banner16

Emine Macit Zeybek 'Başarılı bir lider, bu sistemle ülkeyi uçurur'

Ak Partili Emine Macit Zeybek “Başarılı bir lider, bu sistemle ülkeyi uçurur” dedi.

Emine Macit Zeybek 'Başarılı bir lider, bu sistemle ülkeyi uçurur'
12 Nisan 2017 Çarşamba 09:58

banner15

Referanduma sayılı günler kala bir "Evet" bir de "Hayır"cıların sesine kulak verelim istedik. Referandumda "Hayır"ı savunanlardan birisi olan Avukat Fahri Örengül, düb gazetemize süreci değerlendirmişti. "Evet" seçeneğini destekleyenlerden biri olan Emine Macit Zeybek de neden "Evet" denmesi gerektiğini yine gazetemize anlattı. Şimdi sizi Emine Zeybek Macit röportajıyla başbaşa bırakıyoruz.

Sayın Zeybek, bir hukukçu olarak mevcut anayasayı neden beğenmiyorsunuz?
Bize okulda 1961 anayasasının en özgürlükçü anayasa olduğu anlatılmıştı. Çünkü cumhurbaşkanına çok yetki verilmemişti. Ama 1982 anayasasında cumhurbaşkanına korkunç yetkiler verildi. Özgürlükler tam tersi kısıtlandı. Her iki anayasada halkın anayasası değil. Vesayet makamlarının; yani TSK’nın ve darbeyi yapan güçlerin yaptığı anayasaydı.


“YAMALI ELBİSE GİBİ”
Anayasalar toplumun ihtiyaçlarından doğar. Yani anayasaları toplum yapar; devleti düzene sokayım diye. Ama bizde elit kesim ve vesayet makamları toplumu kısıtlamak için yapmıştır. Bu çağda iki anayasa da topluma cevap veremedi. AKP iktidarıyla zamanla değişikliğe uğrasa da olmadı. Çünkü parça parça, yamalı elbise gibi oldu.


Partinizin zamanla yaptığı değişikliklerden en önemlisi hangisiydi?

2010’dan sonra kişi hakları ve özgürlüklerde çok yol kat ettiğimizi söyleyebilirim. Çünkü bir kesim türbandan dolayı özgür değildi. Seçme ve seçilme hakkı vardı ama bir kısma seçilme hakkı verilmemişti. Bu çağın anayasasında kabul edilmesi mümkün değildi.


Parlamenter sisteme neden karşısınız?
Öncelikle her sistemin artıları olduğu gibi eksileri olduğunu da bilmek lazım. Karşı çıkmadan önce ülkemizin önü daha fazla nasıl açılır ona bakmalıyız. Cumhuriyet tarihimize bakarsak 33 yılda 21 hükümetin değiştiğini görürüz. Bu da parlamenter sistemin aslında işlemediğine işaret eder.


“PARLAMENTER SİSTEM ÇİFT BAŞLI”
Parlamenter sistemde bir cumhurbaşkanı bir de hükümetin olduğu çift başlılık vardır. Bu ikisinin uyumsuz olmasının bedelini 2001 yılında ödedik. Başbakan Bülent Ecevit ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer arasında yaşanan tartışmanın ülkemizi nasıl bir ekonomik krize sürüklediğini gördük. Bana göre 1990’lı yıllar kayıp yıllardı, ülkemiz geri gitti. İstikrarlı olamazsak güçlü de olamayız. Bu nedenle başkanlık sistemi zorunlu ve gerekli bir sistem.

“BAŞKANLIK YOKTU DA NE OLDU?”
Bu sistemin ülkemizi böleceği söyleniyor

Dar bölgenin getirdiği uygulamadan dolayı sistemin eksi yönleri vurgulanıyor. Peki, bu zamana kadar başkanlık sistemi yoktu da ne oldu?  Daha mı iyi oldu? Fiili anlamda bir bölünme olmasa da ayrışma var. Hatta izin verilse onu da yapacaklar. Ayrışmanın, bölünmenin sistemle ilgisi yok.  

O zaman kısaca, okuyucularımızın anlayacağı şekilde anayasa değişikliğinden ve önerilen sistemden bahseder misiniz?

Tabii ki. Şu an çok tartışılan anayasa değişikliğinde 3 başlık var; yönetim, yargı ve seçim. Bu başlıklardan en önemlisi yargıyla ilgili değişiklikler. Öncelikle sistem ne olursa olsun yasama yürütme ve yargının birbirinden bağımsız olması gerek. Maalesef bizim mevcut sistemimizde iç içe girmiş durumda. Mesela hükümet hem yasayı çıkartıyor hem de yürütmeyi yapıyor.


Başkanlık sisteminde ne olacak peki?
Yürütmeyi cumhurbaşkanı yapacak. Yasama sadece yasama görevini yapacak. Cumhurbaşkanı yardımcılarını ve bakanları meclise bağımlı kalmadan, dışarıdan seçebilecek. İstediği zaman da değiştirebilecek. Ama yürütme görevini yaparken yasalara bağlı olacak. Yasayı da meclis yapacak. Yani meclis onu denetleyecek. Ayrıca askeri yargı tamamen kaldırılıyor. MGK yapısı değişiyor ve Jandarma Genel Komutanlığı MGK dan çıkartılıyor.


“MECLİS GÜÇLENECEK”
Şimdiki sistemde cumhurbaşkanı sadece vatana ihanetten yargılanabilirken önerilen sistemde böyle bir şey yok. Meclisin 3’te 2 çoğunluğuyla cumhurbaşkanını da bakanları da herhangi bir konuda yüce divana gönderebilirsiniz. Üstelik meclisin,  salt çoğunluğu bulduktan sonra cumhurbaşkanını görevden alma yetkisi bile var. Meclis tam tersine güçlenecek.


“GÜVENMEKTEN BAŞKA ŞANSIMIZ YOK”
Peki, nedir ‘diktatörlük’ endişesi?

Cumhurbaşkanının Kanun Hükmünde Kararname çıkarma hakkı, sistemin eksi olarak düşünülmesine neden olabilir. Bu nedenle ‘diktatörlük’ deniliyor sanırım. Ama sadece sistem değişikliğinde değil, herhangi bir yetkinin de kötüye kullanılacağını düşünerek hiçbir şey yapamayız ki! Kaldı ki yüzde 50’den fazla oy alan birine güvenmekten başka şansımız yok zaten.  Aksi bir durumda meclisin ‘dur’ deme yetkisi var, soruşturma açabilir.


HERKES ŞİMDİ DAHA ÖZGÜR
Ayrıca ne diktatörlüğünden bahsediyorlar? Kimi asmış, kesmiş bu zamana kadar? Ben 49 yaşındayım ve 34 yıldır da Kocaeli’deyim. 15 sene önce Ramazan ayında dışarıda kimse bir şey yiyemezdi. Birkaç lokanta gazete kapatırdı da öyle hizmet verirdi. Kızlar mini etek ve kolsuz bluz giyemezdi. Bunları yaşarken o övündükleri sistem vardı. Şimdi Ramazan ayında her yer açık. Bu mu özgürlüğü kısıtlamak? Alkol konusuna gelince; bir kesimin özgürlüğü diğer kesimi üzmemeli. Dengeleri sağlamak zorundayız. Emin olun 15 sene öncesine göre herkes daha özgür.

Cumhurbaşkanı Erdoğan her konuşmasında terör ve ekonomik sıkıntıların başkanlık sistemiyle biteceğini söylüyor. Önerdiğiniz sistem neyi değiştirdiği için sorunlar bitecek?

Kararlar daha hızlı alınıp, daha hızlı uygulanacak. Koalisyon olmadığı için siyasi krizler olmayacak, ekonomi etkilenmeyecek. Çok net söylüyorum; ülkenin önünü açacak bir lider, bu sistemde uçurur ülkeyi. İran gibi kapatmak istemiyorsak ülkemizi, dünyaya entegre olmak istiyorsak bu sistem şart.

FİİLİ OLARAK SİSTEME GEÇTİK ZATEN”

2007’den sonra yavaş yavaş bu sisteme geçtik zaten. 2007 yılında cumhurbaşkanını halkın seçmesiyle Erdoğan başkanlık durumuna geldi. Bu bir süreçti, adım adım gidildi. Ama bugün ihtiyaç haline geldi. Muhalefet sürekli ‘kukla başbakan’ diyor, ülkeyi aslında başbakanın değil cumhurbaşkanının yönettiğini söylüyor. O zaman bırakın da bu iş sistematik şekilde yapılsın. Fiili olarak sistem zaten var. İnsanlar da alıştılar.


Başka nedir yargıyla ilgili gelecek değişiklik?
HSYK 2 daireye düşecek ve 12 üyeden oluşacak. 6’sını cumhurbaşkanı, 6’sını meclis seçecek. Bağımsızlık ve tarafsızlık getiriliyor aslında. Böylece cumhurbaşkanı yürütmenin başı olacak ve başbakanlık kalmayacak.

BAKANLAR BÜROKRAT GİBİ ÇALIŞACAK
Cumhurbaşkanı birden fazla yardımcı seçecek. Bakanları meclis dışından belirleyecek. Bürokrat gibi olacak bakanlar. Vekiller de sadece vekillik yapacak. Bu sistemde bakan olmak için milletvekili olmak istemek yok artık. Taşlar yerine oturacak.


Peki, cumhurbaşkanının siyasi olması tehlikeli olmayacak mı?
Yapılacak değişimde mecliste grubu olan partiler, yüzde 5’in üzerinde oy almış partiler ve 100 binin üzerinde seçmen imza toplayarak aday çıkartabilecekler. Evet, cumhurbaşkanı siyasi parti mensubu olabilecek artık. O, yürütmenin başı olacak, bizde meclisten; yani 600 vekilden hepsinin bizim vekilimiz olmasını bekleyeceğiz. Böylece ortada tehlike kalmaz.


5 gün sonra yapılacak referandumdan umutlu musunuz?
Evet, zaten şuan konuştuğumuz konu 2019 Kasım seçimlerinden sonra yürürlükte olacak.


“HANTALLIKTAN VE KOALİSYONDAN KURTULACAĞIZ”
Öneriye muhalefet eden tarafın bir endişesi de rejim değişikliği. Siz böyle bir tehlike görüyor musunuz?

Hayır, anayasanın ilk 4 maddesi ve üniter devlet yapısına kesinlikle dokunulmuyor. Başbakanımız da açıklama yaptı zaten; “1923 te bu iş bitti” dedi. Türkiye’nin yönetim şekli Cumhuriyettir, kimsenin şüphesi olmasın ve kimse rejim içinde bir şeye girmesin. Parlamenter sistem şu an kağıt üzerinde işlemeyen bir sistem. Sadece hantal devlet yapısı ve koalisyonlardan kurtulacağız.

Peki, seçimle ilgili bizi bekleyen değişim nedir?

Milletvekili seçilme yaşı 18’e inecek ve 550 milletvekili yerine 600 milletvekili seçilecek. Bu da iyi bir gelişme. Ayrıca şimdi tüm vekiller seçilmek için genel başkanın iki dudağı arasında. O listeye koyarsa girersiniz koymazsa girmezsiniz. Yeni sistemde Kocaeli kendi vekillerini çıkartacak. Kocaeli halkı “ben bunları vekil istiyorum” diyecek. Kendi içimizden kendi adaylarımızı çıkartabileceğiz. Genel başkana çok bağlılık olmayacak. Bir daha aday gösterir-göstermez korkusu olmayacak.

Objektif olarak bakınca önerilen sistemin hiç mi kötüye kullanılacak bir maddesi yok?

KHK çıkarma yetkisi bence muhalefetin en çok eleştireceği kısım olacak. “Ülke yasalarla değil kararnamelerle yönetilecek” diye. Ama burada da şöyle bir ayrıntı var. KHK ancak yasanın olmadığı yerde çıkacak. Konuyla alakalı yasal bir düzenleme varsa KHK çıkmaz. Sadece boşluk olan yerde çıkarılabilir. Bardağın dolu ve boş tarafı dediğimiz bu işte. Onlar sürekli boş tarafına bakıyorlar. Bence parlamenter sistemi de yatırsınlar masaya.

Son olarak ne söylemek istersiniz?

Bu ülkenin Atatürk’ten sonra gelen en büyük lideri Recep Tayyip Erdoğan’dır. Kelle koltukta çalışıyor. Kimsenin cesaret edemediği vesayet sisteminden kurtardı bizi. Düşünsenize senelerce asker yönetti Türkiye’yi. Ülkemizde sırf Erdoğan istiyor diye karşı durma gibi bir hastalık var. Bundan kurtulmamız lazım. Umarım ülkemiz için hayırlı gelişmeler olur. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.