22 Ağustos 2017 Salı

  • 3,497 TL
  • 4,134 TL
  • 145,66 TL
  • 108.615
KOCAELİ 30°

DONANMA’DA KORKUNÇ İNFAZ EMRİ

DONANMA’DA KORKUNÇ İNFAZ EMRİ

15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişimi gecesi yaşanan kanlı kalkışmaya karşı duran Merkez Komutanlığı Koruma Birlik Komutanı Albay Uğur Çelikten’in ifadesini okurken kanınınız donacak. Darbeci hainlerin kanlı kalkışmada Türk Silahlı Kuvvetlerin onurlu neferlerini derdest etmeye nasıl çalıştığını göreceksiniz.

07 Temmuz 2017 Cuma 19:56 Asayiş
Merkez Koruma Birlik Komutanı Albay Uğur Çelikten darbe gecesi 15 Temmuz darbe kanlı darbe girişimini gelen bir telefon üzerine öğrendiğini belirterek,’’ Saat 22:00 sıralarında Yüzbaşı Harun İLASLAN'ın  cep telefonu çaldı, arayan kişi Deniz İstihbarat Albay Muharrem ASLAN idi, galiba "yanında kim var" diye sordu, Harun'da bizim olduğumuzu söyleyerek telefonu kapattı, bu sırada ordu evinde bulunan subaylar arasında hareketlenme başladı, herkes telefonla konuşmaya başladı, bir şeyler olduğunu hissettim. 3-4 dakika sonra Muharrem Albay Harun İLASLAN’ı tekrar aradı, bu sefer Harun'u çağırmış olmalı ki Harun yanımızdan ayrıldı. Harun dönmeyince ve etrafta hareketlilik devam edince ben de Merkez Komutanlığına gitmek için ordu evinden ayrıldım, aracıma giderken cep telefonumdan Harun İLASLAN'I aradım. Harun Ana Üs Komutanı Tuğamiral Hayrettin İMREN ile birlikte olduğunu söyledi ve kendisinin benimle telefonda görüşmek istediğini belirterek telefonu Hayrettin İMREN'e verdi. Hayrettin İMREN bana nerede olduğumu sordu,   ben de ordu evinde olduğumu söyledim, bana hitaben; " ordu evini terk etme, orada kal" dedi,  ben de birlik komutanlığı sorumluluğum olduğu için Merkez Komutanlığına aracım ile intikal ettim, yukarıdaki anlattığım olaylar esnasında yanımda Denizaltı Yarbay Ufuk KARTALKAYASI vardı, tüm olaylara şahit oldu, ben de bir şeyler olduğundan şüphelendiğim için birliğimizde görevli olan koruma ve inzibat subaylarının komutanlığa gelmesi için emir verdim, yaklaşık 5 dk sonra saat 22:1O sıralarında ulaştım, benden önce Tuğamiral Hayrettin İMREN, Deniz İstihbarat Albay Muharrem ASLAN| ve İnzibat Karakol  Komutanı Harun İLASLAN'ın önünden Merkez Komutanlığına beraber girdiklerini gördüm’’ dedi.

‘’DONANMA KOMUTANI DA KİM!’’

Çelikten ifadesini şöyle sürdürdü,’’ Bu sırada her üçünün de arka kemerine açık şekilde sıkıştırılmış tabancaları dikkatimi çekti, her üçü komutanlık binasının üst katına çıktı. Hayrettin İMREN beni gördü, bir şey demedi, ancak benim orada olmamdan da rahatsızlık duyduğunu hissettirdi. Bu sırada Muharrem ASLAN’ı kenara çekerek “neden bana emir vermiyorsunuz da, benim astım olan Harun Yüzbaşı’ya emir veriyorsunuz, beni neden çiğniyorsunuz” dedim. O da “sen karışma boşver" gibi şeyler söyledi, ben odama geçtim, odamda otururken astsubaylarım geldi, ben de beklemelerini, olay aydınlanınca kendilerine bilgi vereceğimi söyledim, bu sırada izinde bulunan Merkez Komutanı  Deniz Piyade Albay Yüksel  ÇETİN beni telefonumdan aradı, nerede olduğumu sordu, ben de Komutanlıkta olduğumu söyledim, bir şeyler olduğunu, Hayrettin İMREN ve yanındakilerin bir şeyler çevirdiğini kendisine söyledim, o da bana Donanma Komutanı Oramiral Veysel KÖSELE'nin cep telefonunu vererek kendisine ulaşmamı benden telefon beklediğini söyledi, ben de bu numarayı arayarak Oramiral Veysel KÖSELE ile görüştüm, bana ne olduğunu sordu, ben de Hayrettin İMREN ve Muharrem ASLAN'ın bir şeyler yaptığını, ancak olayı tam anlayamadığımı söyledim, o da bana telefonu Hayrettin İMREN’e götürmemi söyledi, ben de telefonu Hayrettin İMREN'e vermek istedim, oda; "Donanma Komutanı da kim oluyor, ben onunla konuşmam, ben emirleri Ankara'dan alıyorum" dedi ve telefonu kapatmamı söyledi. Ben de telefonu kapatmadan önce Oramiral Veysel KÖSELE'ye durumu anlattım, kendisi ile irtibatta kalmamı emrederek telefonu kapattık. Ben odama geçtim, bu sırada Albay Muharrem ASLAN yanıma geldi, elinde ön yüzünde sıkı yönetim ilan edildiğine dair yazı ve ekinde uzunca bir isim listesi olan evrakı gösterdi, "emir komuta zinciri içerisinde darbe yapıldığını, sıkı yönetim ilan edildiğini ve bir ismin sıkı yönetim komutanı olarak atandığını, bundan sonra emirleri ondan alacağımızı" söyledi, ben de evrakın altındaki imzaya baktım, binbaşı rütbesinde ismini hatırlamadığım bir kişinin imzasını gördüm, böyle ciddi bir durumda adı geçen evrakın daha üst düzey rütbeli komutanların imzalaması gerektiğini düşündüğüm için evrakın çok ciddi olmadığı kanaatine vardım, kendisinin evrakını ciddiye almadığımı söyledim, emir komuta zinciri içerisinde bir yerim olmadığını ve beni dışladıklarım anlamıştım, bu sırada Donanma Kurmay Başkanı Tuğamiral Yalçın PALAY'ın koluna girilerek yaka paça bizim nezaret odamıza getirildiğini gördüm, yanındaki şahısların kim olduğunu tanıyamadım, ancak arkasından Hayrettin İMREN Amiralin direnme gir içeri diyerek bağırdığını duydum, bundan sonra sadece benden emir alacaksınız, şeklinde bana hitaben yüksek sesle konuştu. Biraz sonra Harp Filo Komutanı Tümamiral Ahmet İskender YILDIRIM’ın aynı şekilde Merkez  Komutanlığı  odasına götürüldüğünü gördüm, bu sırada İskender YILDIRIM onlara hitaben; "yaptığınız şey kanunsuz, vazgeçin"    diyerek bağırdı, bu sırada astsubaylarımıza silahlarını yanlarına almaları gerektiğini söyledim, tekrardan Donanma Komutanı Oramiral Veysel KÖSELE'yi aradım ve iki Amiralin yaka paça Merkez Komutanlığına getirildiğini söyledim, beklemede kalmamızı ve emirleri sadece ondan alacağımızı söyledi, bu sırada Hayrettin İMREN Koruma Astsubayımız Murat GÖKTÜRK'e hitaben;  "beni koruyacaksın, bana bir şey yapan olursa vuracaksın" diyerek emir verdi, Hayrettin İMREN, Harun İLARSLAN Yüzbaşı ve Muharrem ASLAN Albaya araçların hazırlanması emrini verdi. Murat GÖKTÜRK, Harun İLASLAN ve aracı kullanmaya yetkili şoför Mustafa DİKME Uzman ve yanlarına güvenlik taburundan bir üsteğmeni vererek Tümamiral Ahmet İskender YILDIRIM ile Tuğamiral Yalçın PAYAL’i İstanbul Maltepe'ye götürmek üzere araçlara bindirtti’ ifadesinde bulundu.

‘’TEHDİTLER HAVADA UÇUŞUYOR’’

Albay Çelikten ifadesini şu cümlelerle tamamladı,’’Ben de durumu telefonda tekrar Oramiral Veysel KÖSELE'ye söyledim, daha sonra Hayrettin İMREN Komutanlıktan çıkıp yandaki Donanma 2 Nolu giriş kapısına  giderek biriken kalabalığı dağıtmak için oradaki askerlere havaya doğru ateş etmeleri emrini verdi, askerler havaya ateş ettiler, ben de bu durumun tehlikeli olduğunu Muharrem ASLAN'a anlattım, açalım, bildiri okunacak dedi, TRT'yi açtı, yayının olmadığını görünce morali bozuldu, daha sonra Hayretin İMREN emirlerine uymayan Gökhan CİNGİ adlı Yüzbaşıyı silahsızlandırılmış şekilde bana göndererek tutuklamamı istediğini söylediler, bende bu emrin kanunsuz olduğunu ve yerine getiremeyeceğimi belirttim. Bu sırada Tuğamiral Hayrettin İMREN tekrar  Merkez  Komutanlığına   gelerek  "kim  benim  emirlerimi uygulamıyormuş diyerek atışa hazır elinde bulundurduğu tabancasını benim kafama dayadı, öldürürüm seni ”dedi, bu sırada Merkez Komutanlığı giriş bölgesinde bulunuyorduk, etrafımızda 20-30 kişi vardı, bana hitaben “senin beynini dağıtırım, seni öldürürüm" dedi. Akabinde “seni tutukluyorum" diyerek bizzat kendisi nezarethaneye indirdi. “gir buraya seni tutukluyorum” diyerek benim üzerimdeki cep telefonumu aldı, üzerimden kapıyı kilitlediler,  bu olay gece 01:00 civarında gerçekleşti, yanıma gelen astsubaylarıma Donanma Komutanı Veysel KÖSELE'ye  ulaşmalarını  söyledim, sabaha kadar nezarethanede kaldım, bu sırada dışarıdan sesleri duyuyordum, Hayrettin İMREN "Donanma Komutanının bölgeye geldiğini, onu yakalayıp öldüreceğini" ifade eder şekilde sözlerini duydum. Astsubay arkadaşlarımdan birisi Deniz Kuvvetleri Komutanı Koruma Astsubaylarından üç tanesinin darbecilere destek vermek için Merkez Komutanlığına geldiklerini söylediler. Sabah 07:30 sularında darbecilerin kaçtıklarını söyleyerek, astsubaylarım beni bulunduğum yerden çıkardılar. Bu sırada Emniyet mensupları komutanlığının önünde bekliyorlardı, ben de yanlarına giderek darbeye kalkışanların kaçtıklarım söyledim, olay yukarıda anlattığım şekilde cereyan etti.” Şeklinde ifadede bulundu. 

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

ANKET

SONRAKİ HABER

Sağlık Müdürlüğü’nde neler oluyor?

Sağlık Müdürlüğü’nde neler oluyor?