25 Kasım 2017 Cumartesi

  • 3,944 TL
  • 4,709 TL
  • 163,18 TL
  • 104.539
KOCAELİ 28°

KATIRCIOĞLU: REFERANDUMDAN GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE ÇIKACAK

Katırcıoğlu: Referandumdan güçlü bir Türkiye çıkacak

Başkan Karaosmanoğlu ve TBMM KEFEK Başkanı ve Kocaeli Milletvekili R.Sezer Katırcıoğlu, MEMUR-SEN’nin düzenlediği “Dünya Kadınlar Günü” ve EVET platformu toplantısına katıldı.

05 Mart 2017 Pazar 12:20 Siyaset

Türk Dünyası Belediyeler Birliği (TDBB) ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu ile AK Parti MKYK, Kocaeli Milletvekili ve TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyon (KEFEK) Başkanı R.Sezer Katıcıoğlu, Memur-Sen’in düzenlediği Anayasa Referandumu Evet Platformu Toplantısı’na katıldı. Aynı zamanda “Dünya Kadınlar Günü” etkinliği de olan birliktelikte, Memur-Sen Kadınlar Komisyonu Başkanı Habibe Öcal’da hazır bulundu.

 

“8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜNÜZÜ KUTLUYORUM”

Değer ve saygınlık itibariye medeniyetimizde kadın bir adım öndedir diyerek bir konuşma gerçekleştiren Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, “Başöğretmenimiz annelerimizdir.  Bunu bilerek yaşıyoruz ve toplumumuzda bu şekilde yaşamalıdır. Şunu görmek gerekir ki hayatın içerisinde garip kalmış kadınlarımız var. İşte bu tür kadınlarımıza hepimiz sahip çıkacağız ve koruyacağız. Tüm STK’larımız bunun üzerinde durmalıdır ve çalışmalıdır. Sürdürülebilir ve verimli çalışmalar ortaya koymalıyız. Her alanda ve her yerde kadınımız yerini almalıdır. Eğitimde, sağlıkta ve sosyal hayatın her alanında kadınımızın yapabileceği çok önemli işler var. Hükümetimizin de çalışan annelere sağladığı birçok kolaylıklar var. 8 Mart Dünya Kadınlar gününüzü kutluyorum. Başarılar ve mutluluklar diliyorum” dedi.  

 

“TÜRK SİYASİ TARİHİNDE KARA BİR LEKE”

AK Parti MKYK, Kocaeli Milletvekili ve TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyon (KEFEK) Başkanı R.Sezer Katıcıoğlu’da, Memur-Sen’in düzenlediği Anayasa Referandumu Evet Platformu Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Milletlerin hafızasında bazı tarihler vardır ki; asla unutulmaması gerekir. Zira bu tarihler o milletin “hafıza taşlarıdır”. 28 Şubat tarihi de böyle bir tarihtir. Asla unutulmaması gerekir ve de unutulmayacaktır. Bunun nedeni, bu gün yaşadığımız birçok olayın aslında o günlerde tohumları ekilmiş bir sinsi senaryo olduğunu görmemizdir. 28 Şubat, o gün yapılan MGK toplantısında açıklanan ve irticaya karşı olduğu iddia edilen “kararlarla” başlayan ordu ve bürokrasi eliyle yürütülen bir dönemdi. Türk Siyasi tarihine kara bir leke olarak geçen bu dönemde, Türkiye’de siyasi, idari, hukuki ve toplumsal alanlarda çok acı tecrübeler ve haksızlıklar yaşanmıştı ki; izleri hala silinmemiştir” diye konuştu.

 

 

İRTİCA MANŞETLERİ GAZETELERİN BİRİNCİ SAYFALARINDAN İNMEDİ

Her şey, bazı odakların sandıktan çıkan millet iradesini hazmedemedikleri için başlamıştı diyerek konuşmasına devam eden Katırcıoğlu, “Huzursuzluk, Başbakan Erbakan’ın YAŞ üyelerine verdiği yemekte Oramiral Güven Erkaya’nın “bana rakı getirin” cümlesi ile kendini göstermeye başlamıştı. Bir anda “şeriat ve laiklik tartışmaları gündeme oturmuş, demeçler peşpeşe gelmeye başlamıştı. Çok geçmeden TÜSİAD erken seçim talebinde bulundu. Hemen ardından Aczimendiler sonrasında da Fadime Şahin olayları bir anda ülkenin bir numaralı gündemine oturuverdi. Televizyonlarda Fadimeler, Ali Kalkancılar boy boy gösterilirken, Başbakan ve bazı bakanlar hakkında suç duyurusunda bulunulmuştu bile. 10 Aralık’ta Rektörler komitesi hükumete sert uyarıların yer aldığı bir deklarasyon yayınlamışlardı. İrtica manşetleri gazetelerin birinci sayfalarından inmiyor, Sincan’da düzenlenen Kudüs Gecesi Programı adeta bardağı taşıran çok büyük bir kabahat olarak sunuluyordu” hatırlatması yaptı

 

“YEMİN TÖRENLERİNE VE DÜĞÜNÜNE KATILAMAYAN ANALAR”

Ertesi gün başsavcı Vural Savaş, Başbakan Erbakan’ı ülkeyi iç savaşa sürüklemekle suçluyordu diyen Katırcıoğlu konuşmasına şu şekilde devam etti: “Demokrasiye balans ayarı için, 4 Şubatta Sincan’da askerler 20 tank ve 15 zırhlı araçla geçiş yapıyordu. 11 Şubatta Şeriata Karşı Kadın Yürüyüşü tertip ediliyor, korku senaryoları ile gazeteler, muhalefet, sendikalar, iş dünyası ağız birliği yapıyorlardı. Terörden bile daha tehlikeli olduğu öne sürülen irtica ile mücadele başlıyor ve bu kapsamın içerisine inançlı dindar her bir vatandaş potansiyel suçlu olarak dâhil ediliyordu. Fişlemeler, görevden uzaklaştırmalar, Genelkurmay tarafından firmalara konan ambargolar ve yargı organlarına verilen Brifingler. Üniversitelerden sürüklenerek tutuklanan başörtülü gencecik kızlar, İmam Hatipli olduğu için dışlanan delikanlılar. Sakallı olduğu için yolda yürürken tutuklananlar, eşi başörtülü olduğu için ya da namaz kıldığı için işlerinden kovulanlar, dolmuşta otobüste başörtülü olduğu için “Burada ne işiniz var İran’a, Arabistan’a gidin diye hakarete uğrayan kadınlar, oğlunun yemin törenine katılamayan, evladının orduevindeki düğününe alınmayan yaşlı anne babalar.”

 

“15 TEMMUZ ASLA UNUTULMAYACAK BİR TARİHTİR”

28 Şubat ve sonrasında yaşananları bu gün daha net değerlendirebiliyoruz açıklaması yapan Katırcıoğlu, “15 Temmuz’da yaşadıklarımız, o tarihlerde tohumları ekilen bir sinsi senaryoydu aslında. Evet 15 Temmuz asla unutulmaması gereken bir tarihtir. O gece, tarihimizin bir kırılma noktasıdır.15 Temmuz bir darbe görünümlü kanlı bir işgal hareketidir.15 Temmuz can evimizden vurulmamızdır.  15 Temmuz bütün sis perdelerini aralayan bir gecedir ve biz o gece gördük ki FETÖ denen bu şer odağının önü daha o dönemde açılmış ve bağrımıza çöreklenen sinsi bir yılan gibi amaçlarına ulaşmaya çalışmıştır. 28 Şubat’ta, din ve din eğitimin de devletin denetimini artırmak ve çocukların din eğitimi almalarını kısıtlamak amacıyla sekiz yıllık kesintisiz zorunlu eğitim yasası çıkarılmıştı. Bu Yasa ile imam hatip okullarının orta kısımları doğrudan, lise kısımları da dolaylı olarak kapatılmıştı. Çocuklarını imam hatiplere gönderemeyen aileler, “dindar insanlardır” “güvenilir insanlardır” diyerek FETÖ’nün kolejlerine çocuklarını göndermelerine sebep olan şey, bu yasaklamalar değil midir?”

 

 

“SANDIKLARA EVET OLARAK YANSIYACAK”

Katırcıoğlu sözlerine, “Bu nedenle 16 Nisan çok önemli bir tarihtir. Milletimiz bu durumun farkında. Ancak bu tarihi kararı milletimizin anlamadığı, neler olduğunu çözemediği gibi bir algı yaratılmak isteniyor. Bunun böyle olmadığını gayet iyi biliyoruz biz. Aslında onlar da biliyorlar. Halkımız yaşadığı bunca darbelerden sonra, katlandığı bunca sıkıntılardan sonra neyin neden olduğunu, nasıl olması gerektiğini gayet iyi görüyor Elhamdülillah. Biz de, tecrübelerimizle biliyoruz ki; bu milletin sağduyusu bu milletin irfanı her zaman haktan taraf olmuştur, her zaman isabetli olmuştur. Sandıklardan her ne sonuç çıkarsa çıksın halkın iradesi çıkacak. O nedenle bizim içimiz rahat. Ama şayet halkın iradesi, sandıklara EVET olarak yansıyacak” şeklinde devam etti.

 

“HIZLI KARARLAR VE UYGULAMA MEKANİZAMASI GELECEK”

EVET çıktığı taktirde; Yeni Türkiye’de koalisyonlar da , siyaseti kirleten gizli koalisyon pazarlıkları da tarihe karışacak diyen Katırcıoğlu, “Yeni Türkiye’de darbeler dönemi bir daha açılmamak üzere kapanacak, güçler ayırımı ve gerçek demokrasi hakim olacak!!! Yürütme tek elde toplanacak ve bu sayede Cumhurbaşkanı-Hükümet çatışmasının zaman kayıplarının engellendiği bir sisteme Milli ve yerli siyaset zeminininde Türkiye’mizin önünde hiç bir güç duramayacak! Türkiye’yi kutuplaştıran, Türk-Kürt, Alevi-Süni, Laik-Dindar çatıştırmak isteyenleri hevesleri kursaklarında kalacak; FETÖ gibi ihanet çetelerinin vücut bulmalarını imkânsızlaştıran ve PKK, DAEŞ tüm şer odaklarının kökünü kazıyan bir Hızlı Karar ve Uygulama Mekanizması gelecek” ifadelerini kullandı.

 

REFERANDUMDAN GÜÇLÜ VE İSTİKRARLI BİR TÜRKİYE ÇIKACAK

Yeni Cumhurbaşkanlığı Sistemi Vesayeti değiştirecek vurgusu da yapan Katırcıoğlu, “Türkiye’de siyaset, her zaman güçlü vesayet zayıf siyaset olarak yaşanmıştır. 1961’ler 72’ler 80’ler 28 Şubatlar 27 Nisanlar tamamı halkın iradesine rağmen, vesayetçi azınlığın hükumeti ele geçirme çabaları olarak karşımıza çıkmıştır. Bazen hükumet kurdurmamak için ellerinden geleni yapmışlar, bazen de kurulmuş hükumetleri düşürmüşlerdir. Sandıktan EVET çıktığında halk tüm bu düğümleri çözecek. Her uçurumun kenarına geldiğinde vatanına sahip çıkan bu asil halk, al bayrağının altında nasıl toplanmayı bilmişse, siyasette de bunun böyle olacağını dünyaya gösterecektir. Yeni Anayasa’da geleceğimizi oylayacak ve onaylayacağız. Tüm dünya tüm coğrafya karmakarışık olurken memleketimiz hala güvenli bir liman gibi dimdik ayakta ise; bunu önce Elhamdülillah Yüce Rabbimize borçluyuz sonra da canı pahasına vatanına sahip çıkan şehitlerimize gazilerimize ve milletinin önünde dik duran en başından beri kefenini giymiş ve hala da çıkarmamış bir Cumhurbaşkanımız olmasına borçluyuz. Tarihi boyunca her zaman mazlumların tarafında olmuş bu asil millet bu kutsal vatan layık olduğu yere gelsin istiyorsak hepimize çok önemli görevler düşüyor. Bu referandumdan Güçlü ve İstikrarlı Bir Türkiye çıkacağına gönülden inanıyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

ANKET

SONRAKİ HABER

Tam 110 kilo verdi

Tam 110 kilo verdi