banner616
banner624


15 Temmuz’un gizli kahramanı N.U.


Gökhan Karabulut

Gökhan Karabulut

13 Ekim 2020, 10:44

O gece yurdun dört bir yanında destan yazıldı, vatan savunmasında ön cephede olanlarda vardı arka tarafta olanlarda.

Çoluğunu çocuğunu eve bırakıp sokağa inenlerde vardı ve cephede savaşanlarda…

Şimdi size anlatacağım konu bir hikâye ve roman kitabından alıntı değil, gerçeğin ta kendisi…

15 Temmuz’un bilinmeyen, ismi kayıtlarda geçmeyen, milletin vicdanında, Türk askerinin kalbinde kahramanlık destanı yazan bir kahramanın hikâyesini anlatacağım.

Ömrünü, hayatını ülkücü davaya hizmet etmeye adamış, merhum Alparslan Türkeş ile yol arkadaşlığı yapmış bir kahraman N.U.  

Gelin başlayalım;

Günlerden 15 Temmuz, hava her yaz olduğu gibi yine kavurucu sıcak, oteller, turizm tesisleri olabildiğine dolu, Kocaeli her zamanki gibi boşalmış.

O gün Kocaeli’nin hava sıcaklığı 38 dereceydi, güneş kendini dinlendirmeye aldığı gece hava biraz serinler gibi oldu fakat o boğucu, insanı daraltan sıcaklık yurdu terk etmemişti. Sanki darbe kalkışmasını akıtılacak şehit kanlarını sezinlemiş gibiydi sıcaklık.

Saatler 17.00 gösterdiğinde Ankara’dan gelen telefon akşam olacakların habercisi gibiydi. Telefondaki ses Jandarma İstihbarat Daire Başkanlığından geliyordu.

Telefondaki ses,’’ Ankara çok karışık, hemen acil silah ve mühimmat ne bulabiliyorsan bul zaman kaybetmeden Jandarma Genel Komutanlığında ol’’ diyordu.

N.U’nun cebinde ne parası vardı, ne de altında binek aracı! Benzin parası bulsa araç yok, aracı bulsa içine koyacak benzin parası yoktu.

N.U. telefonu kapadı en yakın arkadaşını aradı,’’ bana acil araban lazım ama aracı geri bekleme, arabanı hurdaya çıkarmış gibi gör, acil Ankara’ya gitmem gerek’’ dedi ve telefonu kapattı.

N.U.’nun arkadaşı aracını hurdaya çıkacağını bilerek, arabasının benzin deposunu doldurarak N.U. teslim etti.

N.U. Sakarya ilinden de iki kişi yanına alarak, aracı silah ve mühimmatla doldurarak Jandarma Genel Komutanlığının yolunu tuttu.

Üç çocuğunu ve eşini eve bırakarak bir meçhule doğru sürdü direksiyonunu.

Ankara’da neler oluyordu? Ne vardı? Neden acil çağrılmıştı? Neyle karşılaşacaktı?

Kafasında bin bir sorular eşliğinde, gel emrini sorgulamadan yola çıkmıştı.

Canından çok sevdiği ailesini geride bırakarak…

Saatler 21.30’u gösterdiğinde Jandarma Genel Komutanlığının içerisinde silah sesleri geliyordu, mesaisini tamamlayan vatan evlatları çoktan evlerinin yolunu tutmuş, mesaisi biten ve sırt çantasıyla geri dönen hainler Genel Komutanlığa sızmaya çalışıyor ve kapıdaki askerler tarafından engelleniyordu.

N.U. üst kata kadar girdi, hainler Jandarma Genel Komutanlığını ele geçirmek için mermi üzerine mermi sıkıyorlardı.

Sancağı yere düşürmediler, canları pahasına sancağı korudular, 0 gece 8 hain öldürülmüştü Genel Komutanlıkta, şehitlerimiz vardı.

N.U Jandarma Genel Komutanlığında görevini tamamlamıştı, gönlü rahat ve bir o kadarda mahsundu. Ankara, İstanbul’dan şehit haberleri düşmeye başlamıştı televizyon ekranlarına…

Bugün neden yazdım bu gerçek hikâyeyi;

Türkiye’nin sütçü imamları, kara Fatmaları, Yörük Alileri, Yahya Kaptanları, Halime Çavuşları bitmez, şehit kanı ile sulanan Türkiye’nin her dönem gizli kahramanları olmuştur…

Bilin ve tanıyın istedim o gizli kahramanları.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ersoy Kandemir - 2 hafta önce
İsimsiz nice kahramanı rahmet ve saygıyla anar,milyonda birleri kadar olmaya gayret ederim!