banner16

Bu lahitler neyin nesi...

İSU’nun bina inşaatı sırasında bulunan lahitler çok tartışılmış, çokça konuşulmuştu. En yetkili isim işte o lahitleri yazdı!

Bu lahitler neyin nesi...
07 Kasım 2017 Salı 12:00

banner15
İSU’nun yeni bina inşaatının temel kazısında, aralarından biri bugüne kadar Nicomedia'da bulunan en büyük lahit olma özelliğini taşıyan üç lahit bulunmuştu. Lahitler bazı çevrelerde çokça tartışılmıştı. Kocaeli Müze Müdürlüğü’ne bağlı arkeologlar ise imanları ölçüsünde çok tizi bir çalışma içine girmişti. 

Peki bu lahitle neyin nesiydi, ne gibi özellikleri vardı. İzmit için değeri neydi?. İşte bütün bu soruların cavabını, en yetkili isim olan Kocaeli Müze Müdürü Rıdan Gölcük yazdı. 

Türkiye’nin en önemli arkeoloji dergisi olan Aktüel Arkeoloji Dergisi’ne  Nicomedia’nın lahitlerini yazdı. İşte Rıdvan Gölcük’ün kaleminden “Nicomedıa Uyanıyor…”

“Büyük bir kentte, hele ki büyük bir sanayi kentinde müzecilik yapıyorsanız, hafta sonu ısrarla çalan cep telefonunuz yeni bir arkeolojik keşfin habercisidir, bilirsiniz. Bu durumda bir acil doktorundan daha hızlı hareket etmeniz gerekir. Aksi takdirde sonuç geri dönülemez olabilir. Güzel bir ilkbahar pazarında ailemle kahvaltı ederken yaşanan sahne tam da bu oldu. Telefondaki ses “büyük bir mezar” bulunduğunu söylüyor. Hızlıca müzedeki nöbetçi uzman arkadaşım Sanat Tarihçisi Özay Titiz’i arayıp olay yerine geçmesini istiyorum. Ardından bir yandan hızlıca hazırlanıp, bir yandan iki küçük kızıma niçin gitmem gerektiğini anlatıyorum fakat bu güzel anları bıçakla kesiyormuş gibi bir anda kesip kenara atmamı hiçbir zaman anlamadıklarını, sebeplerimi dinlemek bile istemediklerini biliyorum. Bir baba olarak durumu izah etmek çok zor ancak bir müzeci olarak onlar ve tüm çocuklar için, onların geleceği için çabaladığımın farkındayım.

Büyük bir süratle vicdanımın sesini susturduktan sonra arabama atlıyorum ve kısa bir süre sonra olay yerindeyim. Gördüklerime inanamıyorum!
Kocaeli’nin İzmit ilçesi, Serdar Mahallesi, D-100 karayolunun 20 metre güneyinde, No:59’da İSU Genel Müdürlüğü (Kocaeli Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü) bahçesindeyiz. Sosyal tesis inşaatları için açılan temel kazısında buluntulara rastlamışlar. Telefondaki sesin neden buluntuyu “büyük mezar” olarak tanımladığını görünce anlıyorum. Önümde doğu-batı doğrultusunda uzanan ve in situ oldukları anlaşılan 3 lahit uzanıyor. Biri bugüne kadar Nicomedia’da bulunan neredeyse en büyük lahit olabilir. Ve her zamanki gibi olayın mesleki heyecanını sayılı saniyelerle hissedebildikten sonra sıra “gerçeklere” geliyor; “acı gerçeklere”.

“İnşaat çalışmasına ne olacak?”, “Bunlar buradan ne zaman kalkacak?” “Zamanımız çok az!” “Milyonlarca liralık bir yatırım ve ihalesi tamamlandı!” “Bunların içinde ne var?” “Kral mezarı mı bulundu?” “Bizim payımıza ne düşecek?” ve uzayıp giden, kimisi meraklı izleyicilerin muzipçe soruları, kimisi yaptıkları yatırımın kaygısını taşıyan bürokratların endişelerini taşıyan sorular... 

Gazeteciler, susmayan telefonlar, dedikodular, müthiş bir kaos! Kent arkeolojisi tam da bu demek işte! Alandaki ilk işimiz Özay’la beraber bu kaosu dindirmeye çalışmak oluyor elbet. Sorulara kimi zaman net, kimi zaman kaçamak cevaplar vererek, bir yandan hemen başlamamız gereken kazıyı organize etmeye çalışıyoruz. Genel Müdürlüğümüz (Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü) büyük bir süratle kazı iznini veriyor, İSU ise işçi ücretlerini karşılamayı kabul ediyor. Pazartesi günü ilk kazma vuruluyor. Ve keşifler...

Nicomedia’nın En Özel Nekropolü
Alanın keşfinden bu yana yaklaşık 6 ay geçti. Kimi zaman ağır aksak, kimi zaman kesintilerle devam etmeye çalıştığımız kazının sonuna doğru geliyoruz. Peki bu Nekropol niçin Nicomedianın en özel nekropolü?

Sahada bugüne kadar 37 mezar (31 adet kiremit mezar, 5 adet lahit mezar, 1 adet amphora mezar) ve Nekropol sahasını doğu-batı doğrultusunda uzanarak ikiye bölen bir nekropol duvarı bulundu. Bu sayısal veri ışığında bugüne kadar Nicomedia kentinin, in situ durumdaki, tek bir noktadan çıkan en büyük mezar buluntusuna sahip olan Nekropolü oldu.

Söz konusu mezarların tamamı daha önce de değindiğimiz gibi in situ vaziyette bulundu. Körfezin kuzeyinde yer alan yaklaşık 220 metre yüksekliği sahip bir topografyanın eteğinde, deniz seviyesinden 8-6 metre yüksekte, teraslanmış bir alan üzerinde yer alıyor. Görünen o ki eteğinde bulundukları tepeden yağış ve su kaynaklarıyla sürüklenen toprak tarafından ya da deprem gibi doğal olaylarla oluşan toprak kayması sonrası bu mezarların üstü normalden daha fazla bir yığınla kapanmış. Nekropol alanı, Antik Nicomedianın surları dışında, şehir kapısına yaklaşık 700 metre mesafede yer alıyor. Lahitlerin tümünün yazıtları güneye bakıyor. Bunun nedeni, lahitlerin önündeki ana yoldan geçenlerin nekropol alanını görmesi ve içinde yatanın tanınmasını sağlamak olabilir. Halen modern kentin Yenidoğan Devlet Hastanesi karşısında yer alan ve jeoradar sonrası tespiti yapılmış olan yapı kalıntısı, öğretmen evi ve Seka Camii bölgesi civarında bulunan, varlığı bilinen kalıntılar, şehre giren bu ana yolun kuzey sınırında bulunan kalıntılar olmalıydı. Ana yolun güney sınırında ise Seka Kağıt Fabrikası kazısı sırasında ortaya çıkan kalıntılar yer alıyordu.

Kazı henüz sonlanmamış ve buluntuların değerlendirilmesi neticelenmemiş olmasına rağmen elimizdeki veriler, Nekropol sahasının MS 4. yüzyıla kadar kullanım gördüğünü göstermekte.

İn situ durumdaki 1 numaralı lahit, dikdörtgen prizma biçimli alçak tekne ve köşelerinde akroter bulunan kırma çatılı kapaktan oluşuyor. Kapak ve teknenin birleşim noktalarında kenet yuvaları hala duruyor. Güney yüzde Grekçe yazılı olarak, Hertnogene adında bir kadın ile Venustinus adında birisi 8 yaşında ölen Trophimos için bu mezarı yaptırdığı anlaşılıyor. Yazıtın 2. satırının hemen başında bir asma yaprağı ile Trophimos yazısının hemen sağında kazıma bir kuş figürü yer alıyor. Zamansız bir şekilde cennete giden uçup giden 8 yaşındaki bir çocuğu bir kuştan daha iyi ne temsil edebilir ki?

MÖ 4. yüzyıla ait olması muhtemel Heracleia Pontica tipi anıphora içinden çıkan bebek mezarı etkileyici buluntularımızdan bir diğeri oldu. Hocker pozisyondaki bebeğimiz 38-40 haftalık dönemdeyken, doğumdan hemen sonra hayatını kaybetmiş olmalı.

Alandaki önemli bulgulardan bir diğeri ise taş örgülü Nekropol duvarı. Yaklaşık 11 metre uzunluğundaki duvar, doğu istikametinde 60- 80 cm genişliğinde. 2, 3 ve 4 numaralı lahitler bu duvarın güneyine farklı mesafelerde yerleştirilmiş.

5 numaralı lahit ise duvarın bitim noktasından sonra duvarı keser pozisyonda yerleştirilmiş. 1 numaralı lahit ise duvar ile batı yönünden bitişmiş. 1 numaralı lahitle hemen birleştiği noktada tuğladan bir kemer sırası görülebilmekte ancak daha sonradan bu kemerin içi doldurulmuş. Nekropol duvarının örgü tekniği Geç Roma-Erken Bizans özellikleri göstermekte.

Bu duvarın Nicomedia’daki varlığını bir başka lahitte yer alan “Bosporoslu Taureos oğlu Aristodemos ile Aristodemos oğlu Lykos hayatta iken bu lahdi ve arsanın etrafındaki duvarı kendileri ile kardeşlerimiz Aristodemos oğlu Sambion ile Taureos oğlu Sambion için yaptırdılar...” yazıtından anlıyoruz. Yenidoğan Mahallesinde, İSU kazısının yürütüldüğü yerin çok yakınında 1972 senesinde ortaya çıkarılarak müzeye getirilmiş olan söz konusu lahit, Kocaeli Arkeoloji Müzesinin arkeoloji envanter koleksiyonunda 770 envanter no. ile yer alıyor.

Bir Başkent Rüyası...
Nicomediayı tek bir cümle ile özetlemem istense “Konstantinopolis’in ağabeyi” derim onun için. Roma İmparatorluğunun başkentliği şerefine ulaşmış bir kenttir Nicomedia! Buna rağmen bugüne kalan ne oldu? Pek az şey! Kocaeli’de tahribatın hızı arkeolojik keşiflerden çok daha hızlı oldu. Yıllar önce “İzmit, İngiltere’nin Liverpool’u gibi bir liman şehri olacaktır, sanayi şehri olacaktır” diyerek müthiş bir öngörüde bulunan rahmetli Arkeolog Dr. Nezih Fıratlı haklı çıktı. Fakat her şeye rağmen inşaatların, kepçelerin, fabrikaların arasından derinlere uzanıp o “başkente” ulaşmak mümkün. Onu ayağa kaldırmak mümkün! Bir “kentin kaderine” karşı çıkmak, ona diklenmek, her şeye, herkese rağmen mümkün mü? Evet! Müzemizin uzmanları yanında, Kocaeli, Marmara, Medeniyet, 18 Mart üniversiteleri ve İstanbul Adli Tıp Kurumu gibi bilim kuruluşlarından uzman danışmanlarımızın katılımıyla güçlü bir bilim heyetimiz var. Çalışmalarımızın izinleri Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları Müzeler Genel Müdürlüğümüzün yönetici ve uzmanlarınca sağlanıyor. Kocaeli’de İl Kültür ve Turizm Müdürlüğümüz ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü çalışmalarımızı destekliyor. Ne mutlu ki, aynı idealler peşinde koşan büyük bir aileyiz.

Bu arada lahitlerin kapaklarının hiçbirinin henüz açılmadığını belirtmek lazım. Nekropolün keşfinden de büyük keşifler kapakların altında yatıyor olabilir.

Peki, mezarların durumu ne olacak? İşte iyi haber! Bu nekropol alanı tescil edildi ve yerinde korunacak. Dahası, umut ediyoruz ki burası Kocaeli’nin ilk örenyeri olacak. Nicomedia’nın bu en özel Nekropolünün bizlere söyleyecek daha çok şeyi var...






İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.