banner29

Bahçeli; Yüzde 10 barajı düşsün

banner31

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Türkiye'de yüzde 10 olan seçim barajını ağır” diye yorumlayarak, bu oranın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Bahçeli; Yüzde 10 barajı düşsün
08 Kasım 2017 Çarşamba 13:35

banner32
banner15

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye'de yüzde 10 olan seçim barajını 'ağır' ' diye yorumlayarak, bu oranın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Bahçeli "yüzde 10 barajı ittifaklarla veya başka kararlılıklarla aşılabilir duruma geldi. Türkiye'de iki şeye dikkat etmek gerekiyor: Zorlamalar ve dayatmalarla birilerini öldürerek kendini yaşatma yerine hep beraber nasıl yaşarız? Demokrasi içinde bunu nasıl başarırız? Türkiye'yi nasıl bir istikrar, normalleşme sürecine getirebiliriz konusunda bir uzlaşmaya varacak çalışma yapmak lazım. Yüzde 5, 7 mi olur yoksa 10 kalır, böyle mi devam etmesi gerekir. Bunu yaparken bir başka parti yok sayıp, ezerek kendine bir yol çizmeye çalıştığında onun da bir anlamı olmadığı görüldü. Bunlardan ders çıkarmak lazım." dedi.

"KALICI YOL BULUNMALIDIR"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'deki makam odasında parlamento muhabirleriyle bir araya gelerek ekonomi, eğitim, uyum yasaları, futbol ve daha farklı konulardaki soruları yanıtladı. Devlet Bahçeli, sınav sistemlerinin değişmesine ilişkin bir soruyu şöyle yanıtladı:

"Bu ülkede siyasi iktidarın 15 yıla yaklaşan hizmet sürelerinde Milli Eğitim Bakanı sayısında değişiklik çok olmuştur. Her bakanın görev süresinde milli eğitim sisteminde değişikliklere gidilmiştir. Temel eğitimdehn orta öğretime geçişte 4-5 model uygulamaya geçilmiştir. Şimdi sayın bakanın yapmış olduğu açıklama doğruttusunda değerlendirmede bulunmak konuyu tamamen incelemeye bağlıdır. Bizde böyle bir sistem için arkadaşlarımızı görevlendirdik. Bugün veya yarın sistemle ilgili MHP'nin görüşünü ortaya koyabilecek değerlendirmeleri bize bildirmiş olacak. Şimdiki halde tartışma çok hızlı gelişiyor. Konu Türkiye'nin gündeminde. Değişik eleştirilerin de haklılık payı var. Bir de iktidara karşı tavır içinde olanların da bu tavırları içini bir fırsat kolladıkları görülüyor. Aile- öğrenci - okul arasında bir paylaşımı dikkate alarak sorunun köklü çözümüne doğru gidilmeli, kalıcı yol bulunmalıdır."


"TOPLUMA BU KONUDA DOĞRU BİLGİ AKIŞI SAĞLAMALILAR."

Bahçeli, Başbakan Binali Yıldırım'ın 'çocuklarının gizli off-shore hesapları olduğu' yönündeki haberlere ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu konuda doğru bir bilgiye sahip değiliz. Kaynağına inme şansına da sahip değiliz. Basında yazılanlarla tartışmalarla da bazı şeyler mümkün olsa da doğru olmaz kanaatindeyiz. Görelim bakalım nereye kadar gidecek. Bir şeyler söylemeleri lazım böyle bir iddia yer almışsa basında. Topluma bu konuda doğru bilgi akışı sağlamalılar."

"BUGÜNLERDE HÜKÜMETİN UYUM YASALARIYLA İLGİLİ BİR HAZIRLIĞININ GELMESİNDE YARAR VAR"

Hükümetten uyum yasalarıyla ilgili bir hnazırlığın gelmesinde yarar olduğunu vurgulayan Bahçeli öyle devam etti: "Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş süreciyle birlikte yeni bir uyum sürecinin de yaşanması düşünülmüştü. Bu da 16 Nisan'dan bugüne kadar süresi doldu zannediyorum. Bugünlerde TBMM'ye eğer bütçe görüşmeleri bir gerekçe olarak sunulmadığı taktirde hükümetin uyum yasalarıyla ilgili bir hazırlığının gelmesinde yarar var. Bu hazırlığın öncelikle Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yapması hükümetin de genel kurula sunmadan evvel TBMM'de temsil edilen partilerin yönetimiyle bir diyalog içinde girmesinde, düşüncelerini açıkça ifade edilebilen görüşmeye dayalı hazırlık yapmalarında yarar var. Şu an için bize ulaşmış olan böyle bir metin gözükmüyor. Bu konuyla ilgili geçmişten beri yapılan tartışmaların ışığında her partinin de bir birikimi var. Siyasi partiler yasası nasıl olmalı, milletvekili seçimi nasıl yapılmalı, bu arada da baraj meselesi gündemde. Bunlar tekrar gündeme taşınıyor şimdi. İttifak konusuyla ilgili çok hızlı çıkanlar oldu, hevesli insanlar var. Onların bu hızını görmek gerekiyor nereye kadar gidiyor. Hız kesilmedi hızla giderken sürat ayarında anlaşmazlıklar var."

"MHP TÜRK SİYASİ TARİHİNDE BARAJ SORUNU OLMAYAN PARTİLERDEN BİR TANESİ"

MHP'nin seçim öncesi yapılan anket çalışmalarına güvenmediğini, bu nedenle hiç bir zaman yaptırmadıklarını bildiren Bahçeli şu ifadeleri kullandı: "Yapılanlar kamuoyu oluşturmaya yönelik araştırmalardır. Bunu bildiğimiz için hiçbir araştırmaya güvenmiyoruz. Ama bugüne kadar yapılmış olan araştırmalarda MHP'nin yüzde 10 barajını geçtiği yada ulaştığı yazılıp çizilmedi. Seçim sonuçlarından sonra elde edildi sonuçlar. Yüzde 2-8 arasında getirip götürdüler. Ama sonuçlar öyle olmadı. MHP Türk siyasi tarihinde baraj sorunu olmayan partilerden bir tanesi. Ama illa bir barajın altında kalma baskısı var toplumda böyle olursa iyi olur diye düşünenler var. Bu da sakat bir düşünce."

"YÜZDE 10 BARAJI TÜRKİYE'DE ÇOK AĞIR BİR BARAJ"
Seçim barajının yüzde 10 olmasının ağır olduğunu açıklayan Bahçeli şunları kaydetti: "Yüzde 10 barajı Türkiye'de çok ağır bir baraj. Hele hele ilk 12 Eylül sonrasında yeniden siyasi yapılanma sürecine geçildiğinde yüzde 20-25 arasında bir baraj, onun üstünde de yüzde 10 üzerinde baraj konmuştu. O baraj 12 Eylül döneminde darbe teşebbüsünde bulunan zihniyetin himayelerinde faaliyetlerine başlayanlar için böyle bir baraj. MHP- Milli Selamet Partisi üzerinde bu konular hep tartışıldı. Siyasi hayatında silinmesi arzusu olmuştu Öyle bir dönem içinde siyasi hayatın barajın nereye kadar çekilmesi konusunda bölücü unsurların temsiline fırsat vermeyecek yüzde 10'unun devamından yana olduk. Bize karşı da yüzde7-8 oranları söylemelerine rağmen acaba biz yüzde 10 üzerinde oranla gelebilir miyiz dedik. Allah nasip etti ve gelindi, barajın altında kaldığımız dönemlerde oldu. TBMM'de temsil imkanının baraj imkanının aşamayacağını anlayanlar parti disiplini içinde yapılanma sağlayarak bağımsız adaylarla TBMM'ye girip orada mücadelelerine devam ettiler. Demek ki yüzde 10 barajı ittifaklarla veya başka kararlılıklarla aşılabilir duruma geldi. Türkiye'de iki şeye dikkat etmek gerekiyor. Zorlamalar ve dayatmalarla birilerini öldürerek kendini yaşatma yerine hep beraber nasıl yaşarız. Demokrasi içinde bunu nasıl başarırız. Türkiye'yi nasıl bir istikrar normalleşme sürecine getirebiliriz konusunda bir uzlaşmaya varacak çalışma yapmak lazım. Yüzde 5, 7 mi olur yoksa 10 kalır, böyle mi devam etmesi gerekir. Bunu yaparken bir başka parti yok sayıp ezerek kendine bir yol çizmeye çalıştığında onun da bir anlamı olmadığı görüldü. Bunlardan ders çıkarmak lazım."


"TÜRKİYE'DE DİKTATÖR OLMAYI GEREKLİ KILACAK BİR DURUM YOK"

AK Parti ve CHP arasında son günlerde tekrar başlayan 'diktatör' tartışmasını yersiz bulduğunu bildiren Bahçeli "Bu tartışmayı yersiz buluyorum. Türkiye'de diktatör olmayı gerekli kılacak bir durumda yok. Geçmişteki diktatör örneklerini dikkate aldığınız vakit bu hevesi taşıyanlarda örneklerden ders çıkartıp varsa düşüncesi hevesi vazgeçilmesi lazım. " dedi.


"EKONOMİK KRİZİ ÖNE ÇIKARAN YORUMLAR HER DÖNEMDE YAPILIYOR"

Bahçeli, Türkiye ekonomisi üzerinde bir alğı tespitinin olup olmadığına yönelik soruyu şöyle yanıtladı: "Yaşanan kaosu derinleştirmek için ekonomik krizi öne çıkaran yorumlar her dönemde yapılıyor. Bizim parti yönetiminde de ölçümüz vardır. Plan bütçe komisyonunda arkadaşlarımız yorumlar getiriyorlar. Vekil arkadaşlarımız da oraya katılıyorlar. Ekonomi üzerinde bir demecim olmadı benim genel başkan olarak. Meclis genel kuruluna geldiği zaman ya genel kurulda açılıp tartışması yapılacağı ilk günde söz alıyorsa yapılıyodu. Bunu da bıraktım hem açılış kapanış değerlendirmelerini siz yapınız dedim."

" CHP SEÇİMLERE KARŞI BU KADAR İHTİRASLI GÖZÜKMÜYORDU AMA”

Bahçeli, 2019 seçimlerine MHP'nin nasıl hazırlandığının sorulması üzerine şöyle dedi: "CHP'nin erken seçim talebi parti görüşleri olarak saygı duyulur ama MHP bir erken seçimden yana değildir. Hem türkiyenin içinde yaşanan terör ve uluslararası ilişkiler bağlamında hemde gelecekte bir takım konuları erken tartışmaya açıp zaafiyet olarak itibarsızlaştırmaya gerek yok. Seçimlere karşı bu kadar ihtiraslı gözükmüyordu ama CHP, şu anda bir yerden herhalde güç alıyor ki cesaretlendi birden. Bu güç adalet yürütüşüne dayanıyorsa mesele yok. Ama başka yerlerden alıyorsa onu düşünmek lazım. (seçim günü 15 Temmuz) Onu herkes başka amaç için söylüyor herhalde. Ne maksatla böyle bir şeyi gün olarak ortaya konuyor. Ne yapalım saygı duyacağız herkesin kendi görüşü. Partilerin aday koymak suretiyle seçilmiş belediyelerle iç içe olmaz. Zaten bunu parti de kabullenmez belediye başkanı da kabullenmez. Güneydoğu Anadolu terörle ilgili operasyon varken belediyeler açık veya kapalı faaliyetler içinde bulunduğu bilinirken kayyum atamalarıyla o bölgedeki hizmetin halka yönetilmesini sağlayacak teşebüsler bulunduğu yerde 'oradaki belediye başkanlıklarının yüzde 43 oranında halk seçmeni vardır burada da bir şey olmaz' düşüncesi zannediyorum terörle mücadelede yanlış algılaması var CHP'nin. Önce burada bir karara varmamız lazım. Diyalog meselesidir. Kamuoyuna düşüncelerini ortaya koymadan önce iktidarla diyalog içinde girip görüşlerini temel kabullendirecek yaklaşımlar ortaya koymasında yarar var. Öbür türlü muhalefet sonuç veriyor gerginlik yaratıyor. Kamplaşmayı kamçılıyor. ve ülke çin fayda getirmiyor. "



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.