19 Ağustos 2017 Cumartesi

  • 3,519 TL
  • 4,138 TL
  • 145,43 TL
  • 107.202
KOCAELİ 30°

KURMAY BAŞKANI TUĞAMİRAL YALÇIN PAYAL İŞTE BÖYLE KAÇIRILDI

Kurmay Başkanı Tuğamiral Yalçın Payal işte böyle kaçırıldı

Donanma Komutanlığı ve Cengiz Topel dosyasının bugün ki yazı dizisinde 15 Temmuz gecesi darbecilerin kaçırdığı Kurmay Başkanı Tuğamiral Yalçın Payal o gece yaşadıklarını dakika dakika yaşadıklarını okuyacaksınız.

06 Temmuz 2017 Perşembe 14:58 Asayiş
Kurmay Başkanı Payal’ı darbecilerin elinden nasıl kurtulduğunu okuyacağınız yazı dizimizde hain kalkışmanın askeride içerisinde nasıl yuvalandığına bir kez daha şahitlik yapacaksanız. 

‘’KÖSELE BENİ ARADI’’

Kurmay Başkanı Tuğamiral Yalçın Payal, gemilerin hareket halinde olmasından şüphe duyduğunu ve amirlerini aradığını ifade ederek,’’ Gölcük Deniz As Üs Komutanı olarak görev yapmakta olan Tuğamiral Hayrettin  İMREN ikamet etmekte olduğum lojmana gelerek Genel Kurmay'dan emir aldığını ve bölgedeki Amiralleri Emniyet altına almasının gerektiğini söyleyerek yanında Merkez Komutanlığından kimliğini bildiğim Gölcük Deniz Ana Üs İstihbarat Şube Müdürü Albay Muharrem ASLAN ve kimliğini bilmediğim 4-5 kişi ile beni arzum dışında Merkez Komutanlığına davet etti.  Merkez Komutanlığına intikal esnasında Tuğamiral Hayrettin İMREN'İN makam arabasında iken Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele tarafından cep telefonundan arandım.  Kendisi tarafından verilmeyen hiçbir emrin yapılmaması direktifi bizzat Donanma Komutanı tarafından verildi. Bu emri anında yanımda oturmakta olan Gölcük Deniz Ana Üs Komutanına ilettim. Buna rağmen Genel Kurmaydan aldığını söylediği emir gereği beni Merkez Komutanlığına götürdü. Merkez Komutanlığı girişinde Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı ve istihbarat Şube Müdürüne o anda Merkez Komutanlığı bahçesinde bulunan personelin bulunduğu yerde emre itaatsizlik yapmakta olduklarını ve bu şekilde ihanet içinde olduklarını birkaç defa yüksek sesle net bir şekilde hatırlattım. Buna rağmen beni Merkez Komutanlığının 2.katındaki koridor sonunda sağ tarafta bulunan bir odada gözaltına aldılar. Gece yarısına doğru istihbarat Şube Müdürü Albay Muharrem ASLAN’ı odanın kapısına çağırdım ve Ana Üs Komutanının net bir şekilde ihanet içinde olduğu bu nedenle kanun dışı emirlerine uymaması gerektiğini yine Merkez Komutanlığından isimlerini bilmediğim 2 personel önünde söyledim’’ ifadesini kullandı.

‘’ZORLA KAÇIRILIYORUZ’’

Kurmay Başkanı Payal açıklamasını şöyle sürdürdü,’’ Kendisi Genel Kurmaydan mesaj emri geldiğini, kendisinin emir kulu olduğunu Harp Filosu Komutanının da yandaki bir odada tutulduğunu ve hatta kendisine bahse konu mesaj emrinin gösterildiğini söyledi. Bunun üzerine Tümamiral rütbesindeki Harp Filosu Komutanının mevcut durum itibariyle bölgedeki en kıdemli komutan olduğunu, kanun dışı eylemlere karşı beni ve Harp Filosu Komutanını derhal serbest bırakması gerektiğini, bizim Donanma Komutanı bölgeye gelinceye kadar Donanma sevk ve idaresini kontrol altına almamız gerektiğini, aksi durumun ihanet teşkil edeceğini yine 2 personel yanında bağırarak söyledim. Üzgün olduğunu, emir kulu olduğunu söyleyerek ifade ettiğim hususlara uymayacağını yanımda bulunan cep telefonunu kendisine teslim etmem gerektiğini ifade etti. Bende görev telefonumu verdim. Bu konuşmadan yaklaşık1.5- 2 saat sonra Merkez Komutanlığı binasının dışında sivil halkın toplandığı ve bağrışmaların duyulduğunun tespit edilmesi üzerine koridordan Ana Üs Komutanının sesini duydum. Mahiyetindeki personele Harp Filosu Komutanı ve Donanma Kurmay Başkanının süratle derhal başka bir bölgeye nakledilmesi gerektiğini ve bu maksatla Merkez Komutanlığının arka tarafında cezaevi nakil aracının beklediğini ifade ederek bizi araca doğru sevk etti. Aracın kabin tarafında Gölcük Merkez Komutanlığında görevli olduklarını sonradan öğrendiğim ve bunu kesinlikle hatırladığım sivil kıyafetli Astsubay Murat GÖKTÜRK, 4-5 er ile birlikte Yalova istikametinden yola çıkarıldık. Araç içindeyken erlerin başındaki Astsubaya emre itaatsizlik icra ettikleri ve bunun sonucunda vatana ihanetle yargılanacaklarını birkaç defa hatırlattım. Yeni yapılan köprüye yaklaştığımızda Osman Gazi köprüsüne dönüşle birlikte İstanbul istikametine götürüldüğümüzü anladım. Ancak araçtaki astsubaya birkaç defa sormama rağmen nereye götürüldüğümüzü bilmediğini, nakil aracı önündeki bir eskort aracın intikalini gerçekleştirdiğini nereye gidileceğini onun bildiğini ifade etti. Gece yarısı civarında E-5 Gebze yakınlarında trafik yoğunluğunun artması ve etrafta polis araçlarının belirmesi üzerine intikal sureti düştü ve durduk. Durma anında oturduğumuz kabinin üst camını açarak dışarıda gördüğüm bir polise arzumuz dışında zorla emre itaatsizlik içinde bir askeri grup tarafından götürüldüğümüzü söyledim. Bunun üzerine eskort ve nakil aracının önü polis ve sivil halk araçları tarafından kesildi. Aracın içindeki astsubaya bir kez daha artık bu işin bittiğini kapıları açması gerektiğini ve sakin olarak telafisi imkansız bir hatadan uzak durulması gerektiğini birkaç defa hatırlattım. Cep telefonu ile konuştuğu kişiye kalabalık bir grup tarafından durdurulduğunu kapıları kapattıklarını ancak hareket edemeyeceklerini rapor etti. Bir kez daha kapıları açması gerekliğini hatırlattım ve nasıl olduğunu bilmediğim şekilde kapılar açıldı. Bunun üzerine Harp Filosu Komutanı ve ben süratle aracın dışına çıktık. Polislerin yanına gittim. Bu esnada etrafta büyük bir izdiham vardı. Polisler tarafından derhal bir polis aracına alınarak Gebze Emniyet Müdürlüğüne intikale geçtik’ dedi.

‘BÜYÜK YANLIŞLIK İÇERİSİNDESİNİZ’’

Payal ifadesini şu tarihe not düşen sözlerle tamamladı, ’olayın nasıl olduğuna dair izahatta bulunduktan sonra Emniyet Personeline ve Savcılara Donanma Garnizonundaki ihanetinden emin olduğumuz Ana Üs Komutanı ve Ana Üs İstihbarat Şube Müdürü hariç fazla sayıda personel olmadığını değerlendirdiğimizi, çoğu personelin olayların niteliğini tam olarak fark edemediklerini değerlendirdiğimizi söyledim. Dolayısıyla Emniyet Müdürlüğünde telefon irtibatı sağlanarak Gölcük Donanma'daki muhtelif personele bizzat Donanma Komutanı direktifini iletme fırsatını yakaladık. Bu esnada Donanma Komutanı ile de görüştüm, kendisi bir kez daha ihanet içinde olanların emirlerine uyulmaması gerektiğini ancak çatışmadan uzak kalınmasının da önem arz etliğini ve kendisinin halihazırda Yavuz Firkateyninde olduğunu belirtti. Bu bilgiyi almayı müteakip birkaç defa Yavuz Firkateynini uydu telefonundan aradım. Telefona çıkan personele gemi Komutanının telefona cevap vermesini istedim. Ancak telefona çıkan ast rütbeli personel talebimin Gemi komutanına ilettikleri ancak telefona gelmeyecekleri ifade edildi. Bunun üzerine telefona çıkan personele büyük bir yanlış içinde oldukları biran önce emir komuta zinciri içinde davranmaları gerektiği darbe girişinin başarısının imkansız olduğu, Televizyonları izlemeleri gerektiğini hatırlattım. Telefondaki personel bana kendilerine hiçbir bilgi verilmediğini ve Merkezi televizyon yayınının da kapalı olduğunu belirtti. Donanma Komutanı direktifini sabaha kadar Emniyet Müdürlüğünden ulaşabildiğim Gölcük'teki bütün askeri personele iletebildim. Sabaha doğru Gölcük'e gitmemizin Donanmadaki durumun kontrol altına alınması bakımından daha uygun olacağını belirterek bizim Gölcük'e gönderilmemizi Emniyet ve Savcılık personelinden talep ettik. Bu husus kabul edildi ve bir araç ile Harp Filosu Komutanı ve ben Gölcük İlçe Emniyet Müdürlüğüne getirildik. Müteakiben Harp Filosu Komutanı ve ben sağlanan telefon irtibatı ile emrimizdeki personele Donanma Komutanlığı direktiflerini ilettik. Bu esnada saat 09:00 civarında Donanma Garnizonunda durumun sakin olduğu bütün kalkışma içinde olan personelin sahil güvenlik botu ile ayrıldıklarını öğrendik... ” şeklinde konuştu.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

ANKET

SONRAKİ HABER

BARO BAŞKANI ve YÖNETİMİNDEN VALİYE HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ

BARO BAŞKANI ve YÖNETİMİNDEN VALİYE HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ