23 Ekim 2017 Pazartesi

KOCAELİ 28°
Yeliz KORAY

Yeliz KORAY

yelizkoray41@gmail.com

“Ben devletin piçi miyim?”

“1990 yılında birçok sınav aşamasından geçerek ve Taksim Gümüşsuyu Askeri Hastanesi’nden sağlık raporu alarak TSK’ya girdim. 
Tuzla Piyade Okulu’nda okurken üç ayda bir sağlık kontrolünden geçtim. 
Mezun olunca Urfa hudutta astsubay çavuş olarak göreve başladım. 
Hudut Karakol Komutanı olarak iki yıl görev yaptım. 7/24 çalıştım, hafta sonum hiç olmadı. 
Günde 4 saatten fazla uyumadım. Bu iki yılda istihbarat, silah, bomba imha, komando gibi çok sayıda eğitim aldım. 
Geçici görevlerle Sivas, Erzincan ve Tunceli arasında çok sayıda operasyona katıldım. 
Süleyman Şah Türbesi Karakol Komutanlığı yaptım. 

Daha sonra tayinim Amasya Merzifon’a çıktı. Eşimi ve çocuklarımı alarak gittim. 
Kırk gün sonra yine geçici görev verdiler. 
Merzifon’da neredeyse hiç kalmadım; 3-5 ay aralıklarla Irak, Güneydoğu, Diyarbakır ve Sivas’a gittim, operasyonlara katıldım. 
Her operasyona gitmeden ve operasyon dönüşünde sağlık raporu aldım. 
1993-1996 yıllarıydı…
FETÖ denilen yapının iç yüzünü o zaman gördüm. 
Şuanda birçoğu FETÖ’den tutuklu komutanların çocukları-damatları bizim gıda ve kıyafet ihalelerimizi alıyordu. 
Botların altı on gün sonra düşüyordu. Dağda operasyonda olduğumuz için çul çaput ne bulursak tabanını ayağımıza bağlıyorduk. 
Sular pis, konserveler kurtluydu. Hepimiz bitlenmiştik
Sırtımızda 30 kg teçhizatla günde en az 20 km yürürdük. 
Ekmekler simsiyah geldiği için aç kalırdık, deredeki yosunları ekmek niyetine yediğimizi hatırlıyorum. 

PKK’nin bir karakolu basacağı haberini alır operasyona giderken komutan tarafından geri çevrilirdik. 
Birkaç saat geçmeden ‘karakol baskını’ ve şehit haberleri alırdık. 
PKK ve FETÖ ilişkisi apaçık ortadaydı. 
Hem yaşam koşullarına hem de PKK’ya göz yumulmasına isyan edenler çeşitli bahanelerle ihraç edilirdi. 

Sivas’ta operasyon sırasında PKK’nın döşediği bombalardan biri patladı. Kayalıklardan aşağı yuvarlandım. Hem belim tutmuyor hem de geçici körlük ve sağırlık yaşıyordum. 
Belim ağır sakatlanmış, ayağımda yüzde 40 his kaybı vardı. Sadece bu bile emekli olmama yetiyordu. Yalvardım, bir iki saatten fazla ayakta duramıyorum fıtık oldum rapor verin dedim ama sağlıklısın dediler
Bir süre hastaneden yattım. Aynı odada kalan bir asker arkadaşım her gece bağırarak uyanıyordu. 
Şehitler boğazıma sarılıyor uyuyamıyorum” diyordu ki birkaç ay sonra intihar haberini aldık. 

Devletimizin aslında biz askerler için en iyi imkanları sunduğunu ancak FETÖ’nün sırf bizi güçsüz durumda bırakmak için FETÖ’cü komutanlar aracılığıyla devleti kandırdığını anlamıştım. 
Bunların PKK’yla bile ortak olduklarını ortaya çıkarmak için kolları sıvadım. 
Ancak o kadar güçlülerdi ve o kadar çok muhbirleri vardı ki alay komutanına mektup yazdım diye askeri mahkemede yargılandım, cezaevinde yattım. 
Bana destek olan komutanlarım bir bir ihraç edildi ya da tayinle sürüldü. 

Beni de Balıkesir’e gönderdiler. Komandoydum ama ‘seferberlik şube müdürlüğünde’ görevlendirdiler. 
Amaçlarının sicilimi bozup beni ihraç etmek olduğunu sonradan anladım. 
Satın alma bölümündeki tutanakları incelediğimde yüzlerce yolsuzluk olduğunu gördüm. Bunların birinde bile imzamın olması başımı yakacaktı. İmzalamadım, komutana evraklardaki yolsuzlukları söyledim. Ege Ordu Komutanlığına yazı yazdım. 
Bu kez Isparta Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargıladılar. 
Yargılamam devam ederken üç ayda bir yapılan sağlık kontrolü için askeri hastaneye gittim. 
Bana , “Sen renk körüsün malulen emekli olacaksın” dediler. 
40 gün içinde de askeri lojmanı boşaltmamı istediler. 

‘8 yıl devletim için çalıştım, sakatlandım. Binlerce şehit vermişiz ben malul olmuşum çok mu?’ dedim. Zaten belimden dolayı çoktan malul olmam gerekiyordu. 
Devletimizin kararına saygı duydum. 

Askeri lojmanı boşaltıp, ailemin geçimini sağlamak için elimde avucumda ne varsa koyup ufak bir kafe açtım. 
Malullük maaşıyla beraber çocuklarımı okuturum diye düşündüm. 

6 ay geçti bana maaş bağlanmadı. Gittim sordum.
Sen adi malulsün” dediler. Yani görev dışı sakatlanmışım. 
Renk körlüğü doğuştan olur, seni TSK’dan emekli edemeyiz” dediler.
 
‘Madem renk körüyüm beni neden TSK’ya aldınız, 8 yılda en az otuz kez sağlık kuruluna girdim hepsinde de sağlıklı raporu verdiniz’ dedim; dinlemediler

Operasyonda belimden yüzde 40 sakatlandığımı söyledim. ‘Bari o raporla emekli edin’ dedim. Ancak sanki o hastanede hiç yatmamışım gibi raporlarım yok edildi

Ben de yurt içi ve yurtdışında renk körlüğüyle ilgili ne kadar bilgi varsa araştırdım. Renk körlüğünün benim gibi ağır gaz ve sıcaklık altında yani bomba-mayın patlamasıyla da sonradan oluşacağını öğrendim. 
Tüm bilgileri yetkili mercilere sundum. 
Bu sefer bana “Senin emekli olman için 10 yıl şartı var. Sen 8 sene çalışmışsın” dediler. 

O zamandan başlayarak bu zamana kadar Süleyman Demirel’den tutun da Ahmet Necdet Sezer, Abdullah Gül, Tayyip Erdoğan hatta Emine Erdoğan’a bile sürekli yazı yazdım ama beni dinlemediler

Çoluğu çocuğu toplayıp memlekete döndüm. Bulaşıkçılık, garsonluk, amelelik yaptım. Ama ayakta fazla kalamadığım için her seferinde işten çıkartıldım. 
Bayram geldi, okullar açıldı çocuklarımın yüzüne bakamadım
Ev sahibi kapıya dayandı, buzdolabı boşaldı, eşimin yüzüne bakamadım
Eşim çocukları da alarak memleketine döndü; haklıydı

2012 yılında bir kanunla irticai faaliyetleri nedeniyle ordudan ihraç edilen 6 bin kişiye itibarlarını iade ettiler. 1 yıl çalışıp ihraç edilene bile hem aradaki yıl farkının faizli maaşını verdiler hem de 20 yıl çalışmış gibi emekli ettiler. 
Meclise gittim, milletvekillerine anlattım, bakanlara yalvardım; beni dinlemediler…

8 sene hep dağdaydım; komandoydum. 
Aç kaldım, bitlendim, arkadaşlarım kollarımda şehit oldu, sakatlandım. Devletime hiç ihanet etmedim ama edenleri orduya alıp beni dışladılar.
53 yaşındayım, hala günü birlik işler yapıyorum. 
Yüzüme bakmayan 3 çocuğum var. 
Hele biri “Sen bana babalık mı yaptın?” dedi ya kurşun yeseydim böyle acımazdı canım. 
Benden şerefimi aldılar, ailemi aldılar, geleceğimi aldılar, babalığımı aldılar.
Devletimin bana verdiği sadece bir yeşil kart ama Suriyelilerden sıra gelirse muayene oluyorum. 
Onlara maaş, onlara vergisiz iş yeri, onlara sınavsız üniversite onlara iş…

İki defa intihar ettim, onu da başaramadım. 
Ben şimdi adaletsizliği Rabbime havale ederek ölmeyi bekliyorum. 
Ve yatıp kalkıp hep aynı şeyi soruyorum kendime;
Ben cevap bulamadım Yeliz Hanım. 
Sen beni dinledin madem sen cevap ver; 
Ben bu devletin piçi miyim?

***
FETÖ hala güçlü, hala ordudalar. Bana olan oldu ama üniversite okuyan çocuklarıma zarar gelmesin” dedi, ismi bende saklı olmak üzere anlattı. 
Kilometrelerce yol gelmiş, derdini anlatmış birinin sorusuna verecek cevap bulamadım, beraber ağladık. 
Sadece itibarımı istiyorum. Devlette güveneceğin biri varsa telefonumu ver” dedi gitti.
Ona da verecek cevap bulamadım. 
Bu FETÖ mağduruna cevap verecek biri var mı aramızda?

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YORUMLAR

  • Toplam 49 Yorum

Dilek Şahin

21 Eylül 2017 Perşembe 11:17

Yeliz Koray yazılarınızı bekliyoruz.

KOMANDO

20 Eylül 2017 Çarşamba 21:16

Arkadaşımız az bile yazmış, 17 yıl dağda taşta komando birliklerinde çalışarak kısmi felç olup ameliyat olup benide ADİ MALUL raporu vererek emekli etmeye çalıştılar. ben sabırla dayanarak 23 yılı doludurup emekli oldum. Vatanını terk edene vatandaşlık verilen bir ülkede, HALA ASSUBAYLARI görmezden gelmek kabul edilebilir bir insanlık, müslümanlık, ve anayasaya uygunluk olmasa gerek.

Hasan Küçük

20 Eylül 2017 Çarşamba 16:39

15 yıllık hükümet dediğin de sütten çıkmış ak kaşık değil mi? Feti itini , bitmiş pkk yı bu hale getiren senin 15 yıllık hükümetin değilmi?

Nursel Bayraktar

20 Eylül 2017 Çarşamba 12:13

Bu insana çok üzüldüm..Çok iyi söylemiş,Ben bu devletin picimiyim"maalesef bu zamanda bir tek devlete dürüst çalışanın değeri yok..Piclerin bile hakkı verildi..

Kemal Gunaydi

19 Eylül 2017 Salı 23:46

Lutfen dikkatli okurmusunuz.1); FETÖ den atilan akerlere nasil iade itibar verilip orduya tekrar alindiklarini ve milyonlarca Tl Tazminat ve Emekli maaşıyla ödullrndirildiklerini 2); Suriyelikere devketin 30 Milyar $ harcandigini ve devam ettigini.3); Vatani icin hayatinj ortaya koyan bu kardesimizin kendi Devleti tarafindan nasil sahipsiz emeksiz itibarsiz ortalara atildigini anlatiyor yardim ve sadaka istemiyor kasadece hak ettigi iade itibarini istiyor.ve sonuna kadarda davasinda HAKLI

Dilek d

19 Eylül 2017 Salı 22:24

Bugün Gaziler Günü, 19 Eylül

Ekrem

19 Eylül 2017 Salı 14:05

Bende o yazıdaki insanlardan biriyim. Bizler yardım değil ayaklar altına alınan itibar pesindeyiz. Hiçbirimizin maddi bir çıkarı olmamakla birlikte sadece hakkımız olanı istemekteyiz. O yüzden sesimize kimse yanıt vermemekte. Devletimiz ne yazıkki bizlere sağır kalmistir.

Değişçi

19 Eylül 2017 Salı 12:59

Atatürk'ün olmadığı yol, karanlıktır. Türkiye maalesef çoktan beridir yoldan çıktı.”

Zeynep

19 Eylül 2017 Salı 12:57

FETÖ.cüler idam edilmeli... geriye dönük işlemez mişlemez diye birşey yok... VATANHAİNLİĞİ'nin cezası bütün evrende ÖLÜMDÜR

Sali kılıç

19 Eylül 2017 Salı 09:21

Mağdurum diyen şahsı bildirin de yardım edelim, yazı da mantık hataları var . Yazar fetö denilen hayale Çakar'ım derken 15 yıldır iktidar olanhükümeti yerden yere vurmuş.

Fikret Çelik

18 Eylül 2017 Pazartesi 21:08

Acımayın ey insanlar! Yardım eli uzatın... Bu yiğidi aç susuz bırakana sövmenin hiçkimseye faydası yok! Bu yiğitlere borçlu olduğumuzu biliyoruz, hiç olmazsa bir kısmını ödeme şansı size!!! Ben yazarla iletişime geçip bu ağabeyimize yardım edeceğim, Allah ne verdiyse...

belirsiz

18 Eylül 2017 Pazartesi 14:41

çok üzgünüm inşallah her şey düzelir mert adammmmm

Ceyhun Özdikmen

18 Eylül 2017 Pazartesi 13:10

"Kahpe içeride olunca kapı kilit tutmazmış." Ülkenin içinde bulunduğu bu vahim olayı kelimelerle anlatmak maalesef çok güç.!!!

Mustafa Karakaya

18 Eylül 2017 Pazartesi 13:09

böyle devlet yerin dibine batsin,malesef hersey cürümüs,Allah`in adaleti sasmaz,bekliyoruz

Sakarya

18 Eylül 2017 Pazartesi 12:51

Herkese merhaba,Bu haberin yalan olduğunu düşünüyorum.Yalancı olan yazar mı yoksa mağdurmu (varsa böyle bir mağdur) !!!

Sakarya

19 Eylül 2017 Salı 15:38

Mehmet Emin Atılgan bey,Ben yapılanlar yalandır demedim, buna benzer bir sürü travma var ve FETÖcüler bölye işleri iyi becerirler. Benim itirazım yazı içerisinde mantık hataları var olmasınadır.Siz inanırken hangi parametreleri göz önünen alarak inandınız ?

sakarya

19 Eylül 2017 Salı 15:06

Sn Mehmet Emin Atılgan bey,Çok haklısınız, parametre olmadan teori üretilmez.Afedersiniz siz hangi parametreye göre inanıyorsunuz bu yazıya.Ayrıca sizin vereceğiniz cevaptan sonra hangi parametreye göre YALAN olduğunu burada yazacağım, SÖZ.

Mehmet Emin Atılgan

18 Eylül 2017 Pazartesi 19:09

Sn.Sakarya rumuzu ile yazan arkadaş , Parametre olmadan teori üretilmez Neye dayanarak yalan olduğunu düşünüyorsunuz? Bakın birçok assubayın yorumu var bunlar deve de kulak diyorlar ve imtiyaz değil adalet istediklerini belirtiyorlar Adaleti sadece kendinize gerektiğinde hatırlarsanız bulamazsınız

Assubay Güçbirliği

18 Eylül 2017 Pazartesi 12:23

Bu hain örgütün TSK içine sızmış uzantılarından komuta kademesinde olan general ve kurmaylar assubaylara özellikle haksızlık hukuksuzluk yaparak onların aidiyet duygusunu yok etmeyi ve bunun sonucu TSK yıpratmayı amaçladılar ; Bu anlaşılmasına rağmen hala adalet sağlanmadı

Ersen Gürpınar

18 Eylül 2017 Pazartesi 12:18

Yeliz hanım benzer o kadar adaletsizlik var ki ; Bir üniforması kefen bir emirle ölüme gönderilen assubayları klimalı ofisteki memurdan değersiz görüp göreve başlangıç derecesini tespit ediyorlar hak ettikleri tazminatlar verilmiyor haksızlıkları yazsak roman olur Cumhurbaşkanı tarafından anayasa mahkemesine yalan yanlış bilgi verilip netice alınmayınca ardından AYİM hukuku guguk eden kararla mağdur edilen başka meslek varmı ? Oysa zor şartlarda hizmet karşılığı imtiyaz değil adelet istiyoruz

Ugur Tarakcı

18 Eylül 2017 Pazartesi 08:24

İşte ülkenin geldiği söndürür yazıklar olsun.

Suat Cankaya

17 Eylül 2017 Pazar 15:27

SÜREYYA,Son paragrafın ilk satırını ve sonra 2. satırını tekrar oku !

Ayla saraç

17 Eylül 2017 Pazar 15:22

Lütfen ismini paylaşın

Süreyya

17 Eylül 2017 Pazar 14:19

Bu adamın ismi neden yok? Nasıl olsa her şeyini kaybetmiş.Türk insanı yardım sever ve merhamet lidir.Ayrıca her devirde dinlenmemiş Bu da ilginç?!Ben delillerle hareket etmeyi seviyorum Şayet isim verilseydi bir yığın iyilik yağardı

Muharrem GUVEN

17 Eylül 2017 Pazar 10:06

Her kelimesiyle anlamlı yazı dusunmeniz önemli teşekkürler Yeliz hnm

İstanbullu

17 Eylül 2017 Pazar 04:46

Şu bir gerçek ki her ümmetin bir fitnesi vardır. Benim ümmetimin fitnesi de maldır. - Hz. Muhammed -

İstanbullu

17 Eylül 2017 Pazar 03:04

Haksızlığın karşısında susan dilsiz şeytandır. - Hz. Muhammed -

Değişçi

17 Eylül 2017 Pazar 00:11

Sizler, oğulları ve kızları, Türkiye'nin geleceği, bu şart ve koşullar altında dahi olsa, Türklerin bağımsızlığını ve Cumhuriyetini kurtarmaktır, ihtiyacınız olan gücü asil kanlarda damarlarınızda bulacaksınız. "- Mustafa Kemal Atatürk

Abdullah öksūz

16 Eylül 2017 Cumartesi 23:20

Devletin pici olsaydın bundan daha iyi muamele górūrdūn suriyelilerden sıra sana gelmez kendi öz çocuklarımız doğuda gözlerini kollarını bırakıyor gördūğū muamele budur allah yardımcısı olsun

İstanbullu

16 Eylül 2017 Cumartesi 21:03

Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır. Hadis-İ Şerif

İstanbullu

16 Eylül 2017 Cumartesi 20:03

"You, the sons and daughters, the future of Turkiye, even under such circumstances and conditions, your duty is to save the Turkish independence and the Republic, you will find the power you need in the noble blood in your veins."- Mustafa Kemal Atatürk -

Cankara

16 Eylül 2017 Cumartesi 18:34

Allah yardımcısı olsun inşaallah.

Asker

16 Eylül 2017 Cumartesi 17:31

HÜRTİYET Rumuzuyla yorum yapan şahış okadar yazılan olumsuzlıklardan bir tek ihtijsr olayımı kaldı aklında. Yazık astsubayımın çekmediği Kalmamış sen neyle uğraşıyorum yazııkkkklar oldun sana

Hurriyet

16 Eylül 2017 Cumartesi 16:18

İki defa İntihar edilmez.İki defa intihara teşebbüs edilir .Siz düzeltseydiniz sayın yazar.

Hayri TELORMAN

16 Eylül 2017 Cumartesi 16:16

Yeterli kelime bulamıyorum.. Ama çok acıtıcı...!

Ato

16 Eylül 2017 Cumartesi 15:12

Hazin bir hayat hikayesi. Allah yardımcısı olsun.

ugur yildirim

16 Eylül 2017 Cumartesi 13:21

Bu cektigin acılar herkese malum olmaz bilmek böyle birşeydir bilenle bilmeyen bir olurmu

Değişçi

16 Eylül 2017 Cumartesi 12:48

Savaşta bile mert olacaksın.Namertlik…Bu topraklara sinsi sinsi ekilen kindar nesil tohumlarının, hasatıdır.

Metin

16 Eylül 2017 Cumartesi 12:16

Bu kardeşimizin isyanı haklı, Devlet halen ayaktaysa bu çocuklar gibi insaların yüzü suyu hürmetine ayakta! Dağda bayırda terörist kovalarken sakat kal ama sgk sana masa başı memur/işçi muamelesi yapsın! Bu yüzden hak hukuk adlet!

Safiye cinikk

16 Eylül 2017 Cumartesi 11:32

Ne yazalim, ne cevap verlim, bu madur insanin terk edilmis babanin hangi yarasina derman olalim, kimi kime sikayet edelim. Gercek FETO olan devletin neresine siginalim.....burda aklima gelen tek sey karsi durulamayacak tek kutret yaradanin kiyametinin erken gelip, herseyin tertemiz yediden olusmasi ve bu zararli yaratiklarin temizlenmesi.

serkan

16 Eylül 2017 Cumartesi 09:48

Kendisine ulasabilirseniz MHP samsun milletvekili gurup başkan vekili erhan usta beye yonlendirebilirsiniz. Kendisine özellikle asker ve lolislerimize karşı duyarlı ve elinden geldiğince ugrasir

mehmet delice

16 Eylül 2017 Cumartesi 08:44

malesef sorunun cevabı evet feto hala iktidarda üyelerinden tanıdıklarımdan pişman olanı az

Dede

16 Eylül 2017 Cumartesi 01:09

Devleti yönetenler artık akıllarını başlarına almak zorundadırlar. Yaptıkları her hata, yıkmaya çalıştıkları her değer, yoketmek için uğraştıkları her cumhuriyet kazanımı dün kendilerini kandıranlara hizmettir. Bu hizmetin sonu da hezimettir.

Dede

16 Eylül 2017 Cumartesi 00:05

Birgün düşersen dara, Cumhuriyet Halk Partisini ara. Katılıyorum, adalet için, demokrasi için...

Bahriyeli Salih

15 Eylül 2017 Cuma 23:49

Kısaca Ordu'da görev yapan bir meslektaşımız,bu mağduriyetler giderilemez mi,bunun gibi şikayetleri çok duyuyoruz,acaba kardeşimizinde bahsettiği gibi hala Ordu'nun içinde feto yapılanması devam mı ediyor?

Dilek d

15 Eylül 2017 Cuma 21:47

Evet tek çözüm CHP dir. Atatürk'ün kurduğu parti, onun izinden gitmeliyiz

Saltay

15 Eylül 2017 Cuma 21:02

Allah ıslah etsin.. Allah tan utanın Allah a bakacak yüzünüz olsun...Bu ve bunun gibi gerçeklerin hesabını Allah sorar... yazıklar olsun...!!!!

Şahin Tiğrek

15 Eylül 2017 Cuma 20:49

Bugünümüz de yakın tarihimiz de adaletsizlik ve insan hakları ihlâlleri ile doludur.Devletin çürümesi son dönemde artarak telafisi olmayan bir kangrene dönüşmüştür.Duyguları olan her normal insan gibi bende ağladım.Keşke diyorum olmasaydı sonumuz böyle :(((

Değişçi

15 Eylül 2017 Cuma 20:14

Çok yazık olmuş, ilk seçimde CHP'ye oy versin, başka çözüm ve cevap yoktur

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ANKET