23 Ekim 2017 Pazartesi

KOCAELİ 28°

İŞÇİNİN HAKKINI YEMENİN YENİ ADI; “ARABULUCULUK SİSTEMİ”

İşçinin hakkını yemenin yeni adı; “Arabuluculuk sistemi”

Arabuluculuğu zorunlu yapan tasarı yargının ve işverenin yükünü hafifletiyor ancak işçinin yasal hakkını kısıtlıyor. Çalışan maddi kayıp yaşamakla karşı karşıya

10 Ekim 2017 Salı 09:13 Ekonomi
Arabuluculuk sistemini zorunlu hale getiren İş Mahkemeleri Kanun Tasarısı 4 Ekim’de Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlandı. İki gün boyunca görüşülen maddelerden 10’u kabul edilirken 3. maddede düzenlenen işçi ve işveren davalarında zorunlu arabuluculuk sistemi de AKP oylarıyla onaylandı. Hükümetin çalışma hayatına ilişkin saldırı paketlerinden biri olan zorunlu arabuluculukla, işçinin maddi kayıp yaşaması kaçınılmaz... Yargı yükünü hafifletme gerekçesiyle gündeme gelen tasarıyla aslında işçinin yargıya başvurma hakkı kısıtlanıyor. Dava açmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğu, işçinin yasal hak ve alacaklarının pazarlık masasında çözüme kavuşturulmasını dayatıyor.

İŞVERENİN YÜKÜ İŞÇİYE
Tasarının gerekçesinde de işçinin alacaklarına ilişkin başvuracağı yargı yolunun işverene ‘dava tehdidi’ oluşturduğu ifade edilerek; kıdem, ihbar, kötüniyet, ayrımcılık tazminatları ile yıllık izin ücretine ilişkin zamanaşımı süresi olan 10 yıl, işverenin yatırım ve gelecek planlamasını engelleyeceği temeline dayandırılarak 5 yıla düşürülüyor. Öyle ki işçinin hakkını aramasının Türkiye ekonomisini dahi sekteye uğratacağı öne sürülerek işverenin bu dava yükünden kurtulmasıyla bunun önüne geçilebileceği savunuluyor. İş hukuku uzmanları bu düzenlemeyle Anayasanın 36. maddesindeki “hak arama özgürlüğü”nün ortadan kalkacağı uyarısında bulunuyor. Tasarının gerekçesinde arabuluculuk sürecinin ardından dava yolunun açık olması sebebiyle hak arama özgürlüğünün ortadan kalkmayacağı savunulsa da işçiyle işverenin, eşit koşullarda kabul edilerek, aynı masaya oturmasını ve anlaşmasını öngören düzenleme Türk İş Hukuku’nun işçiyi koruyan, gözeten ve bunu kamu düzeninden sayan ilkesinden vazgeçiliyor.

4 HAFTALIK ADALET
Ayrıca; prim, fazla mesai ücreti, kıdem tazminatı hesaplamasına ilişkin durumlarda işyerinden elde edilmesi gereken bilgi ve belgelerin, zorunlu arabuluculuk süresinde, işverenin inisiyatifine kalmasıyla işçi, tespit edemediği alacaklarının belki de çok azını kabul etmek zorunda kalacak. Dava sürecinde bilirkişi ve uzmanların incelemeleriyle bile alacak tespitinin yıllarca süre bildiği göz önünde bulundurulduğunda, arabulucunun en çok 4 haftada ne kadar adil bir uzlaşma sağlayacağı emekçinin kafasında bir soru işareti olarak duruyor. Uzmanlar, tüm bu değişikliklerin işyerlerinde çalışma barışını bozacağına dikkat çekiyor.

SİSTEM NASIL İŞLEYECEK?

Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmeye devam eden İş Mahkemeleri Kanun Tasarısı yasalaştığı takdirde zorunlu arabuluculuk süreci özetle şöyle işleyecek:

- Bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacakları, tazminatı ve işe iade talebiyle açılacak davalarda arabulucuya başvurmak dava şartı olacak.

- Arabulucuya başvuru, başvuran tarafın yerleşim yeri veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna, büro olmayan yerlerde ise görevlendirilen yazıişleri müdürlüğüne yapılacak.

- Arabulucu, büro tarafından belirlenebildiği gibi tarafların uzlaştığı bir arabulucu da süreç için görevlendirilebilecek.

- Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta içinde sonuçlandıracak. Zorunlu hallerde ise bu süre en fazla 1 hafta uzatılacak.

- Tarafların arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varması halinde, arabulucuya ödenecek ücret işçi ve işveren arasında eşit şekilde karşılanacak.

- Davacı, arabuluculuk süreci sonunda anlaşmaya varılamadığını belirten son tutanağın aslını veya arabulucunun onayladığı bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda. Aksi takdirde dava usulden reddedilecek.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

ANKET

SONRAKİ HABER

KYÖD Başkanı Mehmet Toker’in evi yandı

KYÖD Başkanı Mehmet Toker’in evi yandı