banner29

'Hepimiz bu vatanın evlatlarıyız birbirimizi mi vuracağız'

banner31

FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Tuzla Orhanlı Gişelerinde ve Mehmetçik Vakfı önünde meydana gelen olaylarda Gölcüklü komiser Murat Ellibeş karnından silahla vurularak yaralanmıştı. Davanın duruşması İstanbul 28. Ağır Ceza mahkemesinde görülmeye başlandı

'Hepimiz bu vatanın evlatlarıyız birbirimizi mi vuracağız'
07 Kasım 2017 Salı 10:32

banner32
banner15
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Tuzla Orhanlı Gişeleri ve Mehmetçik Vakfı'nda meydana gelen olaylarda biri polis 6 kişinin şehit edilmesi, 42 kişinin yaralanmasına ilişkin haklarında dava açılan sanıklar İstanbul 28.Ağır Ceza Mahkemesinde haki karşısına çıktı. Gölcüklü komiser Murat Ellibeş’te İstanbul’da meydana gelen olaylarda karnından ağır yaralanmıştı. Ellibeş sağlığına kavuştuktan sonra Başbakan Binali Yıldırım tarafından ödüllendirilmiş, takdirname verilmişti. 15 Temmuz gazisi olarak kayıtlara geçen Ellibeş daha sonra şok bir kararla FETÖ kapsamında ihraç edilmişti. Ellibeş daha sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yaptığı tahkikat neticesinde hakkında takipsizlik verilmişti. İstanbul’da başlayan davada 866 sayfalık iddianame düzenlendi, 184’ü tutuklu sanık ile 118 mağdur, müşteki mahkemede ifade vermeye başladı.  Şüphelilerin "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs'', ''TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs'', ''Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs'' suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet, ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.


MÜEBBET TALEP EDİLDİ

Tuzla Orhanlı Gişeleri ve Mehmetçik Vakfı'nda 15 Temmuz darbe girişimi  sırasında meydana gelen olaylarda biri polis 6 kişinin şehit edilmesi, 42 kişinin yaralanmasına ilişkin haklarında dava açılan bazı şüphelilerin ise "kasten öldürme, kasten öldürmeye  teşebbüs, silahla kasten yaralama, cebir ve tehdit kullanarak, silahla ve birden fazla kişi ile birlikte kişileri özgürlüklerinden yoksun kılma, mala zarar verme, iştirak halinde kamu malına zarar verme" suçlarından 10 yıl ila 5 kez müebbet hapis cezası arasında değişen oranlarda cezalara çarptırılmaları talep edildi.
Mahkeme heyeti, ilk duruşmanın Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşısındaki duruşma salonunda yarın başlamasına karar verdi.
Duruşmalar 7, 8, 9, 10, 13, 14, 15, 16 ve 17 Kasım'a kadar görülmeye devam edecek.


İDDİANAME

İddianamede, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Tuzla Orhanlı Gişeleri ve Mehmetçik Vakfı'nda meydana gelen olaylara yer verildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Bülent Başar ve Hikmet Pak tarafından biri polis 6 kişinin şehit edilmesi, 42 kişinin yaralanmasına ilişkin 4 subay, 178 Hava Harp Okulu öğrencisi ve 5 er olmak üzere 184'ü tutuklu 187 şüpheli asker hakkında iddianame hazırlandı. Hazırlanan 866 sayfalık iddianamede, 4 subay, 176 Hava Harp Okulu öğrencisi ve 5 er "şüpheli", aralarında yaralıların da bulunduğu 118 kişi "mağdur-müşteki" sıfatıyla yer aldı. Şüphelilerden 184'ünün tutuklu olduğu belirtildi. Darbe şüphelisi askerlerin Yalova Hava Meydan Komutanlığı'ndan İstanbul'a intikal ederek, Tuzla Orhanlı Gişeler ile Sultanbeyli / Mehmetçik Vakfı bölgelerinde faaliyet gösterdikleri anlatılan iddianamede, olaylarda biri polis 6 kişinin şehit edildiği ve 42 kişinin yaralandığı hatırlatıldı. Orhanlı Gişeleri'nde darbecilerin tüm uyarılara rağmen teslim olmadıkları, bölgede görev alan kolluk kuvvetleriyle çatışmaya girdikleri anlatılan iddianamede, söz konusu çatışma sırasında darbeci subaylar Binbaşı Ferhat Güney ve Teğmen Emre Demirbilek'in etkisiz hale getirildiği kaydedildi.


DARBECİLER DURDURULMAYA ÇALIŞILMIŞTI

İddianamede, şüphelilerin "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs'', ''TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs'', ''Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs'' suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet, ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. İddianamede, bazı şüphelilerin ise "kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, silahla kasten yaralama, cebir ve tehdit kullanarak, silahla ve birden fazla kişi ile birlikte kişileri özgürlüklerinden yoksun kılma, mala zarar verme, iştirak halinde kamu malına  zarar verme"  suçlarından 10 yıl ila 5 kez müebbet hapis cezası arasında değişen oranlarda cezalara çarptırılmaları talep edildi. Darbe kalkışması kapsamında takviye unsurlar olarak Yalova Hava Meydan Komutanlığı'ndan (kamptan) İstanbul'a intikal eden ve Tuzla Mehmetçik Vakfı bölgesinde bir dizi  eylemlerde bulunan eski Yüzbaşı Sinan Canlı, eski Üsteğmenler Ali Apaydın ve Aydın Gülşan,  3 sözleşmeli er ve 116 Hava Harp Okulu öğrencisinin, İstanbul'da bir medya kuruluşuna ait binanın kontrol altına alınmasına yardımcı olmakla (takviye güç olarak) görevlendirildikleri aktarılan iddianamede, bu medya kuruluşunun hangi medya kuruluşu olduğu ve nerede bulunduğunun belirlenemediği kaydedildi. İddianamede, 15 Temmuz'da Tuzla TEM Kuzey Yolu Mehmetçik Vakfı Dinlenme Tesisleri'nde asayiş uygulaması noktasında görev yapan müşteki polis memurları  Mehmet Başol, Mehmet Pay, Beyit Sezgen, Hakkı Kalyoncu, Ertaç Karakoç, Ertekin Karadağ ve Sinan Karakollu'nun, il dışından İstanbul'a doğru seyir halinde olan bazı askeri birliklerin geçişlerini engellemeleri talimatı uyarınca "Z20 Ilgaz" isimli zırhlı araç ile tedbir aldıkları anlatılarak, 01.00 sıralarında Tuzla Mehmetçik Vakfı mevkisine gelen şüpheli 122 askerin, kolluk görevlileri tarafından trafik akışının kesilmesi ve bölgede çok sayıda vatandaşın toplanması üzerine daha fazla ilerleyemedikleri aktarıldı. İddianamede, bölgede toplanan vatandaşların şüphelilere tepki gösterdikleri anlatıldı.


‘BİRBİRİMİZİ Mİ VURACAĞIZ’

Şüpheliler Sinan Canlı, Ali Apaydın ve Aydın Gülşan'ın araçlardan inerek konuştukları vatandaşları ilerlemelerine engel olmamaları için uyardıkları belirtilen iddianamede, vatandaşların yolu açmamakta ısrar etmeleri ve tepki göstermeye devam etmeleri üzerine, şüpheli Sinan Canlı'nın müştekiler Osman Nuri Esen ve Aydoğan Onmaz'ın bacaklarına tabanca ile ateş ederek yaraladığı kaydedildi. "Bu yaptığınız suçtur, hepimiz bu vatanın evlatlarıyız, birbirimizi mi vuracağız?" Şüpheliler Canlı, Gülşan ve Apaydın'ın, sivil vatandaşların ve kolluk kuvvetlerinin bulunduğu yere doğru, etkili mesafeden, uzun namlulu silahlarla, öldürme kastıyla hedef gözeterek ateş ettikleri anlatılan iddianamede, açılan ateş sonucu vatandaş Sedat Özoğul ile polis memurları Mehmet Başol ve Mehmet Pay'ın yaralandığı belirtildi. İddianamede müşteki polis memurları Murat Ellibeş,  Apdil Özcan, Sezgin Önal, Erdal Yıldırım, Erdi Biçer ve Mehmet Biliç'in takviye güç olarak bölgeye intikal ettikleri,   "Yapmayın,  bu yaptığınız suçtur, hepimiz bu vatanın evlatlarıyız, birbirimizi mi vuracağız?" şeklinde sözler söyleyerek şüphelileri eylemlerinden vazgeçirmeye çalıştıkları aktarılarak, şüpheli Sinan Canlı'nın,   kolluk görevlisi müşteki Murat Ellibeş'in yanına yaklaşarak uzun namlulu silahıyla karın bölgesine, öldürme kastıyla yakın mesafeden  ateş ettiği anlatıldı.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.