda işten çıkarıldı. 

Bunlar basına yansıyan, duyduklarımız bildiklerimiz, peki ya duyamadıklarımız...

Patronların dilediği gibi işçileri kapına önüne koyduğu, ne tazminat ne de başka hiçbir haktan yaralanamadığı bir sistem olabilir mi, maalesef Türkiye’de oluyor. 

AK Parti, patron işçi arasında tercihini hep patrondan yana kullanıyor. Elbette yatırımcı desteklenecek, elbette patronlara gerekli yardım verilecek. Bunlar olacak ki istihdam olsun, üretim olsun. Ama sadece bunlar olmaz, birazda işçiye destek vermek lazım.

Sonra çıkıyor birileri diyor ki, “işçiler bazı örgütlerin kontrolüne giriyor, onlarla hareket ediyor, yanlış yönlendiriliyor”…

Peki ne yapsın, Allah aşkına söyleyin, adam işsiz kalmış işsiz., ona desteğe gelene “yok gelme” mi diyecek? Peki sormazlar mı adama siz neredesiniz?

Siz hiçbir greve desteğe giden AK Parti yöneticisi gördünüz mü? İşsiz kaldığı için işyerini önünde direnen işçilere destek veren AK Partili gördünüz mü? 

O insanların yanında durmayıp uzaktan bakmakla, nasihat vermekle maalesef olmuyor bu işler. 

3. havalimanı işçileri ayaklandı şimdi, takip ediyoruz hep birlikte. O insanların neyi talep ettiğini biliyor musunuz? Sadece insan gibi muamele görüp, insan gibi yaşamayı. Her Allah’ın günü iş kazası yaşamayı istemiyorlar, ekmek mücadelesinde ölmek istemiyorlar, sağlık hizmeti istiyorlar ve ne acıdır ki tahta kurularının içinde uyumak istemiyorlar.

İşte bu kadar basit istedikleri, ne kadar insanca değil mi? Ama heyhat, sırf işçi bunları istediği diye dövülüyor, biber gazı sıkılıyor, gözaltına alınıyor…

İktidarın şimdi o patronun yakasına yapışması lazım değil mi, “ne demek sağlık hizmeti yok, ne demek tahta kuruları içinde bu insanlar yatıyor” Neden bunların hesabı patronlara sorulmuyor?

Sevgili AK Partili kardeşlerim rica edeceğim yine “bunlar bir oyun” masallarına girmeyin. İşsizlik bir oyun değildir, ölüm ise hiç ama hiç oyun değildir. 

Tablo buyken, “AK Parti neden işçiyi sevmiyor” diye sormak çok mu abest?

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.