banner61
banner40

Sunay Akın hayranları, Kitap Fuarı'na sığmadı

banner29

Kendine has anlatım tarsızla her kesimin beğenisi kazanan yazar Sunay Akın, 9. Kocaeli Kitap Fuarı'nda yoğun ilgiyle karşılaştı.

banner57
Sunay Akın hayranları, Kitap Fuarı'na sığmadı
21 Mayıs 2017 Pazar 21:47

banner32
banner15
Bugüne kadarki hemen hemen tüm Kocaeli Kitap Fuarlarına katılarak fuarın vazgeçilmez yazarları arasındaki yerini alan Sunay Akın bu yıl da bu geleneği bozmadı. Sevilen yazar “Bakmak ile Görmek” konulu söyleşisi ile Kocaeli 9. Kitap Fuarı’nda okurlarıyla buluştu. Yahya Kaptan Salonu’nda gerçekleşen söyleşiye Sunay Akın okurları yoğun ilgi gösterdi. Tıklım tıklım dolan salonda yer bulamayan çok sayıda kitapsever, söyleşiyi yerlerde oturarak izledi.

Sunay Akın, söyleşisi öncesinde izleyenlerine, 2. Dünya Savaşı’nı farklı bir açıdan ele alan bir sinevizyon gösterisi izlettirdi. Gösterinin ardından 2. Dünya Savaşı’nın, Almanların Polonya’yı işgalinden çok önce başladığını anlatan Sunay Akın, “Savaş oyuncakları ilk kez 1933 yılında Hitler’in emriyle dönemin en önemli oyuncak firmasına yaptırılıyor. Hitler o fabrikalarda asker oyuncaklar yaptırıyor. On yıl boyunca oyuncak askerlerle büyüyen çocuklar da sonra güle oynaya cepheye gidiyor. Oyuncaklarla çocukların hayalleri işgal edildi. Savaş ilk orada başladı. Çocuklarımızın önüne oyuncak diye koyduğumuz aslında o ülkenin geleceğidir” dedi.

Nazilerin Paris’i işgali sırasında yaşananlara değinen Sunay Akın, “Naziler Paris’i işgal edince bizim orada yaşayan gençlerimiz Paris’ten kaçmak ister. Ancak uçaklar kalkmadığı ve yollar da güvensiz olduğu için durum zordur. Bir gencimiz ise bisikletle Paris’ten dağ yollarını kullanarak İsviçre’ye kaçmayı aklına koyar. 10 gün pedal çevirerek 2. Dünya Savaşı’ndan kaçmayı başarır. O güzel insan Cahit Sıtkı Tarancı’dan başkası değildir. Aynı şekilde bisikletle bu savaştan kaçan bir başka değerimiz de Oktay Rıfat’tır. Bu bisiklet olmasaydı bizim edebiyatımızın neredeyse yarısı yoktu” diye konuştu.

“ABD özgürlük anıtı bizim” diyen Sunay Akın, “Ben bunu Amerikalılara söylediğimde delirdiler. Bunu ben araştırıp buldum Fransa’nın Kolmar kentinde Önce Albullaziz düşündü sonra Abdülmecit devam ettirdi. Heykeltraş Bartholdi’ye sipariş ettiler. İskender limanına konulacaktı Özgürlük Anıtı. Ben Bartholdi’nin arşivine girdim maketlerini gördüm. Bu heykelin sırtı doğuya, yüzü batıya bakıyor. Anlamı da şu ‘Hey batı unutma ki sadece güneş değil uygarlığın ateşi de doğudan yükselir.’ İki taksit parasını biz ödedik. Biz alacaklıyız. O heykelin parası bizim parayı getirin. Ama sizden para da çıkmaz. O zaman borçtan düşün ama 150 yıllık faizini hesap edin alırken” şeklinde konuştu.

Akın, söyleşide konuklarına yıllarca bir tartışma konusu olan Nuh’un gemisinin nerede olduğunu sordu. Aldığı Cudi ya da Ağrı Dağı cevaplarının hiçbirinin henüz bilimsel olarak kanıtlanmadığını kaydeden Akın, ama bunu kendisinin bildiğini söyledi. Yazıyı Sümerlerden çok önce Arkaiklerin kullandığını söyleen Akın, bununla ilgili 11 bin yıl öncesine ait bir yazı gösterdi. Yazıdaki hayat ağacına dikkat çeken Sunay Akın, “Bu hayat ağacı aynı zamanda Nuh’un gemisini resmeden bir semboldür. Nuh’un Gemisi’ni aramak için de çok uzaklara gitmeye gerek yok. Bu sembol eskiden bizim tüm boyacı sandıklarımızın üzerindeydi. İşte edebiyat budur” ifadelerini kullandı.

Yazar, söyleşisini Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili anlattığı bir anetktotla tamamladı. Akın, “Mustafa Kemal’e yabancılar ‘Siz ülkenizi kurtardınız. Bunu nasıl başardığınızı biliyoruz ama sırrı nedir’ diye sorarlar. Mustafa Kemal’in verdiği cevap ise son derece etkilidir. Paşa onlara ‘Hayatım boyunca iki kuruş elime geçince bir kuruşunu kitaba verdim’ der. İşte her şeyin sırrı budur” diye konuştu.
Akın söyleşinin ardından söyleşinin ardından Kitap Fuarı’ndaki imza standında kitaplarını imzaladı. Buradaki yoğun ilgi nedeniyle de Kitap Fuarı’nda uzun imza kuyrukları oluştu.
banner31

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.