banner29

Fikri Işık; Dağlarda teröristler rahat gezemez oldu

banner31

BAŞBAKAN Yardımcısı Fikri Işık, partisinin 6'ncı olağan İlçe Kongresi’ne katıldı.

Fikri Işık; Dağlarda teröristler rahat gezemez oldu
16 Eylül 2017 Cumartesi 20:17

banner32
banner15
Işık, tutuklu HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk'un hayatını kaybeden annesi Hatun Tuğluk'un cenaze töreninde gösterilen tepkiyle ilgili, "Bir cenazede hayatını kaybetmiş bir hanımefendinin cenazesine gösterilmiş tepki vandallıktır" dedi. Silahlı İnsansız Hava Araçlarının (SİHA) terörle mücadelede önemine değinen Işık, "Dağlarda teröristler rahat gezemez oldu" diye konuştu.

Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinde Gazanfer Bilge Kültür Merkezi’nde düzenlenen kongreye Başbakan Yardımcısı Fikri Işık’ın, AK Parti Bursa Milletvekili eski İçişleri Bakanı Efkan Ala, AK Parti Kocaeli Milletvekilleri, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu ve İlçe belediye başkanları katıldı.

Tutuklu Vekil Aysel Tuğluk'un geçtiğimiz gün hayatını kaybeden annesi Hatun Tuğluk'un Ankara'daki cenaze töreninde çıkan olaylara da değinen Işık, yaşanan olayları Vandallık diye nitelendirdi. Bu olayların sebebi olarak eğitimde değerler eksikliğini işaret eden Işık konuşmasına şöyle devam etti:

"Şu anda gelişen Dünyada ve Türkiye'de yaşanan hadiselere baktığımda eğitimde bir noktanın altını çizmem gerekiyor bir eğitimci olarak. Değerli arkadaşlar eğitim bilgi transferi değildir. Bilgi transferi artık çok kolaylaştı bilginin edinilmesi işi çok kolaylaştı. Eğitimde artık ana eksenin değerler eğitimi olması lazım. Bakın bu değerler eğitimi bizim şu son birkaç gün veya birkaç ayda dahi yaşadıklarımız olaylardan dolayı ne kadar önemsememiz gerektiğini bas bas bağırıyoruz. Bir cenazede hayatını kaybetmiş bir hanımefendinin cenazesine gösterilmiş tepki Vandallıktır. Aslında değerler eğitimi eksikliğini ortaya koyuyor" dedi.

DEĞERLER EĞİTİMİNİN ÖNEMİ

Günlük hayattaki olayların değerler eğitiminin önemine işaret ettiğini belirten Işık, "Değerler eğitimi hele hele bu çağda artık dijital çağda kötülüğün çok hızlı yaygınlaşabileceği bu çağda insanların değerler eğitimine ne kadar fazla ağırlık vermesi gerektiğini yalnızca Türkiye için değil bütün dünya için bunun birinci öncelikli konu olduğunu bilmemiz gerekiyor. Bakanlığımız çok önemli çalışmalar yaptığını biliyorum ama biz bunu toplumsal farkındalıkla oluşturmak zorundayız. Çocuğumuz ilkokula başlar ve hemen birinci ayda okumayı öğrenmesini bekler aileler, ne olacak eğer 3 ay sonra öğrenirse ama o arkadaşlarıyla oynamayı, arkadaşının hukukuna saygı göstermeyi, paylaşmayı bir kötülük gördüğü zaman o kötülüğe müdahale etmeyi okulda öğrense, okuma yazmayı da 3-4 ay sonra öğrense ne olur" dedi.

TERÖRLE MÜCADELEYE YÜKSEK KARARLILIKLA DEVAM EDECEĞİZ

Bakan Işık konuşmasında silahlı insansız hava araçlarına tepki gösteren Sezgin Tanrıkulu’na yüklendi. Silahlı insansız hava araçları hakkında yaşanan tartışmaları soğukkanlılıkla izlediğini belirten Işık, şöyle devam etti:

"Terörle mücadeleye yüksek kararlılıkla devam edeceğiz. Söylenecek çok fazla söz var ama bir noktaya değinmek istiyorum. Bu son silahlı İHA tartışması yani insanın aklının almayacağı bir noktaya geldi. Savunma sanayini biz iktidarı aldığımızda yüzde 24’tü bugün yüzde 60’ları geçti hem de sadece nicelik artışı rakamsal bir artışla kalmadık niteliği de çok artırdık. Kaliteyi de çok yükselttik. Allah’a hamdolsun bugün Türkiye pek çok silahta dışa bağımlı değil. Biz 74’teki Kıbrıs ambargosunun ne manaya geldiğini iyi biliyoruz. 90’larda terörle mücadelede eften püften sebeplerle Türkiye’ye ihtiyaç duyduğu silahları vermeyenlerin yarın benzer pozisyonlarda yine aynı kararları vereceklerini biliyoruz. Terörle mücadelenin her boyutuyla yürütülmesi için de büyük bir gayret gösteriyoruz.

TÜRKİYE TERÖR KONUSUNDA AĞIR BEDEL ÖDEDİ

 Elbette terörle mücadele yalnızca teröristle mücadele değildir sadece dağda elinde silah olan kişiyi bertaraf etmek teröristi orada etkisiz hale getirmek terörle mücadele değil, bu teröristle mücadeledir. Bunu yapmaktan hiçbir şekilde imtina edemeyiz. Bir ülkenin hükümdarlık sahası içerisinde o ülkenin egemenliğine kafa tutan silahlı hiç kimsenin, hiçbir terör unsurunun barınmasına, hiçbir ülke müsaade edemez. Terörle mücadelenin ekonomik sosyal kültürel boyutu manevi boyutu bütün bunlarla yürütülüyor. Bunlarla yürütülmezse tek başına teröristle mücadelenin sonuç vermesi mümkün değil. Ama dağında, şehrinde, evinde silah olan teröristle mücadele her devletin meşru hakkıdır. Türkiye bu noktada dünyada en ağır bedeli ödeyen ülkelerden bir tanesidir. 

TERÖRİSTLER HAVADAN TAKİP EDİLMEYE BAŞLANDI

Ama son yıllarda özellikle kurumlarımız arasındaki güçlü koordinasyon o kahraman güvenlik güçlerimizin askerimizin polisimizin jandarmamızın korucularımızın kendi arasındaki yardımlaşması onların kişisel niteliklerinin yanında onları yüksek teknolojili silahlarla da donattık. İHA’lar bunlardan bir tanesi. Önceden teröristler 15’li, 20’li, 30’lu, 40’lı, 50’li gruplarla gelir karakolları basarlardı hatırlayın. Sabah kalktığımızda şu karakol basıldı şu kadar şehit. Ramazanda Savunma Bakanıyken Dağlıca Karakolu’nda sahur yaptık. O Dağlıca Karakolu 21 Ekim 2007’de baskına uğramıştı. 20’nin üzerinde askerimiz şehit olmuştu ama şimdi bu silahlı İHA’lar özellikle önce İHA’lar geliştirilmesi noktasında bize yardımcı olmadılar. Satın bize, çok yüksek fiyatlarla ve kısıtlı yeteneklerle veriyorlar. Ne oldu? Bir Türk firması kahraman insanlar çıktılar bu İHA’ları Türkiye’deki ağır bürokrasiye rağmen geliştirdiler. Artık teröristler havadan takip edilmeye başlandı. 3400 rakımlı tepede terörist elinde silah otururken İHA görüntülüyor ve silahlı İHA olunca da yerden verilen emirle de vuruluyor. Bundan kim rahatsız olur eğer bu silahlı İHA gidip masum bir insanı vurduysa, elbette bu konuyla ilgili gerekli çalışma yapılır. Ama bu teröristi takip eden ve imha eden bir İHA’yı kalkıp okların hedefine koymak kimin işine yarar. Bir milletvekili kalkıyor bunlar 90’lı yıllardaki bir oluşuma benzetiyor. Hayır bunlar teröristle sade vatandaşı ayıran ve teröriste aman vermeyen fırsat vermeyen yüksek teknolojili hava araçlarıdır."

DAĞLARDA TERÖRİSTLER RAHAT GEZEMEZ OLDU

Teröristlerin artık dağlarda rahatça gezemez olduğunu söyleyen Işık konuşmasını şöyle sürdürdü. 

"Bu terörle mücadelede Türkiye öyle büyük bir avantaj sağladı ki artık 2500 rakımlı 3000 rakımlı dağlarda teröristler rahat gezemez oldu. Bunlardan kim rahatsız olur? Soruyorum size bundan Türk insanı Türkiye’de yaşayan hangi vatandaş olursa olsun rahatsız olur mu? Adeta bölge halkının siyasi iradesine ipotek koymaya çalışan teröristlerden bölge halkı rahatsız. Dolayısıyla İHA’dan bölge halkı da memnun kim memnun değil, kim rahatsız? terör örgütü rahatsız ve onun uzantıları rahatsız iyi de terör örgütünün rahatsızlığını neden bir Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili dile getiriyor? Daha acı olan onun bu rahatsızlığını dile getirmesine genel başkanı sahip çıkıyor. Değerli arkadaşlar ben tartışmaları soğuk kanlılıkla izledim. İlk defa konuyu da çok iyi bilmiş olmama rağmen böyle bir konuşmayı burada yapıyorum. 1 haftadır 10 gündür kendime soruyorum Cumhuriyet Halk Partisi böyle bir yanlışa nasıl düşer? Herkesin ortak derdi olan ve milletin ekonomik kaynaklarını insan kaynaklarını beşeri kaynaklarını adeta bugüne kadar boşa harcamasına sebep olan terörden ve terör örgütünün efendim bu derece hızlı ve etkin şekilde tasfiye edilmesinden terörle mücadeleden Cumhuriyet Halk Partisi neden rahatsız olur? Bunu açıkça dile getiriyorsun düşündüm düşündüm bir tek çıkar yol buluyorum o da şu, herhalde Cumhuriyet Halk Partisi yeni başkanlık sistemi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi geldi. Yüzde 50’yi biz alamayız nasılsa yeni bir oluşumla biz buradan destek verelim CHP’nin sağduyulu seçmenini kanalize edelim diye düşünüyorlardır. Çünkü bu delege yapısıyla CHP’de bir değişim mümkün değildir.  Ama hiçbir insaflı vatandaşın kabul edeceği beyanatlar da değil bunlar. Bunlar açıkça CHP'nin sağduyulu seçmenini başka yere adreslemektir."

TERÖRLE MÜCADELE SONUNA KADAR SÜRECEK

Terörle mücadelede teknolojinin bütün imkanlarını kullanarak devam edeceğini söyleyen Işık, "Ama şunu bilmenizi isteriz bu terörle mücadele sonuna kadar sürecek. Teröriste amansız mücadele gelecek ve teknolojinin bütün imkanları bu noktada kullanılmaya devam edecek. Göktürk 1 uydusundan görüntü alınmaya başlandı yüksek çözünürlükte. Nerede ne yapıyorlar hepsini gösteriyor. Göktürk 2 de 2.5 metreydi çözünürlük, şimdi 50 santime düştü. 5 kat daha net çözünürlükte görüntüler alınıyor. Şimdi İHA’nın silahlandırılması ve Anka’nın silahlandırılması onun talimatını bizzat ben vermiştim şimdi de Hürkuş silahlanıyor. Artık Hürkuş’u sadece bir eğitim uçağı olarak kullanmıyoruz. Hürkuş aynı zamanda terörle mücadelede keşif gözetleme ve gerektiğinde de silahlarıyla terörist hedefleri vurma misyonuyla inşallah yakında devreye giriyor. Bu noktada en küçük bir taviz olmasın. Hiç kimse Türkiye’den terörle mücadelede teröristle mücadelede en küçük bir müsamaha veya en küçük bir geri adım en küçük bir duraksama beklemesin. Bunu yapacağız bu arada yanlış yapan olursa da onun hukuk önünde hesap vermesi de kaçınılmazdır. Çünkü biz 90’lı yıllarda yapılan yanlışa da düşmeyeceğiz. Terörle mücadele ediyoruz diye hiç kimse daha üstün olmayacak."

TAPU DAĞITIM TÖRENİNE KATILDI

Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, Kocaeli’nin Çayırova İlçesi'nde Şekerpınar 5. Etap İmar Uygulaması Tapu Dağıtım Töreni'ne katıldı. Fikri Işık 500 hektar alanda 5 bin vatandaşa tapularını verdi. Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, burada yaptığı konuşmada, "Şekerpınar’da öncelikle böyle hayırlı, böyle güzel, yılların birikmiş sorununu çözen ve bugün bu mutlu tablonun özellikle dağıtım töreninde aranızda bulunmaktan duyduğum memnuniyeti dile getiriyorum. 20 yıldan daha fazla süren bir sorun. Her imar uygulamasının sonucunda birkaç kişinin mahkemeye gittiği ve bütün imarı iptal ettirdiği, her şeyin sıfırdan tekrar başladığı, tekrar tamamlandığı, daha sonra tekrar bir mahkeme sürecinin başladığı ve adeta yılan hikayesine dönen bir sorundu. Ben hakikaten belediye başkanımızı tebrik ediyorum. Çünkü bildiğim kadarıyla bu defa nizasız, mahkemesiz, mümkün olan en ortak mutabakatla bir çözüm bulundu. Bu kolay bir iş değil. İmar işi, çok zor bir iştir. Ve hiç kimseyi de memnun etmek kolay değildir" dedi. 

'ARTIK O DEVİRLER BİTTİ'

Eksiklikler olabileceğini söyleyen Işık, konuşmasını söyle sürdürdü:

"Bu sorun çözülmeden kimsenin bir ev yapması, bir çivi çakması da mümkün değildi. Sizlere de özellikle gösterdiğiniz anlayıştan dolayı çok teşekkür ediyorum. Siz bu anlayışı göstermeseydiniz, bu süreç yine tamamlanamayacaktı. Elbette eksik olabilir. Her şey yüzde yüz gönlümüze göre olmayabilir. Ama bir mutabakatla bu sorunun çözülmüş olması, her şeyden daha değerlidir ve daha kıymetlidir. Ben sadece belediye başkanımıza değil, onunla birlikte gece gündüz çalışarak artık kronikleşmiş sorunun çözümü için katkı vermiş bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Artık bir sayfayı geride bıraktık. Artık bir tarih geride kaldı. Şimdi önümüze bakacağız. Ben her Çayırova’ya geldiğimde, mutlaka yeni bir hizmeti görüyorum ya da yeni bir hizmetin başladığını görüyorum. Bu çok önemli bir şey. Eskiden bir belediye başkanı, bir hizmeti 10 sene satardı. Şimdi artık o devirler bitti. Sizin ihtiyaçlarınızı en kısa, en hızlı ve en etkin yolla karşılamak belediyelerimizin esas görevi. Evlerinizde güle güle, bütün gönül rahatlığı ile, huzur içerisinde, sağlıkla ve mutlulukla oturmanızı Rabbim nasip eylesin. Tekrar hayırlı olsun" diye konuştu.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.