banner16

Bedriye Yıldızeli; 'Sağcılardan sendikacı olmaz'

Röportaj- Yeliz KORAY

Bedriye Yıldızeli; 'Sağcılardan sendikacı olmaz'
07 Kasım 2017 Salı 17:36

banner15

Bir dönemin en önemli sendikacılarından biri o.

Üstelik kadın.

Eline tencere, kepçe alıp yemek yapmaktansa mikrofonu alıp sokağa çıkmayı tercih edenlerden…

Ömrü sokaklarda, emek mücadelesinde geçti. 

Sadece sendikal çalışmalarda değil, nerede haksızlık varsa oraya koştu, en önde yürüdü, slogan attı. 

17 yıl KESK’e bağlı Tüm Bel-Sen Kocaeli Şube Başkanlığı yaptıktan sonra emekli olan Bedriye Yıldızeli ile geçmişi ve bugünü konuştuk. 

Sendikaları ve sendikacıları sağ-sol demeden samimiyetle eleştiren Yıldızeli, sağ sendikaların tepki göstereceği cümleleri de sakınmadan söyledi.  


Bedriye Hanım emekli olduğunuz döneme kadar neredeyse her gün gazetelerdeydiniz, eylemlerin en önündeydiniz. Gazeteci olarak on yıl önceki sendikal çalışmaları bugün görmediğimi açıkça söyleyebilirim. Sizce de öyle değil mi?

Evet, çünkü sendikacılık yok. Ne Kocaeli’de ne de Türkiye’de sendikacılık kalmadı. Sadece ayakta durmaya çalışıyorlar.

Neden?

Çünkü kadroları kendi yaptıkları işe inanmıyorlar. İnanç yoksa başarı şansı yok. Eskiden üyeler sadece üye değil örgütlüydü. Şimdi sadece üye var. 

MESAJ SENDİKACILIĞI BAŞLADI

Nerede hata yapıyorlar sizce?

Her hafta üç beş kişiyle toplanıp basın açıklaması yaparak sendikacılık yaptıklarını zannediyorlar. Bunu yapana kadar içlerine döküm kendilerini örgütlemeliler önce. Her hafta on kişi toplanacağına senede bir kez üç bin kişiyle toplan ki dost düşman “işte bu” desin. Bu eleştirim hem sağ hem de sol sendikalar için geçerdi. İletişim araçları çoğaldıkça insanlar arasındaki iletişim azaldı. Şimdilerde mesaj sendikacılığı başladı. 

Ne yapmaları gerek? 

Üyenin çalıştığı yere gitmeden, onunla yüz yüze konuşmadan sıkıntısını dinlemeden sendikacılık yapılmaz. İçlerine dönerek örgütlenmeliler. Benim başkan olduğum dönemde üyemizi sadece iş yerinde değil evinde de ziyaret ederdik. Her akşam bir üyemizin evinde yemek yer, sorununu dinlerdik. 


Sendikaların bu duruma gelmesinde iktidarın etkisi nedir?

İktidar yüzünden bugün ülkede sendikacılık kalmadı. Zaten sağ sendikaları iktidar kurduruyor ki gücümüz azalsın. Belki aralarında iktidarı eleştiren haklar için bir şeyler yapmak isteyen sağ sendikalar da vardır ama anca basın açıklaması yaparlar. Siz bir tane sağ sendikanın sokağa çıkıp direndiğini gördünüz mü? Mesele direnmekte. Her dönemde iktidarın baskısı vardı. Ama sendika demek bu sıkıntıyı aşmak demek zaten. 


SENDİKA SOLUN İŞİDİR

Sendikal mücadele solun işidir. Şu anda tüm eksiklerine rağmen bugün işçilerin de memurların da kazanılmış haklarının arkasında sol sendikalar vardır. Biz sendikaları kanla kurduk, 1 Mayıs’ı kanla kazandık. Kaç tane sendikacı gözaltında öldürüldü ya da işkencelerle sakat kaldı. Bana bir tane öldürülmüş ya da işkence görmüş sendikacı gösterebilir misiniz? Yok. 50 yıl bir sendikanın başkanlığını yapmakla başarılı olunmuş olunmuyor. 


SOL DEĞİLSE FASONDUR

Sendika demek emek, demokrasi ve hakları yükseltmek, aynı zamanda halkın genel çıkarları için de mücadele etmek demektir. Memur sendikalarını Türkiye’de var eden bizim kadrolardır. Sağcılar bizden sonra cesaret alıp sendika kurdular. Ama sol kadroların dışında kurulan sendikalar fason sendikalardır. Sağcılar mücadele ve direnç gösteremezler. 

Son 10 yılda emek mücadelesi nereden nereye geldi?

10 yılda sendikalar sustu, etkinlikleri azaltıldı. Saygınlık kalmadı. Eskiden bir iş yerine gittiğinizde gerek üye gerekse işveren tarafında bir ağırlığınız vardı. Hatta çok eskiye gidersek DİSK işvereni titretirdi. Ama şimdi üyeyle bile bağ yok. Çünkü kendi içlerinde örgütlü değiller. 


BİZ HAK DİYORUZ ONLAR YARDIM

Eskiden bir sürü belediyede örgütlüydük şimdi emekçiler parça parça sendikalara dağıldı. Biz toplu sözleşme yapardık. İktidarın yarattığı sendikalar bunun adını ek yardım olarak değiştirdiler. Aramızdaki fark bu. Onlar sanki lütuf gibi yardım diyor biz ise senin hakkın diyoruz. Eskiden taşeron yoktu, şimdi zabıtalar bile taşeron. Bin 500 üyemiz vardı şu an sanırım yarı yarıya düştü. Bakın BEM-BİR SEN diye bir sendika var. Hangi emekçinin hakkı için sokağa çıkmış? Çıkamazlar, direnemezler. Çünkü iktidara göbekten bağlılar. 


İnsanlar sanırım işleriyle, ekmekleriyle tehdit edildikleri için örgütlü olamıyorlar.

Korku çok insani bir duygudur, bunu anlayabiliyorum ama ben de diyorum ki tek başına olursan korkarsın. Ama yanında birileri olursa daha güçlü olursun. Topluca sağ-sol demeden yan yana mücadele etmeliyiz. 


Bu eleştirilerinizden KESK’de nasibini alıyor sanırım

KESK tabii ki çabalıyor ama yetmiyor, yeterli gelmiyor. 


Biliyorsunuz işçiler için 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamanın bir anlamı vardı. Son yıllarda izin verilmemesinden dolayı Taksim geleneği bitirilmek isteniyor. Siz bu işin en tepesindeki isim olsaydınız, ısrarla Taksim’de kutlama yapar mıydınız?

Evet, en azından sonuna kadar çabalardım. İktidarın gösterdiği yerlerde 5 bin kişiyi toplamak farklı, 100 bin kişiyi toplamak farklı. Maalesef insanlar bir statüm olsun diye başkanlık yapıp yönetime giriyorlar. Oysa o statünün gerektirdiği şeyleri yapmalısın. Ben 7/24 sendikadaydım. Sabah gelir akşam 00:00’a kadar çıkmazdım. Hatta geceleri itfaiye ve zabıtayı ziyaret eder, oradaki emekçi arkadaşların çayını içer sıkıntılarını dinlerdim. Şimdi hangi sendika başkanı emek için bu kadar mücadele gösteriyor?


Sendikaların en güçlü olduğu 70’li, 80’li yıllara oranla sendikalı olan sayısındaki azalma rakamdal olarak nedir?

Elimde şu an net rakam yok ama onda biri kadar örgütlü kayıtlı olmadığını söyleyebilirim. 


Yıllarca sendikacılık yapmış biri olarak sıraladığınız eleştirileri sendika başkanlarına söylüyor musunuz? 

Söylüyorum, “Haklısın” diyorlar. Ama tek başına çaba yetmiyor. Kafa yormak gerekiyor. Bu sendika yoktan var edildi siz de üzerine bir şey koyun. 


Kendinize örnek aldığınız bir sendikacı var mı?

Evet, öldürülen DİSK kurucusu Kemal Türkler.


Emek ve hak mücadelesindeki birikimlerinizi siyasette devam ettirmek istiyor musunuz?

Zaman zaman teklif geldi ama siyaset hiç düşünmedim. Nedenini de bilmiyorum. 


Türkiye’yi bilmem ama Kocaeli’de sizin gibi mücadelenin en önünde bir kadın sendikacı tanımadım. Sizin gibi bir kadın örneği neden çıkmıyor?  

Erkekler maalesef 1-0 önde başlıyor, onlar daha çabuk kabul görüyor. Bu yüzden onlar bir çalışıyorsa kadın iki çalışmalı. Söylediğim gibi ben gece 12’de sendikayı kilitler, o saatten sonra da itfaiye ve zabıtayı ziyaret ederdim. 

Peki, bir on yıl daha ülkemiz böyle giderse sendikacılık nereye gider?

Böyle giderse sendikalar yok olur gider. Siyaseti de sendikacılığı da popülist yapıyorlar. Bu ancak günü kurtarır. Popülizm sizi bir yere kadar götürür. 


KIDEM TAZMİNATI KALKACAK

Emekçilerin temel hakları ellerinden alınmaya çalışılıyor. En basiti kıdem tazminatı. İşçi olsun memur olsun, bu zamana kadar emekli olunca ödenen toplu para artık verilmeyecek. Bunun taslağı hazır. Bir ara dile getirdiler nabız ölçüler. Belki hemen değil ama ilk seçimden sonra bu hak ortadan kalkacak. 


Evet, çok konuşuldu ama bu kadarına cesaret etmezler diye umuyorum

Ben bundan 25 sene önce üyeleri ziyaret eder ve işçi kiralama ofisleri kurulacağını söylerdim. “O kadar da olmaz” derlerdi. Bakın bugün kiralık işçiliği konuşuyoruz. Kıdem tazminatı da öyle olacak. Uygun bir zemin bulunca kıdem tazminatını sürecekler. Kapitalist sistemin gereği de bu zaten. 


Peki emeklilik?

Emekli olma hakkımız da elimizden alınacak. Erkeklerde 70, kadınlarda 65 yaş zorunlu olacak. O yaşa kadar ülkemizde kaç kişi yaşıyor ki? Bunu söyleyince bize Avrupa’yı örnek gösteriyorlar. İyi de onlar insan gibi ücret alıp yaşıyor. Maaşları her şeye yetiyor. Orada bir kişi en az dört yerde örgütlü. Eskiden sağlık, eğitim gibi en temel haklar parasızdı. Şimdi ikisi de paralı. İnsanları ölüme mahkum ediyorlar. 


SAĞ-SOL DEMEDEN…

Bu kadar kötümser tablo içinde ne yapmalıyız peki? Umudunuz var mı?

Umudum hala var. Bir gün bir şeyler olacak. Ama bugün hiçbir siyasi parti, dernek ya da sendika tek başına bir şey yapamaz. Yan yana birleşerek korkular aşılır. Müşterek konularda birleşmemiz örgütlenmemiz lazım. Başka türlü yol alamayız. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.