banner61
banner40

“Kanun ile düzenlenmesi gereken hususların KHK ile düzenleniyor”

banner29

Son çıkan KHK büyük tartışmalara sebep oldu. Konuya ilgili bir açıklama yapan Kocaeli Baro Başkanı Sertif Gökçe, kanun ile düzenlenmesi gereken hususların KHK ile düzenlenmesine karşı çıktı.

banner57
“Kanun ile düzenlenmesi gereken hususların KHK ile düzenleniyor”
26 Aralık 2017 Salı 11:32

banner65
banner15

15 temmuz hain darbe girişimi sonrası ilan edilen OHAL kapsamında 3 kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkarıldı. Her KHK tartışsam yatırtırken son çıkan KHK’de OHAL dışı pek çok konunun yer alamsı tartışmaları daha da alevlendirdi. 
Konuyla ilgili bir açıklama yapan Kocaeli Baro Başkanı Sertif Gökçe, Şeker Kurumu, Milli Piyango, Tütün Ürünleri, Cazibe Merkezleri gibi yine olağanüstü hal ile hiçbir ilgisi olmayan birçok konunun düzenlendiği, bunun yanı sıra, mutlaka Kanun ile düzenlenmesi gereken hususların da KHK ile düzenlendiği belirtti. 

Kocaeli Baro Başkanı Sertif Gökçe’nin açıklaamsı şöyle;
“Öncelikle belirtmek isteriz ki; Bakanlar Kurulu’nun 20.07.2016 tarih, 2016/9064 sayılı kararı ile ilan edilen “Olağanüstü Hal” Anayasa’nın 120. maddesi çerçevesinde, yani, şiddet olaylarının yaygınlaşması ve kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması sebeplerine dayanmakta olup Olağanüstü Hal Kanunu’nun 4. maddesine göre, olağanüstü hal süresince, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda Anayasanın 91 inci maddesindeki kısıtlamalara ve usule bağlı olmaksızın, kanun hükmünde kararnamemeler çıkarabilir. OHAL KHK’ları ile olağanüstü hal ile ilgili olmayan konularda ve olağanüstü hal süresi ile sınırlanmamış KHK çıkarılması Anayasa’nın 120. Maddesine ve Olağüstü Hal Kanunu’nun 4. Maddesine açıkça aykırıdır. Bu şekilde çıkarılan OHAL KHK’ları Anayasa gereğince Türk Milleti adına yasama yetkisini kullanan TBMM’ye ait yetkinin gasbı, TBMM’nin devre dışı ve işlevsiz bırakılması niteliğindedir. Gelişmemiş ülkelerde dahi uygulamasına rastlanmayan bu tür düzenlemeler Anayasa’nın 2. maddesine göre bir “hukuk devleti” olan ülkemizde asla kabul edilemez. Üzülerek ifade etmek isteriz ki, bu tür düzenlemelerle Olağanüstü Hal rejimi olağan rejim haline dönüştürülmüştür.
 
Bütün bunların yanı sıra; 696 Sayılı KHK’nın 103. maddesi ile tutukluların ceza infaz kurumu dışında tek tip kıyafet giymesi zorunluluğu getirilmektedir. Unutulmamalıdır ki, gerek Anayasamız, gerek ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve evrensel hukuk ilkeleri gereğince “Suçluluğu bağımsız mahkemelerce verilecek kesin hükümle sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.” Ancak, KHK ile getirilen düzenleme ile, hukuken masum olan tutuklu kişilerin özel bir kıyafet ile toplum önüne çıkarılması anayasal “masumiyet” karinesinin ihlali niteliğindedir.

Tüm bu düzenlemelerin en tehlikelisi ise; 696 Sayılı KHK’nın 121. Maddesi ile 6755 Sayılı Kanun’un 37. maddesinin değiştirilerek 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden “sivil kişilere” dahi fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumsuzluk getirilmiş olmasıdır. Önemle belirtmek isteriz ki; yapılan bu düzenleme, şimdiye kadar yapılan hukuka aykırı düzenlemelerle kıyas dahi götürmeyecek kadar ağır derecede hukuka aykırıdır. Kamu görevlisine dahi verilmemesi gereken sorumsuzluk içeren bu düzenleme ile herkes herkesin canına kast edebilecek duruma getirilmektedir. 15 Temmuz 2016 tarihinde meydana gelen hain darbe teşebbüsü ve terör olaylarının üzerinden 1,5 yıl geçmiş olmasına rağmen anılan eylemlerin devamı niteliğinde bir olayın değerlendirilmesinin toplumu ne kadar ucu açık bir hukuksuzluğa götüreceğinin düşünülmesi gerekmektedir. Bir eylemin 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemlerinin devamı niteliğinde olduğuna karar verecek bir merci yoktur. Düzenleme ile kişiler bir başkasının canına kast edebilecek ve KHK’nın koruması altına sığınabileceklerdir. Bu düzenleme, terör eylemlerinin bastırılması amacıyla çıkarılan KHK ile kamu düzeninin bozulması, terör ve anarşinin, yaygın şiddet eylemlerinin önünün açılması sonucunu doğuracak, hukuka aykırı ve suç teşkil eden eylemler hakkında örtülü bir af içeren bir düzenlemedir. Bir hukuk devletinde kişilerin işledikleri fiillerden sorumlu tutulmayacaklarına dair düzenleme yapılması, hatta bunun düşünülmesi dahi mümkün olmamalıdır. 

Kocaeli Barosu olarak, 696 Sayılı KHK diğer OHAL KHK’larındaki hukukla bağdaşması asla mümkün olmayan düzenlemelerin gecikmeksizin, acilen geri çekilmesi ve yine OHAL’ in bir an önce kaldırılması gerektiğini kamuoyuna ve yetkililere önemle arz ediyoruz.”
 

banner31

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.