19 Kasım 2017 Pazar

  • 3,875 TL
  • 4,571 TL
  • 161,11 TL
  • 106.239
KOCAELİ 28°

BÜTÜN SUBAYLARIN YERİNE BENİ YARGILAYIN

 Bütün subayların yerine beni yargılayın

KOCAELİ'de Donanma Komutanlığı'ndaki 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili açılan davada, 53'ü tutuklu, 13'ü firari, toplam 92 sanığın yargılanmasına devam edildi. Darbe girişimi sırasında Kuzey Deniz Saha Komutanı Kurmay Başkanı olarak görevi yapan Tuğamiral Ömer Faruk Harmancık savunmasında, "Ben yaşlı bir bahriyeliyim. Burdaki bütün denizci subayların yerine beni yargılayın, suçlu bulunursa, hepsinin yerine ceza almaya razıyım" dedi.

19 Eylül 2017 Salı 20:35 Asayiş


Kocaeli'nin Kandıra İlçesi'nde bulunan Kandıra Yüksek Güvenlikli Cezaevi Yerleşkesi'nde kurulan 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonuna darbe girişimi sırasında Kuzey Deniz Saha Komutanı Kurmay Başkanı olarak görevi yapan Tuğamiral Ömer Faruk Harmancık getirildi. Duruşma sırasında izleyici olarak gelen Sivil Toplum Kuruluşu (STK) mensuplarından bir kişi, "Hepiniz Amerikan ajansınız, Hepiniz hesap vereceksiniz" diye bağırarak tepki gösterdi.

Duruşmada savunma yapması için söz alan eski Tuğamiral Ömer Faruk Harmancık, bir yılı aşkın süredir tek kişilik hücrede kaldığını belirterek, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Harmacık, Hayrettin İmren, Tezcan Kızılelma, Ayhan Bay ve Nazmi Ekici'yi meslekten tanıdığını söyleyerek, "Benim FETÖ'den tanıdığım hiçbir kimse yok. 15 Temmuz darbe girişiminde o güne kadar hiç haberim olmadı. Hakkımdaki suçlamaların hiçbiri doğu değil. Hiçbir terör örgütü veya cemaat üyesi, taraftar ve sempatizanı olmadım. Bu maksatla hiçbir toplantıya katılmadım. Hiçbir kimseden darbe ile ilgili emir almadım, talimat vermedim. Bugüne kadar TSK dışında başka hiçbir örgüte üye olmadım. TSK'da çok kritik görevlerde yer aldım. Mesleki geçmişimde hiçbir soruşturma, inceleme geçirmedim. Ben bugüne kadar Deniz Kuvvetleri Personel Başkanlığı kadrolarında çalışmadım. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda ne kadar kıdemli amiral varsa, incelenmesini istiyorum. 15 Temmuz'dan itibaren ne kadar amiral varsa, ilkokullardan itibaren incelenip dosyaya konulmasını istiyorum. Ben kimsenin adamı olmadım. Bana bugüne kadar kim takdir verdiyse, bu isimlerin dava dosyasına koyulmasını istiyorum. Bana bunları verenler FETÖ'den yargılanmadı. Bir örgüt veya cemaat üyesi olduğuma dair bir şüphe var ise neden benim komutanlarım bana soruşturma açmadı. Uğur Yiğit, Bülent Bostanoğlu, Veysel Kösele, Ercüment Tatlıoğlu ve Adnan Özbol'un dinlenmesini talep ediyorum" dedi

KONSEYİN ADI VAR, KENDİSİ YOK

Harmancık, Fetullahçı Terör Örgütü’nün gerçekleştirdiği darbe girişimini ülke çapında planlayan ve organizasyonunu yapan Yurtta Sulh Konseyi içinde yer aldığı iddiaları hakkında ise, “Yurtta Sulh Konseyi'nin varlığı hakında somut bir delil bulunmamaktadır. 1960 yılındaki darbe döneminde Milli Birlik Komitesi'nin 38 kişinden oluşmasına istinaden 38 kişi olduğu kabul edilmiş. Eğer bu sayıya 2 itirafçı olan gizli tanığı eklersek, 40 kişi oluyor ve bu iddia da çürüyor. 38 kişiden 2-3 kişi haricinde hiçbirini tanımıyorum. Konsey toplantılarının yapıldığı villaya hiç gitmedim.Tanımadığım insanlarla neyin toplantısını yapayım. Darbe başarılı olsa ben bu insanlarla neyi yöneteyim. Konseyin adı var, kendisi yok. Terör örgütü üyeliği suçlaması kapsamında bu konseyin delil olarak sayılmasını iddianameden çıkarmınızı diliyorum" diye konuştu.

'KARGO UÇUŞUNDAN İSTİFADE ETMEK İÇİN GİTTİM'

Akıncı üsütüne bazı bilgileri teyit etmek için gittiğini söyleyen Harmancık konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Planlı bir kargo uçuşunundan istifade etmek için gittim. Televizyondan darbe haberini aldım. Akıncı üstünde bazı bilgileri teyitlemek için, amiral ve subaylara telefon ettim, onların aramalarına cevap verdim. Ne olduğuna dair bilgiler alamaya çalıştım. Kimseye darbeyle ilgili bir emir vermedim emir almadım" dedi. Mahkeme heyetinin Gölcük Donanmasına ait 'Yavuz Gemisi'nin kimin emrinde olduğunu sorması üzerine Harmancık, "O akşam seyre çıkan bütün gemiler darbecilerin emrindeydi. Yavuz Gemisi de seyre çıktığına göre onların emrindedir. İddianamede öyle yazıyor" cevabını verdi.

İddianame de yer alan sıkı yönetim darbe planında, 'Deniz Kuvveteleri Komutanlığı Kurmay Başkanı' olarak görevlendirmesinin bulunduğu suçlamasını kabul etemeyn Harmancık, "Kasıtlı hazırlanmış bir liste. Ben iddia makamına göre Yurtta Sulh Konseyi olarak kabul ediliyorum. Kimin ne maksatla yayınlattığı şahibeli olan bir liste. Bu listede adımın olmasını ben talep etmedim. Benim talep ettiğime dair bir delil vardımıdır? O atama listesinde adı geçen herkes, böyle bir iddia ile yargılanıyor mudur? Ben TSK mensubu değil miyim, dışarıda olanlardan farklı neyle suçlanıyorum? O listeye adımın konulmasını ben isteseydim kendimi Donanma Komutanı yapardım" ifadelerini kullandı.

Asıl faillerin yakalanacağından hiç şüphesi olmadığını söyleyen Ömer Faruk Harmancık, "Yüce Türk adaletinin asıl faiilerini yakalacağından şüphem yok. O gece subaylar ve asubaylar verilen emirleri sadece yerine getirmiştir. Burda bulunan denizci subaylar değerli askerlerdir. Madem o gece sevk ve idare emrini benim verdiğim söyleniyor, burdaki denizci subaylar ve astsubaylar yerine beni yargılayabilirsiniz. Eğer suçlu bulursak onları yerine de ceza almayı kabul ediyorum. Ben ihtiyar bir denizciyim. TSK'nın genç subaylara ihtiyacı var" şeklinde konuştu.

ÖMER FARUK HARMANCIK HAKKINDAKİ İDDİANAME

"Kuzey Deniz Saha Komutanı Kurmay Başkanı olup darbe girişimini organize eden ve yönlendiren konumunda olduğu, Sıkıyönetim Darbe Planı'nda görevlendirilmesinin bulunduğu ve Fetullahçı Terör Örgütü’nün gerçekleştirdiği darbe girişimini ülke çapında planlayan ve organizasyonunu yapan Yurtta Sulh Konseyi içinde yer aldığı, 11 Temmuz 2016 tarihinde darbeci amiral Hayrettin İmren ve sivil mahrem abi Yakup Dalkılıç ile birlikte İstanbul Ümraniye’de yapılan darbe toplantısını organize ettiği, yine darbeci amirallerden olan Nazmi Ekici ile 13 Temmuz 2016 tarihinde Ankara Çayyolu Mevkii’ndeki bir villada üst düzey FETÖ/PDY terör örgütü üyelerinin katılımıyla düzenlenen darbe toplantısını organize ettiği, her iki toplantı sırasında darbe girişimiyle ilgili olarak gerekli talimat ve bilgilendirmeleri yaptığı, darbe girişimi sırasında ilimizdeki darbeci amiraller ile sürekli olarak telefon trafiğinde bulunmak suretiyle darbe ile ilgili olarak talimatları ilettiği, bunun bir parçası olarak Donanma Komutanı Veysel Kösele'nin Yavuz Gemisinde hürriyetinin kısıtlanması, Gölcük Donanma Komutanlığı'nda Harp Filo Komutanı olarak görev yapan Tümamiral İskender Yıldırım ve Donanma Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğamiral Yalçın Payal’in cebir ve şiddet kullanılarak yasadışı olarak gözaltına alınması olaylarını organize ettiği, darbe öncesi Cengiz Topel Deniz Hava Üs Komutanı Tezcan Kızılelma'dan 15 Temmuz günü bir adet VIP uçağı hazırlatmasını istediği, 667 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname hükümleri uyarınca Türk Silahlı Kuvvetlerinden ihracına karar verildiği, Örgüt tarafından hazırlanan atama listesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı görevi verilerek terfi ettirilen şüphelinin, 6-7-8-9 Temmuz 2016 tarihlerinde Ankara Konutkent’te bulanan villada, Ankara C.Başsavcılığının 2016/103583 numaralı soruşturb ma dosyasının şüphelisi Adil Öksüz liderliğinde yapılan ve darbe planı ile ilgili organizasyonun gerçekleştirildiği toplantılara aktif olarak katıldığı, Deniz Kuvvetleri'nin darbe planı içindeki organizasyonunu, sevk ve idaresini yapan ekibin içinde bulunduğu, tespit edilmiştir.

"TEK ORTAK YÖNÜMÜZ BİLGİSAYAR PROGRAMCISI OLMAMIZ"

Donanma Komutanlığı'ndaki darbe girişimiyle ilgili açılan davada mahrem abiler olarak suçlanan sanıklar savunmalarını yaptı. Mahrem abi olduğu iddiasıyla yargılanan Aytekin Tekin, Donanma Komutanlığı'nda darbe girişimini yöneten Hayrettin İmren'i tanımadığını belirterek, "Fotoğraftaki teşhis ettikleri bana çok benzeyen biri. Hayrettin İmren teşhiste sarışın mavi gözlü bilgisayarcı diyor. Sarışın mavi gözlü olmayı hep isterdim. Olmadığıma şükrediyorum. Fotoğrafta benzetildiğim kişiyle tek ortak yönümüz bilgisayar programcısı olmamız. Zaten Hayrettin İmren de duruşmada beni tanımadığını beyan etmiştir" dedi.

BİR SANIK TAHLİYE EDİLDİ

Hayrettin İmren'in Bartın'da mahrem abiliğini yaptığı iddia edilen öğretmenlikten ihraç edilen tutuklu sanık Yavuz Aslan ise, Bartın'a hiç gitmediğini söyleyerek, "1-2 defa ablamın yanına Ankara'ya harici Sakarya'dan öteye hiç gitmedim. İstanbul'da okudum, hep İstanbul'da öğretmenlik yaptım. Ben Hayrettin İmren'i tanımam, mahrem abiliğini yapmadım" diye konuştu. Yavuz Aslan, ByLock kullandığı iddialarıyla ilgili olarak, "ByLock'u hiç yüklemedim, kullanmadım. 12 senedir aynı hattı, 5 yıldır da aynı telefonu kullanıyorum. O telefona da emniyette el konulmuştur. İçeriği incelendiğinde kullanmadığım da ortaya çıkacaktır" ifadelerini kullanarak tahliyesini talep etti.

Mahkeme heyeti tutuklu sanıklardan Yavuz Aslan'ın tutukluluk süresi ve suçun vasfı ile delilerin durumu göz önüne alınarak tahliyesine, diğer tutuklu sanıklar Ömer Faruk Harmancık, Aytekin Tekin ve Halil İbrahim Temel'in tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

ANKET

SONRAKİ HABER

AKP Kandıra ve Körfez İlçe Başkan adayları belli oldu

AKP Kandıra ve Körfez İlçe Başkan adayları belli oldu