banner29

Kocaeli'de anaokulları ve kreşler yeteri kadar denetleniyor mu?

banner31

Son günlerde acı olayların yaşandığı anaokulu ve kreşlerle ilgili çok ciddi iddialar var. Bu iddialar ise kurum çalışanı bir öğretmenden…

Kocaeli'de anaokulları ve kreşler yeteri kadar denetleniyor mu?
23 Kasım 2017 Perşembe 15:38

banner32
banner15
Serviste unutulan çocuklar, şiddet iddiaları, sadece karın düşünüldüğü kalitesiz eğitim biri pek çok sıkıntı ile anılır oldu artık anaokulları. Veliler okul öncesi çocukları eğitim alsın yada çalışmak zorunda kalan veliler çocuklarını bırakacak kimseleri olmadığı için mecbur kaldıkları bu kurumlara güven ise son olaylarla azalmaya devam ediyor. 

Peki bu ana okullunda neler oluyor?  Körfez’de bir anaokulu öğretmeni kreşlerde yaşanan zorluklarla ilgili Evrensel Gazetesi’ne bir mektup yazdı. İşte çocuklarımı bıraktığımız o kreşlerin hali…

“Bu mektubu Dünya Çocuk Hakları Günü’nde yazıyorum. Ben 7 yıldır farklı kurumlarda sözleşmeli olarak çalışan bir anaokulu öğretmeniyim. En son çalıştığım kurum Körfez’de bulunan özel bir anaokuluydu. 

Kurumun sahibi bankacılıktan istifa etmiş,  yanına da ilkokul müdürlüğünden emekli bir öğretmeni almış ve beraber çocuk kreşi açıyorlar. Devlete ait kreş sayısı çok az olduğu ve olanlar da yarım gün olduğu için fabrika işçileri, öğretmenler ve bir sürü çalışan veli işteyken çocuklarını güvenle bırakacakları bir yer arayıp en sonunda ayda 900 liraya çocuklarını buraya göndermek zorunda kalıyorlar. Tamamen çocukların eğitimi odaklı değil de, kâr amacı güden bu kurumlara anne babalar çocuklarını bırakıp gitmek zorunda kalıyor. 

Biz çalışanların durumu ise çok kötü. 28 çocuğun geldiği kreşte üç öğretmen iki de yemekhane ve temizlik görevlisi toplam beş kişi çalışıyorduk. Çocuklardan birini tuvaleti geldiğinde onu tuvalete götürmek zorundayız ama o esna-da diğer çocuklar sınıfta tek kalıyor. Bu sırada başlarına bir şey gelirse doğal olarak sorumlusu da biz oluyoruz. Çocuklara öğle aralarında verilen yemeklerin yetersizliğinden dolayı çocukların karnını ekmekle doyurmaya çalışıyorduk. Bunu dile getirdiğimizde ise hiçbir şey yapılmıyordu. Çocukların yanında çalışan öğretmenler kurumun müdürü ve sahibi tarafından azarlanıyor, aşağılanıyorduk. Çalışma saatlerimiz günde 9 saatken, bize hiç sorulmadan 10 saate çıkarıldı. Üstelik aldığımız ücret ne uzuyor ne kısalıyor. Net asgari ücret!

Kuruma denetlemek için müfettişler gelmeden önce sıkı sıkı tembihlendim; işe başlama tarihimi onların dediği şekilde söyleyeyim diye. Çünkü sigortam işe başladığım tarihten 15 gün geç yatırıldı. 2 ay boyunca çalıştığım bu kurumda yaşadıklarım bana şunu çok net gösterdi. Devletin, yeterince denetlemediği bu yerler çocukların velilerin ve biz çalışanların mağduriyetine sebep oluyor. Siz mesleğinizi ne kadar severseniz sevin, işletmeci mantığıyla bakıldığı için çocukların pedagojik gelişimleri, ihtiyaçları göz ardı ediliyor. Ücretsiz kreşlerin olmayışı, devletin bu alanda yeterince atama yapmaması, hem kadınları iş yaşamından uzaklaştırıyor hem de nitelik açısından durumu kötüleştiriyor. 

Tüm bu olan bitene ve baskılara daha fazla dayanamayıp bu kurumdan istifa ettim. İstifa ettikten bir hafta sonra velilerden istediğimiz kırtasiye malzemelerinde eksikler olduğu ve bunları tamamlamam gerektiği söylendi. Resmen hırsızlıkla suçlandım. Bu iddianın kanıtlanmasını, kamera görüntülerinin izlenmesini istediğimdeyse ‘Polise git şikayet et anca o zaman izlersin görüntüleri’ dendi.  Çocuklarımızın geleceği ve bizlerin iş güvencesi neden sağlanmıyor? Çiğli’de okul servisinde unutulduğu için ölen Alperen, üzerine lavabo düşerek ölen Efe’den hiç mi ders alınmıyor? Çocuklarımızın eğitimi, hayatı nasıl bu kadar değersizleşiyor?”


Onlar daha çocuk, onlar bizim yarınlarımız. Devletin en hassas olması gereken yerleri buralar olmalı. En titiz denetimler buralarda yapılmalı. Kurumlar ise birinci sıraya kar elde etmeyi değil, eğitimi ve güvenliği koymalı. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.