23 Kasım 2017 Perşembe

  • 3,924 TL
  • 4,642 TL
  • 163,64 TL
  • 105.964
KOCAELİ 28°

KANSER OLUYORUZ

Kanser oluyoruz

Gün geçmiyor ki çevre tahribatı-kirliliği hakkında korkutucu bir manzarayla karşılaşmayalım. Taş çıkartmak ya da konut yapmak için sürekli değiştirilen imar planları, kesilen ağaçlar, atıkların deniz suyuna karışması, arıtma tesislerinin çalışmaması, yeni fabrikaların kurulması ya da kapasitelerini arttırması çevremizi geri dönülmez bir sorun yumağına dönüştürüyor.

30 Eylül 2016 Cuma 10:10 Güncel

Gün geçmiyor ki çevre tahribatı-kirliliği hakkında korkutucu bir manzarayla karşılaşmayalım. Taş çıkartmak ya da konut yapmak için sürekli değiştirilen imar planları, kesilen ağaçlar, atıkların deniz suyuna karışması, arıtma tesislerinin çalışmaması, yeni fabrikaların kurulması ya da kapasitelerini arttırması çevremizi geri dönülmez bir sorun yumağına dönüştürüyor.

“Kocaeli alarm veriyor” şeklinde atılan başlıklar artık maalesef hafif kalıyor. Çünkü Çevre ve Şehircilik Bakanlığının son araştırma sonuçları oldukça ürkütücü!

İlimiz, Marmara Bölgesinde kirlilik şampiyonu!

Geçtiğimiz yıllarda yapılan bir araştırma sonucunu açıklayarak özellikle Dilovası’na dikkat çeken Kocaeli Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, bebeklerin kakasında ve annelerin sütünde ağır metaller bulunduğunu ifade etmişti. Bu nedenle sadece Kocaeli değil ülke gündemine de damga vuran Hamzaoğlu, bazı kesimleri rahatsız etse de çevre sorunlarının çözülmesi için asla pes etmiyor.

Bu kez Çevre ve Şehircilik Bakanlığının resmi verilerine göre konuşarak oldukça karamsar bir tablo çizen Hamzaoğlu, yetkililerin birinci önceliğinin çevre olması gerektiğine dikkat çekti.

“İNSANLAR KANSERE MAHKUM EDİLİYOR”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan son araştırma sonuçlarının hiç iç açıcı olmadığını, özellikle Kocaeli’nin geri dönülmez bir yolda olduğunu aktaran Hamzaoğlu, “Marmara Bölgesi’nin havası en kirli şehri Kocaeli. Daha önce de üstüne basa basa söylediğim için benim için sürpriz değil. Ancak insanlar işin ciddiyetine varmalı. Benim gibi çevreci insanlar sanayiye karşı değil. Sadece yanlış yapılmasına ve halk sağlığıyla oynanmasına karşıyız. İnsanlar göz göre göre kansere mahkum ediliyor” dedi.

“İSTASYONLAR DÜZENLİ ÇALIŞMALI”

Hamzaoğlu, “Türkiye’de bulunan 12 hava ölçüm istasyonun 3’ü Kocaeli’de. Bunlardan ikisi Dilovası’nda biri İzmit’te. Yalnız Dilovası OSB’de bulunan maalesef düzenli çalışmıyor. Bu istasyonların en önemli özelliği saat başı hava örneğinden analiz yapmasıdır. Bu bir gün içinde 24 ölçüm analizi demektir. İstasyonların düzenli olarak çalışması ve verilerinin bizimle paylaşılması önemlidir. Bakanlığın verileri son derece dikkate alınmalıdır”

“ÖNCELİK KAR OLMAMALI”

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) ön gördürdüğü verilerin çok üstünde olduğumuza da dikkat çeken Hamzaoğlu, “DSÖ 2013 yılında hava kirliliğinin akciğer kanserine neden olan sigara gibi birinci derecede kanserojen olduğunu yayınladı. Yine DSÖ’nün öngördüğü verilere göre çok yüksek düzeyde kirliliğe sahip olan Kocaeli’de ki ölçümler ile hava kirliliği olmayan bir ilde yapılan çalışmalar burada yaşan insanların kansere yakalanma riskinin de fazla olduğunu gözler önüne serdi. Ben ve benim gibi çevreye duyarlı insanların amacı olumsuz şeyleri yakalayıp davul çalarak açıklamak değil. Düzgün yapıldığı takdirde sanayiyle neden barışık olmayalım? Fabrikalar teknolojiye göre kendini yenilese, arıtma tesisleri ve baca filtreleri çalışsa, ölçüm verileri kaçırılmasa mevzuatta yapılması gerekenler yapılsa, DSÖ’nün çevre sınır değerleri aşılmasa sanayiyle barışık yaşayabiliriz. Ancak burada kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor. Yatırım mı, yaşam mı? Yatırım eşittir maliyet demektir. Yaşam ise insan ve doğa demektir. Hepimizin önceliği yaşam olmalıdır kar değil! Dünyayı paylaşan her insanın ortak meselesidir bu.

“BALIK BAŞTAN KOKAR”

OSB ve sanayi kuruluşlarının denetlenme yetkisinin yetersizliğinden de bahsederek “Balık baştan kokar” diyen Hamzaoğlu, bazı sanayi kuruluşlarının yaptığı yanlışları da şu şekilde açıkladı, “Kömürcüler OSB’nin kentin dışında olması gerekir. Ancak kentin içine aldılar. Masraflı olduğu için ıslak çalışma alanından çekiniyorlar. Çalışan biri eline hortum alıp kafasına göre sulama yapıyor. Böyle bir çalışma sistemi kabul edilemez.

“ÇİMENTO FABRİKALARI NE YAKIYOR?”

“Çimento ve demir-çelik fabrikaları dünyada en fazla enerji tüketen ve çevreye en çok zarar veren kuruluşlardır. Bu nedenle ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya gibi ülkeler bu sanayi kuruluşlarını azaltırken Türkiye gibi ülkeler bu alanda fazla yatırım yapılmasına izin vermiştir. Üstelik bu nedenle fazla ihraç yapıyoruz diye seviniyoruz. 2005 yılında çıkan yönetmeliğe göre çimento fabrikaları atık yakabiliyorlar. Atıklar yakılırken ciddi kanserojen maddeler ortaya çıkar. Biz bu fabrikalarda ne yakıldığını bilmiyoruz. En azından bu fabrikalara menü belirtilmeli ve bunlar kamuoyuyla paylaşılmalı. İZAYDAŞ her türlü bilgiyi veriyor. Biz de en azından çimento fabrikalarından bu bilgileri istiyoruz”

“HERKES ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI”

Açıklamalarının sonunda çevreyle ilgili çözümlerin hala mümkün olduğunu dile getiren Hamzaoğlu, Kocaeli Valiliği’nin konuyla ilgilendiğini, en kısa zamanda akademisyenlerin ve sivil toplum kuruluşlarının da içinde olduğu çözüm odaklı görüşmelerin yapılmasını umut ettiğini belirtti. Hamzaoğlu, “Dilovası OSB hava ölçüm istasyonunun düzenli çalışmasını ve verilerini sağlıklı bir şekilde almak istiyoruz. Analizler sır olarak kalırsa neyle karşılaşacağımızı bilemeyiz. Sorunlar çözülebilir. Aklımıza uygun olmayan, yüreğimizi sızlatan nokta da aslında bu. Kocaeli’de yaşayan insanları neden akciğer kanserine mahkum ediyorlar? Çevre hepimizin sorunu. Herkes elini taşın altına koymalı.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

ANKET

SONRAKİ HABER

CHP ve HDP kent bayramlaşmasına katılmadı

CHP ve HDP kent bayramlaşmasına katılmadı