Kılıçdaroğlu "Atakan" dedi, Sirmen demedi


Gökhan Karabulut

Gökhan Karabulut

26 Aralık 2017, 18:17

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu il binasının açılışını yapmak üzere geçtiğimiz günlerde ilimizde geldi. 
Kocaeli Ticaret Odasında yaptığı konuşmada, Kocaeli’nin çok geri kaldığından bahsetti ve trafik kazasında yaşamını yitiren Leyla Atakan ile ilgili övgü dolu sözlerle bahsetti. 
Kılıçdaroğlu Atakan demişti fakat Sefa Sirmen dememişti o açıklamasında…
Ağzına bile almamıştı Sefa Sirmen’i. 
Herkesin gözünden kaçan bu açıklamayı aynı gün kaleme almıştım.
Sirmen’in CHP’de etkin ağırlığını kaybettiği ve  hatta görmezden gelindiğini en üst perdeden Kılıçdaroğlu seslendirmiş o gün!!!
Sonuç; Perşembenin gelişi Çarşamba’dan belli olur. 

BU NASIL KANUN?

Son yayınlanan 696 sayılı KHK ile birlikte; “15 Temmuz darbe girişimi ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemler” kapsamına sokulacak girişimlerin bastırılması kapsamında hareket edecek sivillerin hiçbir hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu olmayacağı’’ kanunlaştırıldı. 
KHK’nın 121. Maddesinde bu akıl dışı uygulama şu ifadelerle yer aldı; 
‘’Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır.’’
Şimdi soruyorum…
Bu devletin kollu kuvvetleri, kanunları, Türk Ceza Yasaları yok mu?
Eline silahı alan sivillerin sokağa çıkıp, cadı avı mı yapması isteniyor?
Suiistimale açık böyle bir kanun nasıl çıkartılabilir?
Toplumun huzurunu tahsis etmek için görev yapan Polis, Jandarma, Mahkemeler bertaraf edilerek,  isteyen istediği kişiyi sokağın ortasında vursun mu denilmek isteniyor?

Bakın kanun ne diyor!
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun 1.maddesinin 2.fıkrasına göre; memleketin genel asayiş ve güveninden sorumlu İçişleri Bakanlığının bu işleri kendi kanunları dairesinde hareket eden Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı ile yürütüleceği belirlenmiştir. 
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun bu hükmünden yola çıkarak, İçişleri Bakanlığının emniyet ve asayişi sağlamada, yürütme organları olarak öngörülen kolluk kuvvetlerinin; Genel Kolluk (Umumi zabıta) ve Özel Kolluk (Hususi Zabıta) olmak üzere iki kısımdan meydana geldiği görülmektedir. Genel Kolluk (Umumi zabıta) silahlı bir kuvvet olan (polis) ve (jandarma)dır.

Buna göre; 
Polisin temel görevi; kendisine verilen yetkiler çerçevesinde bulunduğu bölgede toplumsal güvenliği sağlamaktır. Bu amaçla suç önleyici hizmetlerde bulunur. Adli olayların çözümlenmesinde yargı gücüne yardım eder. Bunları yaparken kendisine verilen yetkilerin ve bağlı olduğu kanunun koyduğu kuralların dışına çıkamazlar.
Polis, kamu düzeni ve güvenliğini sağlamak için yetkilerini kullanır. Huzur ve güvenliği sağlamakla yükümlüdür. Kanuni, geleneksel ve demokratik görevleri vardır. Temel kanuni göreviyse huzuru sağlamak, toplumsal olayları önlemek, yürütme gücüne destek vermek, adli vakaların çözümüne yardımcı olmaktır. Polisin görevleri şu başlıklarda sıralanabilir:
–        Yedi gün yirmi dört saat boyunca kesintisiz asayişi sağlamak
–        Toplumu suçtan ve suçludan korumak
–        Çocukların ve gençlerin suça yönelmesini engelleyecek çalışmalar yapmak
–        Suç unsuru sayılabilecek eylemleri belirlemek, bu eylemleri gerçekleştirenleri gerekli bilgileri kullanarak yakalamak ve güvenli bir şekilde yargılamasının yapılması için yargı birimlerine götürmek.
–        Kurum içi ortak hareket etme fonksiyonunu sağlamak.
Kamu düzeni ahlak, esenlik, güvenlik ve sağlık unsurlarıyla sağlanır. Polis, bu unsurları korumakla görevlidir.
Ortada kapı gibi 3201 sayılı kanun dururken, toplumsal asayişin güvenliğini ehliyetsiz, liyakatsiz sivillere devretmek nasıl bir akıl tutulmasıdır anlamış değilim…


 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gökhan Onater - 3 hafta önce
15 yıl iktidar olup da yasa yazmayı becerememek AKP iktidarına nasip oldu.