25 Kasım 2017 Cumartesi

  • 3,944 TL
  • 4,709 TL
  • 163,18 TL
  • 104.539
KOCAELİ 28°

PARTİ SEÇİMİ DEĞİL, ÜLKENİN GELECEĞİNİN SEÇİMİ

Parti seçimi değil, ülkenin geleceğinin seçimi

Kocaeli Demokrasi Girişimi Dönem Sözcüsü Bekir Yurdagül, nisan ayında yapılacak halk oylamasının bir parti seçimi olmadığını, ülkenin geleceğinin şekillenecek bir oylama olduğunu söyledi.

04 Şubat 2017 Cumartesi 09:35 Sürmanşet

Kocaeli Demokrasi Girişimi Dönem Sözcüsü Bekir Yurdagül, referandum sürecine ilişkin gazetemizin sorularını yanıtladı. TBMM 20. Dönem Milletvekili olan Bekir Yurdagül, nisan ayında yapılması planlanan referandumun, 2010 yılında gerçekleştirilen referandumdan çok farklı olduğuna dikkat çekti. Yurdagül, bu referandumda ne partiye oy verileceğini ne de lidere oy verileceğini söyleyerek “ülkenin geleceğine oy verilecek” dedi. Yurttaşların ülkenin geleceği için sandık başına gideceğinin altını çizen Yurdagül, meselenin memleket meselesi olduğuna dikkat çekerek insanların vicdanlarıyla hareket etmesi gerektiğini söyledi.


Kısaca Kocaeli Demokrasi Girişimi’ni bize tanıtabilir misiniz?
Kocaeli Demokrasi Girişimi, Türkiye’nin içinde bulunduğu olağanüstü koşullardan doğan bir arayış sonucu ortaya çıktı. 2010 yılı sonrasında insanların üzerindeki baskılar arttı. Özgürlükler sınırlandı. Savaş ortamı yaratıldı. Bununla beraber olağanüstü hal ve KHK ile Türkiye tamamen keyfi bir yönetim biçimine dönüştürülmüş oldu. Anayasa askıya alınmış oldu ve filli bir durum yaratılmış oldu. İnsanları baskı altına alan, çalışanları tedirgin eden ve onları hapse atan, aynı zaman muhaliflerin üzerine bir kılıç gibi kullanılmaya başlandı OHAL. Bu toplumda bir korku iklimi yarattı. İnsanlar geleceklerinden endişe eder hale geldiler. Kimse sesini çıkaramaz oldu. Biz bu arada arkadaşlarımıza beraber ne yapılabilir diye konuştuk. Türkiye demokrasisi açısından ve işçi sınıfı açısından önemli ilklere imza atan işçi hareketinin başladığı bir kent olarak bu anlamda kentte yaşayan duyarlı insanlara bir görev düşüyor diye düşündük. Arkadaşlarımızla beraber bu oluşumu başlatmış olduk. 


Kocaeli’de geçtiğimiz yıllarda çeşitli demokrasi platformları kuruldu. Ancak pek sonuç alınamadı. Kocaeli Demokrasi Girişimi’ni bunlardan ayıran özellik nedir?
Ben Harb-İş sendikasının başkanıydım. O dönem Kocaeli sendikalar birliği vardı. Şu anda o sendikal birlik tamamen ortadan kalktı. Şimdi bu tür oluşumlara daha çok ihtiyaç var. 12 Eylül sonrası bu kentte iş haklarının baskı altına alındığı dönemde Kocaeli Sendikalar Birliği’nin önemli işlevleri vardı. 90’lı yıllarda Kocaeli Demokrasi Kulübü vardı. O yıllarda da demokrasi arayışı içinde olmuştuk. İçinde bulunduğumuz koşullara özgü yerel bir inisiyatif oluşması bir gereklilikti. Esasen bizim demokrasi, özgürlükler ve barış gibi önceliklerimiz var. Çünkü şu anda yaşanan toplumsal kutuplaşma Türkiye’yi tehdit eden önemli tehlikelerden bir tanesi. Bu da temel farklardan bir tanesi.

 

 

Kocaeli Demokrasi Girişimi referandumda sadece “Hayır”ı örgütlemek için mi kuruldu, yoksa bu yapının kuruluşunun referandum sürecine denk gelmesi bir tesadüf mü?
Tamamen tesadüf. Biz bunu düşündüğümüzde referandum gündemde değildi. Hükümetin de gündeminde değildi. Devlet Bahçeli’nin bizim anlamakta zorlandığımız “fiili durumu hukuki duruma uyarlayalım” çıkışı sonrası referandum gündeme alındı. Bizim çalışmalarımız bunun öncesine dayanıyor. KHK’lar ile Türkiye hukuksuz bir yere doğru sürüklenince bir kamuoyu oluşturmak için bu çalışmaları başlattık. Ama şimdi önceliğimiz referandum oldu. Diğer özgürlük ve demokrasi gibi taleplerimiz de geçerliliğini koruyor. Bu referandumda çıkacak “Evet” sonucuyla bu taleplerimizin hepsi bir çırpıda silinecek. Ancak “Hayır” çıksa da “Evet” çıksa da Kocaeli Demokrasi Girişimi mücadelesini sürdürmeye devam edecek.


Referandumda toplumun farklı kesimleri farklı gerekçelerle “Hayır” diyecek. Kocaeli Demokrasi Girişimi’nin burada referans aldığı temel nokta nedir. Ne için “Hayır” diyecek?
Esasen Kocaeli Demokrasi Girişimi kurumlardan oluşan bir birliktelik değil. Bu girişim kişilerden oluşan bir birliktelik. Değişik siyasi partilerinden kişilerin oluşturduğu bir birliktelik. Siyasi aidiyetlerimiz gizli tutuyoruz. Referandumda yapılmak istenen tek adam rejime geçiş. Biz demokrasinin daha da geliştirilmesi ve özgürlüklerin daha da arttırılmasını talep ederken bu düzenlemeler Türkiye’de demokrasinin olmazsa olmazı kuvvetler ayrılığını kuvvetler birliği şeklinde değiştiriyor. Tam da burada Türk tipi başkanlık adı altında halkımıza sunulmaya çalışılan bir rejim değişikliği yatıyor. Burada esas olarak tüm yetkilerin bir kişide toplanması. Ortak aklın bir kenara itildiği ve ben merkezli bir rejimin istenmedi. Yargı alanının tümüyle tasfiye edilmesi. Atamaların yarsının Cumhurbaşkanı tarafından diğer yarısının da hükümet tarafından yapıldığı bir sistem oluşturmak istiyorlar. Burada hukuk sistemini Cumhurbaşkanı istediği gibi dizayn edebiliyor. Yargıyı, bir parti yargısı haline dönüştürmek istiyorlar. Bu neden hayır diyoruz.  


İŞLEVSİZ MECLİSİN SAYISI NEDEN ARTIYOR?
Bu değişiklik ile TBMM tamamen işlevsiz bir hale getiriliyor. Cumhurbaşkanı denetlenemiyor. TBMM tamamen devre dışı bırakılıyor. Ancak diğer yandan da milletvekillerinin sayısı artıyor. 550’de 600’e çıkarılıyor. Hem meclisin işlevsizleştirildiği hem de vekil sayısının artırıldığı bir sistem yaratmak istiyorlar. Diğer bir hususta tarafsızlık yemini edecek olan cumhurbaşkanının bir partinin üyesi olabilmesi. Bunun anlamı Türkiye’nin bir parti devleti tarafından yönetilmesi demektir.


BU BİR SİYASİ PARTİ SEÇİMİ DEĞİL
Bu bir parti seçimi değil. Bu bir lider seçimi değil. Bu ülkenin geleceğinin oylanacağı bir sandık. Yurttaşlarımızın sandığa giderken ülkesini ve geleceğini düşünmesi gerekiyor. Bunu anlatmaya çalışıyoruz topluma. Herkes bir siyasi partiye oy verebilir. Ancak bu durum öyle değil. Memleketimize sahip çıkacağımız ve vicdanımızla, aklımızla hareket etmemiz gerek bir seçim.


Kocaeli Demokrasi Girişimi’nin başlatacağı “Hayır” kampanyasına farklı toplumsal dinamikler dahil olabilecek mi? Yoksa Kocaeli Demokrasi Girişimi sadece kendi çalışmasını mı yürütecek?
Bu, 2010 referandumundan çok farklı bir referandum. 2010’da böyle bir birliktelik yoktu. Kendilerine milliyetçi diyenler, milli görüşçüler diyenler, sosyalistler, sosyal demokratlar, Kürtler, Vatan Partisi gibi kesimler hayır diyor. Evet diyen kesim ise sadece iktidar partisi ve MHP’nin bir kısmı. Herkesin hayır demek için kendisine göre geçerli bir sebebi mevcut.  Bize göre Türkiye’nin demokrasi ve özgürlükleri, bazıları için ise Türkiye’nin bölünme tehlikesi. Bu nedenle herkesin kendine göre farklı bir hayır çalışması olacak. 


BİZE DÜŞEN GÖREVİ YAPARIZ
Bizimde bu kapsamda görüşmelerimiz devam ediyor. Bazı ortak çalışmalarımız olacak. Polemik yapmadan, insanlarla tartışmadan, bir partinin üzerinden siyasi tartışma yapmadan insanlara temas etmeye çalışacağız. Ancak gerektiğinde de partilerle de çalışma yapacağız. Onların giremediği alanlarda bize düşen görevi yerine getireceğiz.


Kocaeli Demokrasi Girişimi’nin yereldeki çalışmaları ne aşamada? Referanduma kadar ne gibi çalışmalar yürütülecek?
İnsanlar heyecanlı. İnsanlar memnuniyetle ve mutlulukla karşılıyorlar. Bu korku iklimi bir kâbus gibi insanların üstüne çökmüş durumda. İnsanlar bizimler biraz nefes almaya çalışıyor. Körfez ve Gölcük’te çeşitli toplantılar yaptık. Önümüzdeki günlerde de Gebze’de yapacağız. Saygın bir anayasa hukukçusu ile panel gerçekleştireceğiz. Bir foruma dönük etkinlik yapmaya düşünüyoruz. Referanduma dönük bir materyal çalışması yapmaya hazırlanıyoruz. Mahalle örgütlenmeleri ile beraber evlere dönük çalışmaları programlama aşamasındayız. Henüz siyasi partiler bile çalışmalara başlamazken biz çok önceden çalışmalarımıza başladı.


“Evet” ve “Hayır” kampanyaları kapsamında Türkiye genelinde çeşitli mitinglerin organize edileceği basına yansıdı. Kocaeli Demokrasi Girişimi’nin Kocaeli’de yapmayı planladığı böyle bir iş var mı?
Bizce miting etkili bir çalışma yönetimi değil. Bilindiği gibi eski bir yöntem olan kahve toplarının bile özelliği kalmadı. Basit haliyle insanlara ulaşmanın daha etkili olacağını düşünüyoruz. Biz tek başına bir miting yapma düşüncesi içerisinde değiliz. Ancak yapacak olan olursa katkı veririz. Bizim kitlesel bir toplantı yapma amacımız yok. Bu dönemde büyük mitingler yapılacağını zannetmiyorum. Çokta anlamı olduğunu düşünmüyorum. Şu anda insanlar kendi haline bırakılsa bile hayır oyları önde. 


Nisan ayında yapılması planlanan referandumda “Hayır” çıkarsa Kocaeli Demokrasi Girişimi yoluna nasıl devam edecek? Önündeki gündem ne olacak?
Daha da güçlenerek ve etkimizi artırarak yolumuza devam edeceğiz. Çok daha fazla kentliyle beraber çok daha güçlü bir şekilde mücadelemizi sürdüreceğiz. Esas amacımız hukuksuz anayasa ve insan haklarına aykırı olan KHK’lerin ortadan kalkması. Demokrasi ortamının tesis edilmesi. OHAL’in sonlandırılması. Böyle bir süreç demokratik bir ülkede sürdürülebilir bir durum değil. 


Bir de kötü senaryoya bakacak olursak; Referandumda “Evet” çıkması halinde Türkiye nereye sürüklenecek? Bizleri ne bekliyor olacak?
Bunu aklımızdan bile geçirmiyoruz. “Evet”in çıkması demek Türkiye’nin demokraside 3-5 lig aşağı düşmesi anlamına geliyor. Demokrasiden tamamen kopmamız anlamına geliyor. Ekonomimiz ve insan hakları daha da kötüye gidecek. Belki de bugünü arar hale gelebiliriz. “Hayır” çıkması halinde ise yep yeni bir Türkiye ile karşılaşacağız. Mesela artık iktidar bu başkanlık sevdasından vazgeçecek. Demokratikleşme için, özgürlükler için yeni adımların atılması için çalışacağız sonrasında. Örneğin parlamenter sistemin daha da güçlendirilmesi için mücadele vereceğiz. Siyasi partiler kanunu ve seçim barajlarının kaldırılması halinde demokratikleşme yolunda çeşitli adımlar atılmış olacak.


Son olarak eklemek istedikleriniz?
Halkımızı öğrenmeye okumaya hangi partiye oy vermiş olursa olsun bunun bir seçim olmadığını, bir lidere oy vermediğimiz bilinciyle hareket etmeye çağırıyoruz. Çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği için herkes vicdanıyla karar vermeli. Aksi takdirde daha kötü günler bizleri bekliyor olacak.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

ANKET

SONRAKİ HABER

Ahmet Türk tahliye edildi

Ahmet Türk tahliye edildi