24 Kasım 2017 Cuma

  • 3,939 TL
  • 4,701 TL
  • 163,18 TL
  • 104.539
KOCAELİ 28°

EMEP: GREV HAKTIR, YASAKLANAMAZ

EMEP: Grev haktır, yasaklanamaz

Emek Partisi İl Başkanı Arzu Erkan, üst üste gelen grev yasaklarını değerlendirdi. Hükümetin iki günlük grev karnesini değerlendiren Erkan, “İlki işçiler greve çıkmadan, ikincisi greve çıkıldıktan 3 saat sonra yasaklandı!” dedi.

21 Ocak 2017 Cumartesi 15:48 Siyaset

Emek Partisi (EMEP) İl Başkanı Arzu Erkan’ın açıklamasından satır başları şöyle:


Birleşik Metal-iş Sendikası üyesi metal işçilerinin patronların düşük ücret dayatmasına karşı çıktıkları 2 grev, Bakanlar Kurulu kararı ile “milli güvenliği bozucu nitelikte olduğu” iddiası ile yasaklandı. 
İlk yasaklama getirilen grev, Bursa’da faaliyet gösteren Asil Çelik işçilerinin grevi oldu. Yaklaşık 1000 işçinin çalıştığı fabrikada 18 Ocak tarihinde greve çıkacaklarını duyuran işçiler, daha greve çıkamadan yasaklama kararı ile karşılaştı.

 

İkinci yasaklamada Hükümet daha “insaflıydı”. Sabah 10’da greve çıkan metal işçilerinin grevi “3 saat” sonra yasaklandı. Grev pankartlarını davul zurna ve halaylarla asan işçilerin grevine en azından “3 saat” tahammül edebildi. 20 Ocak tarihinde, Elektromekanik Metal İşverenleri Sendikası (EMİS) üyesi patronlara ait 4 işletmeye bağlı 16 fabrikadan 2200 işçinin grevi de yine aynı gerekçe ile “milli güvenliği bozucu nitelikte olduğu” iddiası ile yasaklandı.  

 

Altında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasının da bulunduğu her iki yasaklama kararının gerekçesine bakılırsa “metal işçilerinin insan onuruna yaraşır bir ücret talebi milli güvenliğe tehdit”. Yani; Cumhurbaşkanı ve Hükümete göre ülkenin güvenliği = patronların çıkarları. 

 

METAL GREVİNE GETİRİLEN YASAK NE İLK OLDU, NE DE SON OLACAK
Sadece bu iki grev değil 14 yıllık iktidarı boyunda Hükümet, cam, lastik, gıda, havayolları, metal işkolu ayrımı yapmaksızın neredeyse her grevi yasakladı. Patronlara teşvikler, vergi afları getirilirken ekmeklerini büyütmek için greve çıkan işçilere yasaklar reva görüldü. Grev yasağıyla, işçiler tümden sermaye karşısında savunmasız ve güvencesiz bırakıldı. OHAL’ de bu yasakları pekiştirmenin aracı haline getirildi.

 

2017 SÖZLEŞMESİ KIRAN KIRANA BİR MÜCADELEYE SAHNE OLACAK
2017 yılı metal işçileri açısından “sözleşme yılı”dır. Metal işkolunda yaklaşık 150 bin işçiyi ilgilendiren MESS grup toplu iş sözleşmesi görüşmeleri Eylül ayında başlayacak. Son iki günde işkolunda yaşananlar da göstermiştir ki, MESS grup sözleşmesi işçiler ve patronlar arasında kıran kırana bir mücadeleye sahne olacaktır. Patronların eli güçlüdür. Grev yasakları da göstermiştir ki Hükümet metal patronlarına kol kanat gerecek, cebinde her zaman saklı tuttuğu yasaklama kartı ile sözleşmeleri baskılayacaktır. 

 

YASAKLARA KARŞI FİİLİ, MEŞRU MÜCADELE KAÇINILMAZ
Şimdi başta metal işçilerine düşen yasaklara karşı, patronların her türden baskı ve dayatmalarına karşı, sendikal bürokrasinin mücadele kaçkını tutumunu da hesaba katarak fiili, meşru mücadeleyi ilmek ilmek örmektir. Fabrikalarda bölüm bölüm, vardiya vardiya tüm işçilerin karar alma süreçlerine dahil olacağı komiteler kurulmadan, üretimden gelen güç kullanılmadan yasakları aşmak da, ekmeği büyütmek de mümkün değildir. Hükümetin yasaklarını, patronların sömürüyü artırma girişimlerini boşa çıkarmak için grev hakkını fiilen kullanmaktan başka seçenek kalmamıştır. Bu saldırılar işçilerin birliğiyle ve mücadelesiyle püskürtülebilir.”

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

ANKET

SONRAKİ HABER

Eski Dışişleri Bakanı Vahit Halefoğlu vefat etti

Eski Dışişleri Bakanı Vahit Halefoğlu vefat etti