banner16

'Anne tayt giydiğim için mi amcam bana dokundu?'

Yeliz Koray’ın röportajı…

 'Anne tayt giydiğim için mi amcam bana dokundu?'
02 Kasım 2017 Perşembe 18:15

banner15

Ne gece dışarı çıkmıştı, ne mini etek giymişti ne de makyaj yapmıştı. 

Zaten daha 8 yaşındaydı. 

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8

Bu kadar kısa zamanda ne öğrenebilirdi ki hayattan?

Daha bebeklerini bile odasından kaldırmamış, okul önlüğünü yeni giymişti. 

Ne göğüsleri büyümüştü ne de kalçaları…

Tek suçu kız olmaktı, bir de bu toplumda yaşamak!

Amcasına güvendi, elini tuttu mısır toplamaya gitti. 

Sapık onun sadece taytını değil, çocukluğunu, hayallerini, yaşama sevincini de çıkarttı o gün.

Bir günde büyüdü küçük kız. 

Sadece cinselliği değil, “neden sen?” sorusuyla acımasızlığı, “Tayt giydiğim için mi amcam dokundu” sorgusuyla tahriği öğrendi, daha doğrusu öğrettik! 

Lafı fazla uzatmadan isimleri, şehirleri ben de saklı kalmak üzere buyurun annesinden dinleyin yaşananları…  

Kızınızın tacize uğradığını nasıl öğrendiniz?

Bir gün yemek masasındaydık. Televizyonda da hatırlarsanız 4 yaşında komşusunun tecavüzüne uğradıktan sonra öldürülen Irmak’ın haberi vardı. O kadar üzüldüm ve kızdım ki lanet okudum. Madem tecavüz ettin bari öldürmesiydin dedim. 8 yaşındaki kızım aniden masadan kalkıp gitti. Yanına gittim rengi değişmişti. 


O an anladınız mı onun da buna benzer bir şey yaşadığını?

Hayır, sadece etkilendiğini düşündüm. Hatta kendime kızdım; çocukların yanında böyle haberler izlenir mi diye. Yanına gidip hayatta böyle kötü insanların da olduğunu, her zaman dikkatli olmak gerektiğini söyledim. 


O ne yaptı?

Birden çığlık atarak bağırmaya başladı. Ben de eşim de ne olduğunu anlamadık. Ağlayarak “Benim de başıma böyle bir şey geldi” dedi. Yaşadığım şoku kelimelerle anlatamam. Çünkü bu konuda o kadar hassasım ki çevremdeki insanlar bana çok baskıcı olduğumu söyler ama elim hep çocuklarımın üzerindedir. Biz olmadan bir yere göndermem. Sürekli onlara mahrem yerlerini bir yaşa kadar ben büyüdükten sonra ben dahil kimsenin dokunma-görme hakkı yok derdim. Korkarak kim dedim ve o birkaç saniyede aklımdan herkesi geçirdim. Kim olabilirdi kızıma bu kötülüğü yapan kim?


AMCAM DEDİ…

Aklımın ucundan bile geçmeyen baba yarısı denilen amcasının adını söyleyince şok olduk. Kızım bu zamana kadar hiç yalan söylememişti ama öz amca o kadar uzak bir ihtimal ki kızımdan bile şüphe ettim. Acaba izlediği haberlerden mi etkilendi diye düşündük. İhtimal vermesek de yaşadığı şeyler 8 yaşındaki bir çocuğun hayal edeceği şeyler değildi. 


Bunu sormak çok zor ama tam olarak ne yapmış?

Kendisi sadece üstünü çıkartıp kızımın altını soymuş. Tecavüz yok ama dokunma öpme gibi iğrenç şeyler…


Peki, nerede olmuş bu, amcasıyla çok mu yakındınız?

En çok da buna üzülüyorum ya. Hayatım boyunca biz olmadan çocuklarımın başka bir yerde kalmasına asla izin vermedim. Ama olayın olduğu dönem babam kanser hastasıydı. Hem çalışıyor hem ona bakıyordum ve çok yorulmuştum. Eşim bana “Biraz dinlen çocuklar hafta sonu babaannelerine gitmek istiyorlar. İzin ver” dedi. Babaannesine güvenmeyeceğim de kime güveneceğim ki? Abisiyle beraber köye, babaannelerine gönderdim. O gün amcaları da köye gitmiş. 


MISIR TOPLAMA BAHANESİYLE

Kızımı mısır toplama bahanesiyle tarlaya götürmüş. Dikenli otlar vardır ya kıyafete yapışır ve kaşındırır, kızımın taytına sürüp “Üstüne bulaştı çıkar da temizleyelim yoksa kaşınırsın” demiş. Kızım “Gerek yok amca eve gidince temizlerim” dese de ısrar edip çıkartmış. İç çamaşırını çıkartınca benim “kendinden başka kimse dokunamaz” sözüm gelmiş aklına. Amcam kötü bir şey yapmaz diye düşünmüş önce. Ama ileri gidince ağlamaya başlamış.  


Neden bağırmamış?

Korkmuş. Seni de anneni babanı da öldürürüm dediği için sadece ağlamış yavrum. 


Size anlattıktan kaç ay önce olmuş bu olay?

İki ay önce.


Size söyleyene kadar psikolojisindeki değişikliği fark etmediniz mi?

Sadece ben değil, herkes fark etti. Bıcır bıcır sürekli konuşan kız gitmiş sessiz, donuk bakan, karanlıktan korkan ve yalnız uyuyamayan bir çocuk gelmişti yerine. Babam da aynı dönem kanserden hayatını kaybedince ona üzüldüğünü düşündük. Hatta öğretmeni çağırdı beni “Çok durgunlaştı neyi var?” diye. Hep dedesine üzülüyor dedik. Meğer kocaman bir dertle baş etmeye çalışıyormuş. 


Size söylemeye nasıl karar vermiş peki? Irmak’ı izlemese belki de hiç söylemeyecekti.

Allah Müge Anlı’dan razı olsun. O gün o programı izlemeseydim belki de tacizin devamı gelecekti. Irmak’ın öldürülmesinden etkilenip söylemiş. “Anne ölmekten korktum. Ya beni de Irmak gibi öldürürse” dedi. 


Tekrar ilk öğrendiğiniz güne dönersek ilk ne yaptınız?

Önce eşimi ve oğlumu sakinleştirmem gerekti. Kapıyı kilitledim, yalvardım. Onu öldürürse perişan olacağımızı daha mantıklı hareket etmemiz gerektiğini söyledim. Yoksa o pisliği öldürmek benim aklımdan geçmedi mi sanıyorsunuz? Hayatımda bir karıncaya zarar veremeyen ben en acılı ölümleri düşündüm, planlar yaptım. Acı çekerek ölmesini istedim. Ama neye yarar? Çocuklarımızı düşünmek zorundaydık. 


AZ CEZA ALMASIN DİYE…

Güvendiğimiz doktor bir tanıdığımızı aradık. “Hastane kamu davası açarsa sapığın cezadan kurtulma şansı daha az olur” dedi. Hastaneye gittik. Bir sürü doktor muayenesi, psikolog… Sonra çocuk şube müdürlüğü, sorgu odası ve adli tıp muayenesi. En zoru da o muayenelerdi. Erkek doktorlar kızınızı ağlaya ağlaya bir odaya götürüp her yerine bakıyorlar ve sen hiçbir şey yapamıyorsun… “Anne hani özel bölgeme babam bile bakamazdı. Neden doktorlar bakıyor?” dediğinde verecek cevap bulamadım. 


Bildiğim kadarıyla tecavüz yoksa tacizi ispat etmek zor. Bu nedenle mi bu kadar prosedürle uğraştınız?

Evet, tam 1 ay sürdü. Tecavüz yoksa tacizi ispat etmek zor. Vücutta bir bulgu aranıyor. Olayı yaşadığı gün anlatmış olsaydı mahrem yerindeki tükürüklerinden ortaya çıkardı ama olmadı. Zeka testleri de dahil bir sürü teste, muayeneye girdi. Heyet, 8 yaşındaki bir çocuğun bilmemesi gereken cinsel şeyleri anlatması nedeniyle tacizi kesinleştirdi.  


Bu süreçte amcayla yüz yüze geldiniz mi?

Eşimin aramasına izin vermedim ama ilk gün işlemlerden sonra akşam dayanamadım ben aradım. ‘Sen kızıma ne yaptın?’ dedim. “Yalan söylüyor çocuğa mı inanıyorsun bana mı?” dedi. Ben daha bir şey söylememiştim ki? İnsan suçsuz olsa ne yapmışım hayırdır ne oldu demez mi? 


Şikayetinizden sonra hemen tutuklanmadı mı?

Hayır, 1 ay elini kolunu sallaya sallaya gezdi. Hatta tatile bile gitti. Ben hep tetikte bekledim. Sadece kendi kızım değil, dışarıda başka bir çocuğa da zarar vermesin diye bir an önce tutuklanmasını bekledim. Bir ay sonra tutuklandı. 


Neler yaşadınız mahkemede?

İlk mahkemede karşı tarafın avukatı 8 yaşındaki bir çocukta tahrik unsuru aradı inanabiliyor musunuz? Dalga geçer gibi “Ne oldu da kızınızın başına geldi?” diye 8 yaşındaki bir çocuk sorgulandı. Kızımın telefonunun incelenmesini bile talep ettiler. 


“ANNE TAYT GİYDİĞİM İÇİN Mİ…?”

Telefonu var mı kızınızın?

Hayır yok. Sadece ev telefonunu kapattığımız için sürekli evde duran ve çocuklarla haberleştiğimiz bir telefon var. Alıp incelediler. Hatta oğlumun telefonunu da incelediler. Avukatın tavırları, mahkemede tacize zemin hazırlama nedenleri o kadar sorgulandı ki kızım eve gelince “Anne acaba tayt giydiğim için mi bana bunu yaptı?” dedi. 

O sapık ne diyor peki, mahkemede kendini nasıl savunuyor?

“Yalan söylüyor, iftira atıyor ben o gün köye hiç gitmedim” dedi. Kızımın babaannesine yalvardım. O gün oradaydı ne olur inkar etme dedim ama yalan söyledi. Mahkeme onun da telefon kayıtlarını inceledi ve o gün köyde olduğu kesinleşti. 7 ay 7 dava sürecinde tutuklu yargılandı. Bir gün avukatımız arayarak tekrar tutuksuz yargılanmak üzere serbest kaldığını söylediğinde dünya başıma yıkıldı. 

Kaç ay serbest kaldı, siz bu sürede ne yaptınız?

2 ay yine hiçbir şey olmamış gibi dışarda gezdi. Başbakan, Cumhurbaşkanı, milletvekili, bakan…ulaşabileceğim herkese ulaştım. Bir kadın milletvekiline anlattım hatta. Kimsenin umurunda olmadı. Sadece bir davaya Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın gönderdiği avukat katıldı. Bir daha da ne geldi ne de arayıp sordu. Tek derdim başka birinin canını yakmadan bir an önce tutuklanmasıydı. 


Ne kadar ceza aldı?

Karar duruşmasında 12 yıl 6 ay ceza aldı. İki buçuk yılı da iyi hal indirimi. Daha fazla bekliyorduk bu nedenle itiraz ettik. 


İyi hal?

Kaç yıllık evliyim bir kere bile hatta düğünlerde bile takım elbise giymeyen adamı takım elbiseyle getirdiler mahkemeye. Avukatı “Bakın hakim bey böyle biri nasıl taciz eder?” dedi. Bu kadar kolay işte takım elbise git iyi niyetli ol. 


Gerçekten nasıl bir adamdı amca. Hareketlerinden hiç rahatsız oluyor muydunuz?

Çok sakin, insanlara yardım eden, pasif bir insan düşünün. Kimsenin aklına bile gelmez gerçekten. Yalnızca ailede o kadar torun yeğen varken onun telefonunda sadece kız çocuklarının fotoğrafları olurdu. Kucağına alıp başını bile okşamayan adam onlara çok bağlıymış gibi ailede ne kadar kız çocuk varsa hepsinin boy boy fotoğraflarını telefonunda taşırdı. Bundan rahatsız olduğum için kızımın fotoğraflarını çektirmezdim. 


DİĞER YEĞENİNE TECAVÜZ ETMİŞ

Bu sapık gerçekten pedofili ise geçmişte belki başka çocuklara da bunu yaptı. Hiç araştırdınız mı? 

Araştırmadık ama tesadüfen çok acı bir şey öğrendik. O pisliğin şuanda evli ve çocuk sahibi olan yeğeni ziyarete gelmişti bizi. Ağlayarak anlattı meğer onu da 8 yaşından evlenene kadara kullanmış. Hem de sadece taciz değil, defalarca tecavüz etmiş. Korkusundan kimseye bir şey söyleyememiş. Onun 11 yaşındaki kızına da dokunmak istemiş ama kız bağırdığı için kurtulmuş. Bu hastalık falan değil. Şimdi diyorlar ki Pedofili. Düpedüz sapıklık. 


Bu kadın mahkemede ifade veremiyor mu, şikayetçi olamıyor mu?

Ne konuşabiliyor ne de şahitlik yapabiliyor. Çünkü evli ve çocukları var. Eşim duyarsa onu öldürür diyor.  


“KIZLIĞI BOZULMAMIŞ ABARTMAYIN”

Eşinizin ailesinin tavrı nasıl peki, arkanızda duran olmadı mı?

Eşimin ailesi “Soyadımızı lekelemeyin üstünü örtelim” dedi. “Kızlığı bozulmamış çok abarttılar” diyen bile oldu. Herkes kendi çocuğunun geleceği için olayı kapatmanın derdindeydi. Ya benim çocuğumun geleceği? Belki biz bunu yaşamasaydık daha kötü bir olayla sapıklığı ortaya çıkacaktı? Eşime dedim ki eğer onlar gibi düşünüyorsan istediğin yere git ama ben bu işin peşini bırakmayacağım. O da bana “Arkandayım sen nereye gideceksen beraber gideceğiz” dedi. 


Bu iğrenç olayı yapan eşinizin öz kardeşi. Bu nedenle onun psikolojisini az çok tahmin ediyorum. Eşinizle problem yaşamanıza neden oldu mu bu olay?

O günden beri hiç yüz yüze bakıp konuyla yüzleşemedik. Yaşadığı mahcubiyeti, suçluluk duygusunu anlıyordum. Bir gün bana “İstersen boşanalım. Seni bu aileye ben kattım” dedi. Kabul etmedim, onun suçu yok ki. Biz çok mutlu bir aileyiz ve tekrar eski günlere döneceğiz. 


Ne değişti hayatınızda peki?

Evimizi taşıdık, çocukların okulunu değiştirdik. Uzun süre çalışamadığım için maddi olarak sarsıldık. Ama hiç biri önemli değil. Kızım psikolojik tedavi görüyor. Tek isteğimiz o günü ve bu süreci unutması. 8 yaşında bir çocuğun adli tıp muayenesi çok ağır. Her şeye rağmen şükrediyorum. Tecavüz edip öldürebilirdi de. 


O adam tutuksuz yargılandığı dönemde hayatına devam ederken, siz suçluymuş gibi uzaklaştınız, hayatınızı değiştirdiniz öyle mi?

Evet ne acı değil mi? 


Kızınız nasıl peki?

Erkeklerden korkuyor. Yeni okuluna götürürken “Anne ya öğretmenim erkekse?” dedi. Normal bir hastalığında bile erkek doktora gitmek istemiyor. Bir günde olgunlaştı sanki. Eski çocuksu halleri maalesef yok. Sürekli uzun ve kalın giysiler giyiyor. Bütün kazakları sündü. Kalçalarını kapatsın diye ne giyerse giysin aşağı çekiyor. Bir de ne olacağına karar verdi. Büyüyünce avukat olup kendisi gibi mağdur olan çocuklara yardım etmek istiyor. “Anne avukat olup hiç para almadan çocukları savunacağım” diyor. 


Son olarak topluma, devlet büyüklerine ve ailelere ne söylemek istersiniz?

Önce adalet diyorum. Bu pislikleri içerde neden besliyoruz? Üstelik korkuyorum ki yakında beraat edecek. Bu sapıklar hadım edilsin ki başka hiçbir çocuğa zarar veremesin. Aileler kimseye güvenmesin. İnanın mahkemede beklerken öz babasının tecavüzüne uğrayan ve hamile kalan bir kız gördüm. Aile, akraba, komşu..kim olursa olsun kimseye güvenmesinler. Siyasetçiler de boş konuşacaklarına hakkımızı savunsunlar. Bakın babam öldüğünde böyle bir acı yok demiştim. Varmış. Allah kimseyi hatta o pisliği bile evladının acısıyla sınamasın. Toplum olarak lütfen tacize bir neden aramak yerine bu pislikleri suçlayalım ki kimsenin canı yanmasın. 



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.