banner29

Bir zamanlar İzmit'te Cumhuriyet Bayramları böyle kutlanırdı…

banner31

Yarın en büyük bayram, yarın Cumhuriyet bayramı. Peki, Cumhuriyet Bayramları İzmit’te eskiden nasıl kutlanırdı?

Bir zamanlar İzmit'te Cumhuriyet Bayramları böyle kutlanırdı…
28 Ekim 2017 Cumartesi 11:30

banner32
banner15
Yarın Cumhuriyet Bayramı… Yine o büyük bayramımızı büyük bir coşku ile kutlayacağız. Eskiden İzmit’te acaba Cumhuriyet Bayramları nasıl kutlanırdı? İzmitli değerli tarihçi Feyzullah Yavuz Ulugun kalem aldı. O günleri yaşayanlar için geçmişe yeniden yolculuk, görmeyenler içinde tarihten bir anı…  

İşte Feyzullah Yavuz Ulugun kaleminden İzmit’te Cumhuriyet Bayramı kutlamaları…

“İlin üst düzey üç yöneticisi Kocaeli valisi, garnizon komutanı, belediye başkanı katılanları teftiş edip, bayramlarını kutladıktan sonra heykelin alt platformundaki yerlerini almaları üzerine, kolordu bandosu eşliğinde, hep birlikte İstiklal Marşı’nın söylenmesiyle törenler başlar, sonra da merdivenlerden yukarıya çıkartılan çelenkler anıt kaidesi etrafına yerleştirilirdi. Konuşmalar da buralarda yapılırdı. Ancak 1950’li yıllardan sonra bu alanın bir ölçüde küçülmesi ve kent nüfusunun her geçen gün daha kalabalıklaşması sonucu yetersiz kalması üzerine İzmit’teki milli bayram kutlamaları önce Cumhuriyet Parkı (Çocuk Parkı) önündeki alana, daha sonra da Orduevi önüne alınmıştı.
29 Ekim 1939’da bu alanda kutlanan Cumhuriyet Bayramı’da korteje katılanları denetleyenler Kocaeli Valisi Ziya Tekeli, Garnizon Komutanı Korgeneral Muzaffer Ergüden ve Belediye Başkanı Kemal Öz idi. Bu üçlü 1943 yılı sonlarına kadar hiç değişmedi. Kemal Öz 1931 – 1950 yılları arasında kesintisiz 19 yıl İzmit Belediye Başkanlığı yaptı.



Bayramlarda günün anlamı ve önemi üzerine konuşmalar yapılıp, şiirler okunmasından sonra tören geçişi başlar ve katılanlar, il yöneticileri ve protokol önünden geçerek demiryolunun kuzey tarafındaki caddeyi (Hürriyet Caddesi) takiben kent istikametinde alanı terk ederlerdi.
Cumhuriyet Bayramı törenlerinde ilkokullar ağaçtan çıtalar, karton ve kağıtlarla yaptıkları büyük boy maketleri taşırlardı. Bir bayramda Akçakoca İlkokulu 5-6 metre boyunda Yavuz Zırhlısı’nın, Yeni Turan İlkokulu da çift kanatlı bir uçağın maketlerini yapıp taşımışlardı.

1940-1950 yıllarında Zafer, Cumhuriyet ve Kurtuluş günü bayramlarına katılan Silahlı Kuvvetler unsurları, çoğunlukla yaya ve hayvanlı birliklerden oluşurdu. Motorlu olanların sayıları oldukça azdı. Ağır makineli tüfekler ve mühimmatı bir er tarafından yedeklenen katır sırtında taşınırdı.
Hayvanlı birliklerden süvarilerin silahları kılıç veya mızraktı. Personel geçit törenine atlarına binmiş olarak katılır ve protokolün önünden hafif süratli bir tempoda geçer, sonrasında ise normal yürüyüşlerini sürdürürlerdi. Süvarilerin binek hayvanları yerli küçük atlardı.

Hafif topçu birlikleri koşulu, ağırları ise motorlu idi. Koşulu topçu dip, şıvgar ve çengel tabir edilen 3 çift Macar kadanası (katır) ile çekilirlerdi. Bunlar genellikle Skoda ve Schneider marka toplardı.Macar kadanaları da normal katırdan 2 misli büyük iri hayvanlardı. Yurtdışından bu amaçla satın alınmışlardı. 1950’li yıllarda Silahlı Kuvvetler’deki koşulu birlikler lağvedilince bu hayvanlar da kadro dışı kalmış, sivillere satılmışlardı. Çok güçlü olduklarında satın alanlarca traktör yerine kullanılmışlardı. Bugün nesilleri tükendi.


155 mm çapındaki ağır Bofors sahra topları ile 40 ve 90 mm uçaksavarları Rus malı büyük Zist marka kamyonlar çekerdi. Bu araçları çalıştırmak için demirden yapılmış ve kısa tarafında bir el tutanağın uzantısı olan “L” şeklinde ilk hareket kolları kullanılırdı. Bunlar aracın ön tarafından sokularak elle çevrilir ve böylece ilk ateşleme sağlanırdı.

Muhabere, ordu donatım ve sıhhıye birlikleri de sahip oldukları cihaz ve olanakları sergileyen motorlu araçlarıyla asker katılımcıların sonunda yer alırlardı. Bunlardan muhabere birliklerinin tören kortejine kattıkları telli – telsiz haberleşme araç ve cihazları arasında, o yıllarda hala kullanılan haber güvercinleri de bulunurdu.

Zafer, Kurtuluş ve Cumhuriyet Bayramları’nda gün boyu hatta hava karardıktan sonra eski ahşap belediye binası (günümüzde Ender Mağazası) önünde davul ve zurnalar çalar, bazıları da cadde üzerinde oynarlardı. Biraz ileride de İzmit’li Karadenizliler kemençe eşliğinde horon teperlerdi. Her iki grubun da seyircisi bol olurdu.

Akşamları kolordu bandosu ve muhabere birliği erleri tarafından oluşturulan fener alayı, iki büyük araç karoserinde tertiplenmiş olarak, marşlar eşliğinde Demiryolu ve İnönü caddelerinde dolaşır, peşine takılan halk onları büyük bir ilgi ve çoşkuyla kucaklardı. (Hikmet Bayar)



CUMHURİYET BAYRAMLARINDA İZMİT ESNAFI

Cumhuriyet bayramına katılan her bir esnaf, traktör römorku veya bir kamyon karoseri üstünde sanatlarının veya verdikleri hizmetlerin tüm özelliklerini yansıtacak tertip ve etkinliklerle törende yer alırlardı. Bu arada ürettikleri veya hazır alıp da sattıkları ürünlerini törene katılanlara ve onları izlemeye gelen halka atmak suretiyle dağıtırlardı. Mesela şekerciler bir taraftan pişmaniye çekerken diğer taraftan da halka karamela veya kâğıtlara sarılmış akide şekeri ve çikolata atarlar, kabzımal ve manavlar ise mevsim meyvelerinden ve sebzelerinden, bakkallarda sattıkları her çeşit maldan önceden küçük kesekağıdı veya külahlara koyup hazırladıkları örnekleri fırlatırlardı, berberler koltuğa oturan birinin sakalını ustura ile tıraş eder, terzi esnafından bir veya bir kaçı makine da dikiş dikerken diğer birisi arkadaşına elbise provası yapardı. Bugün için iyice önemini kaybeden bakırcı esnafı kendi imalatları olan bakır malzemelerle süsledikleri römork veya araç karoserlerinde çekiçle, önlerinde kabı döverler, kalaycılar araç üzerine kurdukları düzenle bir taraftan körük yardımıyla ateşi devamlı canlı tutar diğer yandan da, bakır kapları kalaylardı. Tenekeci ve sobacılar, odun sobası ve boru imal ederler, yorgancı, semerci ve eğerciler iğne, iplik ve çuvaldızları ile ellerindeki işlerini tören sırasında tamamlama gayreti içerisinde olurlardı. Akşamları ise fener alaylarının yanı sıra Şehir Restaurant’ta ya da Seka salonlarında 10. Yıl kutlamaları ile gelenek haline gelen nezih Cumhuriyet Baloları düzenlenirdi.


FENER ALAYLARI

Zafer, Kurtuluş ve Cumhuriyet Bayramları’nda gün boyu hatta hava karardıktan sonra eski ahşap belediye binası (günümüzde Ender Mağazası) önünde davul ve zurnalar çalar, bazıları da cadde üzerinde oynarlardı. Biraz ileride de İzmit’li Karadenizliler kemençe eşliğinde horon teperlerdi. Her iki grubun da seyircisi bol olurdu.
Akşamları kolordu bandosu ve muhabere birliği erleri tarafından oluşturulan fener alayı, iki büyük araç karoserinde tertiplenmiş olarak, marşlar eşliğinde Demiryolu ve İnönü caddelerinde dolaşır, peşine takılan halk onları büyük bir ilgi ve çoşkuyla kucaklardı.



ANILARDA CUMHURİYET BAYRAMLARI

1924 İzmit Ketence doğumlu Necmettin Hoşkan anlatıyor: 
Cumhuriyet Bayramları çok çoşkulu kutlanırdı. Kırkiki Evler’in olduğu yer Teyyare Meydanıydı. Bayram törenleri bir zaman orada yapılmıştı. Ben Tuhafiyeciler Odası başkanıydım. Bir arabayı güzelce süslemiştim. Kendi dükkanımdan ve arkadaşlarımın dükkanlarından aldığım kumaşları parça parça kesip, törene katılanlara atardım. Hanımlar kumaşları kapışırdı.
Hele, Cumhuriyet’in onuncu yıl kutlamalarını hiç unutamam. Tören Atatürk Heykeli ile Yeni Cuma Camii arasında yapılıyordu. Ben dokuz yaşındaydım. Babam bizim manda arabasını sürüyordu. Üzerinde ise, ben ve Kapanönünde aşcı olan Faik Kurtuluş amca vardı. Faik Amca’nın hazırladığı ekmek arası yiyecekleri arabadan Resmi Geçidi izleyenlere atıyorduk. O sene bestelenen Onuncu Yıl Marşı’nı da ezbere coşku ile okumuştuk.



CUMHURİYET MEYDANI DÜZENLEMESİ

10 Yıl Kutlamaları gazetelerde en önemli haberler olurken, Ulu Önder’in Onuncu Yıl Nutku, tam metin gazetelerde yayınlanmıştı. Bayrama hazırlanan İstanbul'da Cumhuriyet Bayramının kutlandığı meydanlar o tarihten itibaren Cumhuriyet Meydanı olarak adlandırılmaya başlanmış, örneğin; Beyazıt Meydanının adı Cumhuriyet Meydanı olarak değiştirilmişti. İzmit’te de Atatürk Anıtı yapımı ve önündeki meydanın Cumhuriyet Meydanı olarak düzenlenmesi kararı alınmıştı.



Cumhuriyet döneminde kentlerin karakteristik öğelerinden biri, ortasında Atatürk Anıtı’nın bulunduğu Cumhuriyet Meydanı’dır. İzmit’te Cumhuriyet’in 10. yılında o yıllarda Hükümet Konağı olarak kullanılan Kasr-ı Hümayun’un önüne heykeltıraş Nijad Sirel tarafından Atatürk Anıtı yapılmış ve alan Cumhuriyet Meydanı olarak düzenlenmiştir. Yüce ise konuyla ilgili, Vali Eşref Sait’in Atatürk Anıtı’nın yerini tespit etmek için heykeltıraş Kamanika’yı getirttiği, heykeltıraşa anıtın yapılabileceği bütün yerleri gösterdiğini, Kamanika’nın diğer yerlerin zamanla değişikliğe uğrayacağı gerekçesiyle anıtın şimdiki yerini uygun gördüğünü yazmaktadır. Yüce’nin Kamanika şeklinde belirttiği isim, büyük olasılıkla İtalyan heykeltraş Canonica’dır.


Mimar Dergisi'nin ikinci sayısında İzmit’te “Gazi Heykeli ve Hükümet Meydanı” başlığıyla planlarıyla birlikte yayınlanan haberde, İzmit’te saat kulesi ile eski sarayın bulunduğu meydana dikilecek olan anıtın Türk heykeltıraşı Nijad Sirel’e sipariş edildiğini, bu arada kentin de planlarının yapılmasına gerek görüldüğü ve mimar Burhan Arif’e hükümet meydanına ve anıtın civarına ait bir proje hazırlatıldığı belirtilmektedir. Projeye göre hükümet konağı önündeki yamaçta çamlardan bir teras oluşturulacak, bu terasın altındaki set üzerinde anıt yer alacaktır.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.